close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 88. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul le-ini-cteme’ati-l-insu velcinnu ‘alâ en ye/tû bimiśli hâżâ-lkur-âni lâ ye/tûne bimiślihi velev kâne ba’duhum liba’din zahîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: İnsanlar ve cinler, bu Kur'an'ın bir benzerini meydana getirmek için bir araya gelseler bir benzerini meydana koyamazlar, hatta bir kısmı bir kısmına yardım etse bile.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Eğer bütün ins ve cinn (toplulukları), bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi bile olsalar- (yine de) onun bir benzerini getiremezler (bu imkânsızdır)." (Ve zaten 14 asrı aşkındır bunu yapamamışlardır!..)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Bütün insanlar ve cinler, birbirlerine yardımcı ve destek olsalar, bu Kur'ân'ın bir benzerini meydana getirmek için bir araya gelseler, bir benzerini meydana koyamazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Andolsun, bu Kur'ân'ın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun bir benzerini meydana getiremezler” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler şu Kur'an'ın bir benzerini getirmek için toplansalar ve birbirlerine yardımcı da olsalar onun bir benzerini getiremezler."
88.İbnu İshak ve İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre yahudilerden bazı kimselerin Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Sen bizim kıblemizi bıraktın, üstelik getirdiğin kitabın da Tevrat gibi uyumlu olduğunu göremiyoruz. Ya bize başka bir kitap getirirsin ya da biz de senin ortaya koyduğun gibi bir kitap ortaya çıkarırız" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bilebir benzerini getiremezler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rasûlüm, de ki: “- Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar, birbirlerine yardımcı da olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Eğer bu Kur’anın bir benzerini getirebilmek için bütün insanlar ve cinler birleşse, onun eşini getiremezler. Birbirlerine yardımcı da olsalar…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Andolsun, bu Kur'ân'ın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, benzerini getiremezler.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «in, cin bir araya toplansalar, işbu Kur'anın bir benzerini yapamaz onlar, birbirine yardım etseler dahi»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Andolsun ki, görünen ve görünmeyen bütün iradeli varlıklar bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.” 
Bkz. 2/23, 10/38, 11/13 Bu ayet, Kur’an’ın inkârcıları âciz bırakmanın ve onlara meydan okumanın en kapsamlı ifadesidir. Burada Kur’an’ın sadece bilinen edebi şekillerden farklı olması, hiçbir beşerin ulaşamayacağı derecede fesâhat ve belâğatin zirvesinde olan bir nazım, tertip ve telif güzelliğine sahip olması kastedilmiyor, aynı zamanda Kur’an’ın işlediği konular, ortaya koyduğu üslup, muhteva zenginliği, bilim ve akılla çelişmemesi, ilmi hakikatleri ortaya koyması, insan idrakini aşan geçmiş ve geleceğe ait haberler ihtiva etmesi ve bunların doğru çıkması, kalplerde meydana getirdiği deruni ve manevi tesirli öğretileri, insanın ferdi, sosyal, manevi ve ahlaki bütün problemlerine çözüm getirmesi ve bunlar gibi daha pek çok özelliği kastediliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Bu Kur’ân’a müşâbih bir şey vücûda getirebilmek içün insânlar ve cinler toplansalar ve biri birilerine yardım itseler yine mislini vücûda getiremezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "İnsanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu Kuran'ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Yemin ederim, bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak için ins ve cin bir araya gelip birbirine destek olsa dahi onun benzerini ortaya koyamazlar.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Andolsun, bu Kur'an'ın bir benzerini ortaya koymak üzere insü cin bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "Tüm insanlar ve cinler bu Kuran'ın bir benzerini oluşturmak amacıyla toplansalar ve bu konuda birbirlerine destek olsalar bile onun bir benzerini oluşturamazlar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: yemin ederim eğer İns-ü Cinn bu Kur'anın mislini getirmek üzere toplansalar bir mislini getiremezler, birbirlerine zahîr de olsalar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: “Yemin olsun ki, insanlar ve cinler bu Kur’ân’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de yardımcı olsalar, yine de onun benzerini getiremezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Eğer ins¹ ve cinn¹ bu Kur'an'ın benzerini getirmek için bir araya gelseler ve birbirlerine yardımcı olsalar yine de onun benzerini ortaya koyamazlar.
1- “İns ve cinn”, Kur'an'da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, “insanlar ve cinler” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: gördüğümüz-görmediğimiz, yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile her kes, her kim varsa demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Andolsun, ins-ü cin şu Kur'ânın benzerini (meydana) getirmeleri için bir araya toplansa, yekdiğerine yardımcı da olsalar, yine onun benzerini getiremezler».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Yemîn olsun ki, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler, birbirlerine yardımcı da olsalar,(yine) onun benzerini getiremezler.”(1)
(1)“(Bu âyetin) ifâde ettiği azîm ma‘nâ ve büyük hakīkat, kāsırü’l-fehm (anlayışı kısa) olanlarca ve dikkatsizlikle mübâlağalı bir belâğat (abartılı bir ifâde tarzı) için muhâl bir sûret (imkânsız bir şekil)zannediliyor. Hâşâ! (Aslâ!) Mübâlağa değil, muhâl bir sûret değil, ayn-ı hakīkat (hakīkatin ta kendisi) bir belâğat ve mümkün ve vâki‘ (olmuş) bir sûrettedir. O sûretin bir vechi (yönü) şudur ki, yani ‘Kur’ân’dan teraşşuh etmeyen (süzülmeyen) ve Kur’ân’ın malı olmayan ins ve cinnin (insanların ve cinlerin) bütün güzel sözleri toplansa, Kur’ân’ı tanzîr edemez (benzerini yapamaz)’ demektir. Hem edememiş ki, gösterilmiyor.” (Zülfikār, 25. Söz, 40-41)Ayrıca bu âyetin geniş îzâhı için bakınız; (Zülfikār, 25. Söz, 190-253)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: "Eğer bütün insanlar ve cinler (görünmeyen iradeli varlıklar) bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya toplansalar ve bu konuda birbirlerine var güçleriyle destek verseler bile, yine de (her konuda) onun bir benzerini ortaya koyamazlar!"*
(*) Bu âyet i’caz konusunda meydan okumanın en kapsamlı ifade edildiği âyettir. Kısaca şunları ihtiva eder: 1) Üslubu, delilleri, konuları, öğretileri, muhtevasının zenginliği, gaybe dair verdiği haberler gibi yönlerden mûcizedir. Değil bir insan, bütün insanlar ve cinler bir araya toplansalar da Kur’ân’ın benzerini yapamazlar. 2) Hz. Muhammed daha önce içinizde kırk yıl yaşadı, bu misyonunun en ufak bir emaresi bile onda görülmedi. 3) Vahiy hâli dışında söylediği sözlerle vahiy olduğunu bildirdiklerini kıyaslayın. 4) Kur’an’daki icaz, edebi belagat ve fesahatın hadislerde olmadığını Arapçaya vakıf olan herkes rahatlıkla görebilir. 5) Arapça’ya vakıf olan herkes, hadîslerle Kur’ân’ın ayrı ayrı zatların sözleri olduğunu kabul eder.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Bütün bildikleriniz (tanıdığınız insanlar) ve bilmediğiniz insanlar (cinler) bir araya toplansa ve bir kısmı diğer kısmına yardımcı da olsa, Onun (Kur’an’nın) benzerini meydana getiremezler.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "İnsanlar ile cinler bir araya gelseler de bu Kur’an gibisini meydana getirmek için birbirlerine arka verseler yine de onun gibisini getiremezler."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki bu Kur/an gibi bir Kur/an daha getirmek için insan ile cin bir araya toplanıp yekdiğerlerine arka verseler bile yine onun gibi getiremezler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Onlara de ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini meydana getirmek/ortaya koymak üzere bir araya gelseler ve birbirlerine destek olsalar da yine bir benzerini meydana getiremezler/ ortaya koyamazlar.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Eğer bütün insan ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile, onun bir benzerini getiremezler.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Kur’an’ın bir insan tarafından uydurulduğunu iddia eden inkârcılara meydan okuyarak de ki: “Eğer bütün insanlar ve cinler, ifâde güzelliğinde, ortaya koyduğu mükemmel hayat tarzında, belâgat ve fesâhatteKur’an’la boy ölçüşebilecek, onun ayarında bir kitap meydana getirmek için bir araya gelseler, yine de onun bir benzerini ortaya koyamazlar; her alanda uzman gruplar hâlinde güçlerini birleştirip birbirlerine yardım etseler bile!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Yemin olsun, Cinnler ve İnsanlar bu Kur’ân’ın mislini (benzerini) getirmek üzere toplansalardı ve birbirine arka çıksalardı, elbette onun mislini getiremezler!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm onlara de ki: " bütün insanlar ve cinler, bu Kuran gibi bir kitap yapmak üzere bir araya gelse, birbirilerine var güçleriyle destek olsa, yine de onun benzerini yapamazlar. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onun için inkâr edenlere de ki; “Andolsun! Eğer bildiğiniz tanıdığınız insanlar, size yabancı olan bütün varlıklar birleşip, şu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar, yine de onun benzerini getiremezler. Birbirlerine arka çıkıp yardım etseler de bunu yapamazlar.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, hatta birbirlerine destek de olsalar onun benzerini getiremezler.” [*]
Bu ayet [tehaddî] denen “meydan okuma” ayetlerinin ilk ikisinden biridir. Sanıldığı veya iddia edildiği gibi bütün Kur’an’la ilgili herhangi bir meydan okuma olmamıştır. Çünkü ilk meydan okuma ayetleri geldiğinde Kur’an’ın henüz yarısı civarındaki kısmı indirilmişti. Meydan okuma ayetleri iniş sıralamasında (yaklaşık 60-70 surelik meydan okuma için) İsrâ 17:88, Tûr 52:34; (on surelik için) Hûd 11:13; (tek sürelik için ise) Yûnus 10:38 ve Bakara 2:23-24’tedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Kâfirlere): “Eğer bütün insan ve cin (toplulukları), birbirlerine destek vererek bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar bile onun bir benzerini asla meydana getiremezler” ¹ de.
1 Bu âyet; Yahûdîlerden bir grubun Peygamberimize: “Ey Muhammed! Bize şu getirdiğin sözler, Allah katından mıdır? Bu senin getirdiğin gibisini biz de getiririz.” demeleri üzerine indirilmiştir. Bk. (Bakara: 23, Yûnus: 38, Hûd: 13, Tûr: 34)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Bütün insanlar ve görünmeyen varlıklar ¹⁰³ bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelselerdi ve, birbirlerine (bu konuda) destek olmak için ellerinden gelen her şeyi yapsalardı, yine de onun benzerini ortaya koyamazlardı!
103 Bkz. Ek III.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Andolsun ki görünür ve görünmez bütün varlıklar, bu Kuran’ın bir benzerini meydana getirebilmek için bir araya gelip toplansalar; hatta sırt sırta verip birbirlerine destek olsalar, yine de bunun benzerini ortaya asla koyamazlar. 2/23, 10/37-38, 11/13, 52/33-34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Bütün görünen ve görünmeyen iradeli varlıklar[²³²⁶] bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya toplansalar ve bu konuda birbirlerine var güçleriyle destek verseler, yine de onun bir benzerini ortaya koyamazlardı!”[²³²⁷]
[2326] İns ve cinni çevirimiz için bkz: 6:112, not 94. [2327] Kur’an’ın muârızlarını âciz bırakan bu meydan okuyuşunu her boşa çıkarma teşebbüsü hüsranla sonuçlanmıştır. Tarih bunun canlı şahididir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: Andolsun ki, bütün insanlar ve cinler Kur'an'ın benzerini meydana getirmek için bir araya toplansa ve birbirlerine yardımcı da olsalar, yine de onun bir benzerini getiremezler.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: Şayet insanlar ve cinler bu Kur’ân’ın bir mislini meydana getirmek üzere toplansalar ve bazıları bazılarına arka da çıkarak yapmaya kalksalar bile yine onun mislini meydana getiremezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Andolsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir mislini getirmek üzere toplanacak olsalar, elbette onun bir mislini getiremeyeceklerdir. Velev ki, bazıları bazılarına yardımcı olsun.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Yemin ederim! Eğer insanlar ve cinler, bu Kur'ân'ın benzerini yapmak için bir araya toplansalar, hatta birbirlerine destek olup güçlerini birleştirseler bile, yine de onun gibi bir Kitap meydana getiremezler. ”
Bu âyet i’caz konusunda meydan okumanın en kapsamlı ifade edildiği âyettir. Kısaca şunları ihtiva eder: 1.Üslubu, delilleri, konuları, öğretileri, muhtevasının zenginliği, gaybe dair verdiği haberler gibi yönlerden mûcizedir. Değil bir insan, bütün insanlar ve cinler bir araya toplansalar da Kur’ân’ın benzerini yapamazlar. 2.Hz. Muhammed daha önce içinizde kırk yıl yaşadı, bu misyonunun en ufak bir emaresi bile onda görülmedi. 3.Vahiy hali dışında söylediği sözlerle vahiy olduğunu bildirdiklerini kıyaslayın. Arapça’ya vakıf olan herkes, hadîslerle Kur’ân’ın ayrı ayrı zatların sözleri olduğunu kabul eder.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Andolsun eğer insan(lar) ve cin(ler) bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine arka ol(up yardım et)seler yine onun benzerini getiremezler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Eğer insânlar ve cinler bu Kur'ân'ın mislini getirmek üzere toplansalar ve bunun içün birbirlerine yardımcı ve zahîr de olsalar onun mislini getiremezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Bu Kur’ân’ın bir benzerini çıkarmak için insanlar ve cinler toplansalar benzerini çıkaramazlar; isterse sırt sırta vermiş olsunlar.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: “İnsanlar ve cinler, bu Kur'an'ın bir benzerini yapmak için bir araya gelseler; birbirlerine arka çıksalar bile, onun bir benzerini yapamazlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Bu Kur'ân'ın benzerini getirmek için bütün insanlar ve cinler toplanıp da birbirine yardımcı olsalar, yine de onun benzerini getiremezler.(13)
(13) 2:23-24, 10:38 ve 11:13-14 ve açıklamalarına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler şu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere bir araya toplansalar, birbirlerine de destek olsalar, onun bir benzerini yine de ortaya getiremezler."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “eger dirileler ādemįler daħı perrįler anuñ üzere kim getüreler uşbu ķur’ān gibi getürmeyeler ancılayın eger oldı-sa daħı bir nicesi anlaruñ bir niceye arķa virici.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Eger dirilse ādemīler ve cinnīler daḫı getürme‐ge bu Ḳur’ān gibi belāġatda kelām, anuñ gibi getürmek bilmezler, eger biribirine arḳa olsa daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbərim!) De: “Əgər insanlar və cinlər bir yerə yığışıb bu Qur’ana bənzər bir şey gətirmək üçün bir-birinə kömək etsələr, yenə də ona bənzərini gətirə bilməzlər”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: Verily, though mankind and the Jinn should assemble to produce the like of this Qur’an, they could not produce the like thereof though they were helpers one of another.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "If the whole of mankind and Jinns(2288) were to gather together to produce the like of this Qur´an, they could not produce the like thereof, even if they backed up each other with help and support.(2289)
2288 For the meaning of "Jinns", see n. 929 to 6:100. 2289 The proof of the Qur'an is in its own beauty and nature, and the circumstances in which it was promulgated. The world is challenged to produce a Book like it and has not produced one. It is the only revealed Book whose text stands pure and uncorrupted today. Cf., for a similar challenge, 2:23,10:38, and 11:13.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
لَئِنِ
andol-sun eğer
اجْتَمَعَتِ
bir araya gelse
الْاِنْسُ
insanlar
وَالْجِنُّ
ve cinler
عَلٰٓى
üzerine
اَنْ يَاْتُوا
getirmeleri
بِمِثْلِ
bir ben- zerini
هٰذَا
bu
الْقُرْاٰنِ
Kur'ân'ın
لَا يَاْتُونَ
getiremezler
بِمِثْلِه۪
onun benzerini
وَلَوْ
velev ki
كَانَ
olsa
بَعْضُهُمْ
bazıları
لِبَعْضٍ
bazısına
ظَه۪يراً
destek
De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine de onun benzerini getiremezler."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِجْتَمَعَ
Fiil-VIII
ج م ع
Bir araya geldi, toplandı
اِنْس
İsim
ا ن س
İnsan
جِن
İsim
ج ن ن
Cin
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
ظَهِير
İsim
ظ ه ر
Arka çıkan, destekçi