close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 71. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yevme ned’û kulle unâsin bi-imâmihim(s) femen ûtiye kitâbehu biyemînihi feulâ-ike yakraûne kitâbehum velâ yuzlemûne fetîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O gün, herkesi, her topluluğu, uydukları kişilerle beraber çağıracağız. Gerçekten de kitabı, sağ eline verilenler, çekirdekteki kıl kadar bile zulüm görmeden kitaplarını okuyacaklar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ahirette) Her insan grubunu imamlarıyla (bağlı oldukları ve peşine takıldıkları lider takımı, hocaları, evliyaları, üstadları ve tağutlarıyla) çağıracağımız (hesap) günü, artık kimin kitabı (amel tutanağı) sağ eline verilirse, onlar kitaplarını (sevinçle ve şerefle) okuyacaklar ve zerre kadar haksızlığa uğratılmayacaklardır... (Ama hainler, nankörler ve kâfirler ise pişman ve perişan olacaklardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün her toplumu, uydukları kişilerle beraber çağıracağız. Gerçekten de kitabı sağ eline verilenler, tutanaklarını sevinçle okuyacaklardır. Bununla birlikte, kimseye de kıl kadar haksızlık yapılmayacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Her insan topluluğunu, kitapları ve önderleriyle çağıracağımız gün, kimlerin amel defteri sağından verilirse, onlar kıl kadar bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/47; 18/49; 36/12; 45/28; 56/29.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Her insan grubunu önderleriyle çağıracağımız gün, kimlere kitapları sağ yanlarından verilirse onlar kitaplarını okurlar ve bir iplikçik kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Her insan-grubunu imamlarıyla çağıracağımız gün, artık kimin kitabı sağ eline verilirse, onlar kitaplarını okuyacaklar ve bir 'hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar' bile haksızlığa uğratılmazlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), bütün insanları peygamberleriyle çağıracağımız kıyamet gününü hatırla... O gün (amellerinin) kitabı sağ eline verilenler, işte onlar kitablarını (sevinçle) okuyacaklar ve kıl kadar zulme uğratılmıyacaklar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Her grup insanı önderleriyle çağırdığımız gün(ü düşün!) O gün kimin kitabı sağ eline verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve en küçük bir haksızlığa uğramazlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Her insan topluluğunu önderleriyle birlikte çağıracağımız o günde, kimin amel defteri sağından verilirse onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar.[292]
[292] İmâm/önder kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 348-350.  
Besim Atalay
swap_vert close
O gün bütün insanları, öncüleriyle birlikte çağıracağız; defterleri sağ yanından sunulmuş olanlar, okurlar defterlerin, zerre denli zulmolunmaz onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz o gün bütün insanları önderleri ile birlikte (huzurumuza) çağıracağız. Kimin kitabı (Hard Diski) sağ taraftan verilirse, onlar kitaplarını sevinerek okurlar (seyrederler) ve zerre kadar haksızlığa uğramazlar.
Cemil Said
swap_vert close
Bir gün başlarında imameleri oldığı halde tekmîl akvâmı da’vet ideceğiz. Herkesin sağ eline defter-i a’mâlini vireceğiz, herkes okuyacak. Kimse zerre kadar haksızlık görmiyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız. O gün kitabı sağından verilenler, işte onlar kitablarını okurlar. Onlara kıl kadar haksizlik edilmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.[321]
Âyette sözü edilen bu kitap, aynı sûrenin 13 ve 14. âyetlerinde söz konusu edilen, amellerin yazıldığı kitaptır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Her insan topluluğunu önderleriyle birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defterleri sağından verilirse işte onlar amel defterlerini okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğramayacaklar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Her insan topluluğunu önderleri ile birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defteri sağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar.  
 Bu âyette, amel defterleri sağından verilenlerin durumundan bahsedildiği halde, solundan verilenlere değinilmemiştir. Bu konuda Beyzâvî şöyle diyor: «Yukarıdaki âyet göstermektedir ki, amel defterleri solundan verilenler, onun muhtevasına muttali olduklarında kendilerini utanç ve hayret bürür; o kadar ki, dillerinde defterlerini okuyacak mecal kalmaz. Bu yüzden Cenab-ı Hak, onlar hakkında şöyle buyurmakla yetinmiştir:»  
Edip Yüksel
swap_vert close
Her bir halkı önderleriyle birlikte çağırdığımız gün, kitabı sağından verilenler kitaplarını okurlar ve en ufak bir haksızlığa uğratılmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kıyamet günü bütün insanları önderleriyle çağıracağız. O gün, kimin amel defteri sağ eline verilirse, işte onlar kitaplarını okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğratılmayacaklar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Günün birinde her sınıf insanları imamlarile çağıracağız, o gün her kime kitabı sağ elile verilirse işte onlar kitablarını okuyacaklar ve kıl kadar zulmedilmiyecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (hesap) gün (ünde), her milleti/topluluğu, *imamlarıyla birlikte (manevi huzurumuza) çağıracağız. (Hesap neticesinde) kitabı sağ tarafından verilenler, işte onlar kitaplarını (sevinçle) okurlar ve hurma çekirdeğindeki ince lif kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.
* “O (hesap) gün (ünde), her milleti/topluluğu, imamlarıyla birlikte (manevi huzurumuza) çağıracağız”; Âyet-i kerîmede geçen “imamlarıyla” ifadesi ile ilgili olarak müfessirlerimiz; Peygamberleriyle yahut amel defterleriyle yahut dinde önder edindikleri kimselerle, diye mana vermişlerdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
O gün, bütün insanları imamlarıyla¹ çağırırız. O gün kimin kitabı² sağından³ verilirse, işte onlar kendi kitaplarını okurlar⁴ ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.
1- Yaptıklarını belirleyen defterleri ile. İmam sözcüğü önder anlamının yan ısıra kayıt defteri anlamına da gelmektedir. Veya içinde yer aldıkları, birlikte oldukları, ortak hareket ettikleriyle, taraftarlar birliği ile peşi sıra gittikleri kimse ile kişisel veya toplumsal önderliklerle. 2- Yaptıklarının yazılı olduğu kitap, amel defteri. 3- Bu bir deyimdir. Araplarda sağ taraf deyimi “uğur, mutluluk, sağlamlık ve kurtuluşu” ifade etmektedir. 4- Yalnızca onda yazılı olanlardan sorumlu olurlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Hatırla) o gün (ü) ki insan sınıflarından her birini biz imamlarıyle çağıracağız. Artık kimin kitabı sağından verilirse onlar kitablarını en küçük haksızlığa uğratılmaksızın (kendileri) okuyacaklardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O gün her sınıftan insanları imamlarıyla birlikte çağırırız. Artık, kimin kitâbı sağından verilirse, işte onlar kitablarını (sevinerek) okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.
(1)“(Cenâb-ı Hakk) insanı, pek çok envâ‘ (nev‘ler) yerinde bir nev‘-i câmi‘ (pek çok kābiliyetleri olan bir nevi‘ olarak) halk etmiş (yaratmış). Yani, bütün envâ‘-ı hayvanâtın muhtelif derecâtı (çeşitli dereceleri)kadar, bir tek nevi‘ olan insan ile, o vezâifi (vazîfeleri) gördürmek irâde etmiş (dilemiş) ki; insanların kuvâlarına (kābiliyetlerine) ve hissiyâtlarına (duygularına) fıtraten (yaratılıştan) bir had (sınır) bırakmamış; fıtrî bir kayıd koymamış, serbest bırakmış. Sâir hayvanâtın kuvâları ve hissiyâtları mahduddur(sınırlıdır), fıtrî bir kayıd altındadır. Hâlbuki insanın her kuvâsı, hadsiz bir mesâfede cevelân eder (dolaşır) gibi, gayr-ı mütenâhî cânibine(sonsuz tarafına) gider. Çünki insan, Hâlık-ı kâinâtın (kâinâtın yaratıcısının) esmâsının (isimlerinin)nihâyetsiz tecellîlerine (üzerinde görünmesine) bir âyine olduğu için, kuvâlarına nihâyetsiz bir isti‘dad(kābiliyet) verilmiş.” (Mektûbât, 26. Mektûb, 129-130)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Her toplumu (dünyada iken rehber edinip izinde gittikleri) önderleriyle çağırdığımız gün, amel defterleri (sicilleri) sağdan verilecek olanlar, işte onlar, sicillerini (sevinçle) okuyacak olanlardır. Bununla birlikte kimseye en ufak bir haksızlık yapılmayacaktır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hesap günü, bütün insanları önderleri ile huzura çağırırız. Kimin kitab’ı sağ tarafından verilmiş ise, içinde en ufak bir haksızlığın olmadığı kitaplarını okuyanlar bunlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün bütün insanları önderleriyle birlikte çağıracağız. Kimin kitabı sağ eline verilirse bu gibiler kitaplarını okuyacaklar, en ufak bir kıyıcılığa bile uğramıyacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün herkesi pişüvalarıyle beraber çağıracağız. Onlardan her kimin Kitabı sağ eline verilirse onlar Kitaplarını sevine sevine okurlar. Kıl kadar haksızlığa uğramazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz bütün insanları önderleriyle birlikte çağırdığımız gün, kimlerin kitabı/defteri sağından verilirse, işte onlar kitaplarını/defterlerini okurlar ve onlara hurma çekirdeğinin zarı kadar [fetîl]³⁵ bile haksızlık edilmez.
35 Türkçede biz buna “kıl kadar bile” veya “zerre kadar bile” diyoruz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Her insan grubunu imamlarıyla çağıracağımız gün, artık kimin kitabı sağ eline verilirse, onlar kitaplarını okuyacaklar ve onlar, bir hurma çekirdeği üzerindeki küçücük bir tomurcuk (zerre) kadar bile zulme uğratılmazlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O gün, her topluluğu dünyada iken peşinden gittiği, desteklediği önderleriyle birlikte hesap vermek üzere huzurumuza çağıracağız. İşte o an, ameldefteri sağ eline verilen bahtiyâr müminler, kendilerine cenneti müjdeleyen bu defterlerini sevinç içerisinde okuyacaklar ve o büyük mahkemede, hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapılmayacak. Çünkü her insan, ancak ne yapmışsa onu görecek:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bütün insanları önderleriyle çağırdığımız gün kimin kitabı sağından verildiyse, işte onlar kitaplarını okurlar; kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gün gelecek, bütün insanları öncüleriyle birlikte çağıracağız. Kitabı sağından verilenler, sicillerini bizzat kendileri okuyacaklar. Kimseye kıl kadar haksızlık edilmeyecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz her topluluğu önderleriyle birlikte hesaba çağıracağız. O gün yaşam defterleri sağından verilenler gururla okuyacaklar. Dünyada yaşarken inanarak yasalarımıza uydukları için mükâfata kavuşacaklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Her insan topluluğunu imamıyla (önderiyle) [*] çağıracağımız o günde, kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, [*] onlar kitabını okuyacaklar [*] ve en küçük bir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Burada geçen [imâm] kelimesi Bakara 2:124 ve Enbiyâ 21:73 gereği “peygamber” demektir. Burada kastedilen mesaj, bütün ümmetlerin kendi peygamberleriyle birlikte ilahi huzurda toplanacağını bildirmektir Bu konuyla ilgili ayetlerde geçen “sağın halkı” ifadesi, İsrâ 17:71, Hâkka 69:19 ve İnşikâk 84:7’de belirtildiği gibi mahşerde amel defteri kendisine sağdan verilecek iyi kişiler, yaptıkları kulluk yeminlerine sadık kalanlar; “solun halkı” ise Hâkka 69:25 ve İnşikâk 84:10’da verilen bilgiler gereği bu defter kendisine sol ve arka taraftan verilecek kötü kişiler demektir Burada okunacağından söz edilen kitap herkese verilecek olan amel defterleridir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
Bütün insanları önderleriyle¹ çağıracağımız o (kıyamet) günü, kitabı sağ eline verilenler kitaplarını okurlar. Ve onlar, kıl kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.
1 İmam: Hidâyet veya sapkınlıkta öne geçirilip arkasına düşülerek kendisine uyulan kimse, önder demektir. Herhangi bir Peygamber, kitap, din, mezhep veya kumandan için de bu ifâde kullanılabilir. Bu âyetteki imam; kitap anlamına da gelebilir. Bk. (Yasin: 12) İmam kelimesi Kur’an-ı Kerim’de tekil olarak sekiz yerde, çoğul olarak “eimme” şeklinde de beş yerde geçmektedir. Buna göre; devlet başkanına, halifeye, bir birlik komutanına, bir toplumun öncüsüne de imam denilir. Terim olarak fıkıhta imam; cemaatin önüne geçip onlara namaz kıldıran kimse demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[ama] gün gelecek, bütün insanları huzurumuza çağıracağız [ve onları, yaşarken] davranışlarına yön veren bilinçli eğilimlerine, seciyelerine göre [yargılayacağız]: ⁸⁴ sicilleri sağ ellerine verilecek olanlar, ⁸⁵ işte bunlar, tutanaklarını [sevinçle] okuyacak olanlardır. Bununla birlikte kimseye kıl kadar haksızlık yapılmayacaktır: ⁸⁶
84 Râzî, ned‘û kulle unâsin bi-imâmihim ifadesini böyle açıklamaktadır (lafzen, “insanların hepsini kendi imamlarıyla” yahut “önderleriyle çağıracağız”). Râzî’ye göre, imâm (lafzen, “önder” ya da “rehber”) terimi, bu anlam örgüsü içinde, insanın davranışlarını yönlendiren, yapıp-etmelerini motive eden, iyi ya da kötü, bilinçli eğilimleri işaret etmek üzere soyut bir anlam taşımaktadır. Bizce de bu açıklama, özellikle 53:39 ile ilgili 32. notumuzda kaydettiğimiz Hadis de gözönünde bulundurulursa son derece inandırıcı bir açıklamadır.85 Kur’an’da sıkça kullanılan ve kişi hakkında manevî/ruhanî planda aklayıcı anlam ifade eden simgesel bir imaj. Aynı ifade tarzı içinde “sol el” tabiri bunun tersini dile getirmektedir (karş. 69:19 ve 25; ayrıca 84:7).86 Bu son cümle, açıktır ki, hem iyiler, hem de kötüler için geçerlidir (fetîl sözcüğünü karşılamak için yukarıda kullandığımız ifade için bkz. 4. sure, 67. not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O gün, biz bütün insanları önderleriyle birlikte çağıracağız. Kitabı sağından verilenler, işte onlar kitaplarını okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğramayacaklar. 4/41, 69/18...24, 84/7-8, 90/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir gün gelecek, bütün insanları, (eylemlerine) önderlik eden (tasavvur ve bilinç)leriyle[²³⁰⁶] huzurumuza çıkarıp (hesap soracağız); artık kimlerin karnesi sağ ellerine verilirse, işte onlar karnelerini (sevinç içinde) okuyacaklar ve onlara zerre kadar[²³⁰⁷] haksızlık edilmeyecek.
[2306] Lafzen: “önderleriyle birlikte..” Bu âyetteki imâmın tanımında tüm seçenekleri nakleden Râzî, kendi tercihini şöyle ortaya koyar: “Kişinin bilinçli olarak yaptığı ahlâkî eylemler.” Devamında der ki: “Kıyamet Günü ödül ve ceza, işte bu bilinçli ahlâkî eylemler üzerine bina edilecektir”. Bu ibare “tasavvur ve aklı inşâ eden özneyle birlikte” anlamına da gelir. Çünkü inşâ edici özne oluşundan dolayı vahiy “imam”dır (46:12). İnsanın eylemleri, tasavvur ve aklının bir ürünüdür. Dolayısıyla, insanların eylemlerinde kendisini izlediği gerçek rehber tasavvur ve akıllarıdır. Vahyin temel işlevi insanın tasavvur ve aklını inşâ etmektir. Burada kastedilen imamla akleden bir kalbin, bir başka ifadesiyle kalbin gören gözü işiten kulağı olan aklın ve duyguların aklı olan vicdanın kastedildiğinin en güzel delili bir sonraki âyettir. [2307] Lafzen: “Hurma çekirdeğinin çukurunda bulunan mini çıkıntı kadar dahi..”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Her insan topluluğunu önderleri ile birlikte çağıracağımız o günde, kimin amel defteri sağından verilirse, onlar amel defterlerin (sevinç içinde) okurlar, zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar. (Yapmış oldukları güzel amellerin sevaplarını, amel defterlerinde yazılı bulurlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) Her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve onlara kıl kadar zulme uğramazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bir gün bütün insanları imamlarıyla çağıracağız, artık onlardan her kimin kitabı sağ eline verilirse işte onlar kitaplarını okurlar ve onlar bir zerre kadar bile zulme uğramazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gün gelir, her sınıftan insanları, tâbi oldukları önderlerine nisbet ederek çağırırız. Kimin hesap defteri sağından verilirse işte onlar defterlerini emin olarak okur ve kıl kadar olsun, haksızlığa uğratılmazlar. [10, 47; 36, 12; 18, 49; 45, 28;29]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Her milleti, imamıyla (eylemlerini saptayan defteriyle veya izlediği önderiyle) çağırdığımız gün, kimlerin Kitabı sağından verilirse işte onlar, Kitaplarını okurlar ve en ufak bir haksızlığa uğratılmazlar.
İmâm, önder mânâsına geldiği gibi, Yâsîn: 12. âyette olduğu üzere kayıt defteri anlamına da gelir. Birinci takdirde Allah'ın, her milleti, izinde gittikleri önderleriyle; ikinci takdirde eylemlerinin saptandığı defterle Yüce Dîvâna çağıracağı anlatılmaktadır. Âyetin bağlamı, ikinci anlamı güçlendirmektedir. "Her ümmet, kendi Kitabına çağırılır" (Câsiye: 28) âyeti İsrâ: 71'de imâmın, amel defteri anlamında kullanıldığını kanıtlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Herkesi kendi imâmlarıyla (mahşere) da'vet iylediğimizde defter-i a'mâli sağ tarafından virilenler onı mesrûrâne okurlar ve kıl kadar zulüm olunmazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Her insanı önderiyle birlikte çağıracağımız gün, kitabı (defteri) sağından verilenler kitaplarını okurlar, onlara kıl kadar haksızlık yapılmamış olur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bütün insanları, liderleriyle birlikte çağırdığımız gün, kimin kitabı sağından verilirse, işte onlar kitablarını okurlar ve onlara en küçük bir haksızlık yapılmaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün bütün insanları önderleriyle birlikte çağırırız. Kitabı sağdan verilenler, en küçük bir haksızlığa uğratılmadan kitaplarını okurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gün olur, insan gruplarından herbirini kendi önderiyle çağırırız. O gün kitabı kendisine sağdan verilenler, kitaplarını okuyacaklar ve bir kıl kadar haksızlığa uğratılmayacaklar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol gün kim ķıġıravuz her ādemįleri įmāmları-y-ıla pes her kim [148b] virinile nāmesi śaġ eline şunlar oķıyalar nāmelerini daħı žulm olınmayalar ħurma çekürdeginüñ yivindegi çöpçe.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol günde ki da‘vet ider‐biz her kişiyi dīni bile. Pes her kimüñ ki bitigi viril‐se ṣaġ eline, pes anlar oḳurlar bitiglerini, daḫı anlara hīç ẓulm olmaz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bir gün (qiyamət günü) bütün insanları öz imamları (ardınca getdikləri rəhbərləri, yaxud peyğəmbərləri və ya əməl dəftərləri) ilə birlikdə (hüzurumuza) çağıracağıq. Əməl dəftərləri sağ əllərinə verilənlər onu oxuyar (şad olarlar). Onlara tük (xurma çərdəyinin yarığındakı tel) qədər haqsızlıq edilməz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On the day when We shall summon ill men with their record, whoso is given his book in his right hand such will read their book and they will not be wronged a shred.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
One day We shall call together all human beings with their (respective) Imams:(2266) those who are given their record in their right hand will read it (with pleasure), and they will not be dealt with unjustly in the least.(2267)
2266 I have discussed various meanings of Imam in 2:124, n, 124. What is the meaning here? The Commentators are divided. Some understand the meaning to be that each People or Group will appear with its Leader, who will bear witness to its virtues or sins: Cf. 16:84. Another view is that the Imam is their revelation, their Book. A third is that the Imam is the record of deeds spoken of in the next clause. I prefer the first. 2267 Literally, by the value of a fatil. a small skin in the cleft of a date stone: this has no value.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَوْمَ
o gün
نَدْعُوا
çağırırız
كُلَّ
her
اُنَاسٍ
insan top-luluğunu
بِاِمَامِهِمْۚ
imamlarıyla
فَمَنْ
artık kim
اُو۫تِيَ
kendisine verilirse
كِتَابَهُ
kitabı
بِيَم۪ينِه۪
sağından
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
يَقْرَؤُ۫نَ
okurlar
كِتَابَهُمْ
kitaplarını
وَلَا يُظْلَمُونَ
ve haksızlığa uğratılmazlar
فَت۪يلاً
bir kıl kadar
Her insan topluluğunu imamıyla birlikte çağıracağımız o günde kimlerin (amel) kitabı sağından verilirse işte onlar kitaplarını (sevinçle) okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
اِمَام
İsim
ا م م
İmam, önder, rehber, klavuz
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
قَرَاَ
Fiil-I
ق ر ا
Okudu
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
فَتِيل
İsim
ف ت ل
Kıl kadar