close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 79. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemine-lleyli fetehecced bihi nâfileten leke ‘asâ en yeb’aśeke rabbuke makâmen mahmûdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gecenin bir kısmında uyanıp namaz kıl, bu namaz, sana mahsustur ve farz namazlardan fazla bir namazdır. Umulur ki Rabbin, seni Makamı Mahmud'a sahip kılar.
Makâm-ı Muhmud, cumhura göre şefaattir. Buhârî, Kitâbu Tefsir-il-Kur’ân babından şefaat hadisini Ebu-Hureyre'den tahric eder. Bu hadise göre halk, Adem, Nûh, İbrahim, Mûsa ve İsa peygamberlere baş vuracak, fakat hiçbiri şefaate kalkışamayacak, nihayet Hz. Muhammed (s.a.a)'e gelecekler, o, arşın altına gelip secde edecek, ümmetini bağışlatacaktır. İbn-i Ömer de, kıyamette her ümmete, kendi peygamberini şefaat edeceğini, nihayet şefaat nöbetinin Hz. Muhammed (s.a.a)'e geleceğini söylemiş ve Makam-ı Mahmud'un, şefaat makamı olduğunu bildirmiştir (al-Tecrid, 2, 103-104). Buhari'nin son hadisinden bir evvelki hadis de Enes'ten rivayet edilmiştir. Bu hadise göre Peygamber, kıyamet günü, ümmetine şefaat edecek ve bu şefaat yüzünden Tanrı, kalbinde hardal tanesinden daha da az iman bulunanı cennete sokacak, bir diğer rivayete göre "Tanrıdan başka yoktur tapacak" diyeni bile cehennemden çıkaracaktır (Aynı kitap, 2, 166). Makam-ı Mahmud'un, Liva-ül-Hamd denen bayrağın, Hz. Muhammed (s.a.a)'e verilmesi olduğunu söyliyenler de vardır. Bütün peygamberlerle melekler bu bayrağın altında toplanacaktır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Gecenin bir kısmında uyanarak, Sana mahsus (faziletli bir) nafile olmak üzere Onunla (Kur’an’la) namaz kıl. (Böylece) Umulur ki Rabbin Seni övgüye değer bir makama (Makam-ı Mahmud’a) ulaştırır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gecenin bir kısmında da uyanıp teheccüd namazı kıl, bu sadece sana mahsustur ve farz namazlardan fazlaca kılınan bir namazdır. Umulur ki, Rabbin belki ahirette seni, övgüye değer bir konuma yükseltir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gecenin bir kısmında, son üçte birinde uyanarak, farz namazına ilâveten, sadece sana mahsus bir ibadet olmak üzere uzun uzun Kur'an okuyarak teheccüt namazı kıl. Rabbinin seni Makam-ı Mahmud'a, bütün insanlık tarafından övgüye, şükrana layık görüleceğin bir liderliğe, şefaat makamına; övülecek faaliyetler göstereceğin iktidar makamı Medine'ye göndermesi ümit edilir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/113.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gecenin bir kısmında da uyanıp sana mahsus olarak fazladan namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama eriştirir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), sana mahsus fazla bir namaz olarak, gece uykudan kalk da, Kur'ân ile teheccüd (gece namazı) kıl. Rabbinin, seni bir Makam-ı Mahmud'a (ahiretteki Şefaat Makamına) göndermesi yakındır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gecenin bir kısmında, kendine bir ganimet olarak, Kur’an ve namaz için uykuyu bırak! Yakında Rabbin seni Makam-ı Mahmud’a (en üstün makama) gönderecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gecenin bir kısmından uyanarak, sana mahsus bir artı değer/nâfile olmak üzere, namaz kıl! Böylece Rabbinin seni, övülmüş bir makama ulaştırması umulur.
Besim Atalay
swap_vert close
Gecenin bir nicesin uyanık geçiresin, bu erdemdir seninçin, Tanrı seni erdire, bir öğülmüş makama
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Geceleyin yalnız sana mahsus bir armağan olarak (uykuna ara vererek) namaz ikame et. Umulur ki Rabbin seni övgüye değer bir makama yükseltir. 
Bkz. 73/20, 76/26 “Teheccüd” sözlükte, “uykuyu terk etmek, uyuduktan sonra uyanıp kalkmak” anlamında bir kelimedir. Gece uykusu bölünerek, gece yarısından sonra kalkıp kılınan namazlara “Teheccüd namazı” denir.“Teheccüd namazı” Hz. Peygamber için vacip, bizim için nafile bir ibadettir.“Makâm-ı Mahmud, övülmüş makam” dan kasıt, Hz. Muhammed’e Allah tarafından vatan olarak tahsis edilen Yesrib (Medine’) dir. Zira “makam” sözcüğü Kur’an’da genelde “konaklama, yaşama ve ikamet yeri” olarak geçmektedir. “…Orası ne kötü bir konaklama yeridir.” (Furkan 25/66), “Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.” (Furkan 25/76) “Kuşkusuz takva sahipleri güvenli bir yerde olacaklardır” (Duhan 44/51) “O münafıklardan bir grup da demişti ki: "Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık burası sizin için durulacak makam (yer) değil, haydi (hemen ayrılıp evlerinize) dönün! ...” (Ahzab 33/13) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki; Hz. Peygambere vaad edilen yer Medine’dir ve Allah’ın vaadi daha sonraki zamanda gerçekleşmiş ve Medine Hz. Peygamberin övülmeyi hak eden vatanı olmuştur. Nitekim bu düşünceyi bir sonraki ayet de teyit etmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Giceyi de ba’zan du’âya hasr it fazla olarak namâz kıl tâ ki rabbin seni bir makâm-ı mahmûda is’âd itsün.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Geceleyin uyanıp, yalnız sana mahsus olarak fazladan namaz kıl. Belki de Rabbin seni övülecek makama yükseltir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud’a ulaştırsın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gecenin bir vaktinde kalkıp kendine mahsus nâfile bir ibadet olarak da namaz kıl ki, rabbin seni övülmüş bir makama yükseltsin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl. (Böylece) Rabbinin, seni, övgüye değer bir makama göndereceği umulur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Fazladan bir kredi olarak geceleyin meditasyonda bulun ki Rabbin seni onurlu bir makama yükseltsin
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur'ân ile teheccüd namazı kıl, Rabbinin seni bir makamı mahmuda (şefaat makamına) göndermesi kesindir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Geceden de sana mahsus fazla bir namaz olarak uykudan kalk, Kur'an ile teheccüd kıl, yakındır ki rabbın seni bir makamı mahmuda ba'sede
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gecenin bir kısmında uyanıp, sana mahsus olarak, fazladan bir namaz kıl ki, Rabbin seni makâm-ı mahmûda ulaştırsın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana özgü nafile¹ olarak gecenin bir kısmında onunla uyan². Umulur ki Rabb'in seni makâmı mahmûda³ ulaştırır.
1-İlave, fazladan. 2- “Teheccüd namazı kılmak” olarak çevirisi yapılan “Fetehecced” sözcüğü uykudan uyanmak demektir. Teheccüd sözcüğünün kökü olan (hcd) sözcüğü, zıt anlamlı bir sözcük olup hem uyumak hem uyanmak anlamına gelmektedir. Ayette namaz konu edilmemektedir. 3- Övgüye değer bir makama.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gecenin bir kısmında da uyanıb, sırf sana mahsus fazla (bir ibâdet) olmak üzere onunla (Kur'an ile) gece namazı kıl. Ümîd edebilirsin, Rabbin seni bir makaam-ı mahmuda gönderecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Hem gecenin bir kısmında (uyanıp) da sana mahsus bir fazla (farz namaz) olmak üzere, onunla (Kur'ân'la) teheccüd (namazı) kıl! Tâ ki Rabbin, seni Makam-ı Mahmûd'a (övülen bir makama)(2) ulaştırsın.
(2)“Makām-ı Mahmûd bir evcdir (zirvedir). Pek büyük ve binler Makām-ı Mahmûd gibi mühim hakīkatleri ihtivâ eden (içine alan) bir hakīkat-i a‘zamın (en büyük bir hakīkatin) bir dalıdır ve hilkat-i kâinâtın (kâinâtın yaratılışının) en büyük netîcesinin (Peygamber Efendimiz (asm)’ın) bir meyvesidir. (...) Hem Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’a Makām-ı Mahmûd verilmesi, umum ümmetine edeceği şefâat-i kübrâsına (en büyük şefâatine) işârettir.” (Şuâ‘lar, 6. Şuâ‘, 92-93)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere onunla (Kur’an ile) teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni bir Makam-ı Mahmud’a (övülen bir mekâna) göndersin.*
(*) Allah Rasûlü’ne müjdelenen Makâm-ı Mahmûd nedir? Müfessirler “övülmüş bir makam” diye çevrilen makamen mahmû¬den ifadesini, Hz. Peygamber’in kıyametteki şefaat makamı, yine kıya¬mette kendisine “hamd bayrağı” verilmesi gibi değişik şekillerde yorumlamışlardır. Bunun, belirli bir makam olmayıp çeşitli mazhariyetleri içerdiği de belirtilir… (Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri) Ayrıca bunun, cennete en yüksek derece olduğunu diyenler olduğu gibi, ‘’Hz. Muhammed’in şiddetle ihtiyaç duyduğu hicret yurdu olan (bkz: 76. âyet) “övülmüş vatandır…’’ diyenler de vardır. Yani buna göre Makām-ı mahmûd ayeti, Hz. Muhammed‟in bağımsız, özgür yeni bir vatana; Medine‟ye gönderileceğini konu almaktadır. İşte bu görüşün özeti şöyledir. Bu ayet Kur’an ışığında okunursa, bunun klasik yorumlarda olduğu gibi Allah Rasûlü’ne verilen şefaat yetkisiyle hiçbir alakası yoktur. Kur’an bilgi sisteminden kopuş sonrasında, komşu dinlerden peygamber yarıştırmak maksadıyla tedarik edilen bu yorumların Kur’an’ı hiçbir dayanağı da yoktur. Makâm-ı Mahmud’dan kasıt “övülmüş” anlamına gelen Hz. Muhammed’in şiddetle ihtiyaç duyduğu hicret yurdu olan (bkz: 76. âyet) “övülmüş vatan”dır. Çok geçmeden âyetteki bu vaat gerçekleşmiş ve Makâm-ı Mahmûd’un Yesrib (Medine) olduğu ortaya çıkmıştır. Kur’an’da Medine’nin, “mukâm/makâm” olarak anılması da bunu teyit eder (33:13). (Bu konuda emek mahsulü müstakil bir makale için bkz: Murat Sülün, Makâm-ı Mahmûd Âyetine Farklı Bir Yaklaşım, AÜİFD, 50:2 (2009) s. 13-38) (Mustafa İslamoğlu’ndan alıntı) Yine bkz: (Cemal Külünkoğlu ve Mehmet Okuyan’ın ilgili ayetin açıklamaları ile Mustafa Çavdar’ın meali) Ayrıca ayette geçen (يبعثك)’’yeb’aśeke’’ fiili muzarin üzerinde (سوف)’’sevfe’’ gibi bir istikbal harfi olmadığından bununla uzak bir gelecek zamana, yani kıyamet gününde gerçekleşmesi iddia edilen şefaatte vurgu yapılması mümkün olmadığı gibi Bakara -125. ayette geçen ((وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ إِبْرَاهِيمَ مصلا ‘’makam’’(مقام) nasıl mekân ise, İsra -79. ayette geçen (مقام) ‘’makam’’ da aynı anlamda olması gerekir. Zaten Arapçada (مقام)’’makam’’ ikamet edilen mekân demektir. Yine eğer İsra-79. ayette geçen (مقام)’’makam’’ dan kasıt iddia edilen şefaat rütbesi olsaydı (أن يبعثك) yani ‘’ki seni göndersin’’ ifadesi yerine (أن يعطيك) yani ‘’ki sana versin’’ şeklinde olması gerekirdi. Zira insan bir rütbeye gönderilmez, ona rütbe verilir, oysa burada, ‘’ki seni göndersin’ ifadesi kullanılmıştır. Yani gönderme eylemi varsa, o da ancak bir mekâna olur. Bu nedenle bu ayette geçen (مقاما محمودا)’’makamen mahmuden’’ ifadesiyle Hz. Peygamberin ve inananların Mekke’deki müşriklerin yaptıkları zulümden, uyguladıkları şiddet, baskı ve eziyetlerinden uzak bir bir mekân olan Medine’ye yapacakları kutlu hicrete vurgu yapılmıştır. (الله اعلم) Yani Hz. peygamberin Makam-ı Mahmud’a gönderilmesi yakın bir zamanda (dünyada) gerçekleşir. Ki o da bağımsız, özgür yeni bir vatana; Medine‟ye hicret olabilir. Zira bu ayetin siyak-sibakı da bunun böyle olduğunu gösteriyor. Zaten Allah davası uğruna her türlü eziyet ve sıkıntılara göğüs gererek evini, yurdunu terk edip Allah yolunda hicret eden Hz. Peygamberin muhacir olma vasfını kazanması da Allah katında övülen bir Makam-ı mahmud olabilir. Ayrıca Hz. Peygamber ve ona inanan sahabeler de müşriklerin zulüm, şiddet ve baskısından dolayı 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmiştir. Bu göç ileride İslam’ın büyümesi ve güçlenmesi bakımından oldukça önemlidir. Çünkü hicretten sonra Müslümanlar rahatlığa kavuşmuş ve bu vesileyle İslamiyet çeşitli coğrafyalarda yayılmaya başlamıştır. Hicretin tamamlanmasıyla İslam’ın başkalarına anlatılması için bir zemin oluştu. İlk İslam devletinin temelleri Medine’de atıldı. Ve Allah resulü aynı zamanda ilk devlet başkanı oldu. Yani müşriklerin Hz. Peygamber ve sahabeler için bir kayıp olarak nitelendirdiği hicret, onların düşündüğü gibi bir kayıp değil bilakis etkisi kıyamete kadar sürecek bir kazanç meydana getirdi. Görüldüğü gibi bir muhacir olan Hz. Peygamber ve onunla birlikte olanlar manevi anlamda Allah’ın rızasını kazandıkları gibi ileriki aşamalarda maddi anlamda da kazanmışlardır. İşte Hz. Peygamberin Medine’ye yaptığı bu hicret sayesinde hem özgür bir vatana sahip olmuş, hem de maddi ve manevi bakımdan büyük kazanımlar elde etmiştir. Bu nedenle Hz. Peygamberin gönderileceği Makam-ı Hahmud’dan maksat bu hicret olayı ile Medine yurdu olabilir. (الله اعلم) Ayrıca bundan sonra gelen 80. ayet de bu duruma vurgu yapma niteliğindedir. Ama buna rağmen Makam-ı Mahmud, derecesi yüksek olan bir cennet de olabilir. Fakat ayetin siyak ve sabakından hareketle bize göre de bundan kasıt Hz. Peygamberin ve mü’minlerin hicret edip Medine’yi makam/mekân ve yurt/edinmeleridir. Ayrıca (مقام)’’makam, mekân anlamında olduğuna dair Arapça metinleri aşağıya alınan lügatlar ile Bakara -125 ve Duhan -51. ayetlerin tefsir ve meallerine de bkz: قوله (مقاما محمودا) ومن الممكن أن يكون اسم مكان والبعث بمعنى الإقامة أومضمنا معنى الإعطاء ونحوه، والمعنى عسى أن يقيمك ربك في مقام محمود (تفسير الميزان) مقام :[مفرد]: ج مقامات: مصدر ميميّ من قامَ/ قامَ إلى/ قامَ بـ/ قامَ على/ قام اسم مكان من قامَ/ قامَ إلى/ قامَ بـ/ قامَ على/ قامَ لـ: مسكن، محلّ الإقامة "غادر مقامَه- أي ترك مكانه {كَمْ تَرَكُوا مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ. وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ} - {وَمَا مِنَّا إلاَّ لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ) (معجم اللغة العربية المعاصرة – معجم الغني) قوله (ان المتقين في مقام أمين – الدخان -51 ) أي في مكان وموضع أمين (تفسير الطبري) القول الثالث: المراد مقام تحمد عاقبته – وكقوله تعالي ﴿وَإِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَأَمْنًا وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ إِبْرَاهِيمَ مُصَلًّى الخ ) سور البقرة – 125) ويحتمل قولاً رابعاً: أن يكون المقام المحمود شهادته على أمته بما أجابوه من تصديق أو تكذيب، كما قال تعالى { وجئنا بك على هؤلاء شهيداً } [النساء: 41].( النكت والعيون) (المقام المحمود ليس شفاعة النبى ب3 ف 2 ): ويمكن أن يكون المقام المحمود هو الجنة ، وقد حاز النبى عليه السلام هذا المقام بعمله ويحوزه أيضا المؤمنون الذين يموتون وقد حققوا الايمان الخالص والعمل الصالح . ويوم القيامة سيكونون جميعا فى صُحبة واحدة معا (وَحَسُنَ أُوْلَئِكَ رَفِيقاً ) :  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gecenin bir bölümünde sana mahsus olmak üzere, kalkarak fazladan namaz kıl. Rabbinin seni, övülecek bir makama göndermesi umulur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Geceleyin bir aralık Kur’an okumak için uyan. Olabilir ki bu üstünlük seni övülme katına kadar yükseltir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gecenin bir kısmında da uyanıp gece namazı kıl, bu senin için artık bir ibadettir [⁵]. Ümitvar ol ki Rabbin seni makam-ı Mahmud/a [⁶] getirecektir.
[5] Sana mahsus bir fazilettir. Vücubu sana mahsustur. Farz üzerine zait bir fazilettir.[6] Kıyamette şefaat-i kübra makamına.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Geceleyin de kalkıp senin için fazladan olarak [nâfile] O’na yönel/teheccüd eyle.³⁹ Ola ki Rabbin seni hamdedilmiş bir makama yükseltir.
39 Krş. Müzzemmil, 73/1-3  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile (veya fazilet) olmak üzere namaz kıl. (Böylece) Rabbinin, seni övülmüş makama (şefaat makamına) ulaştırması umulur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve ey Muhammed gecenin bir vaktinde kalkıp, müminlerin önderi olman hasebiyle, sana özgü ve yalnızca sana farz bir ibâdet olarak taheccüd namazı kıl; umulur ki Rabb’in seni, hem dünyada hem de âhirette, tüm yaratılmışların gıptayla bakacağı yüce bir makâma, Makâm-ı Mahmud’a erdirecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de senin için nafile (ek) olmak üzere Gece’nin bir kısmında teheccüd namazı kıl! Umulur ki senin rabbin, seni övülmüş bir makama seçip gönderir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ara sıra, gecenin bir bölümünde kalkıp kendin için fazladan / nafile kıl. Kim bilir belki bu sayede Rabb'in, seni o yüce şefaat makamına oturtabilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gecenin bir kısmında uyan! Sana özgün olarak sırf kendin için Rabbine yaklaş! Rabbinin huzurunda kendinle yüzleşerek Rabbinden bağışlanma dile! Rabbin gönlünden kopan şeylerle seni övülen bir makama yükseltir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sana özel [*] olmak üzere gece uykuya ara ver! [*] (Böylece) Rabbin seni, mutlaka övgüye değer bir makama [*] ulaştıracaktır.
Bu ve Ahzâb 33:50. gibi ayetler Hz. Muhammed’e inen her vahyin Kur’an’da yer aldığının delilidir. Zira sadece ona özel olarak inen bir hükmün Kur’an’da bulunuyor olması bunun göstergesidir.,Müminlerin geceleri değerlendirmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:17, 113; Tâhâ 20:130; Furkân 25:64; Secde 32:16; Zümer 39:9; Kâf 50:39; Zâriyât 51:16-18; Tûr 52:49; Müzzemmil 73:2-4, 20; İnsân 76:26 Burada geçen [makâm-ı mahmûd] tamlaması mahşerle ilgili değil de bağlam gereği ileride hicret edilecek yer olan ve Hz. Muhammed’in huzurla yaşayacağı Medine olmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gecenin bir kısmında da (uyanıp) sadece sana mahsus, fazladan (bir ibâdet olmak üzere) teheccüd namazı¹ kıl. (Böylece) Rabbinin seni, övgüye değer bir makama göndereceğini umabilirsin.²
1 Teheccüd namazı: Gece yarısından sonra kılınan nafile bir namazdır. Peygamberimiz için farz, bizim için nafiledir. Teheccüd sözlükte, “uyumak ve uyanmak” manasında olup, zıt anlamlı kelimelerdendir. Genellikle yatsı namazından sonra, daha uyumadan kılınan namaza gece namazı (salat’ül-leyl), gece uykusu bölünerek kalkıp kılınan namazlara ise “teheccüd namazı” denir. Efendimiz teheccüd namazını kılmağa devam eder, bu namaz için kalktığında da dua ederdi. (Dua için Bk. Tecrid-i Sarih Tercemesi, IV, 12) Teheccüd namazı menduptur. İki ilâ on iki rekât arasında kılınabilir. En azı iki rekât, en çoğu on iki, ortası ise sekiz rekâttır. Her iki rekâtta selam verilmesi daha faziletlidir. Peygamber (s.a.v): "Farz namazdan sonra en faziletli namaz gece namazıdır. Geceyi iki kısma bölersen son kısmı namaz için en faziletli vakittir. Eğer geceyi üçe bölersen ortası en faziletli vakittir" buyurmuştur. (Müslim) Efendimiz (s.a.v): "Kim geceleyin uyanır ve karısını da uyandırarak beraberce iki rekât namaz kılarlarsa, Allah’ı çok zikreden erkek ve kadınlardan yazılırlar" buyurmuştur. (Ebû Davûd, Vitr: 13) Hz. Âişe: Gece namazını terk etme. Çünkü Rasulullah onu terk etmezdi. Hasta ve yorgun olduğu zaman oturarak kılardı (Ebû Davûd) dedi.2 73-79. Âyetlerin Medeni’liği rivâyet olunmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve gecenin bir vaktinde kalkıp, kendi isteğinle yaptığın ilave bir eylem olarak namaz kıl: ⁹⁷ ki böylece Rabbin seni belki [ahirette] övgüye değer bir konuma yükseltir.
97 Lafzen, “sana farz kılınanın dışında” yahut “senin için ilave/fazladan olmak üzere” (nâfileten leke) -yani, beş vakit namaza ilave olarak. Bunun içindir ki, Hz. Peygamber gecenin büyük bir kısmını değişmez biçimde namaz kılarak geçirdiği halde, yukarıdaki ifade bir yükümlülük değil, bir tavsiye bildirmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve geceleyin uykuna ara vererek, senin için nafile olan namazı kıl/okumayı yap! Umulur ki Rabbin, seni baş tacı olacağın bir konuma/Medine’ye ulaştırır. 25/64, 32/16, 39/9, 73/2...6-20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve gecenin bir vaktinde uykuna ara vererek,[²³¹⁵] sana özgü bir armağan olarak[²³¹⁶] namaz kıl; umulur ki Rabbin seni övgüye değer bir makama yüceltir![²³¹⁷]
[2315] “Durdurdu, ara verdi, kesti” anlamındaki hecede kökünden gelen teheccud, “uykuya ara vererek gece namaza durmak” şeklinde açılabilir. [2316] Nâfileten, “gönüllü olarak, boynuna borç olmadığı hâlde armağan olarak” (Mekâyîs). Aynı “armağan” anlamında kullanıldığı bir başka yer için bkz: 21:72. [2317] Allah Rasûlü’ne müjdelenen Makâm-ı Mahmûd nedir? Kur’an ışığında okunursa, bunun klasik yorumlarda olduğu gibi Allah Rasûlü’ne verilen şefaat yetkisiyle hiç bir alakası yoktur. Kur’an bilgisisteminden kopuş sonrasında, komşu dinlerden peygamber yarıştırmak maksadıyla tedarik edilen bu yorumların Kur’ani hiç bir dayanağı da yoktur. Makâm-ı Mahmud’dan kasıt “övülmüş” anlamına gelen Hz. Muhammed’in şiddetle ihtiyaç duyduğu hicret yurdu olan (bkz: 76. âyet) “övülmüş vatan”dır. Çok geçmeden âyetteki bu vaat gerçekleşmiş ve Makâm-ı Mahmûd’un Yesrib (Medine) olduğu ortaya çıkmıştır. Kur’an’da Medine’nin, “mukâm/makâm” olarak anılması da bunu teyit eder (33:13). (Bu konuda emek mahsulü müstakil bir makale için bkz: Murat Sülün, Makâm-ı Mahmûd Âyetine Farklı Bir Yaklaşım, AÜİFD, 50:2 (2009) s. 13-38)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Gecenin bir kısmında da uyanıp, sırf sana mahsus fazla (bir ibadet) olmak üzere namaz kıl ki, böylece Rabbinin seni bir Makâm-ı Mahmûd'a erdirmesini umabilirsin.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve sana özgü olmak üzere gecenin bir kısmında da( Kur’ân okumak, Namaz kılmak üzere) uyan! Umulur ki Rabbin seni böylece Makamı Mahmud’a (övülen bir makama) ulaştırır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve geceleyin kalk, sana mahsus bir nafile olmak üzere gece namaz kıl. Ümitvar ol ki, Rabbin seni bir makamı Mahmud'a gönderecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sana mahsus olmak üzere gecenin bir kısmında kalkıp Kur'ân oku, teheccüd namazı kıl. Böylece Rabbinin seni makam-ı mahmûda eriştireceğini umabilirsin. [3, 113]
Bu âyette beş vakit namaz mücmel olarak yer alır. Vakitleri ayrıntılı olarak Hz. Peygamber (a.s.) bildirmiştir. Böylece miraç gecesi bildirilen beş vakit namaz, miraç ile en çok ilgili İsra sûresinde Peygamberimize öğretilmiş, o da “Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız siz de öyle kılın!” buyurmuştur. Aksi halde namazı Allah’ın istediği tarzda eda etmenin mümkün olmadığına böylece dikkat çekmiştir. Gece uykudan uyanmak suretiyle kılınan teheccüd namazı Hz. Peygambere farz, ümmete sünnettir. Makam-i mahmud: Allah’a yakınlık ve âhiretteki en büyük şefaat makamıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ayrıca sana özgü olarak gecenin bir kısmında da Kur'an oku(yup namaz kıl)mak üzere uyan! Rabbinin seni güzel bir makama ulaştırması umulur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Senin içün nâfile olarak giceden bir kısmını teheccüd it. (Gice namâzı) Me'mûldur ki rabbin seni Makâm-ı Mahmûd'a îsâl ide.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sana ek görev olarak gecenin bir kısmında (uykudan) namaza kalk. Belki Rabbin seni pek güzel bir makama, Makam-ı Mahmud’a yükseltir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Geceleyin uykudan uyanınca da senin için nafile olan namazı kıl! Umulur ki Rabbin seni övgüye layık bir mevkiye yükseltir
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gecenin bir vaktinde de, sana özgü bir fazlalık olmak üzere, teheccüd namazı kıl. Umulur ki, böylece Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a eriştirir.(11)
(11) Makam-ı Mahmud: Övülmüş Makam. Peygamberimiz bunu “şefaat makamı” olarak açıklamıştır. (Buhârî, Tefsir 17:11; Tirmizî, Tefsir 17:7.) Şefaat, birisinin günahlarının bağışlanması için Allah katında aracılık etmektir. 2:48, 2:255, 10:3, 19:87, 20:109 gibi âyetler (1) kâfirler için hiçbir şefaatin fayda vermeyeceğini, (2) mü’minler için ise ancak Allah’ın izniyle şefaatin mümkün olacağını bildirmektedir. Peygamberimizin de şefaat ile ilgili pek çok hadisi vardır ki, bunlardan da özetle şu sonuçlar çıkmaktadır: Kıyamet günü ilk olarak şefaat edecek kimse, Peygamberimizdir. Allah’a ortak koşmadan ölen herkes onun şefaatine hak kazanacaktır. Başta peygamberler ve melekler olmak üzere, daha başka makbul kullar da, kendilerine verilen izin çerçevesinde şefaatte bulunacaklardır. Kur’ân’ın ve onun bazı sûrelerinin kendisini okuyana şefaat edeceğine dair hadisler de vardır. Şunu da unutmamak gerekir ki, dünyada ve âhiretteki herbir rahmet tecellîsi gibi, makbul kulların şefaati de, nihayet Allah’ın sınırsız rahmetinin bir tecellîsinden ibarettir. O, böylece, hem şefaat edene, hem de şefaat edilene bir büyük nimet bağışlamış olmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sana özgü bir davranış olarak, gecenin bir kısmında, o Kur'an'la meşgul olmak üzere uyanık ol/uykudan uyan. Böylece Rabbinin seni övgüye layık bir konuma ulaştırması umulur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı gicenüñ bir nicesini uyanuķ ol anda ya'nį namāz kıl artuķ-iken senüñ içün ŧurura seni dirildüp çalabuñ bir maķamda ögülmiş.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gice‐y‐ile daḫı nāfile namāzın ḳıl, illā kim seni Tañrı Ta‘ālā yitüşdüreMaḳām‐ı Maḥmūda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Gecənin bir vaxtı durub ancaq sənə xas olan əlavə (təhəccüd) namazı qıl. Ola bilsin ki, Rəbbin səni (qiyamət günü hamı tərəfindən) bəyənilib tə’riflənən bir məqama (axirətdə ən böyük şəfaət məqamına) göndərsin!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And some part of the night awake for it, a largess for thee. It may be that thy Lord will raise thee to a praised estate.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And pray in the small watches of the morning: (it would be)(2277) an additional prayer (or spiritual profit) for thee: soon will thy Lord raise thee to a Station of Praise and Glory!(2278)
2277 This was held to be addressed specially to the Holy Prophet who usually prayed more than the five canonical prayers. The Tahajjud' was a prayer after midnight in the small watches of the morning. 2278 To the Prophet was to be assigned in the Hereafter the highest Post of Honour and Glory- the Maqam Mahmud implying his excellence above all other Prophets. The immediate reference may be to the hope that the Makkan persecution will soon be over and the glorious work in Madinah will begin. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنَ الَّيْلِ
ve geceden
فَـتَهَجَّدْ
ki teheccüd kıl
بِه۪
onun- la
نَافِلَةً
bir nafile olarak
لَكَۗق
sana ait
عَسٰٓى
umulur
اَنْ يَبْعَثَكَ
seni ulaştırması
رَبُّكَ
Rabbin
مَقَاماً مَحْمُوداً
Makam-ı Mahmûd'a
(Resulüm!) Sana mahsus bir nafile olmak üzere gecenin bir kısmında da teheccüd (namazı) kıl! Umulur ki Rabbin seni Makam-ı Mahmûd'a (övgüye layık bir makama) ulaştırır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
تَهَجَّدَ
Fiil-V
ه ج د
Teheccüd kıldı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
نَافِلَة
İsim
ن ف ل
Nafile, fazla
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
بَعَثَ
Fiil-I
ب ع ث
Diriltti, gönderdi, ulaştırdı, kaldırdı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَقَام
İsim
ق و م
Makam
مَحْمُود
Edilgen fiil
ح م د
Mahmûd (Övgüye layık, hamdedilen)