close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kaf Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ yelfizu min kavlin illâ ledeyhi rakîbun ‘atîd(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hiçbir söz söylemez ki yanında, onu zapteden, gözetip kollayan biri bulunmasın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İnsanın ağzından veya kaleminden) Hiçbir söz çıkmasın (ve yazmasın) ki, yanında gözetleyen ve söylediklerini zapta geçiren (bir melek mutlaka) hazır bulunmasın.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanın ağzından çıkan her söz ve işlediği ameller, kesinlikle, yanında kendisine gözcülük eden ve hazır bulunan zabıt kâtibi melek tarafından, zapta geçirilir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 82/10-12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O hiçbir söz söylemez ki yanında bir gözetleyici hazır bulunmasın.
Ali Bulaç
swap_vert close
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O, her ne söz atarsa muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hiçbir söz söylemez ki, onun yanında bir hazır ve nazır olmasın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir tek söz söylemez ki, onun yanında gözetliyen, hazır olan bulunmasın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!
Cemil Said
swap_vert close
İnsân bir lakırdı telaffuz ider itmez dâimâ ânı kayd idecek olan hazırdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
17,18. Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O hiçbir söz söylemez ki yanında çok dikkatli bir gözetleyici olmasın!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yanında gözetleyen tanıklar olmaksızın ağzından bir söz çıkmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Her ne söz atarsa mutlak yanında hâzır bir gözcü vardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini (amel defterine) kaydeden bir melek hazır bulunmasın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, bir söz atmaya dursun, mutlak yanında haazır bir gözcü vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(İnsan) hiçbir söz söylemez ki, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici (melek)bulunmasın!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(İnsan,) hiçbir söz söylemez ki yanında kendisini gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Kişi) Söz olarak ne söylese kesinlikle onun yanında hemen hazır bir gözcü vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O, bir söz söyliyecek olsun da kesenkes yanında bir gözcü bulunmasın olmaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında hazır bulunup kayıt için gözeten bulunmasın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında hazır bir gözcü bulunmasın.
Kadri Çelik
swap_vert close
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ağzından bir tek kelime çıkmaz ki, yanında kendisini gözetleyen ve söylediklerini kaydeden bir tanık hazır bulunmasın!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her ne söz söylerse; onun yanında hazır (saygın) bir gözetleyen vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bunlar, insanın ağzından çıkacak söze kilitlenmiştir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsan etrafına bakar; “Kimse yok. Birileri olsa da bunlarla aynı taraftayım, onlar benim suç ortaklarım, onun için istediğim gibi hareket edebilirim. İstediğimi söylerim. Sonra işimize gelmeyince inkâr ederiz!” der. Hayır! Andolsun ki hayır! Biz her insana görevliler atadık. Onlar insanı her an her yerde gözetler. Onun için söylediklerini, yaptıklarını işlerine gelmeyince inkâr edemezler. Biz hemen görevlilerimizi şahit tutarız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kişinin her bir sözünün (davranışının) yanında hazır bir gözetleyici, bir kaydedici mutlaka vardır. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:181; Nisâ 4:81; Yûnus 10:21; İsrâ 17:13; Kehf 18:49; Meryem 19:79; Enbiyâ 21:94; Yâsîn 36:12; Zuhruf 43:80; Câsiye 45:29; Kamer 54:53; İnfitâr 82:10-12; Târık 86:4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İnsanın yanında ağzından çıkan her şeyi (yazan) hazır bir gözetleyici, vardır.¹
1 Meleklerin insanın ağzından çıkan her şeyi yazması, Allah’ın ihtiyacından değil kulların gelecekleri açısından büyük bir hikmete mebnidir. Peygamber (s.a.v): “İki Meleğin oturduğu yer, senin ön dişlerinin üzeri, dilin onların kalemleri, tükürüğün de mürekkepleridir. Sen ise boş şeylerle akıp gidiyorsun, ne Allah’tan ne de onlardan utanıyorsun” buyurmuştur. (Zemahşeri) Bu ayetin zahirinden anlaşıldığına göre bu Melekler, ağızdan çıkan her sözü ve yapılan her fiili yazarlar. İmam Malik, “her şey yazılır, hatta hastalıktaki inlemeler bile” demiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
insanın söylediği her şeyde yanıbaşında mutlaka bir gözetleyici ¹² bulunur.
12 Yani, vicdanı. “Söylediği her şeyde” ibaresi, önceki ayette değinilen insanın kendi içindeki “fısıldaşması” ile kavramsal bir bağlantı içindedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ondan bir söz çıkmaya görsün yanında onu kaydeden bir gözcü mutlaka hazırdır. 43/80
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
insandan herhangi bir söz çıkmaya görsün; illa ki, kendi içinde bile onu gözetleyip kaydeden Biri vardır.[⁴⁶⁷⁶]
[4676] Söz, tasavvurla eylemin orta noktasında bulunur. Düşüncenin meyvesi, eylemin tohumudur. Zımnen: Eğer söz kaydediliyorsa eylem haydi haydi kaydediliyor demektir. Gözetleyenin “Allah” olduğunu, 16. âyetten çıkarabiliriz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O herhangi bir söz söylese onu, yanında mutlaka, gözetleyen ve (amelini) yazmaya hazır bir gözcü vardır. (Bunlar onun dünyadaki durumudur, ahirete gelince)
Osman Fırat
swap_vert close
Sözlerden neyi telafuz ettiyse yanıbaşında onu gözetleyen hazırdır
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bir lakırdı telaffuz etmez ki, illâ yanında hazırlanmış bir gözetici (melek) vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
17, 18. Zaten onun sağında ve solunda yerleşmiş iki kayıtçı vardır. Ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki yanında, bu iş için hazırlanmış gözcü olmasın, onun söylediğini ve yaptığını kaydetmiş olmasın. [82, 10-12]
İnsanlar yirminci asırda sesleri ve görüntüleri kaydeden nice aletler geliştirdiler. Bu aletler Allah’ın kâinatta zerrelere yaptırdığı kayıt işlemini tesbit etmeye çalışmaktadırlar. Allah’ın melekleri bu aletlere muhtaç değildirler. İnsanın kendi vücudu ve çevresindeki şeyler, onun bütün yaptıklarını ve konuştuklarını en ince ayrıntıları ile kaydeden bir kamera veya teyp gibidir. Kıyamet günü, kendi kulağı ile dünyada söylediklerini işitecek ve yaptıklarını gözleriyle görecektir. Demek Allah kullarına sırf kendi ilmine göre muamele etmeyecek, bilakis adâletin: iddia, delil, inkâr, şahit, savunma gibi bütün şartlarını yerine getirecektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(İnsan,) Hiçbir söz söylemez ki yanında kendisini gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İnsân bir kelime telaffuz itmez illâ onun yanında müdekkik gözci vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ağzından çıkan her sözü kaydeden bir gözcü yanında bekler[*].
[*] kiramen katibin Tekvir 81/10  
Şaban Piriş
swap_vert close
Hiç bir şey söylemez ki onu gözleyen, tesbit eden biri bulunmasın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ağzından ne söz çıkacak olsa, yanında onu gözetleyen ve kaydeden biri vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
söylemez hįç söz, illā anuñ ķatındadur śaķlayıcı ḥāżır.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bir söz söylemez, illā ḳatında ḥāżır ṭanuḳ vardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Dediyi hər sözü (yazmaq üçün) onun yanında hazır durub gözləyən (iki mələk) vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He uttereth no word but there is with him an observer ready.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Not a word does he(4954) utter but there is a sentinel by him, ready (to note it).
4954 Then each "word" spoken is taken down by a "sentinel" (raqih). This has been construed to mean that the sentinel only records words, not thoughts which are not uttered. Thoughts may be forgiven if not uttered, and still more if they do not issue in action. At the stage at which we clothe a thought in words, we have already done an action. The Recorders mentioned in the last verse make a complete Record, in order to supply motives and springs of action, which will affect the degrees or status in the spiritual Hereafter. The three together, individuals or kinds, make the honourable Recorders, Kiraman Katibin, (plural, not dual number) mentioned in 82:11.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَا يَلْفِظُ
söylemez
مِنْ قَوْلٍ
bir sözden
اِلَّا
an-cak
لَدَيْهِ
yanında vardır
رَق۪يبٌ
bir gö-zetleyici
عَت۪يدٌ
hazır
(İnsan) Hiçbir söz söylemez ki onun yanında hazır bulunup (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden bir melek) bulunmasın!
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَفَظَ
Fiil-I
ل ف ظ
Söyledi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
لَدَي
Mekan zarfı
لَدَي
Yanında, -de, -da
رَقِيب
İsim
ر ق ب
Rakîb (Allah'ın esması, ismidir. Yarattıklarına rahmet etmek, ikram etmek için onları koruyup gözeten demektir), gözetleyici
عَتِيد
İsim
ع ت د
Hazır, hazırlanmış