close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 65. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne ‘ibâdî leyse leke ‘aleyhim sultân(un)(c) vekefâ birabbike vekîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki gerçek kullarımın üstünde hiçbir hükmün yoktur, onlara karşı hiçbir gücün olmaz senin ve Rabbin, koruyucu olarak yeter onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ama şu kesin ki (ey İblis!) Benim (sadık ve uyanık) kullarıma (karşı) senin hiçbir sultanın (zorlayıcı hükümranlığın geçerli) değildir-sökmeyecektir." Vekîl olarak Rabbin yeterlidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz ki, benim gerçek kullarımın üzerinde hiçbir hükmün yoktur, onlara karşı hiçbir gücün olamaz. Vekil mi arıyoruz, Rabbimizden başkasına ne ihtiyacımız var, O yeter.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Beni ilâh tanıyan, candan müslüman olarak bana bağlanan, saygılı kullarımın üzerinde onun nüfuzu, etkili bir gücü yoktur. Ona karşı Rabbin, hâmi ve güvence olarak yeter.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Şüphesiz benim (gerçek) kullarımın üzerinde senin bir gücün olamaz." Vekil olarak Rabbin yeter.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur.' Vekil olarak Rabbin yeter.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu, benim o gerçek kullarım var ya! Senin (ey İblis) onlar üzerine hiç bir hâkimiyetin yoktur. Rabbin ise, vekil olarak yeter.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Şüphesiz hakiki kullarımın üstünde senin bir tesirin olmaz.” Koruyucu olarak Rabbin yeter.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Benim kullarıma gelince; senin onlara gücün yetmez. Vekil olarak Rabbin yeter.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Benim kullarıma gücün yetmez, Tanrın yeter vekil olarak !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Şüphesiz ki benim (erdemli) kullarım üzerinde senin hiçbir etkin olmayacaktır. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter!”
Bkz. 15/40Şeytanın etkisi sadece kendisine uyanlar için geçerlidir. Bu da şeytana uyanların iradelerinin zayıflığından ve niyetlerinin kötülüğünden kaynaklanmaktadır. “Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” (Hicr 15/42) “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99)  
Cemil Said
swap_vert close
"Fakat bemim mü’min ’ibâdım üzerinde hiç bir te’sîrin olmıyacakdır. Ânlar içün rablerini tevkîl itmek kifâyet iyler" buyurdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Şurası muhakkak ki benim kullarım üzerinde senin hiçbir nüfuzun olmayacaktır.” Güvenip dayanmak için rabbin yeter.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şurası muhakkak ki, benim (ihlâslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabbin yeter.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Kullarıma gelince, senin onlar üzerine hiç bir gücün yoktur." Koruyucu olarak Rabbin yeter.
Şeytan'a karşı tek etkili silah "La ilahe illallah" tır. Bak 15:40.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu benim (ihlaslı) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Doğrusu o benim kullarım yok mu! Senin onlar üzerine hiç bir saltanatın yoktur, vekîl ise rabbın yeter
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey İblîs, ancak şunu da kesin olarak bil ki) Şüphesiz, benim (ihlâslı) kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” (Onlara) Vekil olarak Rabbin yeter.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın¹ yoktur. Vekil² olarak Rabb'in yeter.”
1- Yaptırım gücün. 2- Her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan kontrol altında tutan, rızkını ve hak ettiğini veren.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Benim gerçek kullarım (var ya.) Senin onlar üzerinde hiç bir haakimiyyetin yokdur. (Onlara) vekîl olarak Rabbin yeter».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Şübhesiz ki kullarımın üzerinde senin için bir hâkimiyet yoktur. (Onlara) Vekîl olarak ise Rabbin yeter!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey İblis!) “Şüphesiz ki benim (ihlaslı gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir etkin (yaptırım gücün) olmayacaktır. Ve (onları) koruyucu olarak Rabbin yeter!”(buyurdu.)*
(*) Ayette geçen (وكيل)’’vekil’’ her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan kontrol altında tutan, rızkını ve hak ettiğini veren demektir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Şüphesiz ki benim kullarım üzerinde senin hiçbir yaptırım gücün (etkin) yoktur. Böyle olduğuna Rabbin kefil olarak yeter” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte benim öz kullarım üzerinde senin hiçbir baskın olamaz. Senin çalabının gözetici olması yeter."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Benim halis kullarıma senin hiçbir tasallûtun olamaz. Rabbinin vekil ve gözetici olması elverir [¹⁰]».
[10] Onları senden korur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki Ben’im (gerçek) kullarım üzerine senin bir gücün [sultân] yoktur.³⁴ Vekil olarak Rabbin yeter!” buyurdu.
34 Krş. Hicr, 15/28-44  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Benim kullarım (ise); senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün yoktur.” Vekil olarak Rabbin yeter.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ama ey İblîs, şunu da bil ki, Benim gösterdiğim yolda yürüyen ve sadece Bana güvenen kullarımın üzerinde senin hiçbir egemenliğin, zorlayıcı gücün olmayacaktır. Evet, her konuda güvenilir bir vekil olarak, Rabb’in onlara yeter!”Öyleyse, ey insan! Ezelî düşmanını tanımalı ve onun sinsi tuzaklarına karşı uyanık olmalısın! İşte, ona karşı girişeceğin amansız mücâdelede sana yol gösterecek, imanını güçlendirecek açıklama ve uyarılar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
"Benim kullarım üzerinde senin bir sültanın / etkileme gücün yoktur". Senin rabbin vekîl olarak yeter.
Mehmet Çakır
swap_vert close
hasılı ne yaparsan yap kullarıma baskı yapma yetkisine sahip değilsin. Rabb'in kullarını sana karşı kollayacaktır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Unutma ki; sen ancak sana inananları kandırabilirsin! Bize inanıp yasalarımıza uyanları kandırmaya gücün yetmez! İnananların korunması, onların destekçisi olarak biz yeteriz! Onlara ayetlerimle senin nasıl bir yalancı olduğunu açıklarız!" Biz böylece imtihanını kaybeden şeytanla insanları imtihan ederiz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“(Samimi) kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur.” [Vekil] (güven kaynağı) olarak Rabbin yeter. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:12-18; Hicr 15:42; Nahl 16:99; İsrâ 17:61-65; Sebe’ 34:21; Sâd 38:75-82.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “...doğrusu Benim (has) kullarım¹ üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olamaz.² Onlara vekil olarak Rabbin yeter.” (buyurdu.)
1 (عِبَادِى)’deki (ى) Allah’ın has kullarını şereflendirmek içindir. 2 Bk. (İbrahim: 22, Hicr: 42)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bununla birlikte yine de] bil ki, [Bana güven bağlayan] kullarım üzerinde senin bir etkin olmayacaktır; ⁸⁰ çünkü kimse Rabbin kadar güvene layık değildir.”
80 Yani, 14:22 ve 15:42’de de belirtildiği gibi, “onların üzerinde gerçek bir nüfûzun olmayacaktır”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Şunu iyi bil ki, benim has kullarımın üzerinde senin hiçbir etkin gücün olmayacaktır. Zira Rabbin vekil olarak yeter.” 15/40, 16/98...100, 38/83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat unutma ki, (gerçek) kullarım üzerinde senin yaptırım gücün olmayacaktır:[²³⁰⁰] zira senin Rabbin, (kullarını) koruyucu otorite olarak haydi haydi yeterlidir!”
[2300] Sultân, “güç” ve “otorite” anlamındaki es-selt kökünden türetilmiş olsa da, yalınkat bir “güce” değil, “etkin, yaptırımı olan, ikna kabiliyeti yüksek güce” delâlet eder (Etimolojisi için bkz: 14:10, not 13). Çünkü sultân, “sahibinin ehliyet, liyakat ve doğruluğunu gösteren belge ya da yetki” anlamına gelir (Mekâyîs). Şeytana isnatla kullanıldığı her yerde olumsuz olarak gelir. Şeytanın insan üzerinde sultasının, yani “etkin bir yaptırım gücünün” olmadığı beyan edilir. Hz. Musa’ya isnatla kullanıldığı yerlerde, âsâ-yı Musa ve yed-i beyzâya delâlet eder. Çünkü bu ‘âyetler’, yaptırım ve ikna gücü yüksek mucizevî âyetlerdir. Allah’a isnatla kullanıldığı yerlerde ise, genellikle vahyin otoritesine ve insan üzerindeki ikna edici gücüne delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Kuşkusuz benim ihlaslı kullarımın üzerine senin hiçbir hakimiyetin yoktur, onları (senin şerrinden) koruyucu olarak Rabbin yeter" buyurdu.
Osman Fırat
swap_vert close
Benim kullarımın üzerinde senin bir gücün olmayacak ve vekil olarak Rabbin yeter.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Şüphesiz benim kullarım var ya, senin için onların üzerinde bir hakimiyet yoktur. Vekil olarak da Rabbin kâfidir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Benim gerçek kullarıma senin asla bir hakimiyetin olamayacaktır. Rabbinin onları koruyucu olması yeter de artar! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Benim (gerçek) kullarım(a gelince) senin onlar(ı kandırmağ)a gücün yetmez! vekil olarak Rabbin yeter.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Benim has kullarım üzerine senin tasalluta haddin yokdur, onlara rabbin vekîl olarak kâfîdir." didi. [¹]
[1] Sûre-i Bakara'nın 34 ilâ 37 âyetlerine bak.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Kullarım üzerinde senin bir üstünlüğün (gücün,yetkin) yoktur[*]. Rabbinin onlara vekil olması yeter.”
[*] İster Müslüman, ister kâfir olsun, şeytanın hiç biri üzerinde bir üstünlüğü (gücü, yekisi) yoktur. O, sadece kendisine uyanları etkisi altına alabilir. Bu da şeytanın üstünlüğünden değil uyanların kendi iradesinden (tercihinden) kaynaklanır. (Bkz. İbrahim 14/22, Hicr 15/42, Nahl 16/99-100) İş bitince Şeytan der ki "Allah'ın size verdiği söz doğru idi. Ben de söz verdim ama yalanım ortaya çıktı. Zaten üzerinizde bir üstünlüğüm yoktu; sizi sadece çağırdım, hemen bana uyuverdiniz. Öyleyse beni kınamayın, kendi kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Beni dünyada Allah'a eş koşmanızı da görmezlikten gelmiştim. Yanlış yapanların payına düşen acıklı bir azaptır."(İbrahim 14/22)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Benim kullarım üzerinde ise senin hiçbir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin onlara yeter.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Kuşkusuz, benim kullarım üzerinde senin hiçbir sultan olmayacaktır." Vekil olarak Rabbin yeter.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ ķullarum yoķdur senüñ anlaruñ üzere güç yitmek daħı ŧap oldı çalabuñ śaķlayıcı iş sürici.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ benüm ḳullarum üstine ki muḫliṣlerdür sen musallaṭ olmazsın.Tañrı Ta‘ālā yitişür vekīl olmaġa isti‘āẕede.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Doğrusu, Mənim (mö’min) bəndələrim üzərində sənin heç bir hökmün ola bilməz. Rəbbinin vəkil olması (sənin şərindən və vəsfəsəndən onları qoruması) kifayət edər!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! My (faithful) bondmen over them thou hast no power, and thy Lord sufficeth as (their) guardian.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"As for My servants,(2259) no authority shalt thou have over them:" Enough is thy Lord for a Disposer of affairs.(2260)
2259 This verse should be read along with the two preceding ones to complete their meaning. Evil has no power except over those who yield to its solicitations. 2260 As Evil has no authority over the sincere servants of Allah, they should put their trust completely in Him. For He is All-Sufficient to carry out their affairs, and by His grace, to save them from all harm and danger.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak-kak
عِبَاد۪ي
kullarım ki
لَيْسَ
yoktur
لَكَ
senin için
عَلَيْهِمْ
üzerlerinde
سُلْطَانٌۜ
bir hakimiyet
وَكَفٰى
ve yeter
بِرَبِّكَ
Rabbin
وَك۪يلاً
Vekîl olarak
"Muhakkak ki Benim (ihlâslı) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur. (Onlara) Vekîl olarak Rabbin yeter."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
سُلْطَان
İsim
س ل ط
Delil, yetki, güç, hakimiyet, kuvvet, hüccet, sultan, saltanat
كَفٰى
Fiil-I
ك ف ي
Yetti, kâfi oldu
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
وَكِيل
İsim
و ك ل
Vekîl (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her konuda güvenilmesi gereken tek zat demektir), vekil