close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 52. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yevme yed’ûkum fetestecîbûne bihamdihi vetezunnûne in lebiśtum illâ kalîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O gün sizi çağıracak, hamd ederek icabet edeceksiniz ona ve sanacaksınız ki pek az bir müddet kalmışsınız dünyada.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Rabbiniz) Sizi (mahşere) çağıracağı gün, (mecburen) O’na övgüyle (ve saygıyla) icabet edecek ve (kabirlerinizde) pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O, kıyamet günü sizi çağıracak, siz de hamdederek O'nun çağrısına uyacaksınız ve kendinizi, yeryüzünde pek az bir müddet kalmışsınız sanacaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın, sizi davet edeceği gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız. Diriltilmeden önceki hayatınızda, halinizde çok az bir süre kaldığınızı zannedersiniz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 23/112-114; 30/25; 54/50; 79/46.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizi çağıracağı gün O'na hamdederek çağrısına uyacak ve (dünyada) [1] pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.
1.Dünyada veya kabirlerinizde.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Sizi çağıracağı gün, O'na övgüyle icabet edecek ve (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah, kıyamette hesaba çekmek için) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde, pek az bir müddet kaldınız.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O sizi çağırdığı gün. O’nun mükemmelliğini bildirir bir tarzda ona cevap vereceksiniz. Ve çok az beklediğinizi sanacaksınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamd ederek çağrısına uyarsınız ve çok az kaldığınızı sanırsınız.
Besim Atalay
swap_vert close
O gün sizi çağırır, hemen onu öğerek cevap verirsiz, sanırsınız az kaldınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O gün (Allah) sizi çağıracak ve siz de O'nun çağrısına saygıyla uyacaksınız ve (dünyada) çok az bir süre kalmış olduğunuzu sanacaksınız. 
Bkz. 23/112-116  
Cemil Said
swap_vert close
Bir gün Allâh sizi mezarınızdan çağıracak, hamd iderek cevâb vireceksiniz, mezarda az zamân kaldık zan ideceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizi çağırdığı gün, O'na hamdederek davetine uyarsınız ve kabirlerinizde pek az bir müddet kaldığınızı sanırsınız.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O’na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O gün Allah sizi çağıracak ve siz, (dünyada) çok az kaldığınız zannı içinde O’na hamdederek çağrısına uyacaksınız.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız ve (dirilmeden önceki halinizde) çok az kaldığınızı sanırsınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizi çağıracağı gün, siz ona övgüyle karşılık verirsiniz ve çok kısa bir süre kalmış olduğunuzu anlarsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Allah) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde pek az bir müddet kaldınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O sizi çağıracağı gün derhal ona kemali ta'zîm ile icabet edeceksiniz ve zannedeceksiniz ki pek az bir müddet kaldınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Rabbinizin) sizi (mahşer yerine) davet edeceği gün, O’na övgüyle (ve saygıyla) icabet edecek ve (dünya hayatında ve kabirlerinizde) pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Sizi çağıracağı¹ gün, O'nu överek çağrıya uyacaksınız ve dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı sanacaksınız.”
1- Diriltileceğiniz gün.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Allah) sizi çağıracağı gün hemen (kabirlerinizden kalkıb) Onun emrine icabet edeceksiniz ve sanacaksınız ki (kabirlerinizde) ancak pek az bir müddet kalmışsınızdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sizi (kabirlerinizden) çağıracağı gün, hemen O'na hamd ederek (da'vetine) icâbet edeceksiniz ve (dünyada) ancak pek az kaldığınızı zannedeceksiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sizi (hesaba çekmek için) çağıracağı gün, O’nun davetine övgüyle karşılık vereceksiniz ve (dünyada) pek az bir müddet kaldığınızı sanacaksınız.*
(*) İnsana dünyada geçirdiği hayat, ahirette yaşayacağı hayat yanında “çok kısa bir süre”ymiş gibi gelecek (Taberî, Zemahşerî). Bu ifadenin bir başka anlamı da, insanın dünyevî zaman duygusunun mutlak realiteyle karşılaştığında anlamını yitireceği yönündedir. Ölümden sonra dirilişi eskiden inkâr eden bu insanların Allah’ın çağrısına O’nu överek cevap vereceklerini söyleyen önceki ifade, onların, ölümden kalktıklarında artık Allah’ın varlık ve kudretini bütünüyle idrak edebilecek duruma geleceklerini îma etmektedir. (M. Esed Meali 52.Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O gün sizi çağıracak ve sizde O nu överek çağrısına icabet edeceksiniz. Ayrıca (kabirlerde) çok az bir zaman kaldığınızı zannedeceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Allah sizi çağıracak. Siz de öve öve Onun çağrısına uyacaksınız. Gerçekten kabirde pek az kaldığınızı sanacaksınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün, Allah sizi çağıracak. Siz O/na hamd ederek icabet edeceksiniz. Ancak az bir vakit [³] kaldınız zannedeceksiniz.
[3] Dünyada veya kabirde az bir vakit kaldınız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sizi çağıracağı gün siz O’na hamd ederek çağrısına uyarsınız ve bu (dünyada) pek az kaldığınızı zannedersiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizi çağıracağı gün, O'na övgüyle icabet edecek, (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“O gün sizi huzuruna çağırınca, derhal O’nu övgüyle yücelterek emrine uyup mezarlarınızdan fırlayacak ve yargılanmak üzere huzuruna çıkacaksınız;işte o zaman, dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı hissedeceksiniz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizi çağıracağı gün O’nun hamdi ile icabet edersiniz. Zannedersiniz ki, ancak biraz kaldınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün geldiğinde Allah sizi çağıracak, siz de bu çağrıya saygı ile karşılık vereceksiniz. Dünyada çok az kaldığınızı sanacaksınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bekleyin! Mutlaka öldükten sonra diriltileceksiniz! O gün çağrıya uyarsınız! Dünyada yaşarken bitmeyecek olarak düşündüğünüz hayatın çok kısa olduğunu göreceksiniz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah’ın) sizi çağıracağı o gün, kendisini överek çağrısına uyacak ve (dünyada) az kaldığınızı anlayacaksınız. [*]
Ayetteki [tezun[Nûn]e] fiili “zannetmek” değil, mahşer ortamında gizli saklı hiçbir şey kalmayıp her şey ortaya çıkmış olacağı için “bilip öğrenmek” şeklinde yorumlanmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (kıyamet) gün(ü Allah) sizi çağırınca; kendisine hamd ederek çağrısına uyarsınız ve (kabirlerinizde)¹ çok kısa bir süre kaldığınızı sanırsınız.²
1 Veya dünyada... 2 Bk. (Yasin: 25)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Sizi çağıracağı ve sizin de onu överek (bu çağrıya) cevap vereceğiniz, ve kendinizi [yeryüzünde] çok kısa bir süre oyalanmış gibi hissedeceğiniz bir Gün’de.” ⁵⁹
59 İnsana dünyada geçirdiği hayat, ahirette yaşayacağı hayat yanında “çok kısa bir süre”ymiş gibi gelecek (Taberî, Zemahşerî). Bu ifadenin bir başka anlamı da, insanın dünyevî zaman duygusunun mutlak realiteyle karşılaştığında anlamını yitireceği yönündedir. Ölümden sonra dirilişi eskiden inkar eden bu insanların Allah’ın çağrısına O’nu överek cevap vereceklerini söyleyen önceki ifade, onların, ölümden kalktıklarında artık Allah’ın varlık ve kudretini bütünüyle idrak edebilecek duruma geleceklerini îma etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O gün sizi çağırdığında, derhal çağrısına O’nu överek uyacaksınız. Ve dünyada az bir zaman kaldığınızı zannedeceksiniz. 20/108, 30/25, 37/16...21, 54/6...8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O sizi o gün çağıracak, derhal siz de (ister istemez) O’nu överek bu çağrıya icabet edeceksiniz; üstelik (dünya hayatında) çok kısa bir süre kaldığınıza dair kanaatiniz pekişecek!”[²²⁸¹]
[2281] Lafzen: “..zannedeceksiniz”. Zann kelimesi özünde olumsuz bir anlama delâlet eder. Olumlu kullanıldığı nadir yerlerde de “doğruya yakın tahmine” delâlet eder. Zira “zannın hiç bir türü, hak ve hakikat adına hiçbir değer ifade etmez.” (10:36; 53:28) (Kelimenin bu anlamı için bkz: 2:46, not 18. Krş: 2:249). Bu şekildeki çevirimiz, Kur’an’ın dünya hayatının âhirete göre “tadımlık bir lezzet” (4:77; 9:38) ve kısa bir mola olduğunu (2:259) söyleyen âyetleriyle uyumludur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah sizi (kabirlerinizden kaldırıp, mahşerde toplamak üzere) çağıracağı gün, hamd ederek O'nun davetine uyacaksınız ve (kabirlerinizde) çok az bir süre kaldığınızı (sanki ölür ölmez diriltildiğinizi) sanacaksınız.
Osman Fırat
swap_vert close
O gün o sizi (hesab için) çağırdığında onu överek hemen cevap vereceksiniz ve dünyada da çok kısa bir zaman kaldığınızı zannedeceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O gün ki, sizi çağıracaktır, siz de hemen O'nun emrine bitta'zim icabet edeceksiniz ve (kabirlerinizde) pek az bir müddet kalmış olduğunuzu sanacaksınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah, Sizi kabirlerden çağıracağı gün, derhal O'na hamd ederek koşarcasına çağrısına uyacaksınız. Kendi kendinize bir düşünüp, dünyada pek az kaldığınızı sanırsınız. [79, 46; 23, 112-114] [30, 25; 54, 50]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizi çağıracağı gün O'na hamdederek çağrısına uyarsınız (dirilip kalkarsınız) ve (dünyada) pek az kaldığınızı sanırsınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizi ba's içün da'vet iylediği günde O'na hamd iderek icâbet idersiniz ve kabirde az bir zamân kaldınız zan iylersiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizi çağıracağı günde; “Allah’ım ne iyi yaptın!” diyerek karşılık verecek, dünyada pek az kaldığınızı zannedeceksiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizi çağırdığı gün, O'na hamd ederek çağrısına koşarsınız. Ve dünyada az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“O sizi çağırdığı gün, Ona hamd ederek çağrısına uyarsınız. Ve sanırsınız ki, kabirlerinizde pek az kalmışsınız.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sizi çağıracağı gün, onu hamd ederek çağrısına derhal uyacaksınız. Ve sadece az bir süre kaldığınızı düşüneceksiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol gün kim oķıya sizi pes uy viresiz ögmegi-y-ile daħı gümānsuz bilesiz kim dölenmedüñüz illā az ya'nį dünyede āħirete.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol gün ki sizi ḳıġırur, pes cevāb virürsiz şükri bile. Daḫı ṣaġınursız ki azyatduñuz turābda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O gün ki, Allah sizi (haqq-hesab üçün öz hüzuruna) çağıracaqdır. Siz də Ona (itaətlə yanaşı) şükür edərək (qəbirlərinizdən) dərhal çağırışına cavab verəcəksiniz və sizə elə gələcəkdir ki, (dünyada) çox az qaldınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
A day when He will call you and ye will answer with His praise, and ye will think that ye have tarried but a little while.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"It will be on a Day when He will call you, and ye will answer (His call) with (words of) His praise, and ye will(2236) think that ye tarried but a little while!"(2237)
2236 It may be that this verse should not be in the inverted commas governed by the verb "say" in the last clause of the last verse. In that case, the answer to the sceptic would be finished in the last verse, and this verse would be a general statement applying also to the righteous, who will rise up celebrating the praises of Allah. But on the whole, I think it is better to take this verse as part of the answer to the sceptic referred to in the last verse. 2237 Whatever may have been your spiritual blindness in this life, the "new creation" will have opened your eyes to the Truth. No one will any longer be in any delusion as regards the Reality of Allah, and will be forced by their new circumstances, to recognise the Truth and sing Allah's praises. And all will be surprised at the seemingly short flight of time since they had their little ephemeral life on this earth. They will now appraise its true worth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَوْمَ
o gün ki
يَدْعُوكُمْ
sizi çağıracak
فَتَسْتَج۪يبُونَ
hemen icabet edeceksiniz
بِحَمْدِه۪
O'na hamd ile
وَتَظُنُّونَ
ve zanne-deceksiniz
اِنْ لَبِثْتُمْ
kalmadınız
اِلَّا
an- cak
قَل۪يلاً۟
pek az
(Allah'ın) Sizi (kabirlerinizden) çağıracağı gün hemen O'na hamd ederek çağrısına uyacaksınız ve (dünyada) pek az kaldığınızı zanned(ip bunu kesinkes bil)eceksiniz.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِسْتَجَابَ
Fiil-X
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
لَبِثَ
Fiil-I
ل ب ث
Kaldı, gecikti, durakladı
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az