Ve de ki: “Bütün övgüler, çocuk edinmeyen, egemenliğinde ortağı bulunmayan, güçsüzlükten ötürü herhangi bir yardımcıya ihtiyaç duymayan Allah’a mahsustur.” Ve onu (böyle) yücelterek an!
(*) Âyette Allah’ın hüküm ve hâkimiyetinde ortağı bulunmadığı, O’nun için âcizlikten, dolayısıyla kendisine yardım edecek bir destekçiye asla ihtiyacı olmadığı hatırlatılarak, müslümanların dilek ve ihtiyaçlarını yalnız O’na arzetmeleri, hayatlarını buna göre düzenlemeleri, bu inancın verdiği onurla gayretlerini üretken kılmaları gerektiğine işaret edilmektedir. Tekbir buyruğu da müslümanların Allah’ı bu inançla yüceltmeleri anlamına gelmekte; böylece sûre, İslâm’ın ulûhiyyet ve tevhid inancının âdeta özeti olan veciz bir dua örneğiyle son bulmaktadır. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 529-531) Ayrıca velî: sözlükte genel anlamda yardımcı, birinin işini üstlenen, yönetici, koruyucu, gözetici gibi anlamlara gelir ve çoğulu evliya’dır. Velî kelimesi, Kur’ân’da hem Allah hem de diğer varlıklar için de kullanılmıştır. Evliyaüllah’’(أولياء الله) ın anlamı ise,‘’iman edip, kütü işlerden sakındıkları için Allah’ın koruması altına alıp, sahiplendiği kimselerdir’’.. Not: İsra süresi 111.ayet ile Yunus süresi 62.ayetler arasında bir tutarsızlık ve çelişki söz konusu değildir. Çünkü İsra -111. ayette (ولي) ‘’Allah’ın yardımcısı, koruyucusu, sahibi, yöneticisi, destekcisi vs. yoktur, deniliyor. Yunus süresi 62. ayette ise, (أولياء الله) yani, ‘’İman edip, kötü işleri yapmaktan sakındıkları için ahiret gününde Allah’ın koruması altına alıp, sahipleneceği kimseler’’demektir. (الله اعلم)
ونقول المؤمن ولي الله، أي: المعان بنصر الله عزوجل؛ كما يراد به أحيانا: أنه ناصر لأولياء الله ودينه نقول: الله ولي المؤمنين، أي: معينه - والولي بمعنى مفعول أي والاه الله أي حفظه من كل مكروه، تابعته أنت بالطاعة والحب، وتابعك هو بالحفظ من كل مكروه، منك الطاعة ومنه الحفظ، منك الاستقامة ومنه التكريم، منك موالاة طاعته ومنه موالاة حفظه وتأيده ونصره وتوفيقه، هذا معنى الولي(موسوعة النابلوسي)