close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kaf Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekad kunte fî ġafletin min hâżâ fekeşefnâ ‘anke ġitâeke febesaruke-lyevme hadîd(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin bugün.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kendilerine) "Andolsun, sen bundan (hesaptan ve mizandan) gaflet içindeydin; işte Biz de şimdi, senin üzerindeki (gaflet) perdesini kaldırıp (gözlerini) açtık. Artık bugün görüş-gücün keskindir." (Böylece hem inkâr ettiğiniz ahireti bilin, hem de kendi hayat filminizi seyredin, denilecektir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah buyuracak: “Gerçekten sen, bu günün geleceğini ummazdın. Artık bugün senden perdeyi kaldırıverdik, o nedenle bugün, gözün oldukça keskindir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Böyle bir günü tasavvur edemiyordun, gaflet içindeydin. İşte biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün, aklın, dünyada inkâr ettiklerini görecek, kavrayacak kadar keskindir.”
Ahmet Varol
swap_vert close
"Andolsun sen bundan habersizdin. Şimdi (gözündeki) perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün pek keskindir."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah ona buyurur ki, ey insanoğlu! Dünyada iken) bugünden gaflette idin. Şimdi senden (gaflet) perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir, (gerçeği görüyorsun).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Sen bundan habersiz idin.. Biz, senin önündeki perdeyi kaldırdık. İşte gözün, bugün keskindir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Andolsun, sen bunu görmezden gelmiştin. Derhal senin perdeni kaldıracağız. Bugün senin gözün çok keskindir” denecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
Sen bunu anlamazdın, aldık örtünü önünden, bugün gözün keskinleşti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ona) “Andolsun ki sen bu hesap gününü umursamıyordun. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün pek keskindir” (denir).
Cemil Said
swap_vert close
"Sen bu günden gâfil olarak yaşıyor idin. Biz gözlerini bürümüş olan perdeyi yırtdık. Bu gün gözün keskindir, göriyor" dinilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ona: "And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir" denir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ona) “Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir” (denir.)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Ona şöyle seslenilir:) “Sen bu konuda tam bir gaflet içindeydin, artık gözünden perdeni kaldırdık, şimdi gözün keskindir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir (denir).
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen tümüyle bundan gafildin. Şimdi biz örtünü kaldırdık; bugün gözün çelik gibi keskindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Allah ona) "Andolsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir." der.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için (denir) sen bundan bir gaflette idin: şimdi senden perdeni açtık, artık bu gün gözün keskindir,
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah, yeniden diriltilmeyi inkâr eden kâfire şöyle buyurur: “Ey insanoğlu! Dünyada iken) bugünden gaflette idin. (Israrla yeniden diriltilmeyi inkâr ediyordun.) Şimdi senden perdeni açtık, (şu anda muşâhede ettiğin şeylerle senin gafletini yok ettik) artık bugün gözün (dünyada inkâr ettiklerini görecek, kavrayacak kadar) keskindir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki sen (dünyâda) bundan gafletde idin. İşte senden perdeni kaldırıb açdık. Bugün gözün (ne kadar) keskindir!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ona şöyle denilir:) “And olsun ki, (sen) bundan gaflette idin; şimdi senden perdeni(kaldırıp) açtık; bu gün artık gözün keskindir!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O gün insana şöyle deriz!) Muhakkak, sen (dünyada iken) bundan (bu hesap gününden) bir gaflet içindeydin; işte biz de senin üzerindeki örtüyü (gaflet perdesini) açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün oldukça keskindir (bugün her şeyi görebiliyorsun, öyleyse kendi hayat filmini seyret).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Şahit ve rehber) Sen bundan önce, bu günü görmezden gelerek geçirdin. Şimdi senin gözlerinden örtüyü kaldırdık. Artık bundan sonra gözün (sana gösterilen her şeyi görecek kadar) çok keskin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki sen bunun böyle olacağından bilgisizdin. Şimdi Biz senin gözündeki o perdeyi kaldırdık. Artık bugün gözlerin keskin görüyor.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Herkese «— Sen dünyadayken bundan gafildin, şimdi gözünden perdeyi kaldırdık, artık bugün gözünden keskindir [³]» denir.
[3] Yâni her şeyi görebilirsin. Bu zamanda inkâr ede bilecek misin?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ona (denir ki): “Andolsun ki sen bundan gâfil idin¹⁴. Şimdi senden perdeyi [ğıtâeke] kaldırdık. Artık bugün gözün keskindir [hadîd].”¹⁵
14 Krş. Meryem, 19/39; Enbiyâ, 21/1, 97 15 Krş. Kehf, 18/53; Meryem, 19/38  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Şüphesiz sen bundan bir gaflet içindeydin; işte biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün oldukça keskindir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
O zaman Allah, zalimlere şöyle buyuracak: “Ey insan! Sen bunlardan gaflet içindeydin. Hayatın boyunca, seni bekleyen bu akıbete karşı hep ilgisiz, umursamaz davrandın ve uyarılardan yüz çevirdin. Fakat şimdi,gerçekleri görmene engel olan perdeni gözlerinden kaldırdık; bugün artık bakışların keskindir. Dünyadayken aklınla, imanınla görmen gereken cennet, cehennem, mahşer gibi hakikatleri, şimdi bizzat gözlerinle göreceksin.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun sen bundan gaflet içindeydin; senden perdeni kaldırdık. Bugün senin görmen / bakışın keskindir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir ses: vaktiyle gerçekleri görmedin. Şimdi ise gözünden perdeyi çektik. Artık bugün gözlerin keskin derken,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen bugünü yalanlıyordun! Hesap gününün gelmeyeceğinden söz ediyordun! Yeryüzünde yaşarken bugünü elbette göremezdin! Çünkü geleceği göremeyecek şekilde yaratıldın! Sana yeryüzünde verdiğimiz gözler geleceği göremezdi. Üstelik sen geleceği bilemezdin. Ama insana gelecekte olacakların hepsini açıkladık. Gördüğün bildiğin şeylerden örnekler verdik. Sen kibrinden şımarıklığından dolayı hepsini inkâr ettin! Artık bugün senin için gelecek değil gerçeğindir. Gözlerinle görüyor, inkâr edemiyorsun! Sen gözlerini kapatsan da, görmek istemesen de, gerçeğinin dışına çıkamazsın! Bugün bütün olacakları sadece gözlerinle değil bütün benliğinle yaşayacaksın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Sorgulanan kişiye) “Şüphesiz ki sen bundan gafletteydin; (kıyamet günü) biz senin gaflet perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir!” (denecektir).
Mehmet Türk
swap_vert close
(O gün her bir kâfire): “Sen bu günü hiç umursamıyordun. İşte Biz de senin (gözündeki) perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün, oldukça keskindir.” denilir.
Muhammed Esed
swap_vert close
[ve ona,] “Sen,” [denilecek,] “bu [Hesap Günü]nü umursamıyordun, ama şimdi Biz senin (gözündeki) perdeni kaldırdık, bakışın bugün artık daha keskindir!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ona: -Sen, bu güne karşı gaflet içindeydin, senin perdeni kaldırdık artık bugün her şeyi bütün çıplaklığıyla görüyorsun. 17/13-14, 18/49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Doğrusu sen” (denilir), “buna karşı gaflet içindeydin; işte, artık senin perdeni[⁴⁶⁷⁹] önünden kaldırdık: şimdi gözün daha bir keskindir.”[⁴⁶⁸⁰]
[4679] Yani: vicdanının ve sağduyunun üzerine örttüğün küfür perdesini; seni kör, sağır ve dilsiz eden perdeyi... [4680] Bu dünya hakikatin yansıdığı perdedir. Zira hakikati mutlak niteliğiyle göremeyiz. Görsek ölürdük, o yüzden ölünce göreceğiz. İman bu açıdan da bir nimettir, yakin âhirettir. Tıpkı Hz. Ali’nin söylediği gibi: “İnsanlar bir tür uykudadır, ölünce uyanırlar”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Andolsun ki sen bundan (ceza gününden, dünyada) gaflette idin, şimdi o gaflet perdesini üzerinden kaldırdık, bu gün artık görüşün bak ne kadar keskindir" diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vert close
"Sen bundan (bu gününden) gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir. )
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki, sen bundan bir gaflet içinde idin, imdi senden perdeni kaldırıp açtık, artık bugün senin gözün keskindir, nâfizdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah ona buyurur: “Sen bundan gaflet içindeydin. İşte gözünün önünden perdeyi kaldırdık, şimdi artık gözün pek keskindir! ” [19, 38; 32, 12]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah ona): "Andolsun, sen bundan gaflet içinde idin. Biz sen(in gözün)den perdeni açtık; bugün artık gözün keskindir" (dedi).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlara: "Muhakkak sen bundan gafletde idin. Senden perdeyi kaldırdık ve bugün gözlerin keskin oldı" denilür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Ona denir ki:) “Bunu hesaba katmıyordun; perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Doğrusu sen bunu umursamıyordun. Ama üzerinden perdeyi kaldırdık; bugün gözün pek keskindir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ olduñ-ıdı ġaflatda bundan giderdük senden örtüñi pes gözüñ bugün tįzdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sen dünyāda iken ġafletde idiñ. Şimdi seniñ gözüñden perde‐i ġafleti ḳaldırdıḳ.Bu gün seniñ gözüñ keskin oldı. Cümle vuḳū‘atı görür, bilirsiñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ona belə deyiləcəkdir: ) “Sən (dünyada) bundan (bu müdhiş günə uğrayacağından) qafil idin. Artıq bu gün gözündən pərdəni götürdük. Sən bu gün sərrast görürsən!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(And unto the evil doer it is said): Thou wast in heedlessness of this. Now We have removed from thee thy covering, and piercing is thy sight this day.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(It will be said:) "Thou wast heedless of this; now have We removed thy veil, and sharp is thy sight(4958) this Day!"
4958 The clearness of vision will now be even greater: see n. 4955 above.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدْ
andolsun gerçekten
كُنْتَ
idin
ف۪ي غَفْلَةٍ
gaflette
مِنْ هٰذَا
bundan
فَـكَشَفْنَا
şimdi açtık
عَنْكَ
senden
غِطَٓاءَكَ
perdeni
فَبَصَرُكَ
artık gözün
الْيَوْمَ
bugün
حَد۪يدٌ
keskindir
(Ona şöyle denir) "Andolsun ki sen (dünyada iken) bundan gaflette idin. Şimdi senden (gaflet) perdeni (kaldırıp) açtık, artık bugün gözün keskin görür."
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
غَفْلَة
İsim
غ ف ل
Gaflet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
كَشَفَ
Fiil-I
ك ش ف
Keşfetti, açtı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
غِطَٓاء
İsim
غ ط و
Perde
بَصَر
İsim
ب ص ر
Göz, basiret
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
حَدِيد
İsim
ح د د
Demir, sertlik, keskin