Nitekim Biz Nûh’tan bu yana nice toplumları helâk etmişizdir. Zira, kullarının günahları sebebiyle (onları hesaba çekmede), her bir şeyden haberdar olup her bir şeyi gören Rabbin, âlâsıyla yeter de artar bile![²²⁴²]
[2242] Habîr ve Basîr isimlerinin mübalağa kipiyle gelmiş olması, “yeter” anlamına gelen ve yine mübalağa amaçlı kullanılan kefâ, verdiğimiz deyimsel mananın gerekçesini teşkil etmektedir. Ayrıca, normalde cümle içinde öznenin başında kullanılmayan be edatı (bi-rabbike), kullanıldığı her yerde özneye veya yaptığı işe övgü ya da yergi anlamı katar (Ferrâ). Bu nedenle “âlâsıyla” yananlamını parantez içine almadık. Söz konusu edatın övgü işlevi, çevirimizin ikinci gerekçesini teşkil etmektedir.