close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 89. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad sarrafnâ linnâsi fî hâżâ-lkur-âni min kulli meśelin feebâ ekśeru-nnâsi illâ kufûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki bu Kur'an'da insanlara bütün örnekleri tekrartekrar anlattıksa da insanların çoğu kabul etmedi, ancak küfre kapıldı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yemin olsun ki Biz bu Kur’an’da insanlar için (gerekli olan) her çeşit misali (ve manayı) beyan edip tekrarladık. Fakat insanların çoğu bu gerçekleri (anlamak ve araştırmaktan yüz çevirip ayak direterek ve dikkatle bir Meal-i Kerim okumaya bile tenezzül etmeyerek, nankörlük ve) küfürde ısrarcı davranmışlar (ve cehalette kalmışlar)dır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü gerçekten de, biz bu Kur'ân'da her konuyu insanlığın yararı için, değişik açılardan örneklerle açıklamış bulunmaktayız. Hal böyleyken insanların çoğu, inkâr ve nankörlükte ısrar edip dururlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun biz bu Kur'ân'da, insanların iyiliği, kurtuluşu için dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini, değişik ifadelerle çok yönlü açıkladık. Yine de insanların çoğu Kur'ân'ı, Kurân'ın hükümlerini inkârda, nankörlükte ısrar ederler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun, bu Kur'an'da insanlar için her tür örneği çeşitli şekillerde açıkladık. Ama insanların çoğu inkarda ayak diretti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, bu Kur'an'da her örnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak inkarda ayak direttiler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yemin olsun ki, biz bu Kur'an'da insanlar için her çeşit mânayı tekrar ettik. Fakat insanların çoğu kabulden yüz çevirdi, ancak küfrü seçti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz bu Kur’anda her örneği tekrar tekrar açıkladık. Yine de insanların çoğu, inkârcılıktan başka bir yolu kabul etmediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Muhakkak ki biz, bu Kur'ân'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan vazgeçmedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz bu Kur'anda —insanlar için— her örnekten getirdik, insanların pek çoğu ancak yüz çevirdi, iyiliği unuttu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.
Cemil Said
swap_vert close
Bu Kur’ân’da insânlar içün bir çok misâller îrâd iyledik lâkin insânların ekserîsi redd itdiler küfri ihtiyâr iylediler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, biz Kuran'da insanlara türlü türlü misal gösterip açıkladık. Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Muhakkak ki biz bu Kur’an’da insanlara (gerçekleri anlatmak için) her türlü misali denedik. Yine de insanların çoğu inkârcılıkta direndikçe direndiler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.  
 Müfessirler, bu âyette, insanlara çeşitli şekillerde açıklandığı bildirilen «misal»in «mana» anlamına geldiğini belirtmişler; ayrıca hükümler, vaad, sakındırma ve geçmiş kavimlerin hikâyeleri gibi anlamlara gelebileceğine de işaret etmişlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz bu Kuran'da her türlü örneği verdik, ne var ki halkın çoğunluğu inkarda direniyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yemin olsun ki biz bu Kur'ân'da insanlar için çeşitli misaller vermişizdir. Yine de insanların çoğu inkârlarında ısrar ederler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için biz bu Kur'anda dillere dasitan olacak her ma'nâda türlü türlü ifadeler yaptık, yine nâsın ekserisi gâvurlukta ısrar ettiler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz bu Kur’ân’da insanlara her türlü misali, değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu inkârda ısrar ederler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun Biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. Buna rağmen insanların çoğu yine de kafirlikte¹ diretti.
1- Nankörlükte.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şânıma andolsun ki biz bu Kur'anda insanlar için her ma'nâdan nice türlüsünü açıklamışızdır. İnsanlardan pek çoğu ise ille gâvurlukda ayak dirediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şânım hakkı için, bu Kur'ân'da, insanlara her çeşit misâlden (ve ma'nâdan)muhtelif şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu, inkârdan başka bir şeyi kabûl etmediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve muhakkak ki biz, bu Kur’an’da, insanlara (bilgiler, ibretler ve öğütler alınacak) her örnekten çeşitli açıklamalar yaptık; hâl böyleyken, yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz bu Kur’an da insanlar için ihtiyacı olan her türlü misali anlattık. Ama yine de insanların pek çoğu kabul etmemekte direniyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz bu Kur’an’da örneklerin her türlüsünü uzun uzadıya gösterdik. Ancak insanların pek çoğu yalnız tanımazlıkta ayak dirediler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz, bu Kur/an/da nâs/a her bir misali dolandırdık [¹]. Nâs/ın pek çoğu ancak nankörlükte [²] bulundular.
[1] Her nevi teşvik ve tahvifi ihbar ve hikem, vaat ve vaadi tekrar tekrar beyan ettik.[2] Veya hakkı inkârda bulundular, nâs'tan maksat ehl-i Mekke'dir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun ki Biz bu Kur’an’da her türlü misali ayrıntılarıyla anlattık. Öyleyken insanların çoğu inanmamakta direttiler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. İnsanların çoğu ise ancak küfürde ayak direttiler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bakın; Biz bu Kur’an’da, insanlara doğru yolu gösterecek bütün ibret verici, aydınlatıcı örnekleri ele alıp işledik; ne var ki, yine de insanların çoğu, inkârcı tavırlarında ısrarla diretiyor! Şöyle ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun her misâlden bu Kur’ân’da İnsanlar için evire çevire açıkladık! Ne var ki İnsanlar’ın en çoğu ancak inkârda diretti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz bu Kuran’da insanlara çok farklı örnekler sunduk. Ama çokları ille de küfür dedi tutturdu:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Muhakkak ki biz Kur’an’da insanlara her çeşit örneği türlü biçimlerde anlattık. Ama insanlardan çoğu inkârda direttiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği çeşitli şekillerde anlattık. [*] İnsanların çoğu sadece nankörler olarak yüz çevirdiler.
Benzer mesajlar: İsrâ 17:41; Kehf 18:54; Furkân 25:33; ‘Ankebût 29:43; Rûm 30:58; Zümer 39:27: Haşr 59:21  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun Biz, bu Kur’an’da insanlara her çeşit misali türlü biçimlerde açıkladık ama insanların pek çoğu inkârda ısrar ettiler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, gerçekten de Biz bu Kur’an’da her konuyu insanlığın [yararı için] değişik açılardan örneklerle açıklamış bulunuyoruz! ¹⁰⁴ Hal böyleyken, yine de insanların çoğu inkarcı bir tavırdan başkasını benimsemekten inatla kaçınmaktadır. ¹⁰⁵
104 Râğıb’a göre mesel ismi (lafzen, “benzer”, “örnek” ya da “timsâl”) burada aşağı yukarı vasf (“mukayese yoluyla açıklama”, yani “tanımlama”) sözcüğüyle eş anlamlıdır. Sözcük burada, en geniş anlamıyla, “bir konuyu örneklerle açıklayan anlatım tarzı” anlamında kullanılmıştır.105 Yani, kendi günahkarca eğilimlerine ters düşen düşünceleri kabulde isteksizdirler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz, bu Kuran’da insanlara gerçeği çeşitli şekillerde tekrar tekrar anlattık. Buna rağmen insanların çoğunun bu gerçeklerden yüz çevirmesi nankörlükten başka bir şey değildir. 18/54, 24/34, 30/58, 39/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu Biz bu Kur’an’da, (hakikati) insanlara her tür dolaylı anlatım tarzını kullanarak farklı açılardan açıklamışızdır.[²³²⁸] Buna rağmen insanların çoğunun yüz çevirmesi, kat be kat nankörlükten başka bir şey değildir.[²³²⁹]
[2328] Krş: 18:54, not 1 ve 39:27. [2329] Kefûru çevirimiz için bkz: Âyet 70, not 90. Fe‘ûl kalıbı hem etken hem edilgendir. Şöyle açılabilir: “Allah’a nankörlük yaptığı için insanların nankörlüğüne uğrayan..”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki biz bu Kur'an'da; insanlara ibret almaları için her türlü örneği çeşitli şekillerde açıkladık. Buna rağmen insanların birçoğu inkarcılıkta ayak dirediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz bu Kur’ân’da insanlara (iman etmeleri için) bütün misalleri ortaya koyduk ama insanlardan çoğu çekinerek ancak inkar ettiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Zât-ı Akdesim hakkı için ki, bu Kur'an'da nâs için her bir meselden muhtelif vecihler beyan ettik. Halbuki, nâsın ekserisi münkirler olarak kaçındılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu Kur'ân'da Biz her türlü mânayı, insanlar için çeşitli tarzlarda tekrar tekrar açıkladık. Ama insanların çoğu inkârcılıkta ısrar ettiler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali türlü biçimlerde anlattık, ama insanlardan çoğu inkarda direttiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu Kur'ân'da nâs içün her dürlü mesel darb itdik. Nâsın ekserîsi onı kabûlden imtinâ' ile küfrân-ı ni'metde oldılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu Kur’ân’da insanlara her örneği değişik şekillerde vermişizdir. Ama insanların çoğu, nankörlük dışında her şeye direnir[*].
[*] Kur'an'a ve elçiye direnir, her türlü uydurmaya(batıl) ve Allah'a ortak oluşturmalara (şirk) gelince hemen uyarlar. Bakınız Zümer 39/45.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği açıkladık, fakat, insanların çoğu küfürde direndi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz bu Kur'ân'da insanlara her türlü mânâyı çeşitli misallerle açıkladık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan geri durmuyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, biz bu Kur'an'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ döndürü beyān eyledük ādemįler içün uşbu ķur’ān içinde her meŝelden ya'nį ġarib sözler [149b] pes onamadı ādemįlerüñ eyregi illā inanmamaġı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz bildürdük tekrār‐ıla ādemīlere bu Ḳur’ānda her meẟelden. Pesmen‘ oldı çoḳ kişiler illā kāfir olmaḳdan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz bu Qur’anda insanlar üçün hər cür məsəl çəkib (mə’nasını) onlara izah etdik. Lakin onların (Məkkə əhlinin) əksəriyyəti küfrdən başqa bir şeyə razı olmadı (ne’mətimizə nankor olub yalnız küfrü seçdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verity We have displayed for mankind in this Qur’an all kinds or similitudes, but most of mankind refuse aught save disbelief.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We have explained to man, in this Qur´an, every kind of similitude:(2290) yet the greater part of men refuse (to receive it) except with ingratitude!(2291)
2290 In the Qur'an everything is explained in detail from various points of view, by commands, similitudes, examples, stories, parables, etc. It does not merely narrate stories or lay down vague abstract propositions. It gives very detailed help in outward and inner life. 2291 One form in which it can be received with ingratitude is to pay verbal tribute to it but not study it as it ought to be studied (2:121 haqqah tilawatihi), or to disobey its precepts or standards.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol-sun ki
صَرَّفْنَا
değişik şekil-lerde açıkladık
لِلنَّاسِ
insanlara
ف۪ي
için- de
هٰذَا
bu
الْقُرْاٰنِ
Kur'ân
مِنْ كُلِّ
hepsinden
مَثَلٍۘ
misalin
فَاَبٰٓى
yine de diretti
اَكْثَرُ
çoğu
النَّاسِ
insanların
اِلَّا
an- cak
كُفُوراً
inkârı
Andolsun ki Biz bu Kur'ân'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
صَرَّفَ
Fiil-II
ص ر ف
türlü türlü açıkladı, farklı şekillerde açıkladı, iyice açıkladı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
اَبَى
Fiil-I
ا ب ي
Diretti, kaçındı, reddetti, sakındı, kabul etmedi
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
كُفُور
İsim
ك ف ر
İnkâr etmek, nankör olmak