close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İsrâ Sûresi 21. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Unzur keyfe faddalnâ ba’dahum ‘alâ ba’d(in)(c) velel-âḣiratu ekberu deracâtin veekberu tefdîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bak da gör, onların bir kısmını nasıl bir kısmından üstün ettik; elbette ahiretteki yücelik, dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyük.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İnsanlardan) Onlardan kimini kimine (kabiliyet ve servet yönünden) nasıl üstün tuttuğumuza bak ki (bu imtihan sırrıyla gerekli görülmüştür.) Muhakkak ahiret (bu imtihanı kazananlar için) dereceler bakımından daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür (ve hayırlıdır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Baksana, biz insanların kimini, kiminden nasıl üstün kılmışızdır. Elbette ki, ahiretteki yücelik, dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyük.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Lütufta bulunarak, onların bir kısmını rızıkta, servette, güç ve kuvvette, sıhhatte, makam ve mevkide sıradan bir aklın kavrayamayacağı hikmetlere dayalı olarak diğerlerine nasıl üstün kıldığımızı düşün ve araştır. Andolsun ki âhiret daha büyük rütbeler ve makamlarla doludur, daha yüce ve daha çok üstünlükleri vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bak, nasıl bazılarını bazılarından üstün kıldık. Elbette ahiret dereceler yönünden de daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlardan kimini kimine nasıl üstün tuttuğumuzu gör. Muhakkak ahiret dereceler bakımından daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bak, bir kısmını diğerine nasıl üstün kıldık (rızk ve mevkilerini değişik yaptık). Elbette âhiret, derece farkları yönünden daha büyüktür, faziletçe de daha yüksektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bak, (bu rızık konusunda) kimilerini, diğerlerinden üstün kılmışız. Şüphesiz, ahiretin dereceleri ise, daha büyüktür, üstünlüğü de daha büyüktür.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışız! Elbette ki âhiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.
Besim Atalay
swap_vert close
Bak, biz nice insanların kimini, kimisinden üstün ettik, ahretteyse daha büyük dereceler, daha büyük artış var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bak, onların kimini kimine (rızık ve makam bakımından) nasıl üstün kıldık. Muhakkak ahiret, ulaşılacak dereceler bakımından daha büyüktür, elde edilecek faziletler bakımından da daha üstündür.
“Faddale” terimi Kur’an’da çok sık tekrarlanır. Genelde üstün kılmak ve kıymet vermek anlamlarına gelen “Faddale” kelimesi burada, dünya hayatında “rızık ve makam bakımından farklı ve üstün olmak” anlamında kullanılmıştır. Ayetin ikinci cümlesinde ulaşılacak dereceler ve elde edilecek faziletler bakımından esas üstünlüğün basit, değersiz ve iğreti dünya nimetleri konusunda değil, Allah’tan başka kimsenin sınırlarını ve hususiyetini bilemediği tahayyül dahi edemeyeceğimiz nitelikte güzel nimetlerin ahirette olduğuna vurgu yapılmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Görüyor mısın nasıl insânları biri birinin fevkine çıkarıyoruz, âhiretde derecât daha büyük ve daha lütufkârâne olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Doğrusu ahirette daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl farklı kılmışızdır. Elbette âhiretteki dereceler ve farklılıklar daha büyük olacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.  
 20. âyet, gerek dünya gerekse ahiret nimetleri bakımından Allah’ın lütfunun sınırsızlığını ifade etmekte; servet, mevki, sağlık ve yaşayış güzelliği bakımından insanlar arasındaki farkların, ilâhî takdirin bir gereği olduğunu, binaenaleyh, bu dünyada mutlak eşitliğin im-kânsızlığını ortaya koymaktadır. Bunun yanında, 21. âyetten anlıyoruz ki, ahirette de insanlar eşit durumda olmayacaklar, aksine, insanların dünyada yapmış oldukları işlere göre ahirette derece farkları daha da büyük olacaktır. Ancak, 18. âyetten de anlaşılacağı üzere, para ve mevki gibi dünyevî imkânlar, Allah nezdinde mutlak bir değer ifade etmediği için, dünya hayatını sırf bunların peşinde koşarak geçirenler, ahirette üstün derecelere ulaşmak hakkını kaybetmiş olacaklardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsanları birbirinden nasıl üstün kıldığımıza dikkat et. Ahiretin dereceleri ve üstünlükleri daha büyüktür
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bak! Onların bir kısmını diğerine nasıl üstün kıldık! Elbette ahiret, hem dereceler bakımından daha büyüktür, hem de üstünlük bakımından daha büyüktür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bak bir kısmını diğerine nasıl tafdıl etmişiz ve elbette Âhıret derecatca da daha büyük, tafdılce de daha büyüktür
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bak, onların kimini kimine (rızık ve makam bakımından) nasıl üstün kıldık. Elbette âhiret, ulaşılacak dereceler bakımından daha büyüktür, elde edilecek faziletler bakımından da daha üstündür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkân sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkân bakımından da daha büyüktür.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Baksan a, biz onların kimini kiminden nasıl üstün kıldık. Elbette âhiret, dereceler (farkları) i'tibariyle de daha büyükdür, üstün kılmak bakımından da daha büyükdür.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bak, (rızıkta ve makamda) onların bazısını bazısından nasıl üstün kıldık! Elbette âhiret, hem dereceler i'tibâriyle daha büyük, hem de üstünlük i'tibâriyle daha büyüktür.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Baksana, (yetenek, gayret ve çalışmalarına göre) onların bir kısmını bir kısmı üzerine nasıl fazlalıklı kıldık! Elbette âhiret, (ulaşılacak) dereceler bakımından daha büyüktür, fazlalık bakımından da daha büyüktür.*
(*) Yüce Allah rızık vb. maddi imkânları insanların sâiy, gayret ve çalışmalarına göre fazla veya az veririr. Yani durup dururken yüce Allah sebepsiz kimeseye fazla veya az vermez. Kişinin daha çok veya daha az gayret ve çalışmasına göre emeğinin karşılığını verir. Örneğin Şura suresi (42/19-20.) ayetlerinde konuyla ilgili ilahi mesaj şöyledir. Şura-19: Allah, kullarına karşı çok lütufkârdır; dileyen (kâinatta geçerli tabii kanunlarını gözeterek, çalışıp, çabalayan ve rızkı kazanmak için sebeplere sarılan) kimseyi rızıklandırır. O, (sonsuz) kuvvet sahibidir, (her işte üstün ve) mutlak galip olandır. Şura-20: Kim ahiret kazancını isterse (onun için çalışıp gayret sarf ederse), onun kazancını artırırız. Kim de (yalnız) dünya kazancını (rızkını ve maddi imkânları) isterse (onun için çalışıp gayret sarf ederse), ona da istediğinden veririz, fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur. Bu konu Necm-53/39-41. ayetlerinde de şöyle pekiştirilmektedir. Necm-39-41: Ve gerçekten insan için ancak (dünyevi olsun uhrevi olsun) çalıştığı (verdiği emeğin karşılığı) vardır. Şüphesiz onun çalışması (emeğinin) karşılığı ileride (çalışmasının sonunda) görülecektir. Sonra da (mutlaka) çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir. وقوله: ﴿ومن كان يريد حرث الدنيا نؤته منها وما له في الآخرة من نصيب﴾ أي ومن كان يريد النتائج الدنيوية بأن يعمل للدنيا ويريد نتيجة ما عمله فيها دون الآخرة نؤته من الدنيا وما له في الآخرة نصيب، وفي التعبير بإرادة الحرث إشارة إلى اشتراط العمل لما يريده من الدنيا والآخرة سورة الشوري – الاية - 20 (الميزان في تفسير القرآن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Dikkat et, biz onların bir kısmını (rızık ve nimet olarak) diğer bir kısmından üstün tutup fazla verdik. Ahiret nimetlerinin derecesi daha büyük ve dünyada verilenlerden daha üstündür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bak, Biz onları biribirinden nasıl da üstün kıldık. Şüphesiz öbür dünyada basamakların daha yüksekleri, üstünlüklerin de daha büyükleri vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Baksana, onları nasıl birbirinden üstün tuttuk, âhirette daha büyük dereceler, daha büyük üstün tutmalar vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Rızık bakımından) onların kimini kimine üstün kıldığımıza bir bak! Ahiret ise elbette hem dereceler bakımından daha üstündür hem de faziletler/lütuf ve ihsanlar bakımından daha büyüktür.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlardan bir kısmını bir kısmına nasıl da üstün tuttuğumuzu gör! Muhakkak ahiret dereceler bakımından da daha yüce ve üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bak, insanları servet, güç, zeka ve yetenek bakımından nasıl da birbirlerinden üstün kıldık fakat bu gelip geçici nîmetleri elde etme uğruna âhireti terk etme! Çünkü âhiret, makâm olarak bunlardan çok daha yüce olduğu gibi, fazîlet bakımından da çok daha üstündür. O hâlde ey insanoğlu, bu yüce makâma ulaşmak istiyorsan, şu hikmet dolu öğütleri iyi dinle:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir bak, onları birbirine nasıl üstün kıldık? Elbette Âhiret, dereceler bakımından da en büyüktür, üstünlük olarak da en büyüktür.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! insanları nasıl derecelendirdiğimize dikkat ediyor musun? Ahiret ise, daha çok dereceler ve daha çok tercihler ülkesidir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Baksana! Biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışız! Her insanın aklı muhakemesi farklıdır. Olayları algılama gücü farklıdır. Sorumlulukları yerine getirme gücü farklıdır. Dünyada verilen zenginlikler farklıdır. İsteriz ki farklılıklarını birbirleriyle paylaşarak toplumsal eşitliğe ulaşsınlar. Onları böyle deneriz. Dünyadaki hayatları bitince yaptıkları değerlendirilir. Yasalarımıza uygun davrananların dereceleri yükseltilir. Yasalarımıza karşı çıkanlar, yasalarımıza uymayanlar alçaltılır. Önemli olan dünyadaki farklılıklar değil ahiret hayatındaki farklılıklardır. Çünkü orada kimi cennete giderken kimi de cehenneme gider.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bak ki biz insanların kimini kiminden nasıl farklı yaratmışız! Elbette ahiret derece ve üstünlük farkları bakımından çok daha büyüktür.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Dünyada) onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak. Âhiret, kesinlikle hem dereceler bakımından daha büyüktür, hem de üstünlük bakımından daha büyüktür.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onların bazılarına [yeryüzünde] diğerlerine göre nasıl cömert davrandığımıza bir bak: fakat (unutma ki,) ahiret, paye olarak daha yüksek, erdem ve (manevî) zenginlik bakımından daha yücedir. ²⁵
25 Lafzen, “derece olarak daha büyük ve (vaad ettiği) cömertlik bakımından (tafdîlen) daha büyüktür”. Fakat son terim burada belirgin bir biçimde “erdem” (manevî mazhariyet) anlamını da içinde taşıdığından terimin çok yönlü anlamı bir tek sözcükle değil, ancak bir sözcük grubuyla aktarılmıştır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onları dünya nimetlerinden faydalanmada birbirlerine nasıl farklı ve üstün kıldığımıza bir bak! Ama ahiretteki üstünlük hem nitelik hem de nicelik olarak çok daha büyüktür. 6/165, 20/75, 43/32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Bu dünyada) onların bir kısmını, diğerlerine nasıl üstün kıldığımıza bir bak; ama âhiretin payı hem nicelik olarak çok daha büyük, hem de (nitelik olarak) çok daha üstün ve değerlidir.[²²⁴⁸]
[2248] Derecât, burada ve geçtiği birçok yerde nitelik farkına değil nicelik farkına işaret eder (krş: 2:228; 4:95; 58:11). Cümlenin ikinci kısmı, doğal olarak birinci kısmındaki vaadden farklı bir içerik taşımaktadır. Bu da dünya ile âhiret arasındaki “nitelik farkı”dır. Birinci cümledeki “nicelik olarak” açıklaması yananlamken, ikinci cümledeki parantez içi açıklama sözgelimine dayanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insan) Bak, biz (dünya ve ahirette) kulların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır. (Kimi dünyada kimi de ahirette daha fazla nimete nail olmuştur, fakat) Elbette ki ahiret nimeti, derece ve üstünlük bakımından daha büyüktür.
Osman Fırat
swap_vert close
Bak nasıl, onların kimine kiminden fazla verdik. Ve elbette ahretteki dereceler daha büyüktür, fazlalıklar da daha büyüktür.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bak! Onların bazısını bazısı üzerine nasıl üstün kılmışızdır. Ve elbetteki ki, ahiret, dereceler itibariyle daha büyüktür ve üstünlük itibariyle de daha büyüktür.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bak nasıl dünyada onların kimini kimine üstün kıldık! Elbette âhirette erişilecek daha büyük mertebeler, kazanılacak daha yüksek faziletler vardır.
Servet, sağlık ve diğer imkânlar yönünden insanların farklı olmaları Allah’ın takdiridir. Bu âyet, dünyadaki işlere göre, âhirette de insanların farklı durumlarda olacağını bildirmektedir. Öyleyse insan asıl ebedî hayatta yüksek derecelere ulaşmak için çalışmalıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bak, (rızık bakımından) nasıl onların kimini kiminden üstün yaptık. Elbette ahiret, dereceler bakımından da daha büyük, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Bunların birini diğeri üzerine (mü'mini kâfire) nasıl tafdîl iylediğimize nazar it. Âhiretde daha büyük derecelerde daha büyük tafdîl vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan birini diğerine nasıl üstün kıldığımıza bak. Şurası kesin ki Ahiretteki dereceler daha büyük, üstünlükler daha belirgin olacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Ahiretin üstünlük ve fazileti ise daha büyüktür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onları birbirine nasıl üstün kıldığımıza bir bak. Âhiretin ise mertebeleri de, üstünlükleri de daha yüksektir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bak nasıl, kimini kimine üstün kıldık! Ama âhiret, dereceler bakımından elbette daha büyük, lütuflandırma bakımından daha yücedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
baķ nite artuķ eyledük bir nicesin anlaruñ bir nice üzere. daħı āħiret uluraķdur derecetdin yaña daħı uluraķdur [145b] artuķ eylemekdin yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gör yā Muḥammed, nice[sin] efḍal ḳılduḳ niçesi üstine. Daḫı āḫiretüñ men‐zilleri uluraḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbərim!) Bir gör (var-dövlət, cah-cəlal baxımından dünyada) onların birini digərindən necə üstün tutduq? Axirətdə isə (dünyadakından) daha yüksək dərəcələr, daha böyük üstünlüklər vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
See how We prefer one above another, and verily the Hereafter will be greater in degrees and greater in preferment.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
See how We have bestowed more on some than on others; but verily the Hereafter is more in rank and gradation and more in excellence.(2201)
2201 Nor should man suppose that all gifts are of equal value. The spiritual ones rank far higher in dignity and real worth than the transitory ones. Therefore it is altogether wrong to compare the worldly prosperity of a wicked man with the apparent want of it to a man of spiritual worth. There is no comparison between them when measured by right standards.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُنْظُرْ
bak
كَيْفَ
nasıl
فَضَّلْنَا
faziletli kıldık
بَعْضَهُمْ
bazılarını
عَلٰى بَعْضٍۜ
bazısına
وَلَلْاٰخِرَةُ
ve elbette
âhiret
اَكْبَرُ
daha bü- yüktür
دَرَجَاتٍ
dereceler itibariyle
وَاَكْبَرُ
ve daha büyüktür
تَفْض۪يلاً
faziletler itibariyle
Bak, Biz onların kimini kiminden nasıl faziletli kıldık! Elbette âhiretteki dereceler daha büyüktür ve faziletler de daha büyüktür.
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
فَضَّلَ
Fiil-II
ف ض ل
Üstün kıldı, faziletli kıldı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
اَكْبَر
İsim
ك ب ر
Daha büyük, ekber
دَرَجَة
İsim
د ر ج
Derece, basamak, mertebe
اَكْبَر
İsim
ك ب ر
Daha büyük, ekber
تَفْضِيل
Fiilimsi-II
ف ض ل
Faziletler itibariyle, tam bir üstünlükle