close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vaḣfid lehumâ cenâha-żżulli mine-rrahmeti vekul rabbi-rhamhumâ kemâ rabbeyânî saġîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İkisine karşı da merhametle kanatlarını indir, mütevazı ol ve ya Rabbi de, onlar, çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara öylece merhamet et.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl (şefkatle) terbiye ettilerse Sen de onları esirge" (diye dua etmeli, hürmet ve şefkat göstermelidir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İkisine karşı da merhametle kol kanat ger, mütevazi ol ve ya Rabbi de: “Onlar çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse, sen de onlara öylece merhamet et!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
İkisine de, şefkatle, tevazu ile kol kanat ger. “Rabbim, onların, beni, küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de, onlara merhametinle muamele et” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara acıyarak alçakgönüllük kanadını indir ve: "Ey Rabbim! Onlar beni küçükken eğittikleri gibi sen de onlara merhamet et" de.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: 'Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İkisine de acıyarak tevazu kanadını indir ve şöyle de: “-Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikeri gibi, sen de kendilerine merhamet et.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şefkatten gelen alçakgönüllülük kanadını onlara ger ve: “Ey Rabbim! Onlar beni küçük iken büyüttükleri gibi, Sen onlara rahmet et” de.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara alçak gönüllüce ve esirgeyerek kol kanat geresin ve “Ey Rabbim!” diyesin, “Onları beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, sen de onlara merhamet eyle!”[286]
[286] Tevhîd inancı ve ana-baba hakkı konusunda geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 225-230; XIV, 418-422; XVII, 519-521.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hem de esirgeyerek alçak gönüllülükle kanad açın onlara, «Tanrım! Onlar beni nice büyüttülerse, sen de yarlığa kıl onlara» diye dua edesin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!”
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara karşu mütevâzı’ ve rahîm ol ve Allâh’a "Yâ rabbî bunlar benim küçüklüğümde bana bakdılar, ânlara merhamet it" diyu du’â iyle.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: "Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!" de.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: «Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!» diyerek dua et.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara merhamet ederek alçak gönüllük kanadını ger ve de ki, "Rabbim, beni küçükken yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: "Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İkisine de merhametten döşenerek kanad indir ve de ki: rabbım! İkisine de merhamet buyur, beni küçükken terbiye ettikleri gibi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlara acıyarak tevazu kanadını indir ve “Rabbim! Onların beni küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhametinle muamele et!” de.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve merhametle, alçakgönüllüce onlara kol kanat ger. Ve de ki: “Rabb'im, onların beni büyütürken gösterdikleri merhamet gibi, onlara merhamet et.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara acıyarak tevaazu kanadını (yerlere kadar) indir ve: «Yârab, Onlar beni çocukken nasıl terbiye etdilerse Sen de kendilerini (öylece) esirge» de.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem onlara merhamet(in)den alçak gönüllülük kanadını indir ve de ki: “Rabbim!(Onlar) beni küçük iken nasıl (merhamet edip) yetiştirdilerse, (sen de) onlara (öyle)merhamet eyle!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve o ikisine (ana babana) alçak gönüllü davranarak merhametle kol-kanat ger ve de ki: "Rabbim, o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle (özenle) görüp gözettikleri gibi, sen de onları merhametinle kolla!"
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara merhamet kanatlarını açarak koru ve onlar için “Rabbim, onların küçükken beni şefkatle yetiştirip eğittikleri gibi, sende onlara şefkat ve merhamet et” de.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara acı da alçak gönüllülüğünün kanatlarını yerlere kadar indir. Şöyle de: "Çalabım! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse, Sen de onları öyle esirge."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
23, 24. Rabbin kat/î olarak hükmetti: Ancak, O/na tapın, analarınıza, babalarınıza iyilik edin, şayet gerek yalnız biri, gerek ikisi birden yanında [¹] kocarsa sakın onlara «— Of, aman» deme [²] yüzlerine bağırma [³], onlara tatlı söz söyle, onlara karşı acıyarak [⁴], tezellül ve tevazu kanadını aç da de ki «— Yâ Rab! Onlar beni küçük yaşımda iken merhametle besledikleri gibi [⁵] sen de şimdi onlara öyle merhamet et.
[1] Eline baktıkları sırada.[2] Bıkıp usandığını gösterme.[3] Veya katı sözler ile onları menetme.[4] Âr'dan korkarak değil.[5] Veya büyüttüklerinden dolayı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara merhamet ederek tevazu kanatlarını ger ve de ki: “Rabbim o ikisi tıpkı beni küçükken şefkatle terbiye edip yetiştirdikleri gibi, Sen de o ikisine rahmetinle muamele eyle!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse, sen de onları esirge.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara, en içten şefkat ve alçak gönüllülük duygularıyla kol kanat ger ve “Ey Rabb’im, onlar beni çocukluğumda nasıl büyütüp yetiştirdilerse, sen de onlara öylece merhamet et!” diye onlar için duâ et.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara Rahmet’ten Kol-Kanat ger! De ki: “Rabbim! Beni küçükken terbiye ettikleri gibi onlara merhamet et!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlara , kol kanat ol, sevgi ile yaklaş. " Ya Rab! Küçükken nasıl beni bağırlarına bastılarsa sen de onları kucakla " diye dua et.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara merhametle yaklaş: “Rabbim! Onlar beni küçüklüğümde nasıl bakıp büyütmüşlerse; şimdi bana da onlara bakma gücü ver!” diyerek dua et!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara merhametten kaynaklanan alçak gönüllülük kanadını ger ve şöyle de: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl sahiplendiyseler (özenle büyüttüyseler), şimdi sen de onlara merhamet et!”
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara merhamet ederek alçak gönüllülükle kanat ger¹ ve: “Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken nasıl (merhametle) terbiye ettilerse Sen de onlara merhamet et.” diye (dua et).
1 “Alçak gönüllülükle kanat germek,” anne ve babaya şefkatli ve merhametli davranmaktan istiâredir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onlara alçak gönüllüce ve acıyıp-esirgeyerek kol-kanat geresin; ²⁸ ve “Ey Rabbim!” diyesin, “Onların beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle!”
28 Lafzen, “onlar için acıma-esirgemeyle (rahmet) tevazu/alçak gönüllülük kanadını indiresin”: kuşun yuvadaki yavruları üzerine şefkat ve esirgemeyle kanatlarını germesinden mülhem mecazî bir ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Dahası onlara şefkatle tevazu kanadını ger ve şöyle dua et: “Rabbim, onlar küçükken nasıl beni merhametle besleyip büyüttülerse şimdi de sen onları merhametinle kolla! 19/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dahası, o ikisine alçakgönüllü davranarak merhametle kol-kanat ger ve de ki: “Rabbim, o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle görüp gözettikleri gibi, sen de onları merhametinle kolla!”[²²⁵¹]
[2251] Tevhid ile vahdet aynı pasajda işlenmiştir. Biri akideyi, diğeri toplumu ayakta tutar. Tüm sosyal kıyametlerin temelinde aile bağlarının çözülmesi yatar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara acıyarak üzerlerine şefkat kanatlarını indirin ve "Ey Rabbim, küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirdilerse sen de kendilerine merhamet eyle" diye dua etmenizi emretti"
Osman Fırat
swap_vert close
Onları muhafaza kanatlarını tevazu ile üstlerine indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken nasıl koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ikisi için merhametten tevazu kanadını indir ve de ki: «Yarabbi! İkisine de merhamet buyur. Nasıl ki, onlar beni çocuk iken besleyiverdiler.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: “Ya Rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara acımadan dolayı, küçülme kanadını indir, (onlara karşı alçak gönüllü ol) ve: "Ey (her varlığı terbiye edip yetiştiren) Rabbim! Bunlar, beni küçükken nasıl (acıyıp) yetiştirdilerse sen de bunlara (öyle) acı!" de.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara rahm ve şefkat ile tevâzu' göster: "Yâ Rabbî beni küçük iken besledikleri gibi onlara merhamet buyur" söyle.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları merhamet kanatlarının altına al. De ki “Rabbim! Küçükken onlar bana nasıl iyilikte bulundularsa sen de onlara o şekilde iyilikte bulun.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara merhamet ile tevazu kanadını indir ve şöyle dua et: “Rabbim, onların küçükken bana merhametle muamele ettikleri gibi şimdi de sen onlara merhamet et.”
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onları esirgeyerek tevazu kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçüklüğümde nasıl yetiştirdilerse, Sen de onlara öylece merhamet et.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rahmetten yerlere eğilme kanadını onlar için indir ve de ki: "Rabbim, merhametli davran onlara, tıpkı küçüklüğümde beni koruyup büyüttükleri gibi."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yumşaķ eyle ol ikiye ħorlıķ yanın esirgemekden ötürü daħı eyit “iy çalabum! raḥmet eyle nite kim bislediler beni giçi iken.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı aşaġa eyle anlar‐çun miskinlik ḳanadını şefḳatden ve eyit: İy Çala‐bum, raḥmet eyle ikisine, nite kim beni bislediler kiçi‐y‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların hər ikisinə acıyaraq mərhəmət qanadının altına salıb: “Ey Rəbbim! Onlar məni körpəliyimdən (nəvazişlə) tərbiyə edib bəslədikləri kimi, Sən də onlara rəhm et!” – de.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And lower unto them the wing of submission through mercy, and say: My Lord! Have mercy on them both as they did care for me when I was little.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And, out of kindness, lower to them the wing(2205) of humility, and say: "My Lord! bestow on them thy Mercy even as they cherished me in childhood."(2206)
2205 Cf. 15:88 and n. 2011, and 26:215. The metaphor is that of a high-flying bird which lowers her wing out of tenderness to her offspring. There is a double aptness. (1) When the parent was strong and the child was helpless, parental affection was showered on the child: when the child grows up and is strong, and the parent is helpless, can he do less than bestow similar tender care on the parent? (2) But more: he must approach the matter with gentle humility; for does not parental love remind him of the love with which Allah cherished His creatures? There is something here more than simple human gratitude: it goes up into the highest spiritual region. 2206 Note that we are asked to honour our father and mother, not "that thy days may be long upon the land which the Lord thy God giveth thee" (Exod. 20:12), but upon much higher and more universal grounds, such as befit a perfect revelation. In the first place, not merely respect, but cherishing kindness, and humility to parents, are commanded. In the second place this command is bracketed with the command to worship the One True God: Parental love should be to us a type of divine love: nothing that we can do can ever really compensate for that which we have received. In the third place (see next verse) our spiritual advancement is tested by this: we cannot expect Allah's forgiveness if we are rude or unkind to those who unselfishly brought us up.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاخْفِضْ
ve indir
لَهُمَا
o ikisine
جَنَاحَ
kanadını
الذُّلِّ
tevazu
مِنَ الرَّحْمَةِ
merhametten
وَقُلْ
ve de ki
رَبِّ
Rabb- im
ارْحَمْهُمَا
o ikisine mer- hamet eyle
كَمَا
o şey gibi ki
رَبَّيَان۪ي
ikisi beni yetiştirdi
صَغ۪يراًۜ
küçük iken
Onlara merhamet ederek tevazu kanadını (üzerlerine) ger ve de ki: "Rabbim! Küçükken onlar beni nasıl (merhametle) yetiştirmişlerse şimdi sen de onlara merhamet eyle!"
خَفَضَ
Fiil-I
خ ف ض
İndirdi
لَهُمَا
Zamir
لَهُمَا
(İki erkek için kullanılır) Onlara, onlar için
جَنَاح
İsim
ج ن ح
Kanat, kişinin koynu
ذُلٌّ
İsim
ذ ل ل
Tevazu, zillet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
رَبَّي
Fiil-II
ر ب و
Yetiştirdi, terbiye etti, büyüttü
صَغِير
İsim
ص غ ر
Küçük