De ki: “Andolsun ki, görünen ve görünmeyen bütün iradeli varlıklar bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”
Bkz. 2/23, 10/38, 11/13 Bu ayet, Kur’an’ın inkârcıları âciz bırakmanın ve onlara meydan okumanın en kapsamlı ifadesidir. Burada Kur’an’ın sadece bilinen edebi şekillerden farklı olması, hiçbir beşerin ulaşamayacağı derecede fesâhat ve belâğatin zirvesinde olan bir nazım, tertip ve telif güzelliğine sahip olması kastedilmiyor, aynı zamanda Kur’an’ın işlediği konular, ortaya koyduğu üslup, muhteva zenginliği, bilim ve akılla çelişmemesi, ilmi hakikatleri ortaya koyması, insan idrakini aşan geçmiş ve geleceğe ait haberler ihtiva etmesi ve bunların doğru çıkması, kalplerde meydana getirdiği deruni ve manevi tesirli öğretileri, insanın ferdi, sosyal, manevi ve ahlaki bütün problemlerine çözüm getirmesi ve bunlar gibi daha pek çok özelliği kastediliyor.