close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekadâ rabbuke ellâ ta’budû illâ iyyâhu vebilvâlideyni ihsânâ(en)(c) immâ yebluġanne ‘indeke-lkibera ehaduhumâ ev kilâhumâ felâ tekul lehumâ uffin velâ tenherhumâ vekul lehumâ kavlen kerîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anaya, babaya iyilik etmenizi hükmetmiştir; onlardan biri, yahut her ikisi, senin hayatında ihtiyarlık çağına ererse onlara üf bile deme, azarlama onları ve onlara güzel ve iyi söz söyle.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Senin Rabbinin hükmü şöyledir: O’ndan başkasına kulluk yapmayın ve anne-babaya ihsan ve iyilikle davranın (diye emretmektedir). Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle (ki İslam ve insanlık bunu gerektirir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anayababaya iyilik etmenizi buyurmuştur. Eğer onlardan biri, veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ererse, onlara öf bile deme, azarlama onları ve onlara güzel ve iyi söz söyle.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbin, sadece kendisini ilâh tanımanızı, candan müslümanlar olarak kendisine teslim olmanızı, saygıyla kendisine kulluk ve ibadet etmenizi, yalnızca kendi şeriatına bağlanmanızı, kendisine boyun eğmenizi, anaya babaya devamlı iyilikle ihsan ile muameleyi icrası zorunlu kesin bir hüküm haline getirdi. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara, “Öf!” bile deme, onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 31/14.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbin kendinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana-babaya iyilik etmenizi emretti. Biri ya da ikisi senin yanında yaşlılığa ererse onlara "üf" bile deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.
Ali Bulaç
swap_vert close
Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: 'Öf' bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, ana babaya güzellikle muâmele edin, eğer onlardan biri veya ikisi senin yanında ihtiyarlık haline ulaşırsa, sakın onlara “Öf” bile deme ve onları azarlama. İkisine de iyi ve yumuşak söz söyle.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Rabbin hükmetti ki; O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmeyesin. Ana babaya iyilik edesin. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırlarsa onlara “of” bile deme, sakın onları kovma, onlara güzel söz söyle!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Çünkü Rabbin, başkasına değil, yalnızca O'na kulluk etmenizi, anne babaya iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa kendilerine öf bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle!
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrın böyle hükmetti ki, ancak ona tapasınız, anaya, ataya iylik de yapmalı, bunlardan birisi, ya da ikisi yanınızda kocarsa «of!» dahi demeyiniz onlara; azarlamayın, onlarla tatlı dille konuşun
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Rabbin ancak kendisine kulluk etmeni ve ana-babaya iyilikte bulunmanı emretmiştir. Onlardan biri ya da ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara “öf!” bile deme! Onları sakın azarlama! Onlara hep güzel ve iç açıcı sözler söyle!
Cemil Said
swap_vert close
Allâh yalnız kendine ’ibâdet idilmesini emr ider. Peder ve vâlidenden biri ve hattâ her ikisi sinn-i şeyhûhate vâsıl olub da sizinle berâber bulunsa bile ânlara hürmet itmeği Allâh emr ider. Ânlara karşu durmakdan ve çıkışmakdan hazr it dâimâ ta’zîmâne söz söyle.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı "Öf" bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine «of!» bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi ve anaya babaya karşı iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi yanında yaşlanırsa onlara "Öf" bile deme ve onları azarlama. Onlarla güzel bir biçimde konuş
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Rabbın şunları kat'î ferman buyurdu: ondan başkasına ıbadet etmeyin, ebeveyne güzellik edin, ya birisi yâhud ikisi de yanında ıhtiyarlık haline gelirse sakın onlara üff deme ve onları azarlama ikisine de ikramlı söz söy'e
Emrah Demiryent
swap_vert close
Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve annenize, babanıza karşı iyi davranmanızı emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa erişirlerse, sakın onlara “öf” (bile) deme! Onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'in, Kendisinden başkasına kul olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza¹ etti. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara “öf” deme, onlara kaba davranma. Ve ikisine de kerim² şekilde konuş.
1- Hükmetti. 2- Onurlarını zedelemeden, saygılı, candan, tatlı dil ve güzel bir üslupla konuş.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Rabbin, «Kendinden başkasına kulluk etmeyin. Ana ve babaya iyi muamele edin» diye hükmetdi. Eğer onlardan biri veya her. ikisi senin nezdinde ihtiyarlığa ererlerse onlara «Öf» (bile) deme. Onları azarlama. Onlara çok güzel (ve tatlı) söz söyle.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve Rabbin, kendisinden başkasına ibâdet etmemenizi ve ana-babaya iyilik etmeyi emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi, senin yanında ihtiyarlığa erişirse, sakın onlara “öf!” bile deme! Onları azarlama ve onlara güzel söz söyle!(1)
(1)“Evet, dünyada en yüksek hakīkat peder ve vâlidelerin evlâdlarına karşı olan şefkatleridir ve en âlî (yüce) hukuk dahi onların o şefkatlerine mukābil (karşılık) onlara hürmet etmek, onların haklarıdır. Çünki onlar, hayatlarını kemâl-i lezzetle (tam bir lezzetle) evlâdlarının hayâtı için fedâ ediyorlar, sarf ediyorlar. Öyle ise, insâniyeti sukūt etmemiş (kıymetinden düşmemiş) ve canavara inkılâb etmemiş(canavara dönmemiş) her bir veledin (çocuğun) farz olan bir vazîfesi de, o muhterem sâdık fedâkâr dostlara hâlisâne (sâfî) hürmet ve samîmâne hizmet ve rızâlarını tahsîl (rızâlarını kazanmak) ve kalblerini hoşnûd etmektir. Amca ile hala, peder hükmündedirler. Teyze ile dayı, ana hükmündedirler. İşte o mübârek ihtiyarların vücudlarını istiskāl edip (varlıklarını ağır bir yük gibi görüp) ölümlerini arzu etmek, ne kadar vicdansızlık ve ne kadar alçaklıktır, bil, ayıl! Evet, hayâtını senin hayâtına fedâ edenin zevâl-i hayâtını (ölümünü) arzu etmek, ne kadar çirkin bir zulüm ve ne kadar çirkin bir vicdansızlık olduğunu anla! Ey derd-i maîşetle (geçim derdiyle) mübtelâ(tutkun) olan insan! Bil ki: Senin hânendeki bereket direği ve rahmet vesîlesi ve musîbet dâfiası (belâları def‘ eden), hânendeki o istiskāl ettiğin ihtiyar veya kör akrabândır. Sakın deme, maîşetim (geçimim)dardır, idâre edemiyorum! Çünki onların yüzünden gelen bereket olmasa idi, elbette senin dıyk-ı maîşetin(geçim sıkıntın) daha ziyâde olacaktı.” (Lem‘alar, 26. Lem‘a, 282)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Rabbin, kendisinden başkasına asla kulluk (kölelik) etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretmiştir. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.*
(*) İnsanın dünyaya gelmesinde, hayata kavuşmasında asıl ve nihaî âmil ya da müsebbib Allah olmakla birlikte, bunun gerçekleşmesindeki haricî ya da maddî ve fiilî âmil kişinin ana-babasıdır: Böyle olduğu için de, yukarıda Allah’ı tâzim ve tevhid konusundaki çağrıyı hemen ana-babayı tâzîz etme, yüce tutma emri yahut öğüdü izliyor. Bunu da aşarak, 39. ayetin sonuna kadar uzanan bu pasaj insanlar arası ilişkilerde merhametin, yüce gönüllüğün ve dürüstlüğün “ahiret hayatının güzel kılınması için gösterilmesi gereken çaba”nın tamamlayıcı bir parçası olduğunu ortaya koyuyor. (M. Esed Meal Açıklaması) Ayrıca bu vb. ayetlere göre Allah’tan başkasına kulluk ve kölelik yoktur. Çünkü Arapçada (تعبدوا)’’ubudiyet’’ kökünden türemiş olup kulluk ve kölelik etmek gibi anlamlara gelir. Bundan türeyen isim ise (عبد)’’abd’’kelimesi olup anlamı da ‘’kul ve köle’’ demektir. Demek ki, Kur’an’a göre Allah’tan başkasına kulluk ve kölelik kesinlikle yasaktır. İşte bu ayetlere göre yüce Allah köleliği yani iradeyi başkalarına teslim etmeyi kesinlikle yasaklamıştır. Ki, bunlar gibi nice ayetler vardır ve hepsi de Allah’tan başkasına kulluk ve köleliği yasaklamaktadır. لقد نهى الله عن العبودية أي تسليم الإرادة لغيره  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah yalnızca kendisine kulluk etmenizi, ana babanıza iyilik etmenizi ve senin yanında yaşlılık çağına biri veya her ikisi erişmiş ise, onlara öff bile dememeni, azarlamamanı ve onlara güzel sözlerle muamele etmeni emretmiştir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Senin çalabın kendinden başkasına tapmayın, ananıza, babanıza karşı iyi davranın diye buyurdu. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi yanında kocayacak olursa, sakın onlara of! Bile deme. Sakın onları paylama, onlara hep tatlı söyle.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
23, 24. Rabbin kat/î olarak hükmetti: Ancak, O/na tapın, analarınıza, babalarınıza iyilik edin, şayet gerek yalnız biri, gerek ikisi birden yanında [¹] kocarsa sakın onlara «— Of, aman» deme [²] yüzlerine bağırma [³], onlara tatlı söz söyle, onlara karşı acıyarak [⁴], tezellül ve tevazu kanadını aç da de ki «— Yâ Rab! Onlar beni küçük yaşımda iken merhametle besledikleri gibi [⁵] sen de şimdi onlara öyle merhamet et.
[1] Eline baktıkları sırada.[2] Bıkıp usandığını gösterme.[3] Veya katı sözler ile onları menetme.[4] Âr'dan korkarak değil.[5] Veya büyüttüklerinden dolayı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rabbin ancak kendisine kulluk etmenizi ve anaya-babaya iyilikte bulunmanızı kesin emretmektedir [kadâ]. İkisinden birisi veya her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara “öf”¹¹ bile deme, onları azarlama! Onlara yüce [kerîm] sözler söyle!¹²
11 “Öf” bilindiği üzere, bıkkınlık, nefret ve tiksinme ifadesidir. Nasıl ki anne baba evlatlarını büyütürken onların her işini görüyor ve onlardan tiksinmiyorsa, evlatlar da ileride anne babasına bıkkınlık ve tiksinti göstermeden bakmalıdır. Bu ve devamındaki ayet bunu öğütlüyor. 12 Onlara tatlı, yumuşak ve onur verici sözler söyle!  
Kadri Çelik
swap_vert close
Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa onlara, “Öf” bile deme ve onlara sesini yükseltme. Onlara yumuşak söz söyle.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Rabb’in, yalnızca kendisine kulluk etmenizi ve ana babanıza iyi davranmanızı emrediyor. Onlardan biri yâhut her ikisi sana sığınır da senin yanında ihtiyarlık çağına erişirlerse, onlara karşı son derece saygılı davran, hizmet ve hürmetlerine dikkat et; değil kötü bir söz söylemek, onlara “öf!” bile deme, hele onları sakın azarlama, tam tersine, onlara saygı ve sevgi dolu, gönül alıcı tatlı sözler söyle.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Senin rabbin hüküm koydu / takdir etti ki; sadece O’na kulluk edin! Ana-Baba’ya güzellikle davranın; onların birisi veya her ikisi Yaşlılığa senin yanında erişirlerse, onlara “öf!” deme; onları azarlama; onlara güzelce / cömertçe söz söyle!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Rabb’in, sadece kendisine hizmet etmenizi bir de ana-babaya iyilik etmenizi emrediyor. Eğer onlardan biri ya da ikisi, senin yanında yaşlanırlarsa, Onlara " öf " deme! Asla azarlama, tatlı söyle!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbin sadece kendi yasalarına uymanızı emreder. Sizi besleyip büyüten ana babanıza iyi davranmanızı emreder. Onlardan biri veya her ikisi yanında yaşlanırsa onlara “of!” deme, onları azarlama, daima güzel söz söyle.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve ana babaya iyiliği emretmiştir. [*] Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine sakın “Öf!” bile deme; [*] onları azarlama; kendilerine güzel sözler söyle!
Bu ayette Yüce Allah’a kulluk ile ana babaya iyiliğin peş peşe kullanılması, konunun önemine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Benzer mesajlar: Bakara 2:83; Nisâ 4:36; En‘âm 6:151; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.,Ana-babalar daima çocuklarından saygıyı hak etmekte, yaşlanmalarını beklemeden de kendilerine “öf” bile denilemeyeceği anlaşılmaktadır. “Yaşlıyken ‘öf’ demek yasaktır; öyleyse gençken kendilerine ‘öf’ denebilir” sonucu asla çıkartılmayacağı gibi kendilerine herhangi bir şekilde kötü davranılmasının da kesinlikle yasak olduğu özellikle belirtilmelidir. “Yasak olan ‘öf’ demektir; geri kalan her şey denebilir ve yapılabilir” veya “yanımızda yaşlanmışlarsa bu böyledir; uzaktalarsa her şey yapılabilir” şeklindeki bir anlayış son derece yanlıştır ve ayette söylenmek istenene tamamen aykırıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Rabbin, ancak kendisine kulluk etmenizi, anneye ve babaya iyi davranmanızı emretti. Eğer onlardan birisi veya ikisi birden senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, sakın onlara, “öf” bile deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü Rabbin, başkasına değil, yalnızca O’na kulluk etmenizi ve ana-babaya iyi davranmanızı ²⁶ buyurmuştur. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında kocarsa, onlara sakın “Öf!” ²⁷ demeyesin; onları azarlamayasın; onlara saygılı, yüceltici sözler söyleyesin,
26 İnsanın dünyaya gelmesinde, hayata kavuşmasında asıl ve nihaî âmil ya da müsebbib Allah olmakla birlikte, bunun gerçekleşmesindeki haricî ya da maddî ve fiilî âmil kişinin ana-babasıdır: böyle olduğu için de, yukarıda Allah’ı tâzim ve tevhid konusundaki çağrıyı hemen ana-babayı tâzîz etme, yüce tutma emri yahut öğüdü izliyor. Bunu da aşarak, 39. ayetin sonuna kadar uzanan bu pasaj insanlar arası ilişkilerde merhametin, yüce gönüllüğün ve dürüstlüğün “ahiret hayatının güzel kılınması için gösterilmesi gereken çaba”nın tamamlayıcı bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.27 Arapça’da üff hoşnutsuzluk, sıkıntı ya da tiksinti hallerinde sarf edilen bir ünlem, çıkarılan bir ses.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana babaya iyi davranmanıza hükmetmiştir. Eğer, onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlayacak olurlarsa, onlara “Öf” bile deme! Onları azarlama. Onlara gönül alıcı güzel söz söyle. 4/36, 6/151, 29/8, 31/14/, 46/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira senin Rabbin, başkasına değil yalnızca kendisine kulluk etmenizi emreder. Bir de ana babaya iyilik etmeyi… Eğer onlardan biri ya da ikisi senin yanındayken yaşlanırsa, sakın onlara “Öf!” bile deme ve onları azarlama! Aksine onlara gönül okşayıcı şeyler söyle![²²⁵⁰]
[2250] Burada anne babaya davranışa herhangi bir istisna getirilmezken, bu âyetlerin tefsiri niteliğindeki 31:14-15 ve 29:8’de onlara uymanın sınırları çizilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bil ki) Rabbin: "Kendisinden başkasına ibadet etmeyin, ana ve babanıza (hürmet edin) iyi muamelede bulunun, onlardan biri veya her ikisi yanınızda kocarsa, sakın onlara "öf' bile demeyin, onları azarlamayın, tatlı sözler söyleyin.
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbin, yalnız kendisine kulluk yapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara "Öf!" bile deme, onları azarlama ve her ikisine de güzel söz söyle.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Rabbin emretmiştir ki, kendisinden başkasına ibadet etmeyiniz ve ana ile babaya ihsanda bulunun. Senin yanında onlardan biri veya ikisi de ihtiyarlık çağına gelirse sakın onlara of (bile) deme ve onları men etme (azarlama) lâkırdılarını kesme ve onlara güzelce hitapta bulun.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbin şöyle buyurdu: Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamele edin. Şayet onlardan her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, “öff! ” bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle. [31, 14]
22-39 bölümü, Medine döneminin başlamak üzere olduğu sırada gittikçe güçlenecek olan İslâm toplumunun hangi temel esaslar üzerine kurulacağını ilan etmektedir. Bkz. 6,151-153  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbin, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşır(ihtiyarlık zamanlarında senin yanında kalırlar)sa sakın onlara "Öf!" deme, onları azarlama! Onlara güzel söz söyle.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O'ndan başkasına 'ibâdet itmemeği, vâlidene ihsânı rabbin kat'iyyen emr itdi. Biri veyâ ikisi de nezdinde ihtiyârlar ise onlara "Of" dime, tekdîr itme, iyi sözler söyle.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbin kararını vermiştir; O’ndan başkasına kulluk etmeyeceksiniz ve anaya babaya iyilikte bulunacaksınız. Onlardan biri ya da ikisi yanında ihtiyarlayacak olursa sen onlara “Of!” deme ve ilgisiz davranma, ikisine de saygı dolu sözler söyle.
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana babaya iyilik etmenizi emretmiştir. Eğer, onlardan biri veya her ikisi de senin yanında ihtiyarlayacak olurlarsa, onlara “öf” bile deme! Onları azarlama. Onlara güzel söz söyle.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikte bulunmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanacak olursa, onlara öf bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbin şöyle hükmetti: O'ndan başkasına kulluk/ibadet etmeyin, anaya-babaya çok güzel davranın: Onlardan birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına gelirse sakın onlara "Öf!" bile deme; onları azarlama, onlara tatlı-iltifatlı söz söyle.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı hükm ider ya'nį buyurur çalabuñ kim ŧapmayasız illā aña daħı ataya añaya eylük eyleñ ya'nį buyurdu eger ire senüñ ķatunda ķocalıġa ikisinden birisi yā ikisi daħı eyitme ol ikiye «öf» daħı seksenme ol ikiye daħı eyit ol ikiye söz yumşaķ görklü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḥükm eyledi seni yaradan Tañrı ki: ‘İbādet eylemeñüz illā özine.Daḫı ataya, anaya iḥsān eyleñüz, eger yitişse senüñ ḳatuñda ululuġa birisiyā ikisi. Daḫı pes anlara üf dime ve ḳatı söyleme. Daḫı ikisine yumuşaḳ sözsöyle.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Rəbbin yalnız Ona ibadət etməyi və valideynlərə yaxşılıq etməyi (onlara yaxşı baxıb gözəl davranmağı) buyurmuşdur. Əgər onların biri və ya hər ikisi sənin yanında (yaşayıb) qocalığın ən düşgün çağına yetərsə, onlara: “Uf!” belə demə, üstlərinə qışqırıb acı söz söyləmə. Onlarla xoş danış!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thy Lord hath decreed, that ye worship none save Him, and (that ye show) kindness to parents. If one of them or both of them to attain old age with thee, say not "Fie" unto them nor repulse them, but speak unto them a gracious word.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thy Lord hath decreed that ye worship none but Him, and that ye be kind to parents. Whether one or both of them attain old age in thy life,(2204) say not to them a word of contempt, nor repel them, but address them in terms of honour.
2204 The spiritual and moral duties are now brought into juxtaposition. We are to worship none but Allah, because none but Allah is worthy of worship, not because "the Lord thy God is a jealous God, visiting the iniquity of the fathers upon the children unto the third and fourth generation of them that hate Me". (Exod. 20:5). Note that the act of worship may be collective as well as individual; hence the plural ta'budu. The kindness to parents is an individual act of piety; hence the singular taqul, qul, etc.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَضٰى
ve hükmetti
رَبُّكَ
Rabbin
اَلَّا تَعْبُدُٓوا
kulluk etmemenizi
اِلَّٓا
an- cak
اِيَّاهُ
kendi- sine
وَبِالْوَالِدَيْنِ
ve ana babaya
اِحْسَاناًۜ
güzel dav-ranmayı
اِمَّا
eğer
يَبْلُغَنَّ
erişirse
عِنْدَكَ
senin yanında
الْكِبَرَ
yaşlılığa
اَحَدُهُمَٓا
onlardan biri
اَوْ
ve ya
كِلَاهُمَا
her ikisi
فَلَا تَقُلْ
sakın deme
لَهُمَٓا
o ikisine
اُفٍّ
öf
وَلَا تَنْهَرْهُمَا
ve o ikisini azarlama
وَقُلْ
ve söyle
لَهُمَا
onlara
قَوْلاً
bir söz
كَر۪يماً
kerim
Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenize; ana, babanıza da güzellikle davranmanıza hükmetti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara sakın "öf!" bile deme, onları azarlama, ikisine de kerim söz söyle!
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِيَّا
Edat
اِيَّا
Yalnız, sadece, ancak
وَالِد
İsim
و ل د
Ana baba, anne, baba
اِحْسَانِ
Fiilimsi-IV
ح س ن
Güzellikle davranmak, iyilik etmek, ihsanda bulunmak
اِمَّا
Edat
اِمَّا
Ya, ya da, yoksa, eğer
بَلَغَ
Fiil-I
ب ل غ
Vardı, sonuna geldi, erişti, ulaştı, buluğa erdi
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
كِبَر
İsim
ك ب ر
İhtiyarlık, yaşlılık
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
كِلَا
İsim
ك ل و
Her ikisi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمَا
Zamir
لَهُمَا
(İki erkek için kullanılır) Onlara, onlar için
اُفّ
İsim
ا ف ف
Öf, yuh olsun.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَهَرَ
Fiil-I
ن ه ر
Azarladı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمَا
Zamir
لَهُمَا
(İki erkek için kullanılır) Onlara, onlar için
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
كَرِيم
İsim
ك ر م
Kerîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İkram eden demektir), kerim, verimli, bereketli, değerli, üstün, ikrama nail, vakarlı