close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Verabbuke a’lemu bimen fî-ssemâvâti vel-ard(i)(k) velekad faddalnâ ba’da-nnebiyyîne ‘alâ ba’d(in)(s) veâteynâ dâvûde zebûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Rabbin pek iyi bilir ne varsa göklerde ve yeryüzünde. Andolsun ki bazı peygamberleri bazısından üstün ettik ve Davud'a Zebur'u verdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi (ve her şeyi en küçük ayrıntısıyla) en iyi bilir. Andolsun Biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına faziletli (marifet, meziyetleri ve dereceleri değişik) kıldık ve Davud’a da Zebur (İlahi ahlâk kaideleri ve kasideler kitabı) verdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü göklerde ve yerde bulunan her varlığı, her bakımdan bilen senin Rabbindir; fakat şu da bir gerçektir ki, bazı peygamberleri bazısından üstün kıldık. Davûd'a da Zebûr'u verdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbin göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların hepsini iyi bilir. Gerçekten biz, lütufta bulunarak peygamberlerin bir kısmını, diğerlerine üstün kıldık. Dâvûd'a da, Zebûr'u verdik.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/253; 33/7; 42/13.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbin göklerde ve yerde olanları daha iyi bilir. Andolsun biz peygamberlerin bazılarını bazılarına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilir. Andolsun, biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık ve Davud'a da Zebur verdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimselerin hepsini en iyi bilendir, (onlardan dilediğine Peygamberlik verir.) Muhakka ki, biz, peygamberlerin bazısını (faziletçe) bazısına üstün kıldık. Dâvud'a da (ahir zaman peygamberinin faziletini bildiren) Zebûr'u verdik. (Bu âyet-i kerime, “Ebû Tâlib'in yetimi nasıl peygamber olabilir? diyen Kureyş kâfirlerini reddetmektedir.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Rabbin göklerdeki ve yerdeki herkesi çok daha iyi bilendir. Ve andolsun! Biz, peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. (Örneğin) Davud’a (hem devleti, hem) Zebur’u verdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Dâvûd'a da Zebûr'u verdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrı bilir pek iyi göklerde, yerde olan her şeyi; peygamberlerden nicesini, üstün kıldık nicesine; Davud'a da Zebur verdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve Rabbin göklerde ve yerde bulunan kimseleri çok iyi bilmektedir. Andolsun, peygamberlerden her birine diğerinden farklı olarak üstün nitelikler verdik. Tıpkı, Davud'a (rahmetimizin bir belirtisi olarak) Zebur'u verdiğimiz gibi. 
Bkz. 2/136, 253, 2/285, 3/84“Göklerde ve yerde bulunan kimseler” ifadesi, dünyanın dışındaki gezegenlerde de hayatın olabileceğine ve oralarda da bizim gibi varlıkların yaşayabileceğine işaret etmektedir. “Peygamberlerin bir kısmının bir kısmına üstün kılınması”, aldıkları vahyin ağırlığına, yüklendikleri misyonun etki sahasına göre farklıdır. Mesela Hz. Peygamberin dışındaki peygamberler zamana ve bölgeye peygamber olarak gönderilmiş iken Hz. Muhammed bütün âleme ve sonunu bilemediğimiz bir zamana peygamber olarak gelmiştir. “Ulu’l-azm” dediğimiz büyük peygamberler, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Hz. Muhammed bu özellikleriyle diğer peygamberlerden farklıdırlar. Hatta ayetin sonunda geçen “Davud’a da Zebur’u verdik” ifadesi bu hususu teyit etmektedir. Ancak ümmetlere düşen, peygamberleri farklılıklarıyla ve özellikleriyle yarıştırmak değil, onların tebliğ ettikleri ve örnekliğiyle onlar gibi yaşamaya çalışmaktır.Hz. Davud, İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerdendir. Hem peygamberdi hem de hükümdar. Soy bakımından Yakup Peygamberin Yehûda adlı oğluna dayanır. Hz. Süleyman’ın babasıdır. Kudüs’te doğdu ve orada yaşadı. Kendisine İbrani dilinde Zebur kitabı verildi. Sesi çok güzel ve tesirliydi. İsmi Kur’an’da on altı yerde geçmektedir. Ayette özellikle Hz. Davud’un ve Zebur’un zikredilmesi. Kureyş kabilesi Hz. Peygamberle mücadelede Yahudilerden yardım isteyince, onlar da “Musa’dan sonra peygamber, Tevrat’tan sonra da kitap gelmemiştir.” demelerinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca bu özel ifade hem peygamber hem de hükümdar olan Hz. Davud’un hükümdarlığına değil de Tevrat’a dikkatlerin çekilmesi, üstünlüğün makamda, servette, mülkte, şöhrette değil ilim ve hikmette olduğunu göstermektedir. Bu konuda Nisa suresi 4/163 ayetine ve açıklamasına da bakabilirsiniz.   
Cemil Said
swap_vert close
Senin rabbin semâvâtda ve arzda olanları herkesden iyi bilür. Rasûlleri biri birinin fevkine is’âd iyledik Dâvûd’a Zebûr’ı virdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan kimseleri Rabbin daha iyi bilir. And olsun ki peygamberleri birbirinden üstün kılmış ve Davud'a Zebur vermişizdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.[318]
Peygamberler arasındaki bu üstünlük farkı maddî açıdan değil, manevî değerler ve yüce kabiliyetlere sahip olma yönündendir. Hatta, Hz. Dâvûd’un ulaştığı şeref, kendisine verilen mülk ve saltanatla olmayıp, Zebûr’un vahyedilmesiyledir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanları en iyi bilen senin rabbindir. Doğrusu biz peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık; Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık; Davud'a da Zebur'u verdik.  
 Peygamberlerin kendi aralarındaki bu derece farkı, maddî ve bedenî yönden olmayıp ruhî ve mânevî fazilet ve kabiliyetler yönündendir. Nitekim, Hz. Davud’a Zebur’un gönderildiğine işaret buyurulmakla bu husus teyit edilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbin göklerdekileri ve yerdekileri en iyi bilendir. Peygamberlerden bir kısmını diğerlerine üstün kıldık. Örneğin, Davud'a Zebur'u verdik
Peygamberleri yaratan ve görevlendiren Tanrı herbirisine farklı özellikler ve üstünlükler vermiştir. Onları üstünlük yarışına sokmak bize düşmez. Bak 2:285.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rabbin göklerde ve yerde olan kimselerin hepsini en iyi bilendir. Andolsun ki biz, peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem rabbın Göklerde ve Yerde kim varsa hepsine a'lemdir, celâlim hakkı için Peygamberlerin de ba'zısını ba'zısına tafdıl ettik ve Davûda bir Zebûr verdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan (bütün varlık) ları hakkıyla bilendir. Ve kasem olsun ki, biz, peygamberlerin kimini, kiminden üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Göklerde ve yeryüzünde kimlerin olduğunu Rabb'in daha iyi bilir. Ant olsun ki Biz nebilerin kimini kiminden, kimi nitelikleriyle üstün kıldık. Dâvûd'a Zebûr'u verdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Rabbin göklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Andolsun ki biz peygamberlerin kimini kiminden üstün kılmışızdır. Dâvuda da Zebur verdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri de en iyi bilendir. And olsun ki, peygamberlerin bazısını bazısına üstün kıldık; Dâvûd'a da Zebûr'u verdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hem senin Rabbin, göklerde ve yeryüzünde kim (ve ne) varsa, onların hepsini de çok iyi bilmektedir. Ve gerçekten biz, peygamberlerden bazısını (bazı hususi sahalarda farklı özellik ve mucizelerle) bazısına tafdil ettik (daha fazla mucizeler, farklı nitelik ve özellikler bahşettik) Davud’a da Zebur’u verdik. *
(*) Bkz. 2/124, 3/68, 16/120-121, 123, 46/16, 53/37 Peygamberler Allah’ın elçileri olması hasebiyle aralarında bir fark yoktur (Bakara 2/136, 285; Âl-i İmran 3/84). Ancak bazı özellikleriyle ve sorumluluklarıyla birbirlerinden farklıdırlar. (C. Külünkoğlu Meali İsra-55.Ayet Açıklaması) Yani peygamberlerden her birine verilen bazı farklı özellikler vardır. Nitekim Allah Teâlâ çeşitli âyetlerde Hz. İbrâhim’i kendisine dost (halîl) edindiğini, Hz. Mûsâ ile tekellüm Hz. Îsâ’yı babasız yarattığını ve küçük yaşta kendisine ilim, hikmet ve mucizeler lutfettiğini, Hz. Süleyman’a ihtişamlı bir hükümdarlık verdiğini, Hz. Muhammed’i âlemlere/bütün insanlara rahmet olarak gönderdiğini bildirmiştir. Hz. Dâvûd’a büyük bir hükümdarlık verildiği hâlde âyetin sonunda bu hükümdarlığın değil de, ona verilen kutsal kitabın bir fazilet sebebi olarak zikredilmesi, ilimde ve dinde önde olmanın mal-mülk ve hükümdarlıktan daha değerli olduğuna işaret eder. Yani yüce Allah’ın bir kısmını bir kısmına tafdil etmesi, zaman ve zeminin şartlarına uygun olarak kimisini daha fazla mucizeler ve farklı özelliklerle dontamış olması demektir. والتفضيل مشتق من الفضل وهو الزيادة ; فمعنى فضلنا بعضهم على بعض هو كقوله تعالى : ولقد فضلنا بعض النبيين على بعض أي جعلنا لبعضهم زيادة في بعض النواحي على البعض الآخر . والفضل هنا إضافي وليس بذاتي ;أي أن هذا ليس من ذات الرسل ، إنما هو بما يختص الله بعضهم من معجزات مغايرة لمعجزات الآخرين . ثم التفضيل إضافي لأنه يكون في ناحية من النواحي ، وقد يكون هناك ناحية أخرى فضل بها المفضول غيره ، فموسى فضل على عيسى بأنه كلمه الله ، وعيسى فضل على موسى بأنه أحيا الموتى ; فالتفضيل إذن إضافي في موضوعه ، وفي نوعه ، وفي نواحيه - منهم من كلم الله ورفع بعضهم درجات وآتينا عيسى ابن مريم البينات وأيدناه بروح القدس في هذه الجملة السامية من الآية الكريمة بيان لبعض وجوه التفضيل التي اختص الله سبحانه وتعالى بها بعض النبيين ، وهي في الحقيقة وجوه للتفضيل لا تتصل بأشخاصهم ، بل تتصل برسالاتهم ، وما تؤيده هذه المعجزات من شرائع ، ومن تخاطبهم من أقوام تكون تلك المعجزات مناسبة لهم - الآيات الكريمات المثبتة للتفضيل بين الرسل وبين ما ورد عن النبي صلى الله عليه وسلم - من النهي عن التخيير بين الأنبياء فقد روى الأئمة الثقات أن النبي - صلى الله عليه وسلم -قال " " لا تخيروا بين الأنبياء " (1) " ولا تفضلوا بين أنبياء الله " (2) وفوق ذلك فإن النهي عن أن يجري على ألسنة الناس تفضيل نبي بذاته على نبي آخر فتكون المشادة والملاحاة. وروى في الصحيحين عن أبي هريرة قال: " استب رجل من المسلمين ورجل من اليهود، فقال اليهودي؛ والذي اصطفى موسى على العالمين، فرفع المسلم يده فلطم بها وجه اليهودي وقال: أيْ خبيث! وعلى محمد - صلى الله عليه وسلم -؟! فاشتكى المسلم، فقال - صلى الله عليه وسلم -: " لا تفضِّلوني على الأنبياء " (3) ( زهرة التفاسير » تفسير سورة البقرة » (1) متفق عليه؛ رواه البخاري (5 0 64): الديات - إذا لطم المسلم يهوديا عند الغضب، ومسلم (4378): (2) رواه البخاري: أحاديث الأنبياء (3162)، ومسلم: الفضائل (4376) (3) راجع السابق، وبهذا اللفظ رواه البخاري (2235):..  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayrıca Rabbin, göklerde ve yerde olan kimselerin hepsini en iyi bilendir. Biz, peygamberlerin (vahyin habercilerinin) bir kısmını diğer bir kısmından üstün tuttuk ve Davud’a içinde emirlerimizin bulunduğu sayfaları (zebur) verdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Senin çalabın yerlerde, göklerde olanları en iyi bilendir. Gerçekten Biz peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Davud’a da Zebur’u verdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olanı daha iyi bilir [⁵]. * Peygamberlerin bazısını bazısından üstün kıldık, Davud/a da Zebur verdik [⁶].
[5] Bunun için dilediğine nübüvvet verir.[6] Davud'a Zebur vermekle üstün tuttuk, yoksa saltanat vermekle üstün tutmadık.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun Biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud’a da Zebûr’u verdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilir. Şüphesiz biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık ve Davud'a da Zebur verdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hiç kuşkusuz Rabb’in, göklerde ve yerde olan bütün varlıkları her yönüyle ve en mükemmel şekilde bilmektedir. O, sonsuz ilim ve hikmeti uyarınca, insanlar arasından dilediğini seçip elçi olarak görevlendirir. Doğrusu Biz, Peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kılmışızdır. Kimilerini görsel mûcizelerle, kimilerini de hikmet dolu kitaplarla destekleyip yücelttik. Nitekim, Davud’a da Zebur’u vermiştik. Ve işte sana da ey Muhammed, Kur’an gibi eşsiz bir mûcize gönderdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizin rabbiniz Yer ve Gökler’deki kimseleri de çok iyi bilir. And olsun Nebiyyler’in bir kısmını bir kısmına üstün kıldık! Davud’a da bir zebûr / kitap verdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan tüm akıllıların görev ve konumlarını da en iyi Rabb'in bilir. Meselâ haberciler arasındaki derecelendirme işini yapan, meselâ Davûd'a Zebûr'u veren de Allah'tır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbin göklerde ve yerde olan her şeyi en iyi bilendir. Gerçekten biz Nebi’lerin kimini kiminden üstün kıldık! Davud’a da Zebur’u verdik. Kimi iktidar sahibi olup hükümdar oldu! Kimi çöllere düştü! Kimi öldürüldü! Kimi ülkesinden sürüldü! Kimi hastalıklarla uğraştı! Her Nebi’nin hayatı başka başkaydı! Her Nebi’nin başına gelenlere karşı sabrı, mücadelesi, azmi başkaydı! Her Nebi’nin samimiyetle yaptıkları katımızda değer kazanmıştır. Nebi’lerin hangi açıdan üstün olduklarını sadece Rabbin bilir. Bazı cahillerin bizim Nebi’miz senden üstündü veya falanca Nebi filanca Nebi’den üstündü demeleri bir şey ifade etmez. Katımızda devlet kurup yönetenle, devlet kuramayıp inkâr edenlerle mücadele eden, mücadeleleri sonunda; “Rabbim elimden geleni yaptım! İşte görüyorsun! Artık sen bilirsin!” diyen arasında fark yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi çok iyi bilendir. Yemin olsun ki biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına (farklı oldukları noktalarda) üstün kıldık; [*] Davud’a da Zebur’u verdik. [*]
Bu ayet Bakara 2:136, 285, Âl-i İmrân 3:84, Nisâ 4:152 ve Ra‘d 13:4. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayetteki “üstünlük”, aslında farklılık demektir. Çünkü peygamberler belirli noktalarda birbirlerinden farklıdır ve farklı oldukları bu noktalarda birbirlerinden üstündür. Ancak prensip olarak peygamberler arasında ayrım yapılmamalıdır. Çünkü peygamberlik [kesbî] (çalışıp kazanmaya bağlı) olarak değil, [vehbî] (ilahî bir ikram) olarak verilmiştir.,Bu ayet “nebilere (peygamberlere) kitap verilmediği” şeklindeki anlayışın yanlış olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Meryem 19:30.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Rabbin göklerde ve yerde olan herkesi çok iyi bilir. Yemin olsun Biz Peygamberlerin her birine, birbirinden üstün özellikler verdik¹ ve Dâvût’a da Zebûr’u verdik.²
1 Âyetin bu bölümü: ”Gerçekten Biz, Peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık.” şeklinde de tercüme edilebilir. Bk. (Bakara: 253)2 Burada bilhassa Dâvut (a.s) ve Zebûr’un zikredilmesinin sebebi: a- Kureyş, Peygambere karşı mücadele için Yahûdîlere müracaat edince, Yahûdîlerin “Mûsa’dan sonra Peygamber, Tevrât’tan sonra kitap yoktur” demelerine bir cevaptır. b- Aynı zamanda büyük bir melik de olan Dâvut (a.s)’ın mülkü değil de Zebûr’un zikredilmesi, üstünlüğün mal ve mülk ile değil, ilim ve din ile olduğunu gösterir. c- Zebûr’da Peygamberimiz (a.s)’ın adı ve onun ümmeti’nin en hayırlı ümmet olduğu yazılmıştır. Konu ile ilgili olarak Bk. (Nisâ: 163)  
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü, göklerde ve yerde bulunan her varlığı her bakımdan bilen senin Rabbindir. Fakat şu da bir gerçektir ki, Biz bazı nebîlere diğerlerine göre daha büyük bir yücelik tevdî etmişizdir; ⁶³ tıpkı Davud’a [rahmetimizin bir belirtisi olarak] ilahî hikmetle dolu bir kitap verdiğimiz gibi. ⁶⁴
63 Bu, öyle görünüyor ki, Son Peygamber olarak Muhammed (s)’in misyonuna ilişkin bir îmadır (Zemahşerî, Beydâvî): yani, Muhammed (s)’in kendisi, Allah’ın mesajını ulaştırdığı kimselerin “kaderlerini belirleme” gücüne sahip olamasa da, tebliğ ettiği mesaj kıyamete kadar geçerli kalacaktır.64 Yani, tıpkı Hz. Davud’un “ilahî hikmetler kitabı”nın (Mezmurlar) o’nun dünyevî iktidarından (krallığından) fazla yaşaması gibi, Muhammed (s)’in tebliğ ettiği mesaj, Kur’an da, o’nun takipçilerinin tüm inişli çıkışlı tarihsel gidişlerinin üstüne çıkacak, onlardan fazla yaşayacaktır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü senin Rabbin, göklerde ve yerde her kim varsa hepsini en iyi bilendir. Biz bazı nebileri farklı özelliklerle her birini diğerine göre faziletli kılmışızdır. Bu çerçevede Davud’a Zebur’u verdik. 2/253, 4/163...165, 27/16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira, göklerde ve yerde bulunan her varlığı Rabbin çok iyi bilmektedir; dahası Rabbin nebîlerden her birine diğerinden farklı olarak üstün nitelikler vermiştir: Nitekim, Dâvud’a (hükümdarlıkla birlikte) hikmet yüklü sayfalar verdiğimizi (hatırlayın).[²²⁸⁴]
[2284] Zebur’a verdiğimiz bu anlamın gerekçesi için bkz: 16:44, not 48.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Rabbin göklerde ve yerde olan kimseleri (kimlerin peygamberliğe layık olduğunu elbette) en iyi bilendir. Andolsun ki biz, (her birine ayrı bir özellik vererek) peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
(Burada Davud a.s.'dan bahis buyurulmasının sebebi: Kureyş, Peygambere karşı mücadele etmek için yahudilere baş vuruyorlardı, onlar da "Musa’dan sonra peygamber ve Tevrat’tan sonra kitap yoktur" diyorlardı.. böylece onların iddiaları çürütülmüş olmaktadır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri (yaptıklarıyla) en iyi bilendir Ve biz bazı nebilere bazılarından fazla verdik. Ve Davud’a da Zeburu verdik
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Rabbin göklerde ve yerde olanları pek ziyâde bilendir. Andolsun ki, peygamberlerin bazılarını bazıları üzerine tafdil ettik ve Dâvud'a Zebur'u verdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem senin Rabbin, göklerde ve yerde olan kim varsa hepsini pek iyi bilir. Biz nebîlerden bazısını bazısına üstün kıldık, nitekim Davud'a da Zebûr'u verdik. [2, 253; 33, 7; 42, 13]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri daha iyi bilir (O, peygamber olmağa kimi layık görürse onu seçer). Andolsun ki biz, peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık, Davud'a da Zebur'u verdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olanı daha eyi bilir. Tahkîk biz insândan bir takımını bir takımı üzerine tafdîl itdik. Ve Dâvud'a Zebûr'ı virdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerdeki kimseleri en iyi Rabbin bilir. Biz, nebilerin kimini kiminden üstün kıldık ve Davud’a da Zebur’u verdik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Bazı peygamberleri de diğerlerinden üstün kılmışızdır. Davud'a Zebur verdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa, Rabbin onların hepsini pek iyi bilir. Peygamberlerden kimini Biz diğerlerinden üstün kıldık; Davud'a da Zebur'u verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbin, göklerdeki ve yerdeki kimseleri de daha iyi bilir. Yemin olsun, biz, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kılmışızdır. Dâvûd'a da Zebur'u verdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı çalabuñuz bilürirekdür anı kim göklerdedür daħı yirde. daħı bayıķ artuķ eyledük bir nicesini peyġamberlerüñ bir nice üzere. daħı virdük dāvud’a zebur kitābın.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ya‘nī seni yaradan Tañrı bilicidür göklerde olanları yirlerde olanları daḫı.Daḫı biz efḍal ḳılduḳ nebīlerüñ yaḫşısını, yaḫşı üstine. Daḫı biz virdükDāvūda Zebūrı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Rəbbin göylərdə və yerdə olanları (Özünün bütün yaratdıqlarını) çox gözəl tanıyır. Biz peyğəmbərlərin bə’zisini digərlərindən üstün etdik və Davuda Zəbur verdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And thy Lord is best aware of all who are in the heavens and the earth. And we preferred some of the Prophets above others, and unto David We gave the Psalms.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And it is your Lord that knoweth best all beings that are in the heavens(2240) and on earth: We did bestow on some prophets more (and other) gifts than on others: and We gave to David (the gift of) the Psalms.(2241)
2240 Not only are we not to judge other ordinary men and carp at them, we are not to set up false standards for judging the Prophets of Allah, If one was born of the unlearned Arab race, he yet was a mercy to all the worlds. If one spoke to Allah as Kalim Allah or another's life as Ruh Allah begun with a spiritual miracle; it does not imply superiority. It only means that Allah's wisdom is more profound than we can fathom. (R). 2241 The spiritual gifts with which the prophets came may themselves take different forms, according to the needs of the world and the times in which they lived, as judged by the wisdom of Allah. A striking example here given is the gift of song and music as given to David, but it implies no superiority of David over others. David was given the Zabur, the psalter or Psalms, intended to be sung for the worship of Allah and the celebration of Allah's praise. For the Book of Psalms, see the last part of n. 669 to 4:163, where exactly the same words are used about David.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَرَبُّكَ
ve Rabbin
اَعْلَمُ
en iyi bilendir
بِمَنْ
o kim- seleri ki
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerdedir
وَالْاَرْضِۜ
ve yerde
وَلَقَدْ
ve and- olsun
فَضَّلْنَا
üstün kıldık
بَعْضَ
bazısını
النَّبِيّ۪نَ
nebîlerin
عَلٰى بَعْضٍ
bazısına
وَاٰتَيْنَا
ve verdik
دَاوُ۫دَ
Dâvûd'a
زَبُوراً
Zebûr'u
Senin Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. Andolsun ki Biz, nebîlerin bazısını bazısına üstün kıldık ve Dâvûd'a Zebûr'u verdik.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَعْلَم
İsim
ع ل م
Daha iyi bilen, çok iyi bilen, en iyi bilen
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
فَضَّلَ
Fiil-II
ف ض ل
Üstün kıldı, faziletli kıldı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
دَاوُد
İsim
دَاوُد
Hz. Dâvut (a.s.)
زَبُور
Özel isim
ز ب ر
Zebûr (Hz. Dâvûd (a.s.)'a verilen kitap)