Ve onun (kişiliğinin) bir parçası: ¹⁵ “Her zaman benimle olan işte budur!” ¹⁶ diyecek.
15 Lafzen, “onun yakın arkadaşı” (karînuhû). Karîn terimi, başka bir şey ile “bağlantılı”, “ilişkili” yahut “gizli ortak” olan herhangi bir şeyi gösterir (karîn’in “[birisinin] öteki kişiliği” olarak çevrildiği 41:25 ve 43:36 ile karş.) Bu örnekte -21. ayet ile bir arada okunduğunda- insanın “bir parçası” yani onun uyanmış olan ahlakî bilinci kasdedilmiştir.16 Yani, günahkarın aklı, kendisini kötülüğe yönelten dürtülerin ve isteklerin her zaman az veya çok bilincinde olmuş, hatta belki de bunlara karşı eleştirici davranmıştır: ama, ayetin devamında gösterildiği gibi, bu gecikmiş ve bu sebeple ahlaken etkisiz kavrayış, insanın sorumluluğunu azaltmaz, belki tersine daha da artırır.