28 , 29. (Allah da, onlara şöyle) buyurur: “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce (elçiler aracılığıyla) kesin bir uyarı göndermiştim (ama dinlemediniz)! Benim katımda (bugün yalan söylenemez, doğru) sözler değiştirilemez (bugün hak ve adaletle hükmedileceğine dair verilen karar değişmez); ben kullara da asla zulmetmem. *
(*) İlgili ayetin açıklaması: Âhiret gününde, saptıranlarla saptırdıkları kimselerin birbirlerini suçlamaları ilâhî hükmü değiştirmez. Çünkü her şey en sağlam ölçülerle tespit edilip yazılmış ve adil ölçülerle hükme bağlanmıştır. O bakımdan hiç kimse o gün ilâhî adaletin ortaya koyacağı hükümden kendini kurtaramaz. Çünkü Allah mutlak anlamda adildir ve zulmü kendine haram kılmıştır. (bk. Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kuran Tefsiri) Not: Burada davalı, yani saptırıcı şeytan ve davacı, yani saptırılan ve kandırılan kişi veya kişiler vardır, bunlar birbirlerini suçlayarak tartışıyorlar. O gün değişmeyen söz ise hem davalı ve davacı arasında hem de her konuda adaletle hükmedilip hiçbir kula zulmedilmeyeceğine dair verilmiş olan karardır. Bu nedenle yüce Allah dilediğinde kendi hakkından vazgeçebilir, ama dünyada iken birilerini saptırmış olan, zulmeden, insanlara her türlü kötülüğü yapan kimseleri (cin ve insanlardan şeytan ve şeytanı güçleri) affetmez. Eğer affederse, işte o zaman saptırılan veya zulme uğrayanın hakkı zayi olur. Bu nedenle yüce Allah burada tartışan davalı ve davacılara seslenerek ‘’Bugün benim huzurumda tartışmayın, birbirlerinize iftira atarak ve yalan söyleyerek hiçbir şeyi değiştiremezsiniz. Çünkü bana her şey ayan beyandır, aranızda adaletle hükmedilecektir ve bu konuda verilen söz ve karar asla değişmez’’diye ikazda bulunur. İşte bundan şöyle bir sonuç da çıkar: Yüce Allah isyankâr ve inkârcılara azap edeceğine dair söz vermişse de bu, Allah ile kul arasında bir durum olduğundan, yani kul hakkı kapsamına girmediğinden dolayı yüce Allah dilediğinde kendi hakkından vazgeçebilir ve söz konusu kullarını affedebilir. Ama kullar arasındaki haklar ise affetmez, çünkü o zaman, mazlum ve mağdur olanların hakları zayi olur.
وقيل المعنى لا يكذب كاذب عندي ولا يغير القول عن وجهه لاني علام الغيوب قيل وهو الصحيح اذ لم يقل ما يبدل قولي (هميان الزاد إلى دار المعاد) قال قوم: معنى قوله: {مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ} أي: لا يُكْذَبُ عندي، ولا يغير القول عن وجهه لأني أعلم الغيب. وهذا قول الكلبي، واختيار الفرَّاء لأنه قال: {مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ}ولم يقل ما يبدل قولي (معالم التنزيل – البغوي) (وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ} قد أعلمتكم في الكتاب مع الرسول من هذا اليوم {مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَيَّ} ما يغير القول عندي بالكذب ويقال ما يغير اليوم قضائي على عبادي ويقال لا يثنى القول عندي (تفسير القرآن – الفيروزابادي ).