close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-żżâriyât iżervâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun tozutup savuranlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yemin olsun, savurup kaldıran rüzgârlara (ve hava sirkülasyonuyla görevli melek ordularına)...
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Tozu dumana katan ve savurup kaldıran rüzgarlara, tabiat kuvvetlerine ve meleklere,
İman esasları, Allah’ın kudreti ve pekçok kevnî ayetlerden bahseden sûre Kur’ân ve ahireti ya-lanlayanların ahiretteki cezalarını bildirip müslümanlara hazırlanan nimet cennetlerinden bahseder. Geçmiş toplumlardan İbrahim, Lut, Musa kıssaları ve azgın zorba olan Âd, Semûd ve Nuh kavminin olayları anlatılır. İnsan ve cinlerin yalnızca Allah’a kulluk için yaratıldıklarından bahsederek son bulur.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nesilleri devam ettiren kadınlara, dişilere, tozlaşmayı sağlayan rüzgârlara andolsun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Savurup atan (rüzgar)lara,
Ali Bulaç
swap_vert close
Tozu dumana katıp savuran (rüzgar)lara,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O tozutub savuran rüzgârlara,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Tozu dumanı havaya kaldıran rüzgârlara,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Esip savuran rüzgârlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca akanlara, iş bölümü yapanlara yemin olsun ki, size vaad edilen kesinlikle gerçekleşecektir; ceza da kesinlikle olacaktır. [582]
[582] Zâriyât sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 255.  
Besim Atalay
swap_vert close
Toz koparan yellere
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Tozu dumana katıp savuran (rüzgâr)lara,
Cemil Said
swap_vert close
1-5. Tozı savuranlar [1], bârân yüküni taşıyanlar, hafifce seyr idenler ve yağmurı tevzî’ iyleyenler hakkı içün yemîn iderim ki size idilen va’adler hakdır.
[1] Rüzgâr çıkararak tozı savuran bulutlar.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.[504]
Âyetlerde rüzgâr, bulutlar, yağmur ve bunlar gibi her türlü hareket hâlinde olan ve taşıyıp nakletme fonksiyonu bulunan tüm varlık ve tabiat olaylarının kâinat düzenindeki önemine ve bunun da ötesinde, varlıklar âlemindeki sürekli hareketlilik ve oluşuma dikkat çekilmekte, bütün bunların ilâhî kudret tarafından yönetildiği vurgulanmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-6. Savurdukça savuranlara, yükü taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere, işleri taksim edenlere andolsun ki size vaad edilen şey kesinlikle doğrudur ve son yargılama mutlaka gerçekleşecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6. Tozdurup savuranlara, yükünü yüklenenlere, kolayca süzülenlere, işi ayıranlara andolsun ki, size vâdedilen, kesinlikle doğrudur ve ceza mutlaka vuku bulacaktır. 
 Burada kendilerine yemin edilenler, rüzgarlar, bulutlar, gemiler veya meleklerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Esip savuranlara,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O tozdurup savuranlara,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O tozdurup savuranlara
Emrah Demiryent
swap_vert close
1-2-3-4. Savurup kaldıran (rüzgârlar) a, ağır yük taşıyan (bulut) lara, (su üzerinde) kolayca akıp giden (gemi) lere (ve emrimiz üzere, yarattıklarımız arasında) işleri (ve rızıkları) bölüştüren (melek) lere kasem olsun ki,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Esip savuranlara,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Tozutup savuran (rüzgâr) lar,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yemîn olsun zâriyât'a (o tozutup savuran rüzgârlara)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Esip tozlaşmayı (çiçeklerin tozlaşmasını) sağlayan (rüzgâr)lara, *
(*) İlkbaharda çevremizdeki hava rüzgârla uçuşan çiçek tozlarıyla dolar. Çiçek ¬tozları bitkilerin erkek üreme hücrelerini taşıyan mikroskobik taneciklerdir. Bu taneciklerden biri bir çiçeğin yapışkan tepeciğine konduğu zaman, içindeki erkek üreme hücresi çiçekteki dişi üreme hücresiyle birleşir. Bu birleşmeye döllenme denir ve döllenmenin sonucunda bitkinin çoğalmasını sağlayan tohumlar oluşur. Kaynak: (Vikipedi Özgür Ansiklopedi) TOZLAŞMA OLAYI NASIL OLUR? Çiçeğin erkek organında olgunlaşıp rüzgâr vasıtasıyla çevreye dağılan çiçek tozları, çeşitli yollarla dişi organın tepeciğinin üzerine gelirler. Bu olaya tozlaşma denir. Tozlaşma sonucunun başarılı olması için, erkek organından çok sayıda çiçek tozunun (polen) üretilmesi gerekir. Kaynak: Tozlaşma ve Döllenme Nasıl Gerçekleşir? - Fen Bilimleri) İşte bu bilimsel olayın henüz bilinmediği ve keşfedilmediği bir dönemde (1400 sene önce) Kur’an’ı Kerim’in gündeme getirmesi gösteriyor ki, bu Kur’an 1400 sene önce yaşamış olan bir beşerin (Hz. Muhammed’in) sözü olamaz. Çünkü o zaman, o cahiliye döneminde kimse bunu bilmiyordu. Demek ki, Kur’an, bir beşer sözü değil, herşeyi bilen yüce Allah’ın kelamıdır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Savurdukça savuranlara
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Savurup tozutan yeller,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Savurup kaldıran rüzgârlar hak/kı için,
[2] Mekke'de nâzil olmuş (60) âyettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun o esip savuran rüzgârlara,¹
1 Bkz. Kehf, 18/45  
Kadri Çelik
swap_vert close
Andolsun tozu dumana katıp savuranlara.
(Mekke’de nazil olmuştur ve 60 ayettir. İlk ayette geçen “zâriyât” kelimesi, surenin adı olmuştur.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Esip savuran rüzgârlara,
Mekke döneminin dördüncü yılında, Ahkâf sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, ilk ayetinde geçen aynı kelimeden almıştır. 60 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun SAVURUP TOZUTANLAR’a!
Mehmet Çakır
swap_vert close
1,2. Esip savuran yellere! // ıh tıs yürüyenlere!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Tozu dumana katıp koşturanlara Andolsun!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun: Esip savuranlara,
Mehmet Türk
swap_vert close
Esip savuran¹ (rüzgâr)lara,
1 Zariyat; kırıp ufalayan, savuran, toz duman edip götüren kuvvetler demektir. Bunlar; toprağı savuran rüzgârlar, volkanlar, barut ve dinamit gibi şiddetli patlayıcı olan her şey olabilir. Yukarıdaki, “rüzgâr” açıklaması, Hz. Ali’den rivâyet olunan (İbnu Kesir) açıklama dikkate alınarak yapılmıştır. Bu kelime, “doğurgan kadın” anlamına da gelmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
DÜŞÜN rüzgarları, tozları sağa sola savuran,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İndiği yerde (gönüllere hidayet saçarak) tozu dumana katan. 14/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İNDİĞİ yerden toz kaldırarak (hidayeti gönüllere) saçan;[⁴⁷⁰⁰]
[4700] Zâriyât; “toplu bir şeyi yere düşmesi için havaya atmak” anlamındaki zervden. Bu ve müteakip üç âyetteki sıfatların nitelediği isim veya isimler belirtilmemiştir. Âyetlerin birbirine fâ ile bağlanması, nitelenen isimlerin mahiyetinin aynı olduğunu gösterir. Hz. Ali’ye atfedilen zâriyât sıfatının “rüzgâr”ı nitelediği yorumu sonrakiler tarafından da kabul görmüştür. Nitelenen ismin “melekler” veya “silahlar” olduğu yorumu da yapılmıştır (Krş: Elmalılı). Bizce hepsi de mevsufsuz sıfatlarla başlayan Sâffât, Murselât, Âdiyât ve Nazi‘ât sûreleri gibi bu sûrenin girişi de vahiyle ilişkilidir. “Yere saçılan” (zerv) tohum, meyvesi iman ve salih amel olan vahiydir. 2. âyetteki “ağır yük” âyetlerin taşıdığı “mana”dır. 3. âyet vahyin ağırlığına rağmen yürekleri kolayca teslim almasına delâlet eder. Yeminin cevabı olan 5 ve 6. âyetlerde konu Hesap Günü’ne getirilip bağlanmaktadır. Rüzgâr ile Hesap Günü arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Oysa âyetler birbirine fâ ile bağlandığı için pasajın konusu tek olmak durumundadır. İşbu sebeple, ilk dört âyetteki sıfatların vahyi nitelediği kanaatindeyiz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Rablerinin emriyle, kabirlerdeki ölüleri çürütüp toprağa karıştıran, kıyamette sûr’un birinci üfürülüşüyle, ölülerin toprağa karışan beden zerrelerini toprakla birlikte) Toz edip savuran meleklere,
Osman Fırat
swap_vert close
1-6. Ve tozutup savuranlar, ağırlık taşıyanlar, kolaylıkla akıp gidenler, iş bölümü yapanlar... Size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza günü mutlaka gerçekleşecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Savurup dağıtan rüzgarlara andolsun ki,
Suat Yıldırım
swap_vert close
O tozutup savuran (rüzgârlara)
Süleyman Ateş
swap_vert close
Savurup kaldıranlara,
Esip bulutları, tozları kaldıran rüzgârlara, yanardağlardan lavlar püskürten tabiat güçlerine, yaratıkları savuran meleklere andolsun.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Tozı ve dumanı savuran rüzgârlar
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Zirveye tırmananlar
Şaban Piriş
swap_vert close
Savurup tozutan rüzgarlara andolsun!
Ümit Şimşek
swap_vert close
And olsun tozutup savuranlara.(1)
(1) Rüzgârlara.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O tozutup savuranlara/o kırıp un-ufak edenlere,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
1-6. śavurıcılar ḥaķķı-içün śavurmaķ daħı götüriciler ḥaķķı-içün aġır yük ya'nį bulıtlar kim yaġmur götürür daħı revān olıcılar ḥaķķı-içün geñezlig-ile ya'nį gemiler daħı ķısmet eyleyiciler ḥaķķı-içün işi ya'nį rızķ firişteleri bayıķ ol va'de olınursız girçekdür daħı bayıķ yanud olıcıdur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tozlar ṣavurıcı yiller ḥaḳḳı‐çun,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Toz-torpağı) sovurub-dağıdan küləklərə;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
By those that winnow with a winnowing
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By the (Winds)(4986) that scatter broadcast;(4987)
4986 Four agencies are mentioned in verses 1 to 4 as evidences or types or symbols of the certainty and unity of a Truth described in verses 5-6. What these agencies are is described by certain adjectival participles, the noun understood being usually taken to be "Winds": the word for Wind (Rih) being feminine in Arabic. Some Commentators however understand other nouns as being implied, e.g., angels in all four verses, or different things in each of the four verses. Whatever the agencies are, their different modes of working are evidence of the power and goodness of Allah, the Unity of His Plan, and the certainty of Good and Evil reaching their own destined ends, when Judgement and Justice will have given each one his due. (R). 4987 Winds may blow strong, and scatter particles of dust far and wide; but they do not diminish by one jot the substance of Allah's material creation; on the contrary they help to readjust things. They reshape the configuration of the earth; in the vegetable kingdom they carry seeds about and plant new seeds in old soils; in the region of air they produce mighty changes in temperature and pressure that affect animal and vegetable life; they carry the moisture of equatorial Africa to the parched plains of India; and so on. Yet they are just one little agency showing Allah's working in the material world. So in the spiritual world. Revelation works mighty changes; it may be resisted, but the resistance will be swept away; it ever points to the one Great Final Event, "to which the whole Creation moves".  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالذَّارِيَاتِ
andolsun savuranlara
ذَرْواًۙ
bir savur- ma ile
(Gönüllerindeki iman nûrunu) Saçıp dağıtanlara,
ذّارِيَات
Etken fiil
ذ ر و
Savuranlar, dağıtanlar
ذَرْو
İsim
ذ ر و
Bir savurma ile saçmak