close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul lev kâne me’ahu âlihetun kemâ yekûlûne iżen lebteġav ilâ żî-l’arşi sebîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Onların dedikleri gibi Allah'la beraber başka mabutlar da olsaydı o zaman elbette arş sahibine ulaşmak için bir yol, bir sebep araştırırlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "(Boş ve bâtıl iddialar olarak) Eğer söyledikleri gibi O’nunla (Allah’la) beraber başka ilahlar da bulunsaydı, o takdirde hepsi Arş’ın sahibi olmaya yol ararlardı. (Ve aralarında hâkimiyet yarışı başlardı da, sonunda kâinat ve tabiat yıkılırdı!)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki, onların dedikleri gibi, Allah'la beraber başka gerçek ilahlar da olsaydı, o zaman bu ilahlar, topyekün egemenliği elinde tutan Allah'a karşı galip gelmeye uğraşırlardı. Bunu başaramayınca da O'na yakınlaşmak, itaat etmek için çareler ararlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Eğer, söyledikleri gibi Allah ile birlikte başka ilâhlar da bulunsaydı, o takdirde bu ilâhlar Arş'ın, sınırsız kudret ve iktidar makamının sahibiyle hükümranlık mücadelesi için bir yol arayacaklardı.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Eğer söyledikleri gibi O'nunla beraber başka ilahlar olsaydı o zaman onlar mutlaka Arş'ın sahibine bir yol ararlardı."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Eğer söyledikleri gibi O'nunla beraber ilahlar olsaydı, onlar arşın sahibine mutlaka bir yol ararlardı.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, müşrikler hakkında) de ki: “-Allah'la beraber, dedikleri gibi ilâhlar olaydı, o takdirde bu ilâhlar Arş'ın sahibine (Allah'a üstün gelmek için) muhakkak ki bir yol ararlardı. (onunla çarpışırlardı).”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
42, 43. De ki: “Dedikleri gibi eğer Allah ile beraber başka ilahlar olsaydı, o zaman bütün kâinatın (Arşın) sahibi ve idarecisi olan Allah’ın yanına çıkmak için bir yol arayacaklardı. O, onların dediklerinden çok yüce ve çok münezzehtir!”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Onların dedikleri gibi Allah'la beraber tanrılar olsaydı, o takdirde kâinatın hükümranlığı kudretinde olan Allah'a ulaşmak için çareler arayacaklardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Onların söyledikleri gibi, Allah ile birlikte, başka Tanrılar olsa arş sahibi olana, bir yol ararlar idi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah'la beraber (başka) ilâhlar olsaydı, o zaman bu ilahlar Arş'ın sahibi olan Allah ile boy ölçüşmenin yolunu arayacaklardı.”
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki:" Eğer Allâh’ın yanında başka Allâhlar ola idi Allâh’ın ’arşına yol bulurlar idi."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Eğer dedikleri gibi Allah'la beraber tanrılar bulunsaydı, o takdirde hepsi arşın sahibiyle savaşmaya bir yol ararlardı."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah’la beraber (başka) ilâhlar olsaydı, o zaman o ilâhlar da Arş’ın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı.[316]
Âyetin son cümlesi şu şekilde de tercüme edilebilir: “.. o takdirde o ilâhlar, Arş’ın sahibi olan Allah’a üstün gelmek için çareler ararlardı.”  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: Eğer söyledikleri gibi Allah’tan başka ilâhlar olsaydı onlar da arşın sahibine yakınlaşmak için yollar ararlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Eğer söyledikleri gibi Allah ile birlikte başka ilâhlar da bulunsaydı, o takdirde bu ilâhlar, Arş'ın sahibi olan Allah'a ulaşmak için çareler arayacaklardı.  
 Âyetin son kısmı müfessirler tarafından iki şekilde manalandırılmıştır: a) «...O takdirde onlar, Arş’ın sahibi olan Allah’a üstün gelmek için çareler arayacaklardı.» b) «...O takdirde onlar, ululuğunu ve kudretini bildikleri Arş’ın sahibi olan Allah’a yakınlaşmak ve O’na itaat etmek için çareler arayacaklardı.»  
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "İleri sürüdükleri gibi beraberinde başka tanrılar olsaydı, onlar da Egemenliğin Sahibine doğru yol ararlardı."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer dedikleri gibi Allah ile birlikte ilâhlar olsaydı, o zaman bu ilâhlar Arş'ın sahibine bir yol ararlardı."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: Allah ile beraber dedikleri gibi ilâhlar olsa idi o takdirde onlar o Arşın sahibine elbet bir yol ararlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Müşrikler hakkında) De ki: “*(Farz-ı muhâl) eğer onların iddiâ ettiği gibi, O’nunla (Allah’la) beraber başka ilâhlar da olsaydı, o takdirde onlar, arşın sahibine (üstün gelmek için) bir yol ararlardı.
* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında. Farzı muhâl, müşriklerin iddiâ ettikleri gibi, birden fazla ilâh olsaydı, bu ilâhlar birbirlerine üstün gelmek için, birbirlerine karşı, sonu gelmez bir mücadele içerisinde olacaklardı. Birinin yarattığına diğeri karşı çıkacak, biri yapacak, öteki yıkacaktı ve böylelikle de âlemin nizamı bozulacaktı. Hâlbuki âlemde eşsiz/mükemmel bir nizam mevcuttur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Eğer dedikleri gibi, O'nunla beraber başka ilahlar olsaydı, o zaman onlar da mutlaka arşın sahibine bir yol¹ ararlardı.”
1- O'nunla baş etmek, O'nu yenmek, O'na karşı koymak için bir şeyler yaparlardı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: Allah ile beraber, söyleyegeldikleri gibi, (başkaca) Tanrılar da olsaydı onlar arşın saahibine elbet bir yol ararlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Eğer O'nun ile berâber, söyleyip durdukları gibi ilâhlar olsaydı, o takdirde (onlar) arşın sâhibine (üstün gelmek için) bir yol ararlardı.”(1)
(1)“Şu âyet der ki: De! Eğer dediğiniz gibi mülkünde şerîki (ortağı) olsa idi, elbette arş-ı rubûbiyetine (umum kâinâtı idâreciliğine) el uzatıp müdâhale eseri görünecek bir derecede bir intizamsızlık olacaktı. Hâlbuki yedi tabaka semâvâttan tut, tâ hurdebînî zîhayatlara (en küçük canlılara) kadar, herbir mahlûk küllî olsun cüz’î olsun, küçük olsun büyük olsun, mazhar olduğu (üzerinde görünen) bütün isimlerin cilve (parıltı) ve nakışları dilleriyle, o esmâ-i hüsnânın müsemmâ-i zü’l-Celâl’ini (en güzel isimlere sâhib, celâl sâhibi olan Allah’ı) tesbîh edip, şerîk ve nazîrden (ortak ve benzerden) tenzîh ediyorlar (uzak tutuyorlar). Evet nasıl ki semâ, güneşler, yıldızlar denilen nûr-efşân (nur saçan) kelimâtıyla, hikmet ve intizâmıyla, onu takdîs ediyor (kusurlardan temiz olduğunu i‘lân ediyor), vahdetine (birliğine) şehâdet ediyor ve cevv-i hava (hava boşluğu) dahi, bulutların sesiyle berk ve ra‘d (şimşek ve gök gürültüsü) ve katrelerin (damlaların) kelimâtıyla (kelimeleriyle) onu tesbîh ve takdîs ve vahdâniyetine (birliğine) şehâdet eder. Öyle de zemin (yeryüzü), hayvanât ve nebâtât ve mevcûdât (varlıklar) denilen hayatdar (canlı)kelimâtıyla Hâlık-ı zü’l-Celâl’ini (celâl sâhibi yaratıcısını) tesbîh ve tevhîd etmekle (kusursuzluğunu ve birliğini söylemekle) berâber, herbir ağacı, yaprak ve çiçek ve meyvelerin kelimâtıyla yine tesbîh edip, birliğine şehâdet eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 53-54)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: "Eğer-(gerçekten) onların söyledikleri (iddia ettikleri) gibi- O’nunla beraber (başka) tanrılar olmuş olsaydı, o zaman onlar Arş’ın (tek hükümranlık) sahibi olan (Allah’)a karşı (üstün ve galip gelmek için) bir yol (çare) ararlardı.*
(*) Bu âyet, tevhidin kuvvetli bir delilini özetleyerek. Kelam ilminin en önemli prensiplerinden birini ortaya koyar. Şöyle ki: a) Birden fazla müstakil ilah olsaydı, mutlaka ihtilaf çıkar, kâinatın devamı mümkün olmazdı. b) Faraza biri en üstün ilah, diğeri O’nun yetkili kıldığı ilahlar olsalardı, bunlar arasında rekabet çıkar ve kendilerince en iyi yönetimi gerçekleştirmek için hâkimiyeti ele geçirmek isterlerdi. Âlemde nizam bozulmadığına göre tek İlahın nizamı işlemektedir. Aksi halde bir buğday tanesi bile yetişmezdi. (S. Yıldırım Meali İsra-42. Ayet Açıklaması) Yani kâinatta düzen değil, kaos hakim olurdu. İşte bize göre de bu şekildeki yorum doğrudur. إلى ذي العرش سبيلا قال ابن العباس - رضي الله - تعالى - عنهما - : لطلبوا مع الله منازعة وقتالا كما تفعل ملوك الدنيا بعضهم ببعض . وقال سعيد بن جبير - رضي الله تعالى عنه - : المعنى إذا لطلبوا طريقا إلى الوصول إليه ليزيلوا ملكه ( (تفسير القرطبي ) والمعنى الأول: أن يكون المراد بالسبيل سبيل السعي إلى الغلبة والقهر، أي لطلبوا مغالبة ذي العرش وهو الله تعالى. وهذا كقوله تعالى: { وما كان معه من إلٰه إذاً لذهب كل إله بما خلق ولعلا بعضهم على بعض } [المؤمنون: 91].( التحرير والتنوير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “(Ey Müşrikler) Sizlerin dediği gibi, O’nunla birlikte başka ilahlar varsa, o zaman arşın sahibine ulaşmak için bir yol arasanız ya.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Eğer dedikleri gibi Allah ile birlikte başka tanrılar da bulunsaydı, onlar egelik elinde olana karşı, ne olursa olsun, bir yol araştırırlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki eğer dedikleri gibi Tanrı ile beraber başka tapacaklar bulunsaydı bu halde Arş sahibi olan zatı def/ için bir yol araştırırlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Eğer onların iddia ettikleri gibi, Allah’la beraber (başka) tanrılar olsaydı, o zaman o tanrılar da Arş’ın sahibine²³ ulaşmak/galip gelmek için elbette bir yol ararlardı.²⁴
23 Arş, bütün egemenlik ve kudret makamını ifade eden bir kavramdır. 24 Ayetin bu kısmı şöyle de çevrilebilir: “Egemenliği elinde tutan Allah’la savaşa fırsat ararlardı.”  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Eğer söyledikleri gibi O'nunla beraber ilahlar olsaydı, onlar (o ilahlar) da arş sahibine (galip gelmek için) mutlaka bir yol ararlardı.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama sen bıkmadan, usanmadan uyarmaya devam ederek de ki: “Eğer onların iddia ettikleri gibi, O’nunla beraber başka tanrılar var olsaydı, o zaman elbette Arş’ın Sahibi ve Evrenin Mutlak Hükümranı olan Allah’ın katınaulaşıp O’na üstün gelmek ve evrenin tek hâkimi olmak için bir sebep, bir yol bulmaya çalışırlardı. Değilse onlar da Allah’a hakkıyla kul olmaya uğraşırlar ve O’nun yanında daha değerli olmak için yarışırlardı. Çünkü Tanrı, kendisinden daha yüce, daha kudretli hiçbir şey olmayan varlık demektir. Dolayısıyla, Allah’tan başka tanrı olduğu iddia edilen varlıklar, her şeye kadir olmadan tanrı olamazlardı; her şeye kadir olmak için de Allah’tan daha üstün olmaları gerekirdi ki, en ahmak müşrik bile, bu sözde tanrıların Allah’tan üstün olamayacağını kabul eder. O hâlde:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Dedikleri gibi O’nunla birlikte ilahlar olsaydı, o zaman Arş’ın sahibine yol ararlardı”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şunu söyle: " Eğer onların dediği gibi Allah'la birlikte başka tanrılar da olsaydı, o zaman bu tanrılar, arşın sahibine savaş açarlardı. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara de ki: “Eğer söyledikleri gibi Allah’tan başka insanları yasalarıyla yönetmek için ilahlık iddia edenler olsaydı, Arş’ın sahibi olan Allah’a ulaşmak Allah’ı yok etmek için çareler ararlardı. Nitekim Haman böyle yapmadı mı? Kule yaptırıp Allah ile savaşmak istemedi mi? Allah’ın O’na ne yaptığını görmediniz mi? Allah O’nu şımarıklığından, yaptığı haksızlıklardan dolayı yok etti!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Söyledikleri gibi O’nunla birlikte başka ilahlar olsaydı, [arş]ın sahibine (Allah’a ulaşmak için) bir yol ararlardı.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!): “Eğer (müşriklerin) söyledikleri gibi O (Allah’la) beraber başka ilâhlar olsaydı,¹ o zaman o (ilâhlar,) arşın sahibiyle kesinlikle boy ölçüşmeye kalkarlardı.”² de.
1 Bu âyet, anlam yönüyle 22. âyeti açıklamaktadır.2 Ayetin bu bölümü: “(O ilahların) her biri arşın sahibi olan Allah’a yaklaşmak için bir yol arardı” şeklinde de anlaşılabilir. Böylece de hiç biri ilâh olamaz, Onun ülûhiyyetini teslim etmiş olurlardı. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Eğer -onların iddia ettikleri gibi- O’nunla beraber [başka] tanrılar olmuş olsaydı, o zaman bunlar topyekün egemenliği elinde tutan (Allah’)la kavgaya tutuşmak için fırsat kollarlardı”. ⁵⁰
50 ‘Arş terimi (lafzen, “taht” yahut, daha uygun bir ifadeyle “kudret makamı”) Kur’an’da Allah’ın var olan her şey üzerindeki mutlak hakimiyetini ifade için kullanılmaktadır; bunun içindir ki, zu’l-‘arş tabiri en yakın bir ifadeyle “Topyekün egemenliği elinde tutan” şeklinde aktarılabilir. Öte yandan, bu ayetin işaret ettiği anlam konusunda müfessirler bütünüyle hemfikir değildirler. Bazıları ayeti, “Eğer Allah’tan başka tanrılar var olsaydı, bunlar Allah’ı âlem üzerindeki kudret ve iktidarından kısmen ya da tamamen yoksun bırakmaya çalışırlar ve böylece âlemde bir kaosa, kargaşaya yol açarlardı” şeklinde açıklamışlardır. En başta Taberî ve İbni Kesîr olmak üzere bazıları ise, biraz karmaşık da olsa, daha iyi bir yorumda bulunmuşlardır. Allah’tan başka tanrılar ya da tanrısal güçlerin varlığına inanan kimselerin bu varlıkları ya da güçleri yalnızca Allah’la insanlar arasında aracılar olarak gördükleri yolundaki meşrulaştırıcı faraziyeden yola çıkarak bu müfessirler demişlerdir ki, eğer bu sözde tanrısal yahut yarı-tanrısal “aracılar” gerçekten var olsalardı, bu durum açıkça onların birer aracıdan başka bir şey olmamaları nedeniyle, Allah’ı mutlak ve müte‘âl varlık olarak tanıdıkları anlamına gelirdi ki bu da kendilerinin gerçekte herhangi bir kudrete sahip olmadıklarını ve son tahlilde bütünüyle O’na bağlı, O’na bağımlı olduklarını kabul etmek demektir; bağımlı oldukları, herhangi bir kudretten yoksun oldukları böylece aşikar olan bu hayal ürünü “aracıların”, hangi mahiyette olursa olsun, herhangi bir tanrısal nitelikten de yoksun oldukları ortadadır. Hal böyle olunca, artık insan için doğrudan doğruya Allah’a, o her şeye gücü yeten, her şeyi görüp işiten Tek İlah’a yönelmesi ve herhangi bir aracıya ihtiyaç duymaması çok daha makul, çok daha onurlu değil midir?  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Eğer iddia ettikleri gibi, Allah’la beraber başka ilahlar olsaydı; hükümranlık makamının sahibine ulaşıp üstün gelmek için yol ararlardı.” 21/22, 23/71-91
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Eğer iddia ettikleri gibi O’nunla birlikte başka ilâhlar olmuş olsaydı, onlar da Otorite Sahibine (yakın olmak ya da O’na galip gelmek için) elbet bir yol bulmağa çabalarlardı.”[²²⁷³]
[2273] Parantez içindeki alternatifli açılım, âyetin genelinin her iki şıkka da açık olmasından kaynaklanır. Taberî ibarenin açılımını olumlu anlamda “yakın olmak için” şeklinde yapmış, diğer şıkkı tartışmamıştır bile. Fakat bize kadar ulaşan ilk tam tefsirin sahibi olan Mukâtil (ö. 150 h.) olumsuz anlam olan “galip gelmek, alt etmek için” açıklamasını yapmıştır. İbteğa fiili, Kur’an’da hem olumlu hem olumsuz olarak “bir amaca ulaşmayı istemek, bunun için çaba sarfetmek” anlamında kullanılmıştır (Krş: 9:48; 70:31 ve 17:12; 17:66).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: "Şayet onların dediği gibi, Allah ile beraber başka ilahlar olsaydı, o takdirde o ilahlar, Arş'ın sahibi olan Allah'a üstün gelmek için çareler ararlardı!"
(Nitekim Enbiya suresinin 22. ayetinde "Eğer göklerde, yerde Allah'tan başka ilahlar olsaydı,-aralarında çıkacak çatışma yüzünden- onların ikisi de elbette harap olur giderdi..." buyurulmuştur.)  
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah’la beraber (başka) ilâhlar olsaydı, o zaman o ilâhlar da Arş’ın sahibine ulaşmak için bir yol ararlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Eğer onunla beraber, dedikleri gibi tanrılar olacak olsa idi, o takdirde Arş'ın sahibine elbette (galebe etmek için) bir yol ararlardı.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: Faraza müşriklerin iddia ettikleri gibi Allah'tan başka tanrılar bulunsaydı, elbette onlar Arş'ın ve kâinat hakimiyetinin sahibi Yüce Allah'a üstün gelmek için çareler arayacaklardı! (Ama besbelli ki böyle bir şey asla vaki değildir).
Bu âyet, tevhidin kuvvetli bir delilini özetleyerek. Kelam ilminin en önemli prensiplerinden birini ortaya koyar. Şöyle ki: a) Birden fazla müstakil ilah olsaydı, mutlaka ihtilaf çıkar, kâinatın devamı mümkün olmazdı. b) Faraza biri en üstün ilah, diğeri O’nun yetkili kıldığı ilahlar olsalardı, bunlar arasında rekabet çıkar ve kendilerince en iyi yönetimi gerçekleştirmek için hakimiyeti ele geçirmek isterlerdi. Âlemde nizam bozulmadığına göre tek İlahın nizamı işlemektedir. Aksi halde bir buğday tanesi bile yetişmezdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Eğer dedikleri gibi O'nunla beraber (başka) tanrılar olsaydı o zaman onlar da Arşın sahibine gitmenin yolunu ararlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Di ki: "Eğer söyledikleri gibi diğer bir Allâh olsa idi onlar, sâhib-i 'arşa galebe içün yol ararlardı."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Eğer dedikleri gibi Allah’ın yanında başka ilahlar olsaydı, onlar, yönetimde olanı alt etmenin bir yolunu ararlardı.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: Eğer O'nunla birlikte, dedikleri gibi başka bir ilah olsaydı, O zaman Arşın sahibine savaşmak için bir yol ararlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Eğer Allah ile beraber, onların söylediği gibi, başka tanrılar da bulunsaydı, o zaman Arş'ın Sahibine ulaşmak için bir yol ararlardı.(5)
(5) O tanrılar, kâinata egemen olabilmek için Arş’ı ele geçirmeye çalışırlar; bu yaman mücadeleler içinde ise, 21:22’de buyurulduğu gibi, yer ve gök fesada uğrardı. Veya, Arş’ın Sahibi olan Allah’a siz nasıl muhtaç iseniz, onlar da öylece muhtaç olur ve Ona yaklaşmak için yol ararlar; dolayısıyla Onun tanrılığı karşısında sizin gibi birer kul olarak boyun eğmiş olurlardı.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Eğer onların dediği gibi Allah'la beraber ilahlar olsaydı, o zaman onlar arşın sahibine varmak için elbette bir yol ararlardı."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “eger ola-dı anuñ-ile Tañrılar nite kim eydürsiz andan isteyelerdi 'arş issi dapa yol”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
eyit yā Muḥammed: eger Tañrı Ta‘ālā‐y‐ıla özge Tañrı olsa‐y‐dı siz eyitgengibi, ol vaḳt ṭaparlardı Tañrı Ta‘ālāya ki ‘arş issidür, yol aña yitişmege.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) De: “Əgər Allahla yanaşı, (müşriklərin) dedikləri kimi, tanrılar olsa idi, onlar ərş sahibinə (yaxın düşmək, yaxud onunla vuruşmaq üçün) bir yol axtarardılar”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (O Muhammad, to the disbelievers): If there were other gods along with Him, as they say, then had they sought a way against the Lord of the Throne.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: If there had been (other) gods with Him, as they say,- behold, they would certainly have sought out a way to the Lord of the Throne!(2228)
2228 There is only One True God. But if, as polytheists say, there had been subsidiary gods, they would yet have had to go to the Throne of the Supreme God, for they could have done nothing without Him. Thus the Islamic idea of the unity of the Godhead is quite different from the polytheistic ideas of a supreme god, as in the Greek Pantheon, where Jupiter was often defied by the minor deities! But such ideas are absurd, as stated in the next verse (Cf. 21:21-22 and 23- 91).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
لَوْ
eğer
كَانَ
ol- saydı
مَعَهُٓ
O'nunla beraber
اٰلِهَةٌ
ilâhlar
كَمَا
o şey gibi ki
يَقُولُونَ
söylüyorlar
اِذاً
o tak- tirde
لَابْتَغَوْا
mutlaka ararlardı
اِلٰى ذِي
sahibine
الْعَرْشِ
Arş'ın
سَب۪يلاً
bir yol
(Resulüm!) De ki: Eğer söyledikleri gibi Allah ile beraber başka ilâhlar da olsaydı, o takdirde (o ilâhlar), Arş'ın sahibine (Allah'a ulaşmak ve ona üstün gelmek için) bir yol ararlardı.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِذًا
Edat
اِذًا
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, o hâlde, o taktirde
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
عَرْش
İsim
ع ر ش
Çatı, Arş, taht, çardak
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol