close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kaf Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle lâ taḣtasimû ledeyye ve kad kaddemtu ileykum bilva’îd(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Der ki: Huzurumda çekişmeyin ve ben, önceden azap edeceğimi bildirmiştim size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah buyurur:) "Benim huzurumda çekişip-durmayın. Ben size daha önce ’kesin bir uyarı’ (tehdit ve tembih edici) göndermiştim."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Allah: “Benim önümde çekişmeyin ey günahkarlar! Çünkü ben sizi, bu hesap gününe karşı uyarmıştım” diyecek.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah: “Huzurumda çekişmeyin. Ben size önceden tehdidimi, ikazımı yapmıştım.” buyurur.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Allah) der ki: "Huzurumda çekişmeyin. Ben size daha önce tehdit göndermiştim.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Allah buyurur:) 'Benim huzurumda çekişip-durmayın. Ben size daha önce 'kesin bir uyarı' göndermiştim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah, onlara şöyle) buyurur: “- Huzurumda çekişmeyin; ben size önceden (dünyada) bu azabı bildirmiştim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Allah da:) “Huzurumda tartışmayın. Çünkü azap ile ilgili her şeyi önceden size bildirdim.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
28,29. Allah, “Huzurumda tartışmayın. Ben önceden sizi uyarmıştım. Katımda söz değiştirilmez. Ben kullarıma asla haksızlık etmem” diyecek.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah buyuracak ki: «Çekişmeyin karşımda, sizi bunca korkutmuştum
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah şöyle buyurur:) “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce (elçiler aracılığıyla azabıma dair) kesin bir uyarı göndermiştim!”
Cemil Said
swap_vert close
28,29. Allâh te’âlâ: "Benim huzûrumda münâkaşa itmeyiniz bu günden evvel ben size ihtârâtda bulunmuş idim. Benim sözüm değişmez ve ben kullarıma zulüm itmem." buyuracak.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
28,29. Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, şöyle der: “Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah şöyle buyurur: “Huzurumda tartışmayın, sizi daha önce uyarmıştım.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O esnada (Allah) buyurur: Huzurumda çekişmeyin! Ben size daha önce uyarı göndermiştim!
Edip Yüksel
swap_vert close
O da der ki, "Huzurumda cekişmeyin. Size daha önceden uyarı göndermiştim."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah buyurur ki: "Huzurumda çekişmeyin! Ben size daha önce uyarıcı göndermiştim."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Buyurur ki: huzurumda çekişmeyin, ben size önceden veîd göndermiş iken
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah, onlara şöyle) buyurur: “Benim (manevi) huzurumda çekişip durmayın. Ben size (dünyada peygamberler aracılığıyla, azabıma dair) kesin bir uyarı göndermiştim!
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Huzurumda çekişmeyin! Size daha önce uyarımı yapmıştım.” der.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Allah) buyurdu (buyurur): «Benim huzuurumda çekişmeyin. Ben size önceden tehdîd göndermişdim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah) buyurur ki: “Huzûrumda çekişmeyin! Çünki size muhakkak (azâb edeceğime dâir) önceden tehdidde bulunmuştum!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
28 , 29. (Allah da, onlara şöyle) buyurur: “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce (elçiler aracılığıyla) kesin bir uyarı göndermiştim (ama dinlemediniz)! Benim katımda (bugün yalan söylenemez, doğru) sözler değiştirilemez (bugün hak ve adaletle hükmedileceğine dair verilen karar değişmez); ben kullara da asla zulmetmem. *
(*) İlgili ayetin açıklaması: Âhiret gününde, saptıranlarla saptırdıkları kimselerin birbirlerini suçlamaları ilâhî hükmü değiştirmez. Çünkü her şey en sağlam ölçülerle tespit edilip yazılmış ve adil ölçülerle hükme bağlanmıştır. O bakımdan hiç kimse o gün ilâhî adaletin ortaya koyacağı hükümden kendini kurtaramaz. Çünkü Allah mutlak anlamda adildir ve zulmü kendine haram kılmıştır. (bk. Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kuran Tefsiri) Not: Burada davalı, yani saptırıcı şeytan ve davacı, yani saptırılan ve kandırılan kişi veya kişiler vardır, bunlar birbirlerini suçlayarak tartışıyorlar. O gün değişmeyen söz ise hem davalı ve davacı arasında hem de her konuda adaletle hükmedilip hiçbir kula zulmedilmeyeceğine dair verilmiş olan karardır. Bu nedenle yüce Allah dilediğinde kendi hakkından vazgeçebilir, ama dünyada iken birilerini saptırmış olan, zulmeden, insanlara her türlü kötülüğü yapan kimseleri (cin ve insanlardan şeytan ve şeytanı güçleri) affetmez. Eğer affederse, işte o zaman saptırılan veya zulme uğrayanın hakkı zayi olur. Bu nedenle yüce Allah burada tartışan davalı ve davacılara seslenerek ‘’Bugün benim huzurumda tartışmayın, birbirlerinize iftira atarak ve yalan söyleyerek hiçbir şeyi değiştiremezsiniz. Çünkü bana her şey ayan beyandır, aranızda adaletle hükmedilecektir ve bu konuda verilen söz ve karar asla değişmez’’diye ikazda bulunur. İşte bundan şöyle bir sonuç da çıkar: Yüce Allah isyankâr ve inkârcılara azap edeceğine dair söz vermişse de bu, Allah ile kul arasında bir durum olduğundan, yani kul hakkı kapsamına girmediğinden dolayı yüce Allah dilediğinde kendi hakkından vazgeçebilir ve söz konusu kullarını affedebilir. Ama kullar arasındaki haklar ise affetmez, çünkü o zaman, mazlum ve mağdur olanların hakları zayi olur. وقيل المعنى لا يكذب كاذب عندي ولا يغير القول عن وجهه لاني علام الغيوب قيل وهو الصحيح اذ لم يقل ما يبدل قولي (هميان الزاد إلى دار المعاد) قال قوم: معنى قوله: {مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ} أي: لا يُكْذَبُ عندي، ولا يغير القول عن وجهه لأني أعلم الغيب. وهذا قول الكلبي، واختيار الفرَّاء لأنه قال: {مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ}ولم يقل ما يبدل قولي (معالم التنزيل – البغوي) (وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ} قد أعلمتكم في الكتاب مع الرسول من هذا اليوم {مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَيَّ} ما يغير القول عندي بالكذب ويقال ما يغير اليوم قضائي على عبادي ويقال لا يثنى القول عندي (تفسير القرآن – الفيروزابادي ).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah “Benim yanımda çekişmeyin. Ben size vaatlerimi, dünya hayatında yaşarken önünüze koydum”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah da onlara diyecek: "Benim yanımda atışıp durmayın. Ben bundan önce de sizi azaba uğrayacağınızı bildirmemiş miydim?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah buyuracak: Huzurumda çekişmeyin, ben bundan evvel peygamber vasıtasıyle sizi korkutmuştum,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah da şöyle der: “Benim huzurumda çekişmeyiniz! Ben size daha önceden vaadimi iletmiştim.”
Kadri Çelik
swap_vert close
(Allah buyurur:) “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce kesin bir uyarı göndermiştim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, “Ey günahkârlar! Benim huzurumda çekişmeyin!” buyuracak, “Çünkü zamanında, kitap ve elçi göndererek sizi uyarmıştım!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dedi ki: -“Benim katımda çekişmeyin! Kesinlikle Va’îd’i / Vaad’i size önceden bildirdim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ses: " Huzurumda tartışmayın. Çünkü vaktiyle ben sizi uyarmıştım.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara; "Huzurumda çekişmeyin! Yeryüzünde yeteri kadar uyarıldınız. Bugün birbirinizle kavga ederek haklı çıkamazsınız!" denilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) şöyle diyecektir: “Huzurumda çekişmeyin! (Ben size) uyarı göndermiştim! [*]
Benzer mesajlar: Nahl 16:84; Mü’minûn 23:108; Neml 27:85; Rûm 30:57; Mü’min 40:52; Câsiye 45:35; Tahrîm 66:7; Kıyâmet 75:15-16; Mürselât 77:35-36.  
Mehmet Türk
swap_vert close
28,29. (Allah onlara): “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce uyarı göndermiştim. Benim katımda verilen söz, kesinlikle değiştirilmez ve Ben kullara asla zulmetmem.” der.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve] Allah: “Benim önümde çekişmeyin [ey günahkarlar!]” diyecek, “Çünkü Ben sizi [bu Hesap Günü’ne karşı] uyarmıştım,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah şöyle buyurur: – Benim huzurumda tartışıp durmayın, ben size bu azabı çok önceden bildirmiştim. 14/21-22, 41/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Allah) buyuracak: “Benim huzurumda hesaplaşmayın;[⁴⁶⁸⁴] zira Ben sizi azabıma karşı uyarmıştım;
[4684] Veya zımnen: “Özeleştiriyi Benim huzurumda yapmayın, bunun bir yararı yok”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Huzurumda çekişmeyin, size daha önceden uyarıcı (peygamberler, kitaplar) göndermiştim.”
Osman Fırat
swap_vert close
(Allah) dedi ki: "Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Allah Teâlâ da) buyurmuş oluyor ki: «Benim huzurumda muhâsemede bulunmayın, Ben size muhakkak ki, önceden tehditte bulunmuştum.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
28, 29. “Çekişmeyin huzurumda! ” buyurur Allah, “Çünkü Ben daha önce gelecek tehlikeyi size bildirmiştim. Benim verdiğim kararlar değiştirilmez. Ben, kullarıma asla zulmetmem! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah) Buyurdu ki: "Huzurumda çekişmeyin. Ben size daha önce uyarı göndermiştim."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Allâh Te'âlâ onlara: "Huzûrumda da'vâda ve muhâsamede bulunmayın. Ben size rasûlümi gönderüb 'âsîlere 'azâb va'd itmişdim."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah der ki "Huzurumda çekişmeyin; size bu tehdidi önceden yapmıştım.
Şaban Piriş
swap_vert close
(Allah da) şöyle der:-Benim yanımda çekişip durmayın, ben size daha önce azabımı bildirmiştim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah buyurur: Huzurumda çekişmeyin. Ben sizi daha önce uyarmıştım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah buyurdu: "Huzurumda çekişmeyin! Ben size uyarıyı çok önceden göndermiştim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti“ŧartışmañ benüm ķatumda. daħı bayıķ ilerü duttum sizdin yaña ķorķıtmaġı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Allāhu Ta‘ālā kāfir ve şeyṭāna burada muḫāceme itmeyiñ. Ben size kitāb vepeyġamberimi ve ‘āṣīlere va‘īdimi evvelce bildirdim, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah) buyuracaqdır: “Mənim hüzurumda mübahisə etməyin. Mən sizə (dünyada peyğəmbər vasitəsilə) bu əzabı bildirmişdim.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He saith: Contend not in My presence, when I had already proffered unto you the warning.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He will say: "Dispute not(4964) with each other in My Presence: I had already in advance sent you(4965) Warning.
4964 It is suggested that sinners whose Record is black, driven into a corner, accuse others of misleading them: the others may be Recorders, or their faculties or opportunities or surroundings or their associates in the world, or anything but themselves. Such recriminations are not allowed in the Court of Judgement. 4965 Besides, personal responsibility had already been clearly preached to them in Allah's Message, and they had been warned of the consequences. 'You" is in the plural number 'all of you who are before the Judgement Seat had clear warning of the consequences of your conduct.'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
buyur-du
لَا تَخْتَصِمُوا
çekişmeyin
لَدَيَّ
huzu-rumda
وَقَدْ
hâlbuki gerçekten
قَدَّمْتُ
gönder-miştim
اِلَيْكُمْ
size
بِالْوَع۪يدِ
vaadi
(Allah) Buyurur: "Benim huzurumda çekişmeyin! Çünkü Ben size daha önce (dünyada iken azap) vaadi(mi bildirip bunun için resulümü) göndermiştim."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِخْتَصَمَ
Fiil-VIII
خ ص م
Çekişti, tartıştı, davalaştı
لَدَي
Mekan zarfı
لَدَي
Yanında, -de, -da
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
قَدَّمَ
Fiil-II
ق د م
Takdim etti, hazırlık yaptı, sundu
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
وَعِيد
İsim
و ع د
Vaad, tehdit