close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Tusebbihu lehu-ssemâvâtu-sseb’u vel-ardu vemen fîhin(ne)(c) ve-in min şey-in illâ yusebbihu bihamdihi velâkin lâ tefkahûne tesbîhahum(k) innehu kâne halîmen ġafûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yedi gök ve yerle onlarda ne varsa hepsi, onu noksan sıfatlardan tenzih eder ve hiçbir şey yoktur ki ona hamdederek onu noksan sıfatlardan tenzih etmesin, yalnız siz, onların tesbih edişlerini anlayamazsınız. Şüphe yok ki o, azap etmede acele etmez, halimdir ve suçları örter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler, (hepsi ve her şey) O’nu tesbih edip durmaktadır. O’nu övgüyle tesbih etmeyen ve hamdini yerine getirmeyen hiçbir şey yoktur. Ancak siz onların (yerdeki ve gökteki bütün varlıkların) tesbihlerini (Allah’ın emri ve takdiri ile hareket ettiklerini, onların kendilerine mahsus ibadet, zikir ve hizmetlerini gafletiniz sebebiyle) anlayamazsınız. Gerçekten O Halîm (çok müsamahalı ve yumuşak tavırlıdır), Gafûr (Bağışlayıcıdır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yedi gök ve yerle, onlarda ne varsa hepsi, O'nu noksan sıfatlardan tenzih eder. Ve hiç birşey yoktur ki, O'na hamdederek O'nu noksan sıfatlardan tenzih etmesin. Yalnız siz onların tesbih edişlerini anlayamazsınız. Şüphe yok ki, o azap etmede acele etmez, suçları da örter.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunan akıllı ve sorumlu varlıklar Allah'ı tesbih eder, ibadet eder. O'nu hamd ile, övgü ve şükür ile tesbih etmeyen, ona ibadet etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihini, namazını, ibadetini, anlayamazsınız. Rabbin kudretli âdil, müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır, kâinatı koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcıdır.
“Varlıklar Allah’ı tenzih ve tesbih ederler. Onu süphanallah, elhamdülillah diyerek hamd ile, övgü ile tenzih ve tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tenzihlerini ve tesbihlerini anlayamazsınız.” Bu âyet böyle de anlaşılabilir. Bk. Kur-an-ı Kerim, 2/30, 13/13, 15/98, 17/44, 20/130, 39/75, 40/7, 55, 42/5, 50/39, 52/48, 110/3.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih ederler. Hiç bir şey yoktur ki O'nu övgüyle tesbih etmesin. Ancak siz onların tesbihlerini anlamıyorsunuz. Şüphesiz O hilim sahibidir, bağışlayandır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yedi gök ve yer, bir de bunlar içinde bulunanlar (insan, cin ve melekler) Allah'ı tesbîh ederler. Hiçbir varlık yoktur ki, O'nu hamd ile tesbîh etmesin. Fakat siz, onların tesbihini (dillerini bilmediğinizden) anlamazsınız. O gerçekten Halîm'dir, Gafûr'dur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yedi gök, yer ve içindekiler, hepsi Onun münezzehiyetini bildirirler. Hiçbir şey yok ki, O’nun münezzehliğini, mükemmeliyetini bildiriyor olmasın. (O’na hamd ve tesbih etmesin.) Fakat onların tesbihlerini anlamazsınız. Buna rağmen Allah, çok yumuşak davranan, çok bağışlayandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yedi gök ile yer ve onların içinde yer alan her şey O'nun noksan sıfatlardan uzak olduğunu hatırlatmaktadır. Ayrıca kâinatta olan her şey yüce Allah'ın övgüye layık olduğunu da hatırlatmaktadır. Ne var ki siz, onların tesbihini/ bu hatırlatmasını anlayamıyorsunuz. O, yumuşak davranandır; bağışlayıcıdır.[289]
[289] Kâinatın tesbihi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 274-278; X, 437-456.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yedi kat göklerde, yerde bulunan O'nu teşbih ediyor, hiçbir şey yoktur ki, O'nu teşbih ederek öğmüş olmaya, sizler anlamazsınız onların teşbihini, O halim, O yarlıgar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yedi kat gök, yer ve buralardaki varlıkların tümü O'nu tesbih eder (O'nun verdiği vazifeyi icra eder). Evrendeki her varlık, O'nu överek tesbih eder (aldığı görevi yerine getirir), fakat siz bu varlıkların tesbihini (ne yaptıklarını) anlayamazsınız. Hiç kuşkusuz O, kullarına karşı çok müsamahalıdır (ceza vermekte acele etmez), çok bağışlayandır. 
Bkz. 2/29, 7/206, 21/20, 23/17, 41/12, 65/12, 71/15-16“Tesbih etmek”, sadece “suphanallah, elhamdülillah, Allah’u ekber” şeklinde zikretmek anlamına gelmez. Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Allah’ın verdiği görevi ifa eden her varlık tesbih halindedir. Güneşin doğuşu, dünyanın dönüşü, yıldızların kayışı, şimşeğin çakışı, bülbülün ötüşü, bulutların çöküşü, yağmurun yağışı, suyun akışı, ağaçların duruşu, horozların ötüşü, köpeklerin havlayışı ve hatta kıyametin kopuşu, ölüm meleğinin can alışı bile bir tesbihtir. Kendi doğal ortamlarında vazifelerini icra eden bütün bu varlıklar, ortaya koydukları performansla hem tesbih ederler ve hem de Allah’ın büyüklüğü konusunda insanlara mesaj verirler. Yani burada konu edilen tesbih: bütün canlıların sorumluluklarını kusursuz olarak yerine getirdiğidir. İnsana da düşen bu kusursuz düzen içerisinde diğer canlılar gibi görev ve sorumluluklarını yerine getirmek, Rabbini tesbih etmektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Yedi gök ve ânların muhteviyâtı ve arz âna secde ider, âna hamd ider. Âna hamd itmeyen hiç bir şey yokdur lâkin siz anlayamazsınız. Allâh halîm ve gafûrdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Doğrusu O Halim olandır, Bağışlayan'dır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O’nu tesbih eder; O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız. O halîmdir, bağışlayıcıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbihini anlamazsınız. O, halîmdir, bağışlayıcıdır.  
 Tabiat ilimlerindeki inkişaf, bu âyetin açıklanmasına yardımcı olmuştur. Nitekim, önceleri cansız ve hareketsiz olduğu sanılan varlıklar da dahil olmak üzere, bütün eşya atomlardan meydana gelmiştir. İşte atom çekirdeklerinin etrafındaki elektronlar, sürekli ve muntazam bir şekilde çekirdeğin etrafında dönmektedirler ki, belki de onların bu dönüşleri ve böylece, ilâhî kanuna, en ufak bir sapma göstermeksizin boyun eğmeleri, Kur’an-ı Kerim tarafından Allah’ı tesbih olarak ifade edilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yedi gök, ve onların içindekiler O'nu yücelterek anarlar. Hiç bir şey yoktur ki O'nu överek ve yücelterek anmasın; ama siz onların anışlarını anlamazsınız. O Şefkatlidir, Bağışlayandır
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar, Allah'ı tesbih ederler. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir varlık yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini iyi anlamazsınız. Şüphesiz O, halimdir çok bağışlayandır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onu yedi Semâ ile Arz ve bütün bunlardaki zevil'ukul tesbih eder ve hattâ hiç bir şey yoktur ki onu hamdiyle tesbih etmesin ve lâkin siz onların tesbihlerini iyi anlamazsınız, o, cidden halîm gafur bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile tesbih etmesin. Ancak siz onların tesbihlerini anlayamazsınız. Şüphesiz O, (günahı sebebiyle kuluna) hemen ceza vermeyip (tövbe etmesi için) mühlet tanıyandır, çok bağışlayandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih¹ ederler. Onu hamd² ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.
1- Evrendeki canlı- cansız varlığın tamamı; Allah'ın varlığına ve gücüne tanıklık etmekte ve onun yüceliğini ifade etmektedir. Allah'ın koyduğu yasaların işleyişindeki kusursuzluk ve düzen, Allah'ın tesbih edilmesidir. 2- Yüceltme, övgü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yedi gökle yer ve bunların içinde bulunan (melekler, cinler, insan) lar onu tesbîh (ve tenzîh) eder (ler). Hiç bir şey haaric değil, hepsi Ona hamd ile tesbîh eder. Fakat siz, onların tesbihini iyi anlamazsınız. O, hakıykaten halimdir, gerçekden yarlığayıcıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yedi gök ile yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbîh eder. Ve O'na, hamd ile tesbîh etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat (siz) onların tesbihlerini anlamazsınız. Şübhesiz ki O, Halîm (azabda hiç acele etmeyen)dir, Gafûr (çok bağışlayan)dır.(2)
(2)Bu âyetin geniş bir îzâhı için, bakınız; (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 99-160; Mektûbât, 33. Mektûb, 324)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yedi sema (uzayın yedi farklı manyetik mekân ve içinde bulunan bütün gökcisimleri) ile yerküre ve onların içinde yer alan her şey (Allah’ın evren için koyduğu kanunlara boyun eğerek hâl dili ile adeta) onu (Allah’ı) tesbih etmektedir; onun yüceliğini, övgüyle tesbih etmeyen (onun yaratılış kanununa boyun eğmeyen) bir tek nesne yoktur, fakat siz onların tesbihlerini kavramazsınız! Şüphesiz o, hem (çok) halim, hem de (çok) bağışlayandır.*
(*) Tefsirlerde âyetteki tesbih kavramı açıklanırken tesbihin iki şeklinin bulunduğu belirtilir: Dil ile tesbih, hâl ile tesbih. Birincisi, kulun Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih ederek zâtı, sıfatları ve fiilleriyle insan zihninin düşünebileceği bütün mükemmellik özelliklerine sahip olduğunu dile getirmesi, Allah’ı hep böyle bilip böyle anmasıdır. İnsanın hâl ile tesbihi ise insanın imanı, ibadeti, ahlâkı, genel olarak her türlü tutum ve davranışlarıyla Allah’ın birliğine, eksiksiz ve kusursuz olduğuna inandığını göstermesi, yasalarına boyun eğmesi, amelinin imanına şahitlik etmesidir. Bu belirtilenler, Râgıb el-İsfahânî’nin iradî dediği tesbih olup şuurlu ve iradeli varlıklara mahsustur (el-Müfredât, “sbh”, “scd” md. leri). Bir de konumuz olan âyetin üzerinde durduğu, bütün varlıkların Cenâb-ı Hakk’ı tesbih etmesi vardır. Müfessirlere göre bu da iki çeşittir: 1. Dil ile tesbih. Her şey kendi diliyle Hakk’ı tesbih eder ama âyette belirtildiği gibi insanlar bunu anlayamazlar; 2. Hâl ile tesbih. Evrendeki varlık ve olayların var oluş ve işleyişini gerçekleştiren ilâhî yasalara bütün kâinat mutlak bir zorunlulukla boyun eğmekte, bu suretle yaratanı tesbih etmektedir. Bu anlamda müminiyle münkiriyle bütün insanlar da Allah’ı tesbih ederler, varlığına tanıklık ederler. Özetle zerreden küreye, galaksilerden hidrojen çekirdeğinin etrafında saniyede 2000 km. hızla dönen elektrona kadar evrendeki her şey Allah’ın mutlak düzeni içinde işlemekte, O’nu tesbih etmekte, O’nun varlığına, birliğine kudret ve hikmetine tanıklık etmektedir. (Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 485-489) Ayrıca tabiat ilimlerindeki inkişaf, bu âyetin açıklanmasına yardımcı olmuştur. Nitekim önceleri cansız ve hareketsiz olduğu sanılan varlıklar da dâhil olmak üzere, bütün eşya atomlardan meydana gelmiştir. İşte atom çekirdeklerinin etrafındaki elektronlar, sürekli ve muntazam bir şekilde çekirdeğin etrafında dönmektedirler ki, belki de onların bu dönüşleri ve böylece, ilâhî kanuna, en ufak bir sapma göstermeksizin boyun eğmeleri, Kur’an tarafından Allah’ı tesbih olarak ifade edilmiştir…(DV. Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yedi gök ve yer ve onların içinde olanlar, Allah’ı bütün eksikliklerden tenzih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, Allah’ı şanına yakışır bir şekilde överek O’nu anmasınlar. Ancak siz onların Rablerini tesbih edişlerini anlayamazsınız. Allah kullarına çok şefkatli ve bağışlayıcıdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yedi kat gökle yeryüzü, bunların içinde bulunanlar Allah’ı överek ulularlar. Hiç bir nesne yoktur ki Onu överek ululamış olmasın. Ancak, siz onların nasıl ululadıklarını kavrıyamazsınız. Gerçekten Allah yumuşak davranıcı, yarlıgayıcı olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O/na yedi gök, yer, orada bulunanlar tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki O/na hamd ile tespih etmesin. Fakat siz onların tespihlerini anlamazsınız [³]. Allah yavaştır, yarlıgayandır.
[3] Çünkü anladığınız dil ile değildir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yedi gök, yeryüzü ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. O’nu övgüyle tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Muhakkak ki O, Halîm’dir, Gafûr’dur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih etmektedir. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur; ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, hilim sahibidir, bağışlayandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yedi kat gök, yer ve bunların içindeki her şey, O’nun varlığını, birliğini, sınırsız kudret ve yüceliğini, hikmet ve bilgisini haykırarak tesbih etmektedir; varlıklar âleminde O’nu övgüyle anmayan hiçbir şey yoktur! Ne var ki, siz onların bu haykırışlarını işitemez, tesbihlerini tam olarak anlayamazsınız. Gel gör ki; ağaçlar, taşlar, kuşlar Rabb’ini tesbih ederken, insanoğlu O’na başkaldırıyor! Eğer bu isyankârlar, hâlâ Allah’ın nîmetlerinden yararlanıyor ve derhal cezaya çarptırılmıyorlarsa, bunun bir tek sebebi var: Hiç kuşkusuz Allah, kullarına karşı çok şefkatli, çok bağışlayıcıdır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yedi Gök, Yer ve bunların içindeki kimseler O’nun için tesbih ediyor. Hiçbir şey yoktur ki ancak O’nun hamdi ile tesbih etmesin; ama onların tesbihini fıkıh edemezsiniz / anlamazsınız. Şüphesiz O, gafûr halîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yedi gökler, yerler ve bunlar arasındakiler hep onun bu erişilmez yüceliğini dile getirirler. Zaten Allah'ın erişilmezliğini düşünüp de ona teşekkür etmeyen bir varlık yoktur. Ama siz, onların şükürlerini anlayamazsınız. Allah ise, çok duyarlı ve hoşgörülüdür...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yedi gök ve yeryüzünde bulunan her şey Allah’ın yasalarına uyar. Yasalarımıza uymayan hiçbir şey yoktur. İnkâr edenler kendilerine akıl irade verdiğimiz için mi yasalarımıza karşı çıkıyorlar? Sor onlara! Verdiğimiz akıl da, irade de, karar alma yetkileri de yasalarımız doğrultusunda değil mi? Biz onları deniyoruz! Akıl verip karar alabilme yetkisi verdiğimiz insan ne yapacak diye bakıyoruz! Hâlbuki insanları akılsız karar alma yetkisi olmayanlar olarak yaratabilirdik. Ne yaparlardı o zaman? İnkâr edenler bütün yaratılan varlıkların yasamıza uyduklarını anlamıyorlar! Şımarık, azgın, kendini bir şey zanneden insandan başka yasalarımıza karşı çıkan mı var? Hayır! Elbette hayır! Yasalarımıza karşı çıkan insan da yasalarımıza göre cezasını çekecektir. Ancak tövbe eder dönerse, kendini düzeltirse, Rabbin merhametlidir, bağışlayıcıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yedi (kat) gök, [*] yer ve bunlardaki herkes, O’nu (Allah’ı) [tesbih] eder (yüceltir). Hiçbir şey yoktur ki O’nu [hamd]iyle (övgüyle) [tesbih] ediyor (yüceltiyor) olmasın. [*] Ancak siz onların [tesbihini] (yüceltmesini) anlayamıyorsunuz. Şüphesiz ki O hoşgörülüdür, çok bağışlayandır.
Göklerin “yedi kat” oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:29; İsrâ 17:44; Mü’minûn 23:86; Fussilet 41:12; Talâk 65:12; Mülk 67:3; Nûh 71:15. Bununla birlikte “yedi yol” (Mü’minûn 23:17) ve “yedi güçlü yapı” (Nebe’ 78:12) ifadeleri de bulunmaktadır.,Bu ayet yaratılanların Yüce Allah’ı [tesbih]e kodlandığı, her birinin kendi yaratılış sistemine uygun olarak O’nu yüceltmekte olduğu ve bu sistemin istisnasının bulunmadığı mesajını içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içerisindeki herkes Onu tesbih¹ ederler. (Esasen) Onu tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini anlayamazsınız. Şüphesiz O, (kullarına karşı) çok yumuşaktır,² pek affedicidir.
1 Onun bütün noksanlıklardan uzak olduğunu, yaşayış ve kendilerine yüklenen sorumlulukları eksiksiz yerine getirerek ifâde ederler.2 Kullarının dünyada yaptıklarına karşı, cezâ vermek için hiç acele etmez.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yedi gök ⁵² ile yer ve onların içinde yer alan her şey O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini anmaktadır; O’nun yüceliğini, aşkınlığını övgüyle yankılamayan bir tek nesne yoktur: ne var ki siz onların yücelemelerini anlayamıyor, kavrayamıyorsunuz! ⁵³ Yine de, hem çok bağışlayıcı, hem de halîm olan O’dur!
52 Bu ifadeyle ilgili bir açıklama için bkz. 2. sure, 20. not.53 Yani, kainattaki her şey sınırsız ilim sahibi Yaratıcı bir İrade’nin varlığına tanıklık ederken, yalnızca insan, her zaman var olan, her yerde varlığını hissettiren Allah’ın mutlak kudretinin bu karşı konulmaz, görmezlikten gelinmez tecellilerine, belirtilerine karşı çoğu zaman kör ve sağır kalmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yedi gök ve yeryüzü, buralarda bulunan bütün akıllı varlıklar O’nu tespih ederler/ O’nun koyduğu yasaya göre hareket ederler. Zira O’nu övgü ile tespih etmeyen/ O’nun yasalarınca hareket etmeyen hiçbir varlık yoktur. Fakat siz onların bu tespihini/yasaya boyun eğmelerini anlayamazsınız. Buna rağmen O çok müsamahakâr ve çok bağışlayıcıdır. 13/13, 16/48...50, 24/41, 41/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
yedi gök ve yer ve onlarda yaşayan her bilinçli varlık O’nu tesbih eder; daha da öte, (lisan-ı hâl ile) onu övgüyle tesbih etmeyen bir tek nesne dahi bulunmamaktadır;[²²⁷⁴] ve fakat siz onların tesbihini anlamazsınız;[²²⁷⁵] buna rağmen O sizi cezalandırmada hiç acele etmeyendir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.
[2274] Zımnen: Varlık bir dildir O’nu söyler; bir kitaptır O yazar ve O’nu yazar; âlem bir şahittir O’na şehadet eder. [2275] Bu âyet, tesbîhin “işitilen” değil “anlaşılan bir şey olduğunu söyler. Tesbihi, sayı taşı çekmenin ve nakarat halindeki tekrara indirgemenin yanlışlığına da bir atıftır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yedi gök, yer ve onların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir varlık yoktur, fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. (Onlar kendilerine has bir lisan ile Rablerini tesbih ederler) kuşkusuz O, Halim'dir. (Kullarını hemen cezalandırmaz, tevbe etmeleri için onlara mühlet verir) ve çok bağışlayandır.
Osman Fırat
swap_vert close
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu övgü ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O halimdir, çok bağışlayandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O'na yedi gök ve yer ve onlarda olanlar tesbihte bulunurlar ve hiçbir şey yoktur ki, illâ O'na hamd ile tesbihte bulunur. Fakat siz onların tesbihlerini anlayamazsınız. Şüphe yok ki, O halîmdir, gafûrdur. anlayamazsınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yedi kat gök, dünya ve onların içinde olan herkes Allah'ı takdis ve tenzih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki O'na hamd ile tenzih etmesin. Ne var ki siz onların bu tenzih ve takdislerini iyi anlayamazsınız. Bunca azametiyle beraber, kullarının gaflet ve cürümlerine karşı, O, halimdir, gafurdur (çok müsamahalıdır, affedicidir).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yedi gök, arz ve bunların içinde bulunanlar, O'nu tesbih ederler. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O, halimdir, çok bağışlayandır.
Cansız sanılan herşeyde, insanların fark edemedikleri bir canlılık vardır. Bütün eşya atomlardan oluşur. Atomun çekirdeği çevresindeki elektronlar, akla şaşkınlık verecek bir hızla dönmektedir. Meselâ bir Hidrojen atomundaki elektron, çekirdeği çevresinde, saniyede 2000 km. hızla döner. Sanki bir zerre, koca bir güneş sistemini temsil etmektedir. İşte maddenin en küçük parçası, bu hareketleriyle Allah'ı tesbîh etmektedir. Tesbîh, Yaratıcının şânının yüceliğini söylemektir. Her zerre O'nun şânının yüceliğini söylemiyor mu? Bir atomdaki bu düzen, O'nun kemâlini haykırmıyor mu?  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yedi gök ve yer ve onlarda olanlar onı tesbîh iderler. Hiç bir şey yokdur ki Allâh'ın hamdiyle tesbîh ider olmasun ve lâkin onların tesbîhlerini fehm itmezsiniz. Allâh 'ikâbda 'acele itmez ve tevbe idenleri bağışlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yedi gök, yeryüzü ve bunların içindeki herkes Allah’a ibadet eder. Her şeyi güzel yapmasına karşılık O’na ibadet etmeyen tek varlık yoktur ama onların bu ibadetlerini siz kavrayamazsınız[1]. O yumuşak davranır[2] ve çok bağışlar.
[1] Eşyanın dili [2] Bu sebeple bu kadar kötü konuşmalara müsaade eder.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O'nu tesbih eder. O'na hamd ederek, tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, yumuşak davranan ve bağışlayandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yedi gök ve yer ile bunlarda olan kim varsa Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. Lâkin siz onların tesbihini anlamazsınız. O ise hilim sahibidir ve çok bağışlayıcıdır.(6)
(6) Allah’ı hamd ile tesbih etmek demek, Onu övmek, Onu her türlü eksik ve kötü sıfattan ve ortaktan yüce tutmak demektir. Var olan herşey, üzerinde tecellî eden hikmet ve kudret eserleri ve Esmâ-i Hüsnâ parıltıları ile bunu anlatır; kendisini var eden ve yaşatanın her türlü kusurdan münezzeh, herşeye gücü yeten, ilmi herşeyi kuşatan, dilediğini dilediği gibi yaratan bir Yaratıcı olduğunu bildirir. Bu tesbih, bizim lisanımızla değil, her varlığın kendi özel lisanıyla, yani varlığı ve davranışlarıyla dile getirilen bir tesbih olduğu için, biz onu anlayamıyoruz. Bununla beraber, âyet “hiç anlamazsınız” dememiş, “bütün incelikleriyle kavrayamazsınız” anlamına gelecek bir fiil kullanmıştır. İnsan ise, bütün kâinatta Allah’ı hamd ile tesbih etmeye en fazla yetenekli varlık olduğu halde, çoğu zaman bu konuda diğer varlıkların gerisinde kalmaktadır ki, buna karşılık da Allah’ın hilim sahibi olduğuna dikkat çekilmiş ve insanlar Allah’ın müsamahasından yararlanarak kusurlarını affettirici davranışlarda bulunmaya teşvik edilmişlerdir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yedi gök, yerküre ve bunların içindekiler O'nu tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tespih etmesin; fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz. O Halîm'dir, Gafûr'dur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tesbįḥ eyler aña gökler yidi daħı yir daħı ol kim anlardadur. daħı degül hįç nesene illā tesbįḥ eyler ögmekligi-y-ile velįkin añlamazsız tesbįḥini anlaruñ. bayıķ ol oldı śuça ķatlanıcı yarlıġayıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
tesbīh ider aña yidi ḳat gökler ve yirler, daḫı ol ikisi içinde olanlar daḫı.Daḫı hīç bir nesne yoḳdur illā Allāhuñ şükri bile tesbīh iderler, lākin sizañlamazsız anlaruñ tesbīḥlerini. Ol Tañrı Ta‘ālā ḥalīmdür, ‘afv eyleyicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yeddi göy, yer və onlarda olanlar (bütün məxluqat) Allahı təqdis edir. Elə bir şey yoxdur ki, Allaha tə’rif deyib Ona şükür etməsin, lakin siz onların (dillərini bilmədiyiniz üçün) təqdisini anlamazsınız. (Allah) həqiqətən, həlimdir, bağışlayandır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The seven heavens and the earth and all that is therein praise Him, and there is not a thing but hymneth his praise; but ye understand not their praise. Lo! He is ever Clement, Forgiving.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The seven heavens and the earth, and all beings therein, declare His glory:(2229) there is not a thing but celebrates His praise; And yet ye understand not how they declare His glory! Verily He is Oft-Forbear, Most Forgiving!
2229 Al1 Creation, animate and inanimate, sings Allah's praises and celebrates His glory-animate, with consciousness, and inanimate, in the evidence which it furnishes of the unity and glory of Allah. All Nature bears witness to His power, wisdom, and goodness. It is only "ye" i.e., those who reject the whole trend of your nature and deny Faith simply because ye have been given a limited amount of choice and free will-it is only such as "ye that understand not what every other creature understands and proclaims with joy and pride. What must be your degradation! And yet Allah bears with you and forgives you! Such is His goodness! (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
تُسَبِّحُ
tesbih eder
لَهُ
O'nu
السَّمٰوَاتُ
gökler
السَّبْعُ
yedi
وَالْاَرْضُ
ve yer
وَمَنْ
ve o kim-se ki
ف۪يهِنَّۜ
onlar- dadır
وَاِنْ
ve yok- tur
مِنْ شَيْءٍ
hiçbir şey
اِلَّا
an- cak
يُسَبِّحُ
tesbih eder
بِحَمْدِه۪
O'nu hamd ile
وَلٰكِنْ
fakat
لَا تَفْقَهُونَ
kavrayamazsınız
تَسْب۪يحَهُمْۜ
onların tesbihlerini
اِنَّهُ
şüphe-siz O
كَانَ
oldu
حَل۪يماً
Halîm
غَفُوراً
Ğafûr
Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihini kavrayamazsınız. Buna rağmen O, Halîm'dir, Ğafûr'dur (kullarına hilm sahibi olarak yumuşak muamele eden ve her türlü günahı mağfiret edendir).
سَبَّحَ
Fiil-II
س ب ح
Tesbih etti
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
سَبْع
İsim
س ب ع
Yedi, سَبْعُونَ : Yetmiş
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
سَبَّحَ
Fiil-II
س ب ح
Tesbih etti
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فَقِهَ
Fiil-I
ف ق ه
Anladı, fıkhetti, kavradı
تَسْبِيح
Fiilimsi-II
س ب ح
Tesbih etmek
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
حَلِيم
İsim
ح ل م
Halîm (Allah'ın esması, ismidir. Hilm sahibi olarak kullarına yumuşak muamele eden demektir), yumuşak huylu, halîm
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)