close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Rabbukum a’lemu bikum in yeşe/ yerhamkum ev in yeşe/ yu’ażżibkum(c) vemâ erselnâke ‘aleyhim vekîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rabbiniz, sizi daha iyi bilir; dilerse acır size, yahut dilerse azap eder size ve seni, onların amellerini gözetmek, onları korumak için göndermedik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Elbette) Sizi (amelinizi, niyetinizi, gerçek mahiyetinizi) en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet edip (bağışlayıverir), dilerse sizi azaplandırıp (cezanızı) verir. Biz Seni onların üzerine bir vekil (ve sorumlu kefil) olarak göndermedik. (Görevin sadece tebliğdir ve Hakkın hâkimiyeti için gayrettir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Rabbiniz sizin ne olduğunuzu, neye layık olduğunuzu tam olarak bilmektedir, dilerse size acıyıp merhametli davranır, dilerse azap edebilir. Ve seni onların amellerini gözetmek, onları korumak için göndermedik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbiniz sizi iyi bilir. Sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa size merhamet eder. Sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa sizi cezalandırır da. Seni, onlar adına Allah'a karşı savunma yapman, Allah adına da onların üzerinde zor kullanman için görevlendirmedik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder ve dilerse azab eder. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Onlara söyliyeceğiniz en güzel kelime şudur):”- Rabbiniz, sizi, çok daha iyi bilir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder, yahut dilerse (küfür üzere ölmekle) size azab eder”. Seni de (ey Rasûlüm kendilerini imana zorlamak için) üzerlerine bir vekil göndermedik. (Bu âyetin hükmü kıtal âyeti ile nesh edilmiştir.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Rabbiniz olan Allah sizi daha iyi bilir. İsterse size merhamet eder, isterse sizi azaplandırır. Ve Biz, seni onlara koruyucu ve sorumlu olarak göndermiş değiliz. (Sen ancak uyarıcı ve müjdeleyensin.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah sizi iyi bilir, diler sizi bağışlar, dilerse de azap eder, vekil göndermedik seni onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse sizi cezalandırır. (Resulüm!) Biz seni onlara (zorlayıcı) bir vekil olarak göndermedik.
Cemil Said
swap_vert close
Rabbiniz sizi tanır, ister ise rahmetini ihsân ider. İster ise küfür üzere imâte ve tecziye ider, seni ânların vekîli olmak içün göndermedik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azabeder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sizi en iyi bilen rabbinizdir. Dilerse size merhamet eder, dilerse sizi cezalandırır. Biz seni onlardan sorumlu bir vekil olarak göndermedik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.  
 Müfessir Beyzâvî, bu âyetin son cümlesini şöyle açıklamıştır: «Biz, kâfirleri imana zorlama işini sana havale etmedik. Seni, sadece Allah’ın rahmetini müjdeleyici ve azabından sakındırıcı olarak gönderdik. Bu sebeple inanmayanlara tolerans göster.» Müfessirlerin beyanına göre, Hz. Muhammed’in peygamberliğine itiraz edenlere karşı, Allah Teâlâ, herkesin halini, kimlerin imana ve iyi davranışlara daha lâyık, kimlerin inkârcılığa ve kötü yaşayışa müstehak olduğunu, ayrıca kimin peygamberliğe ehil olduğunu en iyi bilenin ancak kendisi olduğunu belirtmek üzere şöyle buyurmuştur:  
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rabbiniz sizi çok daha iyi bilir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder, dilerse azab eder. Seni de onların üzerine vekil göndermedik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Rabbınız sizi daha çok bilir, dilerse size merhamet buyurur, dilerse size azâb eder, seni de üzerlerine vekîl göndermedik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O îmân etmeyenlere söyleyeceğiniz en güzel söz şudur: Elbette) Rabbiniz sizi (n mahiyetinizi) en iyi bilendir. Dilerse (tövbeniz sebebiyle) size merhamet eder yahut da dilerse (ısrarla hakkı inkâr ettiğiniz için) size azap eder. (Resûlüm!) Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azap eder¹. Seni onlara vekil² olarak göndermedik.
1- Merhameti gerektiren bir şey yaparsanız size merhamet eder, azabı gerektiren bir şey yaptıysanız size azap eder. Buna hiçbir güç engel olamaz. 2- Koruyucu, dayanak, kefil.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Eğer dilerse sizi esirger, yahud şâyed dilerse sizi azâblandırır». Biz seni onların üstüne bir vekîl göndermedik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlara söylesinler ki:) “Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse size azâb eder.” Hem seni, onların üzerine vekîl göndermedik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Rabbiniz, sizi, çok daha iyi bilir. Dilerse (işlediğiniz günahları bağışlayıp) size merhamet eder, dilerse (işlediğiniz suç ve günahları sebebiyle) sizi cezalandırır. Seni de (ey Resul! Kendilerini imana zorlamak için) üzerlerine bir vekil (otorite) göndermedik.*
(*) Ayrıca ayetin son cümlesinde peygamberin bile insanlara imanı kabul ettirmede bir baskısı, zorlaması, dayatması söz konusu olamaz, diye bir mesaj verilmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse size azap eder. Sen onlar üzerine vekil değilsin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çalabınız sizi çok iyi bilir. Dilerse sizi esirger, dilerse sizi azaba uğratır. Biz seni onlara gözetici olarak göndermedik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rabbiniz, sizi daha iyi bilir, dilerse sizi esirger, dilerse sizi azaba duçar eder. Biz seni onlara vekil göndermedik [⁴].
[4] Onları imana icbar edecek değilsin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. (Ey Peygamber!) Biz seni onların üzerine vekil olarak/onların davranışlarından sorumlu olasın diye göndermedik!
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse size azap eder. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sizin Allah katındaki derecenizi ve neye lâyık olduğunuzu en iyi bilen, yalnızca Rabb’inizdir; dilerse günahlarınızı bağışlayıp size merhamet eder, dilerse günahlarınız sebebiyle sizi cezalandırır. O hâlde size düşen, kimin cennetlik, kimin cehennemlik olduğunu belirlemek değil, hakîkati olanca açıklığıyla tebliğ etmektir. Öyle ya, Biz seni bile, ey Muhammed, insanların âkıbeti konusunda hüküm vererek onlara vekil olasın da, tüm sorumluluklarını üstlenesin diye göndermiş değiliz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizin rabbiniz sizi çok iyi bilir. Dilerse, size merhamet eder; dilerse, azap eder. Seni onlara vekîl olarak göndermedik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizleri, en iyi Allah bilir. O isterse bağışlar, isterse cezalandırır. Sen onların vekili değilsin ...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder! Dilerse sizi cezalandırır. Biz seni onların üstüne vekil göndermedik! Sen onların hesabına ilişkin hüküm verici de değilsin! Onun için seni kurtarıcı gibi görenlere; “Benim elimde bir şey yok. Cezalandıracak olan da af edecek olan da Rabbimdir” de!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse azap eder. Biz seni onların üstüne bir [vekil] olarak göndermedik.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey insanlar!) Şüphesiz Rabbiniz sizi çok iyi bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse de sizi cezâlandırır.¹ (Ey Muhammed!) Biz seni onların üzerine bir vekil² olarak göndermedik.
1 Burada hitâp, Müslümanlara da kâfirlere de olabilir. Allah dilerse Müslümanları kâfirlerin şerrinden koruyarak, kâfirleri de îman nasip ederek mükâfatlandırır. Dilerse Müslümanları onlara kâfirleri musallat ederek, kâfirleri de kendilerine îman nasip etmeyerek cezâlandırır. Bu konuda kimseye de hesap vermek zorunda değildir. (Kurtubî)2 Biz seni onların hidâyete ulaşmaları için bir kefil olarak göndermedik.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Rabbiniz ne olduğunuzu, [neye layık olduğunuzu] tam olarak bilmektedir: dilerse size acıyıp esirgeme gösterir, dilerse cezalandırır sizi. Bunun içindir ki [ey Peygamber,] seni [insanların] yazgılarına karar verme yetkisiyle göndermedik; ⁶²
62 Bu anlam örgüsü içinde vekîl terimine karşılık olarak verdiğimiz “[bir başka varlığın] kaderini/yazgısını belirleme yetkisine sahip olan kimse” ifadesi hk. bkz. bu surenin 2. ayeti üzerine 4. not. Yukarıdaki cümle için aynı derecede makul bir başka çeviri de şu olabilirdi: “Biz seni onların davranışlarından sorumlu olarak göndermedik”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rabbiniz, sizin neye layık olduğunuzu çok iyi bilmektedir. O rahmetine uygun görürse size rahmet eder, azabını hak etmiş görürse de sizi azaba uğratır. Zira biz, seni onların vekili olarak göndermedik. 6/117, 10/40, 16/125, 28/85
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Rabbiniz kim ve ne olduğunuzu çok iyi bilmektedir; isterse size rahmetiyle muamele eder, isterse cezalandırır. Bunun içindir ki, Biz seni onlara inanç dayatan bir otorite olarak[²²⁸³] göndermedik.
[2283] Bu, vekîl kelimesinin Kur’an’da en çok kullanıldığı sûredir. “Görevini yapabilmek için bir başkasına dayandı” anlamına gelen vekele’den türetilmiştir (Mekâyîs). Kul görevini yapabilmek için Allah’a dayandığından dolayı Allah “el-vekil”dir. Allah için geçtiği yerlerde, O’nun eşya ve olaylar üzerindeki aktif ve aktüel müdâhalesi, bir bakıma “koruyucu otoritesi” anlamına gelir. Vekîl olma niteliği rasule verilmemiştir (Bkz: 17:9 ve 12:66 not 66). Vekil olan, doğaldır ki kendisine vekalet veren üzerinde yaptırım gücüne de sahiptir. İsterse müvekkiline dayatabilir, onu bazı kararlar almaya zorlayabilir. Burada, Allah Rasûlü’nün sorumlulukları arasına, muhataplarına inanç dayatmak gibi bir yöntemin girmediği vurgulanmaktadır. Diyalogu emreden bir önceki âyetin devamında bu âyetin yer alması manidardır. Zımnen: Sizden olmayanları tehdit etmeyin, değerlerinizi temsil ve teklif edin, yeter!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onlara karşı söylenecek en güzel söz ise) "Rabbiniz elbette sizi en iyi bilendir, dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azaplandırır! (Diyerek onları uyarmaktır.. Ey Muhammed) Biz seni onların üzerine (imana zorlayasın diye) bir vekil olarak göndermedik.
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbiniz size merhamet mi edecek ya da azab mı edecek o sizi en iyi bilendir. (Ey resulüm) biz seni onların başına vekil de göndermedik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Rabbiniz sizi pek ziyâde bilendir. Dilerse size merhamet buyurur ve dilerse sizi muazzep kılar ve seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbiniz sizi pek iyi bilir. Dilerse size merhamet eder yahut dilerse sizi cezalandırır. Bunun içindir ki, ey Resulüm, seni onlar üzerine yönetici, onlardan sorumlu olarak göndermedik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse size azabeder. Biz seni, onların üzerine vekil göndermedik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rabbiniz, sizi sizden eyi bilir. İsterse merhamet ider ve dilerse 'azâb iyler. Biz seni onlar üzerine vekîl (muhâfız) göndermedik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbiniz sizi iyi bilir. İkramına uygun görürse ikram eder, azabını hak etmiş görürse azaba uğratır. Seni de onlara vekil olarak göndermiş değiliz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbiniz sizi en iyi bilendir. O dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni ise Biz onlardan sorumlu bir vekil olarak göndermedik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size rahmet eder, dilerse size azap eder. Biz seni onlar üzerine vekil göndermedik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“çalabuñuz bilürirekdür sizi. eger dileye raḥmet eyleye size yā eger dileye 'aźāb eyleye size.” daħı viribimedük seni anlaruñ üzere śaķlayıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sizi yaradan Tañrı sizi yaḫşı bilür. Eger dilese size raḥmet eyler ve egerdilese size ‘aẕāb eyler. Daḫı seni göndermedük anlar üstine vekīl olmaġa.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Rəbbiniz sizi daha yaxşı tanıyar (kimin mö’min, kimin kafir olduğunu çox gözəl bilir). İstəsə, sizə rəhm edər, istəsə, əzab verər. Biz səni onlara vəkil gözdərməmişik. (Sənin vəzifən yalnız islamı təbliğ etməkdir).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Your Lord is best aware of you. If He will, He will have mercy on you, or if He will, He will punish you. We have not sent thee (O Muhammad) as a warden over them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is your Lord that knoweth you best: If He please, He granteth(2239) you mercy, or if He please, punishment: We have not sent thee to be a disposer of their affairs for them.
2239 Man should never for a single moment entertain a thought that would imply that he was wiser than Allah. Allah's knowledge is all-embracing. If He grants mercy to some that you consider wicked or punishment to some that you consider righteous, it is your knowledge or your deductions that are at fault, not Allah's righteous Plan. Even Prophets of Allah are not sent to arrange or dispose of men's affairs, but only to teach Allah's Message. How much less can ordinary men presume to judge other men? The Mashi'ah- Will and Plan of Allah-is above all human wisdom. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
اَعْلَمُ
en iyi bilendir
بِكُمْۜ
sizi
اِنْ
eğer
يَشَاْ
dilerse
يَرْحَمْكُمْ
size merha-met eder
اَوْ
ve- ya
اِنْ
eğer
يَشَاْ
dilerse
يُعَذِّبْكُمْۜ
size azap eder
وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ
ve seni göndermedik
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
وَك۪يلاً
bir vekil
Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse size azap eder. (Resulüm!) Biz seni onların üzerine vekil olarak göndermedik.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَعْلَم
İsim
ع ل م
Daha iyi bilen, çok iyi bilen, en iyi bilen
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
عَذَّبَ
Fiil-II
ع ذ ب
Azap etti, cezalandırdı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
وَكِيل
İsim
و ك ل
Vekîl (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her konuda güvenilmesi gereken tek zat demektir), vekil