close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kaf Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve lekad ḣaleknâ-l-insâne ve na’lemu mâ tuvesvisu bihi nefsuh(u)(s) ve nahnu akrabu ileyhi min habli-lverîd(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki biz insanı yarattık ve nefsi, onu ne gibi vesveselere düşürür, biliriz ve biz, ona, şah damarından daha yakınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şu kesin bir gerçektir ki, insanı elbette Biz yarattık ve (her an) nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu (ve içinden neler geçirip durduğunu dahi) biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız. (Bütün organlarını, organizmalarını, hücre yapılarını ve hayat sırrını her an Biz yaratıp yararlandırmaktayız.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, insanı yaratan biziz. Benliğinin ona ne gibi vesveseler verdiğini biliriz ve biz ona şahdamarından daha yakınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, insanı biz yarattık. Nefsinin, kendisine fısıldadıklarını, kötülüğe teşvik telkinlerini biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
And olsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini de biliriz; biz ona şah damarından daha yakınız (her halinden haberdarız ve her an kudretimiz altındadır).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hâlbuki insanı Biz yaratmışız ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliyoruz. Nitekim Biz ona, onun şahdamarından daha yakınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.[580]
[580] Allah’ın, kuluna yakınlığı hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 219-220.  
Besim Atalay
swap_vert close
İnsanı biz yarattık, biliriz nefsinin onu işkillediğin, biz ona çok yakınız şah damarından
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin (iç benliğinin) ona ne fısıldadığını yine biz biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.
Cemil Said
swap_vert close
İnsânı biz halk itdiğimiz içün nefsinin kulağına ne söylediğini (ne vesvese ilkâ itdiğini) bilüriz. Bizim ’ilmimiz âna şâh damarından daha yakındır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
16-17. İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptıklarını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsanı biz yarattık ve onun kendi kendine neyi fısıldadığını iyi biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem şanıma kasem ederim ki hakıkat insanı biz yarattık ve biliriz: nefsi onu ne ile vesveselendirir ve biz ona «habli verîd» den daha yakınızdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki insanı biz yarattık ve nefsinin ona neler fısıldadığını da biliriz. Zira biz (onun her hâlini bilmekle) ona (manen) şah damarından daha yakınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki insanı Biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Ve Biz ona “habl-i verid”ten¹ daha yakınız.
1- Çevirilerde bu sözcüğe “şah damarı” olarak anlam verilmektedir. Bunun insan “anatomisindeki şah damarı” ile bir ilgisi yoktur. Bu deyimle kast edilen şey, insana canlılık veren, onun yaşamasını sağlayan özdür. Bu mecazi bir anlatımdır. Ya değilse Allah için mesafe söz konusu değildir. Allah'ın; insana, insanın kendisinden daha yakın olduğu vurgusu yapılmaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, insanı biz yaratdık. Nefsinin ona ne vesveseler vermekde olduğunu da biliriz. (Çünkü) biz ona şah damarından daha yakınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, insanı (biz) yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini biliriz! Çünki biz, ona şah damarından daha yakınız!(1)
(1)“Cenâb-ı Hakk, herşeye herşeyden daha yakındır. Fakat herşey, O’ndan nihâyetsiz uzaktır. Nasıl ki güneşin şuûru ve konuşması olsa, senin elindeki âyine vâsıtası ile seninle konuşabilir. İstediği gibi sende tasarruf eder. Belki âyine-misâl (ayna gibi) senin gözbebeğinden sana daha yakın olduğu hâlde, sen dört bin sene kadar ondan uzaksın, hiçbir cihette ona yanaşamazsın. Eğer terakkī etsen (yükselsen), kamer (ay)makāmına gelip, doğrudan doğruya bir mukābele (karşısında durma) noktasına çıksan, ona yalnız bir nevi‘ âyinedarlık edebilirsin. Öyle de, Şems-i Ezel ve Ebed (ezel ve ebed güneşi) olan Zât-ı zü’l-Celâl (celâl sâhibi Zât) herşeye herşeyden daha yakın olduğu hâlde; herşey O’ndan nihâyetsiz uzaktır.” (Sözler, 31. Söz, 245-246)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki insanı biz yarattık ve nefsinin (iç benliğinin) kendisine neler fısıldadığını biz biliriz. Ve biz (ilmimizle) ona şah damarından daha yakınız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şüphesiz ki insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine neler fısıldadığını biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki insanı Biz yarattık. Benliğinin ona ne gibi kuruntular kazandırdığını da Biz biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz insanı yarattık, onların hatırına gelen vesveseyi de biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız [¹].
[1] Artık bilmemekliğimize hiçbir mani yoktur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz insanı yarattık ve nefsinin ona ne vesvese/ fısıltı¹⁰ verdiğini biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.¹¹
10 Vesvese, olumsuz iç dürtülerdir. İnsanı vehim/evham sahibi yapar. “Vehim”in çoğulu “evham”dır. Bunun zıddı akıl ve mantıktır. Akıl ve mantık ağır bastıkça vehim azalır, vehim çoğaldıkça akıl ve mantıkî düşünce azalır. 11 Yani, Biz insana ruhundan bile yakınız anlamındadır. Razî’ye göre, insanın mahiyeti ile varlığı arasında Allah’ın yaratma fiili vardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu da biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun ki, insanı Biz yarattık; arzu ve ihtirâslarının ona neler fısıldadığını da çok iyi biliriz. Çünkü Biz ona, şah damarından daha yakınız.Öyle ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun İnsan’ı yarattık! Ona nefsi ne fısıldıyor, biliyoruz. Biz ona “Can damarı”ndan daha yakınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsanı biz yarattığımıza göre, içinde neler olup bittiğini de herhalde biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sizi yaratan Allah sizi sizden iyi bilir. İçinizdeki vesveseleri, şüpheleri, inkârınıza neden olanları çok iyi bilir. Onun için bahaneler üretmeyin! Şeytana kapılarak inkâr etmeyin! Arzularınızı, hevanızı, putlaştırarak sapmayın! Unutmayın ki Allah size şah damarınızdan yakın! Allah ile sizin aranıza kimse giremez. Ta ki sizler şeytanı aranıza sokmayın! Arzularınızı, heveslerinizi, bencilliğinizi, kibrinizi araya sokmayın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki insanı biz yarattık. [Nefs]inin ona neler fısıldadığını bilmekteyiz. Biz ona şah damarından daha yakınız. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:186; Enfâl 8:24; Hûd 11:61; Vâkı‘a 56:85; Mücâdele 58:7.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten insanı Biz yarattık ve onun gönlünden ne geçirdiğini¹ de Biz biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından² daha yakınız.³
1 Nefsin vesvesesi demek; “bir kimsenin gönlünden geçirdiği gizli duyguları, kararları gibi bütün gizli düşünceleri” demektir. Hattâ bunlar, Hafaza Meleklerinin bile bilemeyeceği derecede insanın gönlüne gelen düşüncelerdir. İşte Allah, bunların hepsini bilir. Yani bu düşünceler, sonradan her türlü iradeli kabahatleri üzerine yıkmak üzere icat edilen, nefis diye ayrı bir varlığın fısıltıları değildir. Çünkü bir bedende birden fazla varlığın bulunması, İslâm dışı bir düşünce tarzıdır. Âyetin bu bölümü; “gerçekten Biz, yarattığımız insanın, gönlünden ne geçirdiğini dahi biliriz.” şeklinde de anlaşılabilir.2 Şah damarı: Bedenin etrafından kalbe ulaşan, yani kirli kanı kalbe götüren damarlara “verîd”, çoğuluna da “evride” denir ki bu damar, boyunda gırtlağın yanlarından geçer. Kalpten vücuda giden temiz kanı bedene dağıtan damarlara da “şerayîn” denilir. Habl ise ip ve bağ demektir. Damar manasına da gelir. Burada ekseriyetle “habl’ül-verîd” şah damarı, diye tefsir edilmiştir. Bu durumda mana: “Allah insana, kalbine en yakın damarından yahut canından daha yakındır” demektir.3 Allah’ın insana, “şahdamarından daha yakın olması” demek; Allah’ın onun halini, ona şahdamarından yakın olandan daha iyi bilmesi demektir. Burada kişisel yakınlık ile ilmi yakınlığa mecâz yapılmıştır. Zîrâ Allahu Teâlâ, mekândan münezzeh olduğu için, Onda mekânî yakınlık var sayılırsa; mekânın bir kısmının Onu kapsamasını ve mekânı Ondan daha geniş farz etmiş oluruz. Bazıları da bu âyetten kişisel yakınlık anlayıp; “vahdet-i vücut felsefelerine” dayanak aramaya çalışmışlardır. Şunu iyi bilmek gerekir ki; fiil failin aynısı olamaz. Allah’ın olmayan hiç bir şey yoktur, fakat Allah’ın olmak, (hâşâ) Allah olmak değildir. (Bk. Elmalılı, Bakara: 186)  
Muhammed Esed
swap_vert close
GERÇEK ŞU Kİ, insanı yaratan Biziz ve onun iç-benliğinin ona ne fısıldadığını Biz biliriz: çünkü Biz ona şah damarından daha yakınız.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki insanı biz yarattık. Bu yüzden onun içinden nelerin geçtiğini çok iyi biliriz. Zira biz ona şah damarından daha yakınız. 2/255, 11/5, 50/38, 67/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu insanı Biz yarattık ve iç beninin ona neler fısıldadığını[⁴⁶⁷³] iyi biliriz: zira Biz insana şahdamarından daha yakınız.[⁴⁶⁷⁴]
[4673] Vesvese ‘fıs fıs’tan türetilmiştir ve iç benin “fısıltılarını” ifade eder. İrade ve vesvese ters orantılıdır: biri büyürse diğeri küçülür. [4674] Zımnen: İnsan Allah için kendi başına bırakılmayacak kadar önemlidir. Zira dışarıdan hiç müdâhale olmasa dahi, içindeki imkânı zaafa dönüştürerek ya kula kul olur ya da kulu kendine kul eder. Sonuçta vesveseden vicdanının sesini duyamaz olur. O sesi duyması için şahdamarına, yani kendisine yaklaşması şarttır. Krş: “Yaratan bilmez mi hiç?” (67:14). Şeytanî fısıltının fiil ile ifadesi iç benin ayartmalarının sürekli değişken ve kestirilemeyen yapısına delâlet eder. Âyet, Yaratıcısına yabancılaşmayan insana, Allah’ın kendi benliğinden de yakın olduğunu beyan eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki insanı biz yarattık ve nefsinin (şeytana tabi olarak) kendisine ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız!
(Şeytan onun ahirete iman etmesini istemez ki onu, dünyada peşinden sürüklesin, sapıklıkta bıraksın, sonunda da uçuruma sürüklesin. Zira şeytan Ademoğlunun en büyük düşmanıdır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliyoruz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve andolsun ki, Biz insanı yarattık ve ona nefsinin ne vesvese verdiğini de biliriz ve Biz ona şah damarından daha yakınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İnsanı Biz yarattık. Onun için, nefsinin kendisine neler fısıldadığını, neler telkin ettiğini de Biz pek iyi biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
16,17. Biz insânı halk itdik. Ona nefsinin ne vesvese itdiğini biliriz. Sağında ve solunda oturan iki melek hayır ve şer a'mâlini yazdıkları zamân biz ona şah damarından daha yakınız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnsanı biz yarattık; içinden neler geçtiğini biliriz. Biz ona sinir uçlarından da yakınız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Andolsun ki insanı biz yarattık. Ona nefsinin ne fısıldadığını da biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz insanı yarattık; nefsinin ona ne fısıldadığını da biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ yarat(t)uķ ādemį daħı bilürüz anı kim vesvese eyler anuñ-ile nefsi. daħı biz yaķnıraġuz andın yaña boyun tamandan
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz yaratduḳ ādem oġlanlarını, daḫı bilürüz nefsi üstine vesvese eylegeni. Daḫı biz yaḳın‐biz kendüye boyun ṭamarlarından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, insanı Biz yaratdıq və nəfsinin ona nə vəsvəsə etdiyini də Biz bilirik. Biz ona şah damarından da yaxınıq! (İnsanın adi hərəkətlərindən tutmuş ürəyindən keçən ən gizli hisslər, duyğular belə Allaha mə’lumdur!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We verily created a man and We know what his soul whispereth to him, and We are nearer to him than his jugular vein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It was We Who created man, and We know what dark suggestions his soul(4952) makes to him: for We are nearer to him than (his) jugular vein.
4952 Allah created man, and gave him his limited free will. Allah knows inmost desires and motives of man even better than man does himself. He is nearer to a man than the man's own jugular vein. The jugular vein is the big trunk vein, one on each side of the neck, which brings the blood back from the head to the heart. The two jugular veins correspond to the two carotid arteries which carry the blood from heart to the head. As the blood-stream is the vehicle of life and consciousness, the phrase "nearer than the jugular vein" implies that Allah knows more truly the innermost state of our feeling and consciousness than does our own ego.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve and-olsun ki
خَلَقْنَا
yarattık
الْاِنْسَانَ
insanı
وَنَعْلَمُ
ve biliriz
مَا
o şe-yi ki
تُوَسْوِسُ
vesvese
veriyor
بِه۪
ona
نَفْسُهُۚ
nefsi
وَنَحْنُ
ve Biz
اَقْرَبُ
daha yakınız
اِلَيْهِ
ona
مِنْ حَبْلِ
damarından
الْوَر۪يدِ
şah
Andolsun ki insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini biliriz; çünkü Biz ona (hayat veren) şah damarından (ve kendi varlığından) daha yakınız.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَسْوَسَ
Fiil-I
و س و س
Vesvese verdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
اَقْرَب
İsim
ق ر ب
En yakın, akraba
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَبْل
İsim
ح ب ل
İp
وَرِيد
İsim
و ر د
Şah (damarı)