close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ takrabû mâle-lyetîmi illâ billetî hiye ahsenu hattâ yebluġa eşuddeh(u)(c) veevfû bil’ahd(i)(s) inne-l’ahde kâne mes-ûlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ergenlik çağına erişinceye dek yetimin malına yaklaşmayın, ancak çok güzel bir tarzda o malı idare edebilirsiniz ve ahitlerinizde durun, şüphe yok ki ahitlerden sorumlusunuz siz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ergenlik çağına (kârını ve zararını bilecek akli ve bedeni olgunluğa) erişinceye kadar, yetimin malına yaklaşmayın; ancak (o malı bereketlendirmek ve yetimleri besleyip büyütmek gibi) en güzel bir niyet ve gayretle olması başkadır. Ahde (verdiğiniz sözlere, biat ve itaat akdine) vefa gösterin. Çünkü ahit bir sorumluluktur.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yetimin malına, kendisi ergenlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek amacı dışında, sakın yaklaşmayın. Verdiğiniz her sözü yerine getirin; çünkü verdiğiniz her sözden, hesap gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendisi reşid oluncaya-onsekiz yaşını dolduruncaya kadar, iyi niyetle değerlendirmelerin dışında yetimin malına yaklaşmayın. Sözlerinizi taahhütlerinizi eksiksiz-kusursuz yerine getirin. Sözler ve taahhütler mesuliyeti gerektirir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/2-6; 6/152; 81/8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Erginlik çağına erişinceye kadar, en güzel bir şekil dışında yetimin malına yaklaşmayın. Sözü de yerine getirin. Çünkü verilen sözden sorulacaktır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olmasıdışında yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne (yaşına) erişinceye kadar en güzel şekilde (malını koruyup çoğaltmak için) yaklaşabilirsiniz. Bir de ahdi (yapılan sözleşmeyi) yerine getirin, çünkü verdiği sözden cayan (kıyamet günü) sorumludur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yetimin malına da, buluğ yaşına erişecekleri zamana kadar, güzel bir yolun dışındaki yollarla yanaşmayın. (Nemalandırmak ve muhafaza etmek dışında, yetimin mallarına el sürülmez.) Ve sözünüzü yerine getirin. Çünkü her söz, mutlaka sorulacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yetimin malına, kendisi ergenlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek niyeti dışında sakın yaklaşmayınız! Verdiğiniz sözü yerine getiriniz! Çünkü verdiğiniz sözden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
En güzel bir yola girilmedikçe, erginlik çağına varmamış olan öksüzün malına yaklaşmayınız; sözünüzde durasınız, verilen söz sorulur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin malına ancak (o malı koruyup çoğaltmak için) niyetlerin en güzeli ile yaklaşın. Ahde vefa gösterin (sözünüzü tutun ve yapılan sözleşmelere uyun)! Çünkü (verdiğiniz sözlerden, yaptığınız sözleşmelerden) muhakkak sorguya çekileceksiniz.
Cemil Said
swap_vert close
Sinn-i rüşde vâsıl oluncaya kadar yetimlerin emvâline hayra masrûf olmaksızın dest-i tecâvüz uzatmayınız ve ta’ahhüdâtınızı îfâ idiniz. Çünki mes’ûlsünüz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yetimin malına ergin çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın. Ahdi de yerine getirin, doğrusu verilen ahidde sorumluluk vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rüşdüne erinceye kadar yetimin malına, onun yararına olmadıkça el sürmeyin. Ahde vefa gösterin; çünkü ahid sorumluluk doğurur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Öksüzlerin malına, erginlik çağına ulaşıncaya kadar dokunmayın; yararlarına olursa başka
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne erinceye kadar en güzel bir şekilde yaklaşabilirsiniz. Ahdi de yerine getirin. Çünkü verilen sözde elbette sorumluluk bulunuyor.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yetîm malına da yaklaşmayın ancak rüşdüne irinciye kadar en güzel olan suretle başka, ahdi de yerine getirin, çünkü ahidden mes'uliyyet muhakkak bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ergenlik çağ (lar) ına ulaşıncaya kadar, (himâyeniz altında bulunan) yetim (ler) in malına, en güzel bir şekilde (koruyup, mallarını çoğaltmak hizmetinden başka bir gayeniz) olmadıkça yaklaşmayın. Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen her söz, sorumluluk gerektirir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
En iyi şekilde olmadıkça, olgunluk çağına erişinceye kadar yetimin malına yaklaşmayın. Ve verdiğiniz sözleri¹ yerine getirin. Verilen söz insanı sorumlu yapar.
1- Haklarını koruyacağınıza dair verdiğiniz sözleri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yetimin, erginlik çağına erişinceye kadar, malına yaklaşmayın. Meğer ki bu, en iyi bir suretle ola. Bir de ahdi yerine getirin. Çünkü ahid (den cayanlar) sorumludur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve rüşdüne erinceye kadar yetîmin malına, en güzel bir şekilde (onu muhâfaza maksadıyla) olması müstesnâ, yaklaşmayın! Verilen sözü de yerine getirin! Çünki verilen sözde bir mes'ûliyet vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Olgunluk çağına (kârını ve zararını bilecek akli ve bedeni olgunluğa) varıncaya kadar (onu değerlendirmek amacı dışında) yetimin malına da sakın yaklaşmayın (nemalandırmak ve muhafaza etmek dışında, yetimin mallarına dokunmayın.) Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Şüphesiz verdiğiniz sözden (hesap gününde) mutlaka sorguya çekileceksiniz!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yetimlerin mallarına erişkenlik çağına gelinceye kadar en güzel (yemek için değil de) biçimde yaklaşın. Sözleşmelerinize uyun. Zira verdiğiniz sözlerden (yaptığınız ahitlerden) sorumlusunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öksüz erginlik çağına varıncaya kadar onun malına el sürmeyin. Meğer ki iyilik için ola. Bir de verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü söz vermek sorumlu olmak demektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yetim sinn-i rüşte bâliğ oluncaya kadar onun malına yaklaşmayın. Meğer ki güzel bir veçhile olsun [⁷]. Ahti yerine getirin. Çünkü ahit her halde sorulacaktır.
[7] Nümasına çalışılsın.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yetimin malına, o ergenlik çağına erişene kadar en güzel şeklin dışında sakın yaklaşmayınız! Verdiğiniz sözü de yerine getiriniz. Muhakkak ki (söz veren) sözünden sorumludur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Erginlik çağına erişinceye kadar, o da en güzel bir tarz olması dışında yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa edin. Çünkü ahit bir sorumluluktur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yasal olarak korumanız altında bulunan yetimler ergenlik çağına ulaşıncaya dek, onların mal varlığına, ancak onu en âdil ve en güzel biçimde değerlendirmek amacıyla yaklaşabilirsiniz, çarçur etmek amacıyla değil. Onlara ait malı, yatırıma dönüştürüp, onlar adına değerlendirebilirsiniz. Fakat gerekli yaş ve olgunluğa ulaştıklarında, onlara mallarını geri vermek zorundasınız. Bir de, verdiğiniz her sözü yerine getirin; çünkü verilen sözlerden, Hesap Gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yetişkinliğine erişinceye kadar Yetim’in malına en güzel (en iyi) dışında yaklaşmayın! Ahd’e vefa gösterin! Gerçekten Ahd, bir sorumluluktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Rüştünü ispat edene kadar, yetim malını çok dikkatli bir şekilde koruyup geliştirin. Verilmiş sözünüzün gereğini yapın. Çünkü sözler de sorgulanacaktır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yetimlerinizin mallarını haksızlıkla yemeyin! Ancak yetimleriniz büyüyüp mallarına sahip çıkma yaşına kadar servetlerini yönetme sözü vermişseniz, servetlerini yönetmenizin karşılığını uygun şekilde alın! Verdiğiniz sözlere aykırı davranmayın! Eğer sözlerinizi yerine getirmezseniz zulme saparak haksızlık yaparsınız. Haksızlık yapanların cezası çetindir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yetimin malına, yetişkinlik zamanına ulaşıncaya kadar en güzel olanın dışında sakın yaklaşmayın! [*] Verdiğiniz sözü de yerine getirin! [*] Şüphesiz ki verilen söz sorumluluğu gerektirir.
Bu ayet Nisâ 4:2, 6, 10, 220 ve En‘âm 6:152. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: Bakara 2:177; Mâide 5:1; En‘âm 6:152; Ra‘d 13:20; Nahl 16:91; Mü’minûn 23:8; Me‘âric 70:32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ergenlik çağına erişinceye kadar, yetimin malına sadece en güzel şekilde¹ yaklaşın. Sözünüzde durun, çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.
1 Mallarıyla onlar için ticaret yapmak, harcanan mesai için makul bir ücret almak ve beraberce yiyip içmek gibi. Bk. (Bakara: 220, Nisâ: 2-10, En’am: 152)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yetimin malına, kendisi erginlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek amacı dışında sakın yaklaşmayın. ⁴² Verdiğiniz her sözü yerine getirin, çünkü verdiğiniz sözden [Hesap Günü’nde] mutlaka sorguya çekileceksiniz! ⁴³
42 Bkz. 6. sure, 149. not.43 Lafzen, “Her söz hakkında sorgulama (yahut “kovuşturma”) yapılacak”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İyilik ve değerlendirme amacı dışında, reşit oluncaya kadar yetimin malına yaklaşmayın.1 Verdiğiniz ahde/söze sadık kalın. Çünkü verilen ahit/söz sorumluluk gerektirir.2 14/5-6, 6/152, 22/177, 3/76, 5/1, 7/102, 23/8, 61/2-3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yetimin malına da, -kendisi temyiz çağına erişinceye kadar yapacağınız en uygun ve olumlu tasarruflar dışında- yaklaşmayın.[²²⁶⁴] Yine, verdiğiniz her (meşru) söze sadık kalın! Şüphesiz verilen her söz, taşınması gereken bir sorumluluktur.
[2264] Açıklamamız, 4:6’daki en yekberûya dayanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Erginlik çağma gelinceye (kendi malına tasarrufa kâdir oluncaya) kadar yetimin malına yaklaşmayın. (Onun malını olduğu gibi koruyun, kendi malınıza katıp harcamada bulunmayın) Meğer ki (artırma ve verimli hale getirme gibi) güzel bir maksatla ola! (Nitekim Nisa suresinin 2. ayetinde "Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır ” buyurulmuştur) Ahde vefa edin (yaptığınız andlaşmalarda verdiğimiz sözü yerine getirin) Çünkü verilen söz sorumluluk getirir. (Sözlerinde durmayan, yaptıkları andlaşma hükümlerine riayet etmeyen kimseler, insanlık şerefini yitirmiş sayılırlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz veren sözünden sorumludur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yetimin malına sinn-i rüşte yetişinceye kadar yaklaşmayınız, meğer ki güzel bir veçhile olsun. Ve ahde vefa ediniz, şüphe yok ki ahdden dolayı mes'uliyet vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Büluğ çağına ermeyen yetimin malına, en güzel tarzdan başka bir şekilde yaklaşmayın. Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluk gerektirir. [4, 2-6; 6, 152; 81, 8]
Büluğ çağının başlamasının alameti erkekte ihtilam, kızda ay halidir. Bunlar olmazsa Ebû Yusuf’a göre 15, İmam Ebû Hanife’ye göre göre erkek için 18, kız için 17 yaşına girmedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yetimin malına yaklaşmayın, ancak erginlik çağına erişinceye kadar en güzel bir tarzda (onun malını kullanıp geliştirebilirsiniz). Ahdi de yerine getirin, çünkü ahd'den sorulacaktır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bâliğ oluncaya kadar hıfz ve sıyânet ve hüsn-üü idâre içün olmakdan gayrı bir sûretle mâl-ı yetîme yaklaşmayın, 'ahdinize vefâ idin. 'Ahid sâhibi 'ahdinden mes'ûldür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Güçlü[1] haline ulaşıncaya kadar yetimin malına el sürmeyin; daha iyi bir sebeple olursa başka[2]. Bir de verdiğiniz sözü yerine getirin[3]. Çünkü verilen söz sorumluluk doğurur.
[*] Reşit oluncaya kadar. [*] El sürmek sürmemekten hayırlı hale gelmişse başka. [3] Maide 5/1  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ergenlik çağına gelinceye kadar, en güzel tarzda olmadıkça yetimin malına yaklaşmayın. Sözleşmeye de bağlı kalın. Çünkü söz vermek sorumluluktur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rüştüne erinceye kadar yetimin malına yaklaşmayın—daha güzel bir şekilde olursa o müstesna.(4) Verilen sözü yerine getirin; çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.
(4) Onu korumak, değer kaybetmesini önlemek, nemalandırmak gibi.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yetimin malına yaklaşmayın. Ancak rüştüne erişinceye kadar, güzel bir yolla ilgilenebilirsiniz. Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yaķın gelmeñ yetįm malına illā anuñ-ile kim ol görklürekdür tā ire resįdeligine. daħı yirine getürüñ 'ahdı ķavlı bayıķ 'ahd oldı śorınılmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yimeñüz öksüz mālını illā ol yol bile kim yaḫşılıḳdur. Ḥattā bāliġolınca daḫı yirine getürüñüz. ‘Ahdi ya‘nī andı bozmañuz. Taḥḳīḳ ‘ahd ṣorula‐caḳdur size.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yaxşı niyyət istisna olmaqla, yetimin malına həddi-büluğa çatana qədər yaxın düşməyin. (Bu mala ancaq onu qorumaq, artırıb çoxaltmaq və yetimin öz xeyrinə istifadə etmək məqsədilə əl vurmaq olar). Əhdə vəfa edin. Çünki (insan) əhd barəsində (qiyamət günü) cavabdehdir. (İnsan verdiyi əhdi yerinə yetirib-yetirmədiyi haqda sorğu-suala tutulacaqdır).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Come not near the wealth of the orphan save with that which is better till he come to strength; and keep the covenant. Lo! of the covenant it will be asked.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Come not nigh to the orphan´s property except to improve it,(2217) until he attains the age(2218) of full strength; and fulfil (Every)(2219) engagement, for (every) engagement will be enquired into (on the Day of Reckoning).(2220)
2217 Cf. 6:152, and other passages relating to orphans, e.g., 2:220. If an orphan's property is touched at all, it should be to improve it, or to give him something better than he had before-never to take a personal advantage for the benefit of the guardian. A bargain that may be quite fair as between two independent persons would be, under this verse, unfair as between a guardian and his orphan ward until the latter attains the full age of understanding. 2218 Ashuddah means the age when the orphan reaches his full maturity of strength and understanding, say between the ages of 18 and 30. The age of legal majority may be 18 (as for certain purposes in India ) or 21 (as in England ). For certain purposes in Muslim law it may be less than 18. In the orphan's interest a much stricter standard is required in his case. 2219 The definite article al has here a generic meaning, and is best translated "every". 2220 From the context the engagements referred to would relate to beneficial contracts connected with the orphan's property or promises or undertakings given by the guardian or implied in the terms of his appointment. But the words are general and may be interpreted in the general sense. Note that this sentence does not occur in the similar passage in 6:152, where there was a discussion of social laws: it is appropriate here, where the discussion is about the guardian's personal and individual responsibility in a spiritual sense. Cf. 5:1).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَقْرَبُوا
ve yaklaşmayın
مَالَ
malına
الْيَت۪يمِ
yetimin
اِلَّا
an- cak
بِالَّت۪ي
o şeyle ki
هِيَ
o
اَحْسَنُ
en güzeldir
حَتّٰى
ta ki
يَبْلُغَ
erişince- ye dek
اَشُدَّهُۖ
rüştüne
وَاَوْفُوا
ve yerine getirin
بِالْعَهْدِۚ
verilen sözü
اِنَّ
şüp- hesiz
الْعَهْدَ
verilen söz
كَانَ
oldu
مَسْؤُ۫لاً
sorumluluk gerektiren
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde (sadece onun yararına olacak biçimde) yaklaşın! Verdiğiniz sözü de yerine getirin; çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَرَبَ
Fiil-I
ق ر ب
Yaklaştı
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
يَتِيم
İsim
ي ت م
Yetim
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هِيَ
Zamir
هِيَ
O (bayanlar için kullanılır)
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
بَلَغَ
Fiil-I
ب ل غ
Vardı, sonuna geldi, erişti, ulaştı, buluğa erdi
اَشُدّ
İsim
ش د د
Rüşd çağı, bulûğ çağı, güçlü çağ
اَوْفٰى
Fiil-IV
و ف ي
Yerine getirdi, tam yaptı, vefa gösterdi
عَهْد
İsim
ع ه د
Ahid, söz
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَهْد
İsim
ع ه د
Ahid, söz
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مَسْـُٔول
Edilgen fiil
س ا ل
Sorumluluk gerektiren, mesul tutulan, sorguya çekilen