close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ kara/te-lkur-âne ce’alnâ beyneke vebeyne-lleżîne lâ yu/minûne bil-âḣirati hicâben mestûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde gereriz biz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sen Kur’an okuduğun (mana ve mesajını duyurduğun) zaman, Seninle ahirete inanmayan (ve Allah’ın rızasını öne almayan) kimseler arasında görünmez bir perde kılmışızdır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kur'ân okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına, gizli bir perde çekeriz biz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sen Kur'ân okurken, Kur'ân'ı incelerken, seninle âhirete, ebedî yurda inanmayacak olanlar arasına görünmeyen bir perde çekeriz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanların arasına görünmez bir perde çekeriz.
45.İbnu Münzir`in Şihab`dan rivayet ettiğine göre, Resulullah (a.s.) Kureyş müşriklerine Kur`an-ı Kerim okuduğunda ve onları Allah`ın kitabına davet ettiğinde onlar: "Bizi kendisine çağırdığın şeye karşı kalplerimiz bir örtü içindedir, kulaklarımızda da bir ağırlık var. Bizimle senin aranda da bir perde var. Artık sen (bildiğini) yap, biz de (bildiğimizi) yapıyoruz" derlerdi. (Bkz. Fussilet: 41/5) Yüce Allah bu ayeti kerimesini onların bu sözleriyle ilgili olarak indirdi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen Kur'ân'ı okuduğun zaman, biz, seninle ahirete inanmıyanların arasına görünmez bir perde çekeriz. (Böylece seni göremezler ve sana bir zarar yapamazlar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve sen bu Kur’anı okuduğun zaman, seninle ahirete (ikinci hayata) inanmayanların arasına görünmez bir engel koyuyoruz. (Neticede onu anlamıyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kur'ân okuduğun zaman, senin ile âhirete inanmayanlar arasına gizli bir engel koyarız.
Besim Atalay
swap_vert close
Kur'an okuduğun zaman, seninle, ahrete inanı bulunmayanların arasını örten perde çekeriz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kur'an okuduğun zaman, (hakkı anlamaya niyetli olmadıkları için) seninle ahirete inanmayanların arasına (gözle) görünmeyen (manevi) bir perde çekeriz.
Cemil Said
swap_vert close
Sen Kur’ân’ı okudığın vakit seninle âhirete îmân itmeyenler beynine setr idici bir perde çekiyoruz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kur’an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kur’an okuduğun zaman seninle, âhirete inanmayanlar arasına gizli bir perde çekeriz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizleyici bir örtü çekeriz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kuran okuduğun zaman, seninle ahirete inanmıyanlar arasına görülmez bir engel yerleştiririz
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen Kur'ân'ı okuduğun zaman biz, seninle ahirete inanmayanların arasına görünmez bir perde çekeriz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de sen Kur'anı kıraet ettiğin vakıt biz seninle Âhırete inanmıyanların arasına görünmez bir hıcab çekeriz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Kur’ân okuduğun zaman, (hakkı anlamaya niyetli olmadıkları için) seninle âhirete inanmayanların arasına (gözle) görünmeyen (manevi) bir perde çekeriz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kur'an okuduğun¹ zaman, seninle ahirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz.
1- Vahyi ilettiğin, duyurduğun.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sen Kur'ânı okuduğun zaman seninle âhirete inanmazların arasına gizli bir perde çekeriz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Kur'ân okuduğun zaman, seninle âhirete îmân etmeyenlerin arasına(bildikleri hâlde inkâr etmeleri sebebiyle) gizli bir perde çekeriz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey Resulüm!) Sen Kur’an’ı okuduğun (ve tebliğ görevini ifa ettiğin) zaman, (sana zarar vermek isteyenleri engellemek için) biz, seninle (ve o sana zarar vermek isteyenlerden) ahirete inanmıyanların arasına görünmez bir perde (engel) koyarız (sana zarar vermelerini önleriz).*
(*) Aşağıdaki tefsir metinlerinde de anlatıldığı gibi müşrikler, Hz. peygamberin Kur’an okuyup tebliğde bulunduğu zaman ona zarar verip tebliğini engellemeye çalışıyorlardı. İşte bu ayette yüce Allah, ona zarar vermek ve tebliğ görevini engellemek isteyenleri manevi bir perde ile engellediğini belirtmektedir, deniliyor. Ama maalesef mevcut meallere baktığımızda görüyoruz ki, sanki bu manevi perdeyle haşa yüce Allah onların Kur’an’ı kerim’i anlamalarını engeliyor, şeklinde bir mesaj ortaya çıkıyor. Oysa Kur’an’daki mesajlar herkese tebliğ edilsin, anlaşılsın ve ona iman edilsin diye indirilmiştir. Arapça bilenler aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: {وَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرآنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ بِٱلآخِرَةِ حِجَاباً مَّسْتُوراً}.قال بعضهم: إن الكفرة كانوا يمنعون رسول الله عن تبليغ الرسالة إلى الناس وقراءة ما أنزل إليه من القرآن عليهم، وقد أمر بتبليغ الرسالة، فأنزل الله عليه هذه الآية، فأخبر أنّه جعل بينه وبين أولئك حجاباً مستوراً، ومكن له التبليغ إليهم بالحجاب الذي ذكر (تأويلات أهل السنة - الماتردي) ،هذه الآية تحتمل معنيين: أحدهما أن الله تعالى أخبر نبيه أنه يحميه من الكفرة أهل مكة الذي كانوا يؤذونه في وقت قراءته القرآن وصلاته في المسجد ويريدون مد اليد إليه، وأحوالهم في هذا المعنى مشهورة مروية (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز - زاد المسير في علم التفسير) وحقيقة الحجاب : الستار الذي يحجب البصر عن رؤية ما وراءه ، وهو هنا مستعار للصرفة التي يصرف الله بها أعداء النبيء صلى الله عليه وسلم عن الإضرار به (الثالث: أنها نزلت في قوم كانوا يؤذونه في الليل إذا قرأ ، فحال الله بينه وبينهم من الأذى ، قاله الزجاج.)عن الجبائي أن المراد بالحجاب ما يحجبهم عن إيذاء الرسول صلى الله عليه وسلم وذلك أنهم كانوا يقصدونه إذا قرأ ليؤذوه فأمنه الله تعالى وذكر له عليه الصلاة والسلام أنه جل شأنه جعل بينه وبينهم حجابا عند القراءة فلا يمكنهم الوصول إليه،ذه الآية تحتمل معنيين: أحدهما أن الله تعالى أخبر نبيه صلى الله عليه وسلم أنه يحميه من الكفرة; أهل مكة الذين كانوا يؤذونه في وقت قراءته القرآن وصلاته في المسجد، ويريدون مد اليد إليه، وأحوالهم في هذا المعنى مشهورة (التحرير والتنوير -الألوسي - الماوردي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kur’an’ı okuduğunda, seninle ahiret gününe inanmayanların arasını ayıran, bir örtü çekeriz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen Kur’an’ı okurken Biz, seninle öbür dünyaya inanmıyanlar arasına göze görünmiyen bir perde çekeriz,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kur/an/ı okurken seninle, âhirete inanmayanlar arasına örtecek bir perde çekeriz [⁴].
[4] Seni göremezler, sana suikast edemezler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Kur’an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanlar arasına gizli bir perde çekeriz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kur'an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Adâlet, doğruluk ve erdemlilik gibi ahlâkî değerleri hiçe sayan, dolayısıyla öte dünyanın varlığına inanmak istemeyen inatçı, kibirli ve önyargılı kimselere Kur’an okuduğun zaman, seninle, âhirete inanmayan bu insanların arasına, gözle görülmeyen mânevî bir perde çekeriz. Şöyle ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kur’ân’ı okuduğun zaman seninle Âhiret’e inanmayanların arasına çekilmiş bir perde yaptık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Sen Kuran okurken biz, seninle ahirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekiyoruz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kur’an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanların arasına görmedikleri bir çizgi çekeriz. Çektiğimiz çizgi sorumluluklarını üslenmek üzere onlara verdiğimiz inkâr etme hakkıdır. Çekilen çizgi seninle, ahiret hayatıyla, ayetlerimizin anlattığı gerçeklerle aralarında perde olur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kur’an okuduğun zaman, seninle ahirete inanmayanların arasına gizlenmiş bir örtü çekeriz. [*]
Burada herhangi bir haksızlık yoktur. Çünkü muhataplar zaten inanmayanlardır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sen Kur’an okurken (Biz) seninle âhirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz.¹
1 Bu âyet; Peygamberimiz (s.a.v) Kureyşli müşriklere Kur’an okurken, onların “(Ey Muhammed!) bizi çağırdığın şeye karşı kalbimiz kapalıdır, kulaklarımızda bir ağırlık ve seninle bizim aramızda da bir perde vardır.)” (Fussilet: 5) demeleri üzerine, indirilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve ⁵⁴ (gerçeği anlamaya niyetli olmamalarından ötürü, onlara) Kur’an okuduğun zamanlar, seninle ahirete inanmayacak olanların arasına görünmeyen bir perde çekeriz:
54 Bu pasaj yukarıda 41. ayetle bağlantılıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen Kuran okuduğun zaman, ahirete inanmayanlar seninle aralarına perde çekerler. 7/146-147, 22/15-16, 31/7, 45/6...9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hem ne zaman (onlara) Kur’an okusan, seninle âhirete inanmamakta ısrar eden o kimseler arasına görünmez bir perde çekeriz;[²²⁷⁶]
[2276] Önceki âyetlerle birlikte: Kâinat kitabını okumayan ilâhî kelâmı da okumaz; zira kâinatın dilini işitmeyen biri vahyin dilini de işitmez.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Kur'an'ı okuduğun zaman biz, seninle o ahirete inanmayanların arasını ayıracak bir perde çekeriz.
Osman Fırat
swap_vert close
Sen Kur’an okuduğunda, seninle ahirete iman etmeyenlerin arasına görünmeyen bir perde çekeriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Kur'an'ı okuduğun zaman seninle ahirete imân etmeyenler arasına bir örtecek perde çekeriz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen Kur'ân okuduğun zaman, seninle âhirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz.
İlk bakışta bazılarının zannettiği gibi burada bir kısım insanları küfre zorlama yoktur. Yani Allah hiç kimsenin kalbini kılıflı, manevî kulaklarını sağır yaratıp iman etmelerini engellemez. Ama kâfirler kendilerine yapılan tebliğleri işitmemeyi, Allah’ın tevhid delillerini görüp anlamamayı âdet haline getire getire kendi kendilerine bu perdeleri çekmiş olmaktadırlar. Fıtratını bozacak derecede iradelerini olumsuz yönde kullanma süreci sonucunda bu duvarlar çekilmektedir. Bu da Allah’ın koyduğu bir nizam gereği olduğundan, mecazî olarak Allah bu fiili Kendisine izafe etmektedir. Nitekim aynı fiilleri Fussilet, 5. âyetinde kâfirler kendi fiilleri olarak ifade etmişlerdir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kur'an okuduğun zaman seninle, ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Kur'ân okudığın zamân seninle âhirete îmân itmeyenler arasına örtüli hâil kılarız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kur’ân okuduğunda, seninle Ahirete inanmayanlar arasına sanki görünmez bir engel koymuşuz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen Kur'an okuduğun zaman seninle, ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen Kur'ân okuduğun zaman, âhirete inanmayanlarla senin arana görünmez bir perde çekeriz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kur'an okuduğunda, seninle, âhirete inanmayanlar arasına gizli bir perde çekeriz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan oķıduñ ķur’ān’ı ķılduķ arañda daħı arasında anlaruñ kim inanmazlar āħirete perde örtülmiş ya'nį gözden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol vaḳt ki oḳusañ Ḳur’ānı ḳılur‐biz senüñ bile daḫı ol kişiler arasındaki īmān getürmezler āḫirete, perde örtülmiş.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Sən Qur’an oxuduğun zaman səninlə axirətə inanmayanların arasına görünməz bir pərdə çəkərik (Onlar səni görməz və sənə heç bir xətər yetirə bilməzlər)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when thou recitest the Qur’an We place between thee, and those who believe not in the Hereafter a hidden barrier;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When thou dost recite the Qur´an, We put, between thee and those who believe not in the Hereafter, a veil invisible:(2230)
2230 Veil invisible. Some Commentators understand mastur here as equivalent to satir. a veil that makes invisible, a thick or dark veil. But I think that the meaning of mastur (in the passive voice) as "hidden or invisible" is more consonant with the whole passage. If all nature, external and within ourselves, declares Allah's glory, those unfortunates who cut themselves off from their better nature are isolated from the true servants of Allah and the revelation of Allah, because (1) they are unfit for being in their company, and (2) because the servants of Allah and the revelation of Allah must be protected from the pain which blasphemy or rebellion must cause to their unsullied nature. The veil is none the less real even though it is invisible. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o za-man ki
قَرَاْتَ
okudun
الْقُرْاٰنَ
Kur'ân
جَعَلْنَا
kıldık
بَيْنَكَ
arana
وَبَيْنَ
ve ara- sına
الَّذ۪ينَ
o kimse-lerin ki
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmezler
بِالْاٰخِرَةِ
âhirete
حِجَاباً
bir perde
مَسْتُوراًۙ
gizli
(Resulüm!) Biz, Kur'ân okuduğun zaman seninle âhirete iman etmeyenlerin arasına gizli bir perde çekeriz.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَرَاَ
Fiil-I
ق ر ا
Okudu
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
حِجَاب
İsim
ح ج ب
Perde
مَسْتُور
Edilgen fiil
س ت ر
Gizli