close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 57. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ulâ-ike-lleżîne yed’ûne yebteġûne ilâ rabbihimu-lvesîlete eyyuhum akrabu veyercûne rahmetehu veyeḣâfûne ‘ażâbeh(u)(c) inne ‘ażâbe rabbike kâne mahżûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların taptıkları, öyle varlıklar ki bizzat kendileri de hangisi daha yakın acaba diye Rablerine ulaşmak için bir vesile arayıp durmadalar, onun rahmetini ummadalar ve azabından korkmadalar. Şüphe yok ki Rabbinin azabı, çekinip kaçınmaya değer bir azaptır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onların yalvardıkları (ve aşırı yüceltip Allah’a şirk koştukları, veli ve âlim insanlardan, müttaki ve müstakim olanlar) da, (aslında) -hangisi (Allah’ın rızasına) daha yakın olacaktır diye- Rablerine (yaklaşmak için) bir vesile aramaktadırlar. (Yani aciz bir kul olduklarının ve Allah’a ihtiyaçlarının farkındadırlar.) O’nun rahmetini ummakta ve azabından korkmaktadırlar. Şüphesiz Senin Rabbinin azabı korkunçtur (ve dayanılmazdır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onların taptıkları, yalvarıp yakardıkları varlıklar da, onların Allah'a en yakın olanları da, yani melekler, peygamberler, azizler ve benzeri tanrılaştırılan varlıklar Rablerine yaklaşmak için bir yol ararlar, O'nun rahmetini umarlar, O'nun azabından korkarlar. Çünkü O'nun azabı, cidden çekinip kaçınmaya değer bir azaptır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların taptıkları, yalvardıkları bu varlıklar, Rablerine yakın olmaya vesile olacak her yola başvuranlar, her türlü hayrı ve ibadeti yapanlar, ihtiyaçlarını Rablerine arzedenler, onun rahmetini, merhametini umanlardır, azâbından korkanlardır. Rabbinin azâbı korunulması, endişe edilmesi gereken bir azaptır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların çağırdıkları (taptıkları) da, hangileri daha yakındır diye Rabblerine vesile arar, O'nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Gerçekten Rabbinin azabı korkunçtur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların taptıkları da, -hangisi daha yakındır diyeRablerine (yaklaşmak için) bir vesile arıyorlar. O'nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Şüphesiz senin Rabbinin azabı korkunçtur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Müşriklerin ilâh diye tapındıkları) bunlar (Melekler), içlerinden hangileri hayır (İbadet) yapmakla (Allah'a) yakın olacak kaygısı ile Rablerine vesile (derece yakınlığı) ararlar; rahmetini umarlar ve O'ndan korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte onların kendilerine dua ettikleri bu zatların Allah’a en yakın olanları dahi, Allah’a bir yol arıyorlar, O’nun rahmetini umuyorlar, O’nun azabından korkuyorlar. Şüphesiz Rabbinizin azabı çok sakınılan bir azaptır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte, bunların yalvardıklarının kendileri, Rabblerine nasıl daha yakın olacaklarının yolunu ararlar; O'nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Doğrusu, Rabbinin azabı çekinmeye değer.
Besim Atalay
swap_vert close
Tapmış oldukları şeyler arasından, «Hangisi daha yakın?» diye Allaha yol ararlar, rahmetini umarlar, azabından korkarlar, Tanrının azabından çekinmek gerek
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların yalvardıkları (Mesih ve Üzeyir gibi daha sonradan da azizleştirilmiş) kim varsa hepsi, “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar, O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü onun azabı gerçekten sakınılması gereken korkunç bir şeydir!
“Vesile aramak” araya birilerini sokmak değil, Allah’a daha yakın olmak için onun rızasını kazanacak bir iş yapmak, sorumluluk bilinciyle onun isteklerini hayata geçirmek, Allah’ı memnun edecek bir faaliyette bulunmak, doğaya, çevreye ve insanlığa faydalı bir eser meydana getirmektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Sizin istimdâd itdikleriniz ise rablerine yaklaşmağa müsâbaka idercesine vesîle arayorlar ve ânın rahmetini bekliyorlar ve mücâzâtından korkuyorlar. Çünki rabbin ’azâbı müdhîşdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Taptıkları putlar Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Zira Rabbinin azabı korkmağa değer.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların yalvardıkları bu varlıklar, “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu insanların yalvardıkları o varlıkların Allah’a en yakın olanları bile rablerine daha yakın olabilmek için vesile ararlar; O’nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Rabbinin azabı gerçekten sakınılması gereken bir azaptır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların yalvardıkları bu varlıklar Rablerine -hangisi daha yakın olacak diye- vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların çağırdıkları kişiler bile Rab'lerine yaklaşmak için yol ararlar. O'nun rahmetini umar, cezasından korkarlar. Rabbinin cezası sakınılacak bir şeydir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların yalvardıkları da, Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. Ve O'nun merhametini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onların yalvarıp durdukları, rablarına hangisi daha yakın diye vesîle ararlar ve rahmetini umarlar azâbından korkarlar, çünkü rabbının azâbı korkunç bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Oysaki) onların (müşriklerin, Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, tapıp) yalvardıkları (melekler, bizzat) kendileri Rablerinin rahmetine yaklaşmaya vesile (ler) ararlar. O’nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Şüphesiz Rabbinin azabı, (gerçekten) sakınılması gereken bir azaptır.
Melekleri, “Allah’ın kızları” olarak tasavvur eden Mekke müşrikleri, bazı putlarını, kendilerince uydurdukları melek sûretinde tasvir ederek, meleklerin yeryüzündeki somut sembolleri olarak kabul ediyorlardı. Ve böylelikle, elleriyle yaptıkları ve kendilerince uydurdukları melek sûretinde tasvir ettikleri putlara tapıyorlardı.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte onların, o yöneldikleri de¹ Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb'inin azabı korkunçtur.
1- Yöneldikleri varlıklar, melekler, cinler, ilahlar, vs.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların tapdıkları da — hangisi Rablerine daha yakın (olacak) diye — (bizzat) vesîle arıyorlar, Onun rahmetini umuyorlar, Onun azabından korkuyorlar Çünkü Rabbinin azabı korkuncdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onların (ilâh diye) yalvarıp durdukları şeyler, Rablerine hangisi daha yakın olacak diye vesîle ararlar;(2) O'nun rahmetini umarlar ve azâbından korkarlar. Çünki Rabbinin azâbı (pek) korkunçtur.
(2)İbn-i Mes‘ûd (ra)’a göre, bir kısım insanlar, cinlerden bir tâifeye tapıyorlardı. Bu cin topluluğu daha sonra Müslüman oldu. O insanlar ise hâlâ bunlara tapmaya devâm ediyorlardı. Bunun üzerine bu âyet-i celîle nâzil oldu. İbn-i Abbâs (ra)’a göre, kendilerine tapıldığı hâlde Rablerinin rızâsına vesîle arayanlar, melekler, Hz. Îsâ (as) ve Hz. Uzeyr (as)’dır. (Kurtubî, c. 5/10, 279)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onların yalvarıp yakardıkları (ve böylece tanrılaştırdıkları) varlıkların (Allah’a) en yakın olanları dahi, Rablerine (yaklaşmak için) bir yol arıyorlar, O’nun rahmetini umuyorlar, O’nun azabından korkuyorlar. Şüphesiz Rabbinin azabı çok sakınılan bir azaptır.
(*) Zemahşerî, Râzî, Şevkânî gibi müfessirler burada Allah’tan başka tanrı edinilen varlıkların melekler olduğunu belirtirler. Müşrikler taptıkları putları ve heykelleri meleklerin sembolleri olarak kabul eder, onların şahsında meleklere taptıklarını söylerlerdi. İşte âyet bu bâtıl inancın ne kadar çürük olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü melekler de dâhil olmak üzere Allah’tan başka hiçbir varlık, Allah’ın yardımı ve yaratması olmadan kendisini zarardan koruma imkânına dahi sahip değildir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri) Ayrıca “Vesile aramak” araya birilerini sokmak ve vasıta yapmak değil, Allah’a daha yakın olmak ve ona uluşmak için onun rızasını kazanacak güzel bir iş yapmak, sorumluluk bilinciyle onun isteklerini hayata geçirmek, Allah’ı memnun edecek bir faaliyette bulunmak, erdemli olmak, iyi tutum ve davranışlarda bulunmak, doğaya, çevreye ve insanlığa faydalı bir eser meydana getirmektir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların yardıma çağırdığı kimseler, Rablerinin rızasını istemek için vesile ararlar. Şimdi söyleyin, onlardan hangisi Allah’dan korkarak, onun rahmetini ummaya daha yakındır. Rabbinin azabı, sakınılması gerekli olan bir cezadır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O taptıklarına gelince, onlar kendilerini çalaplarına yaklaştıracak olan en yakın yolun hangisi olduğunu arayıp duruyorlar, Onun esirgeyiciliğini umuyorlar, Onun azabından korkuyorlar. Çünkü senin çalabının azabı sakınılacak bir azaptır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O mâbutlar, içlerinden Allah/a en yakın olanı kendileri için Rablerine ta/at ile yakın olmayı araştırırlar, rahmetini umarlar, azabından korkarlar [⁸]. Çünkü Rabbinin azabı sakınılmaya değer.
[8] Nasıl olur da onlar mâbut olurlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Aslında onların yalvarıp yakardıkları bu varlıklar, “Hangimiz daha yakın olacağız?” diye Rablerine vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlar ve azabından da korkarlar.²⁶ Muhakkak ki Rabbinin azabı sakınılması gereken [mahzûren] bir azaptır.
26 Tanrılaştırılan varlıkların her zaman cansız varlıklar olmadığını, canlı varlıklardan da olduğunu anlıyoruz. Onlar da Allah’a yakınlaşmak için vesile aradıklarına, O’ndan rahmet umup, azabından da korktuklarına göre canlı bir kuldur. Öyleyse kula kulluk bu ayete göre de yasaktır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların yalvarıp durdukları da, hangisi (Allah'a) daha yakındır diye Rablerine bir vesile ararlar. O'nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Şüphesiz senin Rabbinin azabı sakınılmaya değerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onların yalvarıp ilâhlaştırdıkları bu seçkin kulların bizzat kendileri, hattâ içlerinden Allah’a en yakın olanları bile, Rablerine ulaşıp O’nun rızasını kazanabilmek için; iman, ibâdet, kulluk gibi çeşitli araçlar, sebepler ve vesîleler arayıp dururlar; O’nun rahmetini ümit eder, azâbından korkarlar. Çünkü Rabb’inin azâbı gerçekten korkunçtur! Ve bu azap, geçmişte olduğu gibi, gelecekte de zâlimleri hedef almaya devam edecektir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte onlar “hangisi en yakın?” diye Vesîle’yi rabb’lerine doğru arayarak dua ediyorlar; O’nun rahmetini umuyorlar; azabından korkuyorlar. Senin rabbinin azabı, kaygı verici / korkunçtur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Müşriklerin Allah'a aracı ettikleri bu tanrılar, aslında kendileri, Allah'a daha yakın olmanın arayışı içindedirler. Hattâ gazabından korkarak ondan merhamet dilenirler. Çünkü Tanrı'nın cezası korkunçtur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlerin dünyada yaşarken bizi bunlar kurtaracak dedikleri, bizi kurtar diye yalvardıkları; hesap günü Rabbine yakın olmak için sebep arar. Kurtuluşları için bizden medet umar. Cezamızdan korkarlar. Çünkü cezamız gerçekten korkulacak bir azaptır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların yalvardıkları bu varlıklar bile aslında –hangisi daha yakın olacak diye– Rablerine yol [*] ararlar. O’nun merhametini umar ve azabından korkarlar. [*]Şüphesiz ki Rabbinin azabı sakınılması gereken önemdedir.
Burada sözü edilen varlıklar, Mekkeli müşriklerin aracı edindikleri ve put şeklinde sembolleştirdikleri “melekler” olmalıdır Benzer mesajlar: A‘râf 7:56; Enbiyâ 21:90; Secde 32:16; Zümer 39:9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onların taptıkları (putlar da) hangi yol daha yakındır diye, Rablerine (yaklaşmak için) vesile ararlar. Onun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Şüphesiz senin Rabbinin azabı çok korkunçtur.
Muhammed Esed
swap_vert close
Aslında, onların bu yalvarıp yakardıkları [ve böylece azizleştirdikleri, tanrılaştırdıkları şahsiyetlerin] kendileri -içlerinden O’na en yakın olanları [bile]- ⁶⁸ Rablerinin yakınlığını kazanmaya çalışırlar(dı); hem de, O’-nun rahmetini umup azabından korkarak: çünkü onun azabı gerçekten sakınılması gereken bir şeydir!
68 Yani, peygamberlerin de, meleklerin de en büyükleri.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Oysa onların dua ile yalvarıp yakardıkları kimseler var ya; Allah’a en yakın olduğunu sandıkları hangisi ise onlar da Rablerine daha yakın olmak için yol ararlar. Ve O’nun rahmetini ümit ederler, azabından ise korkarlar. Zira Rabbinin azabı çok korkunçtur. 9/99, 34/31...33-37
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kaldı ki, onların kendilerine yalvarıp yakardıkları kimseler var ya; -(Allah’a) en yakın sandıkları hangileriyse- işte onlar bile Rablerine yakın olmak için var güçleriyle çaba gösterirler[²²⁸⁶] ve O’nun rahmetini arzu edip cezasından da korkarlar: çünkü senin Rabbinin azabı, her daim kaçınılması gereken bir ceza olmuştur.
[2286] Vesîlenin “yakın olmak için tüm ilgi ve çabayı yoğunlaştırmak” anlamı ve benzer bir kullanımı için bkz: 5:35, not 38.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Oysa) Müşriklerin (ilah edinerek) taptıkları nesneler de (bizzat kendileri) Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar ve azabından ise korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı cidden korkunçtur.
Osman Fırat
swap_vert close
Onların O yalvardıkları "Hangimiz Rabbimize daha yakın olacağız" diye Rablerine bir vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlarve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten çekinilecek bir azabdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O kendilerine taptıkları da Rablerine hangisi daha yakın olsun diye vesile ararlar ve onun rahmetini umarlar ve onun azabından korkarlar. Şüphe yok ki, Rabbinin azabı hazer edilmeğe pek layıktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların tanrılaştırıp yalvardıkları kimseler, “Ne yaparsam O'na daha yakın olabilirim? ” diye Rab'lerine vesile ararlar. O'nun rahmetini arar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.
Bunlar, çeşitli şirk inançlarına göre gâh melaike; gâh Îsâ (a.s.) veya Uzeyr (a.s.) olabilir. Veyahut müşrik Cahiliye Araplarından bazılarının ibadet ettikleri bazı cinler olabilir ki o cinler ihtida edip Müslüman oldukları halde, onlara tapanlar, bundan haberdar olmamışlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O yalvardıkları da, onların (Allah'a) en yakın olan(lar)ı da Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar; O'nun merhametini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, cidden korkunçtur.
Böyle iken onlar, nasıl Allâh ile kendileri arasında aracı olabilir?  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
'İbâdet iyledikleri şeylerde rablerine tekarrübe vesîle ve yol ararlar ve bunların hangisi daha yakındır diye bakarlar ve Allâh'ın rahmetini ister ve 'azâbından korkarlar. Tahkîk rabbinin 'azâbı hazr idilmeye lâyıkdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar, yani çağırdıkları (melekler) kendilerini Rablerine daha da yaklaştıracak bir vesilenin[1] peşinde olurlar[2]. İkramını umar, azabından korkarlar. Rabbinin azabı kaçınılması gereken şeydir.
[1] Sebe 34/37 [2] Eyyu ismi mevsul olduğu için bu anlam verilmiştir. أُولَـئِكَ الَّذِينَ يَدْعُون َمن الملائكة يَبْتَغُونَ الْوَسِيلَةَ التي تجعلهم أَقْرَبَ إِلَى رَبِّهِمُ  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların dua ettikleri de Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini dilerler, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların dua ettikleri de, hangisi Ona daha yakın olacak diye, Rablerine ulaşmak için vesile ararlar; Onun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Rabbinin azabı ise, gerçekten de sakınılacak bir azaptır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O yakarıp durduklarının kendileri, en çok yakınlık kazanmışları da dahil, Rablerine varmaya vesîle ararlar; O'nun rahmetini umarlar, O'nun azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkulasıdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şolar anlar kim oķırlar isterler çalabı’ları dapa yaķınlıķ ķanķısı anlaruñ yaķınıraķdur daħı umarlar raḥmetin [147b] daħı ķorķarlar 'aźābından bayıķ 'aźābı çalabunuñ oldı śaķınılmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar ol kimselerdür ki du‘ā iderler, ma‘būd idinürler. İsterler Tañrı Ta‘ālāya vesīleti ṭā‘at bile. Özlerinden yaḳın olanı vesīlet idinürler ve umarlarraḥmeti. Daḫı ḳorḳarlar ‘aẕābdan. Taḥḳīḳ ‘aẕābından seni yaradan Tañrınuñḥaẕer eylemek vācibdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların tapındıqları tanrıların özlərindən hər hansı biri (Allah dərgahına) daha yaxın olsun deyə, Rəbbinə vəsilə axtarır, Onun rəhmətini umur, əzabından qorxur. Həqiqətən, Rəbbinin əzabı qorxuludur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those unto whom they cry seek the way of approach to their Lord, which of them shall be the nearest; they hope for His mercy and they fear His doom. Lo! the doom of thy Lord is to be shunned.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those whom they call upon do desire (for themselves) means of access to their Lord, - even those who are nearest:(2243) they hope for His Mercy and fear His Wrath: for the Wrath of thy Lord is something to take heed of.
2243 Where men or heroes, or prophets or angels are worshipped, the worship is futile: because (1) even if they are good and holy, and ever so near to Allah, yet the nearest of them have need to seek means of access to Allah, and they do seek such means, viz,: the hope of Allah's Grace: (2) though by their very nature it is impossible for us to suppose that they will incur the Wrath of Allah, yet they are but creatures and are subject to the law of personal responsibility.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
الَّذ۪ينَ
o şeyler ki
يَدْعُونَ
yalvarıyorlar
يَبْتَغُونَ
ararlar
اِلٰى رَبِّهِمُ
Rabblerine
الْوَس۪يلَةَ
vesile
اَيُّهُمْ
hangisi
اَقْرَبُ
daha yakın (olacak diye)
وَيَرْجُونَ
ve umarlar
رَحْمَتَهُ
rahmetini
وَيَخَافُونَ
ve korkarlar
عَذَابَهُۜ
azabından
اِنَّ
şüp- hesiz
عَذَابَ
azabı
رَبِّكَ
Rabbinin
كَانَ
oldu
مَحْذُوراً
sakınılması gereken
Onların yalvardıkları dahi Rabblerine daha yakın olmak için vesile ararlar, O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar; çünkü Rabbinin azabı sakınılması gereken (bir azap)tır.
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
وَسِيلَة
İsim
و س ل
Vesile
اَىّ
Soru eki
اَىّ
Hangi, hangisi, nasıl
اَقْرَب
İsim
ق ر ب
En yakın, akraba
رَجَا
Fiil-I
ر ج و
Umdu, ümit etti, arzu etti, umut bağladı
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مَحْذُور
Edilgen fiil
ح ذ ر
Sakınılması gereken