close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kaf Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve câet sekratu-lmevti bilhakk(i)(s) żâlike mâ kunte minhu tehîd(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ölüm baygınlığı, gerçek olarak gelip çattı mı buydu işte denir, senin kaçıp durduğun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bir gün kesinlikle) O ölüm sekerat ve sersemliğinin gelmesi haktır ve (insana) "İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman haliniz nasıl olacaktır?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ölüm baygınlığı gerçek olarak gelip çattı mı, ona işte bu senin kaçıp durduğun şeydir denilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kurulu ilâhî düzenin gereği, varlığında şüphe olmayan hak ilâh Allah'ın icraatıyla ölüm sarhoşluğu gerçekleştiği zaman: “İşte ey insan, bu senin öteden beri kaçtığın şeydir.”denir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bir de ölüm sarhoşluğu gerçek olarak gelmiştir. "İşte bu kendisinden kaçtığın şeydir."
Ali Bulaç
swap_vert close
O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) 'İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir' (denildiği zaman da).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de ölüm sarhoşluğu (can çekişme) gerçek olarak gelmiştir. (Ey insanoğlu!) işte bu, senin kaçıp durduğun şey!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve hak ile (o insanın) ölüm sekeratı başlar. İşte (ey insan!) kaçıp kurtulmak istediğin şey budur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelecek, “İşte ey insan! Bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir” denecek.
Besim Atalay
swap_vert close
Gerçekten ölümün devşirmesi gelince: «İşte budur kendisinden kaçmış olduğun
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bir gün) ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona: “İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” (denir).
“Ölüm sarhoşluğu” ifadesi, ölümün bir nevi genel anestezi gibi bir anlık bir geçiş olduğunu ortaya koymaktadır. Yani ölüm dünya hayatından ahiret âlemine geçiş esnasında dünyaya ait olan bedenin bütün uzuvlarıyla işlevsiz kalması ve görevinin sona ermesidir. Ama insanı insan yapan ruhu girdiği yolda hayatına başka bir âlemde devam etmektedir. Daha özet bir ifadeyle; ölüm, dünya hayatındaki enerjinin kesilmesidir. Elektrik (ruh) var olduğu müddetçe başka bir âlemde hayat yeni bir bedenle vücut bulmaya devam edecektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Sekerât-ı mevt geldiği vakit "İşte te’hîrine çalışdığın ölüm" dinilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir, ey insan, işte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, “İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” denir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu durumda iken ölüm sarhoşluğu kaçınılamaz bir gerçek olarak çöküverir. (Ona şöyle denir:) “İşte bu, senin kendisinden kaçıp durduğun şeydir!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir de: İşte (ey insan) bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir, denir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonunda ölüm sarhoşluğu gerçekten gelmiştir; işte senin kendisinden kaçıp durduğun şey budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, "Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir." denir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve ölüm sekeratı hakk ile geldikte: işte diye: o senin kaçıp durduğun
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yeniden diriltilmeyi inkâr eden kâfire) sekerât-ı mevt (ölüm baygınlığı) bir hakikat olarak gelir de ona, “İşte bu, senin öteden beri kaçıp kurtulmak istediğin (hoşlanmadığın) şeydir!” diye, hitap edilir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ölümün sarhoşluğu kaçınılmaz bir gerçek olarak gelince, “İşte senin kaçtığın şey budur!”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bir gün bakarsın ki) ölüm baygınlığı, gerçek olarak gelmiş. «İşte bu, senin kaçıb durduğun şey» (denilmiş) dir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve ölüm sarhoşluğu hak olarak gelmiştir. (O vakit ona:) “(Ey insan!) İşte bu, kendisinden kaçıp durduğun şeydir!” (denilir.)
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (bu durum, hayat boyu böyle sürüp gider,) sonunda, (emrimiz gereğince), ölüm baygınlığı tüm gerçekliğiyle gelip çatar: “İşte, (ey insan, her zaman) kaçıp durduğun (kaçınılmaz gerçek) budur!” (Yani hesaba çekilmek üzere bir gün mutlaka öleceksin!)
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Mutlak olan ölüm sarhoşluğu geldiğinde, gözcü “İşte kendisinden kaçtığın ölüm budur.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ın buyruğu ile ölüm onu sarsmıya başalayınca ona denilecek: "İşte senin kaçındığın bu!"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ona ölümün şiddeti doğru olarak gelince [²] ona «— İşte bu, öteden beri nefret edip kaçtığın şeydir» denir.
[2] Yâni hak olan ölüm gelince; veya cezayı, hakikat hali yâni saadet ve şekaveti meydana çıkarınca —veya Allah'ın vaadi gibi vâki olunca— hakkın emriyle ölüm baygınlığı gelince.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ölüm anının sarhoşluğu gerçekten gelir de (ona), “İşte bu senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” (denir).
Kadri Çelik
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir. (Ey insan!) İşte bu senin öteden beri korkup uzaklaştığın şeydir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve bu durum, hayat boyu böyle sürüp gider. Sonunda, ilâhî hikmet veadâlet gereğince, ölüm sarhoşluğu tüm gerçekliğiyle gelip çatar: “İşte, ey insan, bir ömür boyu kaçıp durduğun kaçınılmaz gerçek budur!” denilir.Daha sonra, kapkaranlık bir kâbuslar âlemi... Ve bir gün, telaşla yerinden fırlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ölüm’ün baygınlığı Hakk ile geldi: -“Bu, kaçıyor olduğun şeydir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey insan! habire kaçmaya çalıştığın ölüm sakraması, bir gün bütün çıplaklığı ile karşına geçip dikilecek:
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsana ölüm gerçeği gelir. Şaşkınlık içindedir. Sanki sarhoş gibi yalpalamaya başlar. Aklı muhakemesi yerinden oynar. Korkusundan bütün dengelerini yitirir. Ona "İşte bu senin öteden beri kaçıp durduğun kıyametin!" denilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçeği getirir; (insana) “İşte bu, senin kaçtığın şeydir!” (denir).
Mehmet Türk
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelince, (insana): “İşte bu, senin kendisinden hep kaçıp durduğun şeydir!” denilir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [sonra,] ölüm kâbusu, kendisiyle beraber [asıl] gerçeği de ¹³ ortaya koyacaktır -işte bu, [ey insan,] senin her zaman kaçtığın şeydir!-
13 Yani, insanın kendi kişiliği ile ilgili gerçekleri kavramasını.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ölüm anının sarhoşluğu insanı ölümün acı gerçeği ile yüz yüze getirince ona denir ki: -İşte bu senin köşe bucak kaçtığın şey! 33/13...16, 62/6.8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken ölüm kâbusu tüm gerçekliğiyle çıkagelir; (ki) işte bu (ey insan), senin köşe bucak kaçtığın şeydir!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ölüm baygınlığı geldiğinde ona: "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir!" (Bir türlü inanmak istemediğin ahiret hayatının başlangıcıdır) diye nida olunur. (Kıyamete dek kabrinde durur)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve ölüm sarhoşluğu bir hak olarak geldi. İşte bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ölümün şiddeti bihakkın gelince: «İşte bu, kendisinden kaçınır olduğun şey» (denilecektir).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Vakti geldiğinde ölüm sekeratı başlayınca, can çekiştiği sırada insana “İşte” denir, “senin en çok nefret edip kaçtığın şey! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte (ey insan) bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Emr-i Hak ile ölüm bî-hoşlığı geldiği vakit melekler ona: "İşte nefret idüb kaçdığın mevt budur" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu, o gerçeği (ölümü) getirir; işte kaçıp durduğun şey!
Şaban Piriş
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, ona denir ki:-İşte senin kaçıp durduğun şey!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken ölüm sarhoşluğu gerçekten geliverir. İşte buydu kaçıp durduğun şey!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ölüm sarhoşluğu hak olarak geldi. İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı geldi ķatılıġı uś giderici ölümüñ ḥaķįķat-ıla. “şol oldur kim olduñ-ıdı andan döneridüñ” ya'nį ķaçar-ıduñ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı geldi ölüm esrüklügi ḥaḳḳ‐ıla. Eyidile aña: Budur evvelki, sen andanḳaçarduñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ölüm (ölüm bihuşluğu), həqiqətən, gələcəkdir. (Ey insan!) Bu sənin qorxub qaçdığın (cürbəcür vasitələrlə canını qurtarmaq istədiyin) şeydir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the agony of death cometh in truth. (And it is said unto him): This is that which thou wast wont to shun.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the stupor of death(4955) will bring Truth (before his eyes): "This was the thing which thou wast trying to escape!"
4955 What is stupor or unconsciousness to this probationary life will be the opening of the eyes to the spiritual world: for Death is the Gateway between the two. Once through that Gateway man will realise how the things which he neglected or looked upon as remote are the intimate Realities, and the things which seemed to loom large in his eyes in this world were shadows that have fled. The things we wanted to avoid are the things that have really come to pass. Both Good and Evil will realise the Truth now in its intensity.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَٓاءَتْ
ve geldi
سَكْرَةُ
sarhoşluğu
الْمَوْتِ
ölümün
بِالْحَقِّۜ
hak ile
ذٰلِكَ
işte bu
مَا
o şey-dir ki
كُنْتَ
idin
مِنْهُ
ondan
تَح۪يدُ
kaçıyor
Derken ölüm sarhoşluğu hak olarak (insana) gelir (de ona), "işte bu, senin (öteden beri) kaçıp durduğun şeydir" (denir).
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
سَكْرَة
İsim
س ك ر
Sarhoşluk
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَادَ
Fiil-I
ح ي د
Kaçtı