(Resulüm!) Biz onların ne söylediklerini iyi biliriz. Zaten sen onların (insanların) üzerinde bir zorlayıcı değilsin (onları hiçbir şekilde inanmaya, İslam’ı kabul etmeye zorlayamazsın, böyle bir yetkin de yoktur). Ama sen yine de (bütün insanlara ve özellikle) benim uyarımdan korkabileceklere (uyarılarımı önemseyip dikkate alabilecek kimselere) bu Kur’an aracılığıyla (sadece) öğüt ver. *
(*) Metni aşağıya alınan (تأويلات أهل السنة) adlı tefsirinde İmam Maturidi şöyle diyor: Bu uyarı, (أمر بتذكير الكل) herkesedir, sadece uyarıdan korkabilecek kimselere değil, yani bütün insanlaradır. Ama bu durumda olanlar/uyarıyı dikkate alanlar öğütü kabul etmeye müsait oldukları için onlar bu uyarıdan yararlanıyorlar, diğerleri değil. Bu nedenle ifade bu şekilde gelmiştir. (الله اعلم)
ثم ليس يخص بالتذكير من يخاف الوعيد، لكن أمر بتذكير الكل، إلا أن منفعة الذكرى تكون لمن يخاف الوعيد، لا لمن لا يخاف الوعيد، فلذلك خصه بالذكر، لكن التخصيص بالذكر لا يكون تخصيصا بالحكم ونفيا عن غيره؛ فيبطل بهذا مذهب من ادعى ذلك، والله أعلم بحقيقة ما أراد، والله الموفق (تأويلات أهل السنة).