close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 90. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâlû len nu/mine leke hattâ tefcura lenâ mine-l-ardi yenbû’â(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Dediler ki: Bize yeryüzünden bir kaynak çıkarıp akıtmadıkça inanmayız sana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça Sana kesinlikle inanmayız (ve inanmayacağız)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nitekim “Ey Muhammed! Bize yerden pınarlar çıkarmadıkça sana inanmayacağız” diyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Sen bizim için, yerden bir kaynak, bir pınar büngüldetmedikçe asla biz sana güvenmeyeceğiz, inanmayacağız” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dediler ki: "Yerden bir kaynak fışkırtmadığın sürece sana inanmayacağız.
90-93.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Mekke müşrikleri, Resulullah (a.s.)`a davasından vaz geçmesi için bazı cazibeli tekliflerde bulunmuşlar, onun bu teklifleri kabul etmemesi üzerine de bu ayeti kerimelerde sözü edilen şeyleri istemiş ve bu istediklerini gerçekleştirmediği takdirde kendisine iman etmeyeceklerini söylemişlerdir. Bu ayeti kerimeler de onların bu istekleriyle ilgili olarak indirilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kur'an'ın belâgat ve azameti karşısında âciz kalan müşrikler şöyle) dediler: “- Biz, sana, asla inanmayız; tâ ki bizim için şu yerden (Mekke'den) bir pınar akıtırsın.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve dediler ki: “Sen yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça, biz sana inanmayacağız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, “Sen” dediler, “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Yerden bize pınar fışkırmadıkça
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Dediler ki: “Sen, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”
Allah inkârcıların inanması için yerden su kaynakları fışkırtmaya gerek duymadı ama Hz. Peygambere inananlar asırlarca sonra onun parmaklarının arasından su fışkırtmasını başardı. Hz. Peygamberin böyle uydurma mucizelere ihtiyacı yok. Peygamberimizin mucizesi Allah’ın ona gönderdiği Kur’an’dır ve o da bütün zenginliğiyle aramızdadır. Kur’an’a inananların başka mucizeye ihtiyacı yoktur.  
Cemil Said
swap_vert close
"Yerden menbâ’ suyı çıkartmaz isen biz sana inanmayız"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şöyle söylediler: "Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız",
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
90,91,92,93. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dediler ki: “Sen bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar: «Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.»
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki: "Yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça sana inanmayız."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kâfirler şöyle dediler: "Sen, bizim için yerden suyu kesilmeyen bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve biz dediler: sana ıhtimali yok inanmayız, tâ ki bizim için şu yerden bir menba' akıtasın
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kur’ân’ın belâgat ve azameti karşısında âciz kalan müşrikler şöyle) dediler: “Sen, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Biz, dediler, sana kat'iyyen inanmayız. Tâki bizim için şu yerden bir pınar akıtasın».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve dediler ki: “Bize yerden bir pınar fışkırtmadıkça sana aslâ îmân etmeyiz!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Kur’an’ın belâgat ve azameti karşısında aciz kalan müşrikler) dediler ki, bize (bu kupkuru) yerden (Mekke’den hemen) bir pınar akıtmadıkça sana inanacak değiliz.*
(*) Allah inkârcıların inanması için yerden su kaynakları fışkırtmaya gerek duymadı ama Hz. Peygambere inananlar asırlarca sonra onun parmaklarının arasından su fışkırtmasını başardı. Hz. Peygamberin böyle uydurma mucizelere ihtiyacı yok. Peygamberimizin mucizesi Allah’ın ona gönderdiği Kur’an’dır ve o da bütün zenginliğiyle aramızdadır. Kur’an’a inananların başka mucizeye ihtiyacı yoktur. (C Külünkoğlu Meali 90. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnkâr edenler “Sen yerden bizim için pınarlar fışkırtmadıkça, sana asla inanmayacağız.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Ne de olsa biz sana inanmayız, bize yerden bir pınar fışkırtıncaya kadar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Dediler ki «— Biz sana hiçbir zaman inanamayız; meğer ki bize yerden bir pınar çıkarasın».
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Üstelik) dediler ki: “Sen bize yerden bir pınar/göze fışkırtmadıkça sana inanmayız!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Dediler ki: “Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnkârcılar, “Ey Muhammed!” diyorlar, “Sen bize Hz. Mûsâ gibi yerden pınarlar fışkırtmadıkça, sana asla inanmayacağız!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: “Senin için asla inanmayacağız; tâ ki bizim için Yer’den bir kaynak suyu çıkarıp akıtırsın!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Bize yerden kaynak suyu fışkırtana kadar sana inanmayacağız diyenler oldu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dediler ki; "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça sana inanmayız!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İnkârcılar) şöyle demişlerdi: “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtıncaya kadar sana asla inanmayacağız.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve “bize yerden bir pınar fışkırtıncaya kadar sana asla inanmayacağız.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Nitekim, “Ey Muhammed, bize yerden gözeler fışkırtmadıkça ¹⁰⁶ sana inanmayacağız” diyorlar,
106 Yani, Hz. Musa gibi (karş. 2:60).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kalkıp bir de şöyle diyorlar: “Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız.” 25/7-8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nitekim demişlerdi ki: “(Ey Muhammed!) Bize yerden kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.
Orhan Kuntman
swap_vert close
O kafirler: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayız."
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: Yerden bizim için bir göze fışkırmadıkça sana iman etmeyeceğiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve dediler ki: «Biz sana imân etmeyiz. Bize yerden suyu çok bir çeşme akıtıncaya kadar.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve “Biz” dediler; “Sana asla inanmayacağız. Ta ki yerden bir pınar akıtasın.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Yerden bize bir göze fışkırtmadıkça sana inanmayız!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müşrikler: "Yâ Muhammed! Yerden bize menba'lar çıkarmadıkca,"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki; “Bize bu topraktan akıp giden bir pınar fışkırtıncaya kadar sana inanacak değiliz.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız, demişlerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dediler ki: “Bize yerden bir pınar akıtmadıkça sana inanacak değiliz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadığın sürece sana asla inanmayacağız!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyittiler “hergiz inanmayavuz saña tā aķıdasın bizüm içün yirden bıñar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Biz saña īmān getürmez‐biz, ḥattā aḳıtmayınca bize Mekkedenbıñarlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Qur’anın əzəməti, fəsahət və bəlağəti qarşısında aciz qalan, lakin özlərini sındırmayan müşriklər) belə dedilər: “Bizə yerdən (Məkkədən) bir bulaq çıxarmayınca sənə iman gətirməyəcəyik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they say: We will not put faith in thee till thou cause a spring to gush forth from the earth for us;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They say: "We shall not believe in thee, until thou cause a spring to gush forth for us from the earth,(2292)
2292 Cf. 2:60.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالُوا
ve dediler
لَنْ نُؤْمِنَ
asla iman etmeyiz
لَكَ
sana
حَتّٰى
ta ki
تَفْجُرَ
fışkırtma-na dek
لَنَا
bize
مِنَ الْاَرْضِ
yerden
يَنْبُوعاًۙ
bir kaynak
(Müşrikler) Dediler ki: "Bize yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla iman etmeyiz!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
فَجَرَ
Fiil-I
ف ج ر
Fışkırttı, yalanladı
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
يَنْبُوع
İsim
ن ب ع
Kaynak, menba, pınar, çay