Fakat unutma ki, (gerçek) kullarım üzerinde senin yaptırım gücün olmayacaktır:[²³⁰⁰] zira senin Rabbin, (kullarını) koruyucu otorite olarak haydi haydi yeterlidir!”
[2300] Sultân, “güç” ve “otorite” anlamındaki es-selt kökünden türetilmiş olsa da, yalınkat bir “güce” değil, “etkin, yaptırımı olan, ikna kabiliyeti yüksek güce” delâlet eder (Etimolojisi için bkz: 14:10, not 13). Çünkü sultân, “sahibinin ehliyet, liyakat ve doğruluğunu gösteren belge ya da yetki” anlamına gelir (Mekâyîs). Şeytana isnatla kullanıldığı her yerde olumsuz olarak gelir. Şeytanın insan üzerinde sultasının, yani “etkin bir yaptırım gücünün” olmadığı beyan edilir. Hz. Musa’ya isnatla kullanıldığı yerlerde, âsâ-yı Musa ve yed-i beyzâya delâlet eder. Çünkü bu ‘âyetler’, yaptırım ve ikna gücü yüksek mucizevî âyetlerdir. Allah’a isnatla kullanıldığı yerlerde ise, genellikle vahyin otoritesine ve insan üzerindeki ikna edici gücüne delâlet eder.