close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ev ḣalkan mimmâ yekburu fî sudûrikum(c) feseyekûlûne men yu’îdunâ(s) kuli-lleżî fatarakum evvele merra(tin)(c) feseyunġidûne ileyke ruûsehum veyekûlûne metâ hu(ve)(s) kul ‘asâ en yekûne karîbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yahut da aklınızca bundan da daha büyük bir başka mahluk olun; mutlaka dirileceksiniz. Diyecekler ki kim tekrar hayata getirecek bizi? De ki: İlk defa sizi yaratan. Alay ederek başlarını sallayacaklar da ne zaman olacak bu iş diyecekler; de ki: Umarım ki pek yakında.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ya da gönlünüzde büyüttüğünüz (ve yeniden yaratılmasını imkânsız gördüğünüz) başka bir yaratık (oluverin yine de diriltileceksiniz!)" Ardından (onlar) "bizi kim (hayata) geri çevirebilir?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratan (tekrar diriltecektir)." Bu durumda Sana başlarını sallayarak alaylı bir tarzda: "Peki o ne zamanmış?" diyeceklerdir. (Onlara) De ki: "(Bekleyin, ölüp gitmeniz ve hesaba çekilmeniz) Pek yakın olabilir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Veya kafanızda büyüttüğünüz başka bir yaratık olun, yine ölümden sonra mutlaka diriltileceksiniz.” Diyecekler ki: “Kim tekrar hayata getirecek bizi?” De ki: “İlk defa sizi yaratan diriltecek” ve sonra sana inanmamış bir tavırla başlarını sallayıp, “Bu ne zaman olacak?” diye sorarlarsa, onlara de ki: “Umarım ki pek yakında.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“İsterse, hayalinizde yeniden yaratılması, diriltilmesi imkânsız gibi görünen ölüler olun. Bunlar, Allah'ın, sizi yeniden diriltmesini güçleştirmez.” de. “Bizi tekrar hayata kim döndürecek?” diyecekler. “Sizi, ilk defa, yoktan yaratan, var eden!” de. Bunun üzerine, onlar, sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve: “Ne zaman?” diyecekler. “Yakın olsa gerek” de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 30/27; 42/18.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ya da gönüllerinizde büyüyen bir yaratık olun." "Bizi kim yeniden (hayata) döndürebilir?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratan!" Bu kez sana alayla başlarını sallayıp: "O ne zaman?" diyecekler. De ki: "Yakında olması umulur."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun).' Bizi kim (hayata) geri çevirebilir' diyecekler. De ki: 'Sizi ilk defa yaratan.' Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: 'Ne zamanmış o?' De ki: ' Umulur ki pek yakında.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yahud gönlünüzde büyüyen (dağlar ve gökler gibi kuvvetli) her hangi bir yaratık olun, muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.” Onlar şöyle diyeceklerdir: “-O halde, öldükten sonra bizi kim diriltilip geri çevirecek?” Sen de de ki: “-Sizi ilk defa yaratamış olan kudret sahibi Allah diriltecek.” O zaman alay ederek başlarını sallayacaklar da: “- Ne vakit o?” diyecekler. De ki: “-Muhakkak olması yakındır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
50, 51. De ki: İster taş olun, ister demir veya kafanızda büyüttüğünüz başka bir yaratık olun, (siz dirileceksiniz.) “Kim bizi tekrar diriltecektir?” diyecekler. Sen: “İlk olarak sizi gül goncası gibi açıp yaratan yine sizi diriltecektir” de. Bunun üzerine onlar, başlarını kaldırıp sallayacaklar ve “Ne zaman?” diyecekler. Sen: “Pek yakın olabilir” de.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
50,51. De ki: “İster taş olun, ister demir. İsterse aklınıza imkansız gibi görünen herhangi bir yaratık!” Diyecekler ki: “Bizi hayata kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek.”
Besim Atalay
swap_vert close
a da içinizde kurduğunuz bir varlık olun», «Bizi kim diriltir?» diyeceklerdir, diyesin ki : «Sizi önce dirilten !» onlar sana başlarım sallayıp: «o ne zaman?» diyorlar, diyesin ki: «olabilir yakında!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız gibi gelen başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan (kimse O döndürecek)!” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”
Cemil Said
swap_vert close
50, 51. Ânlara di ki: "Evet taş ve demir ve zihninizde imhâsı gayr-ı mümkün tasavvur itdiğiniz ne olsanız yine dirilürsiniz." "Bizi kim diriltecek" diyecekler "İlk def’a sizi halk iden" cevâbını vir. O vakit başlarını sallayacaklar "Bu ne vakit olacak?" diyu soracaklar "Olabilür ki o zamân karîbdir" di.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
50,51. De ki: "İster taş veya demir ya da kalbinizde büyüttüğünüz başka bir yaratık olun, yine de dirileceksiniz." "Bizi tekrar kim diriltir?" derler; de ki: "Sizi ilk defa yaratan." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu?" derler. "Yakında olması mümkündür" de.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İsterse canlanmasını aklınızın almadığı herhangi bir yaratık!” Bu defa da “Bizi tekrar hayata kim döndürecek?” diyecekler. “Sizi birinci defa yaratan” de. Sonunda onlar, sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve “Ne zamanmış o?” diye soracaklar. De ki: “Yakın olduğunu sanıyorum.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
50, 51. De ki: İster taş olun, ister demir, isterse gözünüzde büyüyen herhangi bir mahlûk! (Bunlar, Allah'ın sizi yeniden diriltmesini güçleştirmez.) Diyecekler ki: «Bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?» De ki: Sizi ilk kez yaratan. Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve «Ne zamanmış o?» diyecekler. De ki: Yakın olsa gerek!
Edip Yüksel
swap_vert close
"Yahut sizce imkansız görünen bir biçime girin, farketmez." Buna karşılık, "Bizi kim geri döndürecek," diyecekler. De ki: "Sizi ilk önce kim yarattıysa O!" Sonra başlarını sallayıp, "Peki ne zaman," diyecekler. De ki: "Belki düşündüğünüzden daha yakın..."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"İsterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (Muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.) "Onlar: "Bizi kim tekrar diriltecek?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu." diyecekler. De ki: "Yakın olması gerekir!".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: muhakkak, ister taş olun ister demir isterse gönlünüzde büyüyen her hangi bir halk, o halde bizi kim iade edebilir? Diyecekler, sizi, de: ilk defa yaratmış olan kudret sahibi, o vakıt sana başlarını sallıyacaklar da «ne vakıt o?» Diyecekler, de ki «yakın olması me'mul»
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun (yine de diriltileceksiniz)!” Diyecekler ki: “Peki, bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan!” Bunun üzerine sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Pek yakın olabilir”!
Konu ile ilgili olarak, Meâric Sûresi 6 ve 7. âyet-i kerîmelerine bakınız.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Veya göğüslerinizde büyüyen¹ herhangi bir varlık.” Sonra da, “Bizi kim geri çevirecek?²” diyecekler. De ki: “Size ilk defa fıtrat³ belirlemiş olan.” Alaylı alaylı başlarını sallayarak: “Ne zamandır o?” diyecekler. De ki: “Belki de pek yakın bir zamanda.”
1- Yüreğinizde büyüttüğünüz, ölümünü imkânsız gördüğünüz, çok güçlü olarak hayal ettiğiniz bir şey olun. 2- Yeniden diriltecek. 3- Yaradılış ve varoluş yasalarınızı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yahud göğüslerinizde (akıllarınızca) büyüyen her hangi bir halk (olun, mutlakaa diriltileceksiniz). «O halde bizi kim (dirilterek) geri çevirecek?» diyecekler. Sen de de ki: «Sizi ilk defa yaratmış olan (kudret saahibi diriltecekdir)». O vakit sana başlarını sallayacaklar da: «(istihza ile) Ne vakit o?» diyecekler. Söyle ki: «Yakın olması me'muldür».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“İsterse gönlünüzde büyüyen (dirilmesi size imkânsız gelen) herhangi bir mahlûk!(Allah sizi mutlaka diriltecektir.)” Buna rağmen diyecekler ki: “Bizi tekrar (hayâta) kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk def'a yaratan!”(1) Bunun üzerine sana (alaylı alaylı) başlarını sallayacaklar ve: “Ne zaman o?” diyecekler. De ki: “Umulur ki yakın olabilir!”
(1)Bakınız; (sahîfe 331, hâşiye 1)“Vücûd-ı insan, tavırdan tavıra geçtikçe acîb ve muntazam inkılâblar (değişiklikler) geçiriyor. Nutfeden(bir damla sudan) alakaya (ana rahmi duvarına tutunmuş, asılı bir hücre topluluğuna), alakadan mudğaya(dişle çiğnenmiş ete benzeyen bir cenîne), mudğadan azm ve lâhme (kemik ve ete), azm ve lâhmden halk-ı cedîde (yeni bir yaratılışa) yani insan sûretine inkılâbı, gāyet dakik (ince) düsturlara tâbi‘dir. O tavırların herbirisinin öyle kavânîn-i mahsûsa (husûsî kānûnları) ve öyle nizâmât-ı muayyene (belirli nizamları) ve öyle harekât-ı muttarideleri (düzgün hareketleri) vardır ki; cam gibi, altında bir kasıd, bir irâde, bir ihtiyâr, bir hikmetin cilvelerini gösterir. (...) Acabâ mümkün müdür ki: Bu derece nihâyetsiz bir kudret ve muhît (kuşatıcı) bir hikmet ile rubûbiyet(terbiye ve idâre) eden ve zerrâttan (zerrelerden) tâ seyyârâta (gezegenlere) kadar bütün mevcûdâtı kabza-i tasarrufunda (hükmü altında) tutmuş ve intizam ve mîzan (ölçü) dâiresinde döndüren Sâni‘-i zü’l-Celâl (celâl sâhibi san‘atkâr olan Allah), neş’e-i uhrâyı (tekrar dirilmeyi) yapmasın veya yapamasın! İşte çok âyât-ı Kur’âniye (Kur’ân âyetleri), şu hikmetli neş’e-i ûlâyı (ilk dirilmeyi) nazar-ı beşere vaz‘ ediyor(insana gösteriyor). Haşir ve kıyâmetteki neş’e-i uhrâyı ona temsîl ederek, istib‘âdı (akıldan uzak görmeyi) izâle eder (giderir).” (Sözler, 29. Söz, 198-200)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
‘’ Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan (kimse o döndürecek)!” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: "Kim bilir! (Allah’ın ilmine göre) pek yakın olabilir. *
(*) Kur’an, insan bedeninin ölüm sonrasındaki fiziksel bozulmasına dayanarak âhireti inkâra kalkışanlara şu cevabı veriyor: Değil bedeninizin çürümesi veya toz toprak olması, taş veya demire dönüşseniz, hatta canlı varlık hâline gelmesini büsbütün imkânsız gördüğünüz başka bir nesne haline gelseniz, yine de Allah size tekrar hayat verip daha önceki kimliğinize kavuşturur. İlk başta maddî nesneleri yaratan ve onlara can veren Allah, onları öldükten sonra da tekrar hayata döndürecektir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Yahut içinizden geçirdiğiniz büyüklükte bir yaratık olun” de. Sonra “Bizi eski halimize kim döndürecek” diyecekler. Deki “Sizi ilk defa yaratan, tekrar yaratacak.” Sonra başlarını sallayarak sana “Bu ne zaman olacak” derler. Onlara “Olması yakındır” de.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
ister kafanızda büyüttüğünüz kadar büyük bir yaratık olun." Ardından: "Kim bizi yeni baştan diriltecek?" derler. De ki: "sizi ilkin kim yoktan var ettiyse yine O diriltecek." Başlarını sallıyarak diyecekler ki "Ne vakit?" De ki: "Belki de pek yakında."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
50, 51. Onlara de ki siz faraza taş veya demir olunuz, yahut sizce büyük görünen mahlûk [¹] olunuz [²], akabinde onlar «— Bizi kim diriltecektir» diyeceklerdir. De ki ilk defa sizi yaratan Tanrı diriltecek. Onlar sana başlarını sallayarak istihza ile bu, ne zaman olacak derler. De ki bu, yakında olabilecek.
[1] Hayat kabulü hususunda indinizde daha müsteb'it bir şey veya dağ, gök, yer olunuz.[2] Ölün bakalım, ölebilir misiniz Ölseniz de Allah yine sizi diriltir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Veya içinizde/kafanızda [sudûrikum] büyüttüğünüz bir başka varlık (fark etmez).” Hemen diyeceklerdir ki: “Kim bizi (hayata) döndürebilir?” De ki: “Sizi ilk defa kim yaratmışsa O!” Bunun üzerine sana alay edercesine başlarını sallayarak: “Ne zaman o?” derler. De ki: “Belki çok yakında!”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ya da göğüslerinizde (gözlerinizde) büyüksediğiniz bir yaratık (olun fark etmez)!” “Bizi kim (hayata) geri çevirebilir?” diyecekler. De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Pek yakında olması umulur!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Yâhut diriltilmesini imkânsız gördüğünüz bir başka varlık; ne olursanız olun, mutlaka diriltilip hesaba çekileceksiniz!”Buna karşılık, “İyi de, bizi kim tekrar hayata döndürecek?” diye soracaklar. De ki: “Sizi kim yoktan var ettiyse, O!” Bu sefer, sana inanmadıklarını göstermek için başlarını sağa sola sallayarak, “Peki, ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Umarım ki, pek yakında! Öyle bir Günde ki:”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“İsterse göğüslerinizde büyüttüklerinizden bir yaratık!”. Diyecekler ki: -“Kim bizi (hayata) döndürür?”. De ki: -“Sizi ilk defa yoktan yaratmış olan!”. Derken başlarını sana doğru sallayacaklardır. “O ne zaman?” diyorlar. De ki: -“Umulur ki yakında olur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
ya da olmayı tasarladığınız başka bir yaratık olun! Farketmez mutlaka diriltileceksiniz. Eğer: " kim bize hayat verecek " diye soracak olurlarsa: " önce yaratan tabi ki " diyeceksin. O zaman, sana doğru başlarını sallayıp: " peki ne zaman olacak bu iş " diyeceklerdir. " Yakında olabilir " de yeter...
Mehmet Çoban
swap_vert close
"İster gönlünüzde büyüyen, aklınıza tuhaf gelen, herhangi bir yaratık olun! Ne olursanız olun mutlaka diriltileceksiniz!" Onlar "Bizi kim tekrar hayata döndürebilir?" diyecekler. De ki; "Sizi ilk defa yaratan diriltecektir!" Sana alaylı bakışlarıyla başlarını sallayacaklar. Ciddiyetlerinden uzaklaşacaklar. Düşünüp anlamak için çaba göstermeyecekler. Sadece dalga geçmek, söylenilenleri hafife almak için "Ne zaman o?" diyecekler. De ki; "Uzak değil yakındır!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İsterse göğüslerinizde (kalplerinizde) büyüyen (abarttığınız varlıklardan) herhangi bir yaratık olun!” (Müşrikler) “Bizi tekrar (hayata) döndürecek (olan) kimmiş?” deyince, (onlara) de ki: “Sizi ilk kez yaratan.” Onlar, sana (alaycılıkla) başlarını sallayarak “O (diriltilme) ne zamanmış!” diyecekler. De ki: “Belki de çok yakındır.”
Mehmet Türk
swap_vert close
“Veya gözünüzde büyüttüğünüz bir yaratık (olun.)”¹ (de). (Bir de) “Bizi kim tekrar diriltecek?” diyecekler. (Sen): “Sizi ilk defa yaratan.” de. O zaman da sana alaylı bir şekilde başlarını sallayarak: “Peki o ne zaman?” diyecekler. (Sen de onlara): “Belki de pek yakında.” de.
1 Yani taş da olsanız, demir de olsanız hattâ hafızalarınızın almadığı başka bir şey de olsanız Allah, âhirette sizi mutlaka diriltecektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
hatta isterseniz aklınıza gelebilecek [hayata, dirime] daha uzak [başka] bir unsura dönüşün ⁵⁸ [yine de ölümden sonra diriltileceksiniz]. Ve bunun üzerine [eğer], “Bizi kim [hayata] geri döndürecek?” diye soracak [olur]lar [sa], de ki: “Peki, sizi ilk defa var eden kimdi?” Ve sonra sana [inanmamış bir tavırla] başlarını sallayıp, “Bu ne zaman olacak?” diye sorarlar[sa], [onlara] de ki: “Belki, çok yakında!”,
58 Lafzen, “kalplerinize daha da zor gelen yaratılmış başka bir unsur” -yani, hayata kavuşabileceği, hayata dönebileceği çok daha az beklenir bir madde.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Ya da dirilmesini hayal dahi etmediğiniz bir varlığa dönüşün!” Onlar da “Bizi tekrar kim diriltecek?” diyecekler. De ki: “Sizi ilk defa kim yarattıysa O!” Bunun üzerine sana alaycı bir şekilde başlarını sallayarak: “Peki o, ne zaman olacak?” De ki: “Belki de çok yakında!” 11/7, 13/5, 27/67, 32/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ya da mahlukat içerisinde aklınıza gelebilecek (hayata) en uzak (başka) bir varlığa!..” Bundan sonra kalkıp da “Kimmiş bizi yeniden diriltecek olan?” diye soracak olurlarsa, “Sizi ilk defa yaratan Kimse!” diye cevapla. Bunun üzerine, kafalarını (kinayeli kinayeli) sallayarak “Peki, bu ne zaman gerçekleşecekmiş bakayım?” diye sana soracak olurlarsa, de ki: “Kim bilir (!) belki de çok yakında gerçekleşecektir:[²²⁸⁰]
[2280] İnkârcı aklın yönelttiği kinayeli soruya, aynı üslûpla verilmiş bir cevap. Ünlem işareti, bu kinâî anlamı göstermek içindir. İhtimal edatı olan ‘asâ, bu gibi yerlerde (Krş: 17:8; 66:5) İbn Abbas tarafından “belki” anlamında değil “kesinlikle” anlamında yorumlanmıştır (İtkân II, 204).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"İsterse aklınıza (yeniden diriltilmesi) imkansız gibi görünen herhangi bir yaratık olun!" (Muhakkak öldürülecek, sonra da diriltileceksiniz) Onlar (bu kez) "O halde bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?" diye soracaklar, o zaman de ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan (Allah) diriltecek" Bunun üzerine onlar alaylı bir şekilde başlarını sallayarak sana "O halde o (kıyamet) ne zaman?" diye soracaklar. De ki: "Onun yakın olması umulur!" (Şirk ve küfürde direndiğiniz halde başınıza azap çökmemesinden cesaret alarak siz şimdi alay edebilirsiniz, fakat haberiniz olsun ki)
Osman Fırat
swap_vert close
Veya sinenizde öyle bir yaratılış (ki bizi nasıl diriltecek dediğiniz bir yaratılma) olsun, ve bizi ayniyle kim tekrar diriltecek diyecekler... De ki: Sizi ilk defa yaratan (diriltecek) ve (bu cevabına karşılık) başlarını sallayarak peki o ne zaman diyecekleı. Ve de ki: Belki çok yakındır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Veya göğüslerinizde büyütülenden hangi bir halk (olunuz, her halde diriltileceksinizdir).» Diyeceklerdir ki: «O halde bizi kim geri getirecektir?» De ki: «Sizi ilk defa yaratmış olan zât» (geri getirecektir). Artık sana başlarını sallayacaklar ve diyeceklerdir ki: «O ne zaman?» De ki: «Yakın olması umulur.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
50, 51. De ki: “İster taş olun, ister demir. İsterse yeniden dirilmesi aklınızca imkânsız gibi görünen herhangi bir yaratık, ne olursanız olun, mutlaka diriltilip kaldırılacaksınız. ”“O halde” diyecekler, “kimdir bizi diriltecek olan? ” De ki: “Sizi ilk defa yoktan yaratan! ”Bu sefer, alay ederek başlarını sallayacak da: “Ne zamanmış o? ” diyecekler. De ki: “Belki de yakındır. ” [30, 27; 42, 18]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İster gönlünüzde büyüyen, (aklınıza tuhaf gelen) herhangi bir yaratık, (ne olursanız olun, Allah sizi mutlaka diriltecektir). Bizi kim tekrar (hayata) döndürebilir?" diyecekler. "Sizi ilk defa yaratan (döndürür)" de. Sana alaylı alaylı başlarını sallayacaklar ve: "Ne zaman o?" diyecekler. "Pek yakın olabilir" de.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
50,51. Onlara di ki: "Taş, demir veyâ kalbinizde en büyük gördiğiniz bir şey olursanız olunuz (yine sizi Allâh öldürüb ba's ider). Onlar (cevâben) "Bizi kim i'âde ider?" dirler. Di ki: "İlk def'a yaradan." Sana başlarını sallayub: "Ne vakit" dirler. Di ki: "Me'mûldur ki pek yakındır".
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İsterse içinizde büyüttüğünüz(kurguladığınız) bir yaratık haline gelin (Yeniden diriliş yine de gerçekleşecektir).” Diyecekler ki “Bizi hayata kim döndürecek?” De ki “Baştan yaratılışınızın kuralını koyan[*].” Şaşkın bir biçimde baş sallayarak diyecekler ki “Peki ne zaman?” De ki “Belki pek yakında.”
[*] Fıtratı koyan.  
Şaban Piriş
swap_vert close
50,51. -De ki: -İster taş olun, ister demir! İsterse kalplerinizde tasavvur ettiğiniz hayal ötesi bir yaratık olun! diyecekler ki: -Bizi tekrar kim diriltecek? De ki:-Sizi ilk defa yaratan! Bunun üzerine sana başlarını sallayarak:-O, ne zaman olacak? diyecekler. De ki:-Yakın olsa gerek!
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yahut aklınızca canlanması çok daha zor birşey olun.” Onlar “Kim bizi tekrar diriltecek?” diyecekler. Sen de ki: “Kim sizi daha önce yoktan yarattıysa O diriltecek.” Alayla başlarını sallayıp “Ne zamanmış o?” diyecekler. Sen de ki: “Bakarsınız, pek yakındır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"İsterseniz gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık olun." Diyecekler ki: "Peki bizi yeniden kim yaratacak?" De ki: "Sizi ilk kez yaratan kimse, o!" Bunun üzerine başlarını sana doğru alaylı bir biçimde sallayarak şöyle konuşacaklar: "Ne zaman o?" De ki: "Çok yakın olabilir!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
50-51. eyit “oluñ ŧaş yā demür yā yaradılmış andan kim ulu olur gögüzlerüñüz içinde” pes eyideler “kim girü döndüre bizi?” eyit “ol kim yarattı sizi ilk gez.” pes depredeler senüñ dapa işlerini daħı eyideler “ķaçandur ol?” eyit' “ola kim ola yaķın.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā bir ḫalḳ oluñuz ki yüregüñüzde uluraḳdur. Eydürler: Kim dirildür biziöldükden ṣoñra? Eyit yā Muḥammed: Ol Tañrı ki sizi yaratdı evvelde. Pes aşaġa idüp ṣalarlar saña ‘aceblemekden başlarını ve eydürler: Ne vaḳtolur ol? Eyit. Ola kim yaḳında ola.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və ya ürəyinizdə (özünüzü dağlar, göylər kimi) böyük bir məxluq bilin! (Yenə diriləcəksiniz!)”. Onlar deyəcəklər: “O halda bizi kim (yenidən dirildib həyata) qaytaracaqdır?” (Ya Rəsulum!) De: “İlk dəfə sizi yoxdan yaradan (Allah)!” Onlar (istehza ilə) sənə başlarını bulayıb: “Bu nə vaxt olacaqdır?” – deyə soruşacaqlar. De: “Bəlkə də, bu yaxın zamanda!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or some created thing that is yet greater in your thoughts! Then they will say: Who shall bring us back (to life). Say: He who created you at the first. Then will they shake their heads at thee, and say: When will it be? Say: It will perhaps be soon;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Or created matter which, in your minds, is hardest (to be raised up),- (Yet shall ye be raised up)!" then will they say: "Who will cause us to return?" Say: "He who created you first!" Then will they wag their heads towards thee,(2235) and say, "When will that be?" Say, "May be it will be quite soon!
2235 The sceptic shifts his ground when he is cornered in argument. It is no longer tenable for him to say that it cannot happen or that there is no one who can bring him back to life and memory. He now gets shaky, and says, "Well, when is that going to happen?" The actual time no man can tell. Indeed that event will be on a plane in which there will be no Time. Our relative ideas of time and place will have been completely overthrown, and it will appear to us then, not that it has been postponed too long, but that it has come too soon! See the next verse and note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوْ
veya
خَلْقاً
bir mah-luk
مِمَّا
o şey-den ki
يَكْبُرُ
büyüyor
ف۪ي صُدُورِكُمْۚ
gönlünüzde
فَسَيَقُولُونَ
buna rağmen diyecekler ki
مَنْ
kim
يُع۪يدُنَاۜ
bizi (tekrar) döndürecek
قُلِ
de ki
الَّذ۪ي
O zat ki
فَطَرَكُمْ
sizi yarattı
اَوَّلَ
ilk
مَرَّةٍۚ
defa
فَسَيُنْغِضُونَ
bunun üzerine sallayacaklar
اِلَيْكَ
sana
رُؤُ۫سَهُمْ
başlarını
وَيَقُولُونَ
ve diyecekler
مَتٰى
ne za-man
هُوَۜ
o
قُلْ
de ki
عَسٰٓى
umulur
اَنْ يَكُونَ
olması
قَر۪يباً
yakın
"İsterse gönlünüzde büyüyen (dirilmesi size imkânsız gelen) herhangi bir mahluk! (Bunlar, Allah'ın sizi yeniden diriltmesini güçleştirmez.)" Buna rağmen onlar diyecekler ki: "Bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan." Bunun üzerine onlar sana (alaylı bir biçimde) başlarını sallayacaklar ve "ne zamanmış o (diriliş günü)?" diyecekler. De ki: "Yakın olsa gerek!"
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كَبُرَ
Fiil-I
ك ب ر
Büyüdü, ağır geldi, ne büyük, büyük oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
صَدْر
İsim
ص د ر
Göğüs, sine
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَعَادَ
Fiil-IV
ع و د
İade etti, geri döndürdü
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فَطَرَ
Fiil-I
ف ط ر
Yoktan var etti, yarattı, parçalandı
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel
مَرَّة
İsim
م ر ر
Defa
اَنْغَضَ
Fiil-IV
ن غ ض
Salladı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَاْس
İsim
ر ا س
Baş
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَتٰى
Soru eki
مَتٰى
Ne zaman
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın