Hamd (bütün övgüler) tümüyle kuluna (Muhammed’e) kitabı (ilk günden bu sûre indirilene kadar kitap halinde yazılmış bulunan Kur’an’ı) indirmiş olup onda hiçbir çarpıklığa yer vermeyen Allah’a mahsustur.*
(*) Burada kitaptan maksat ilk vahyin indiği günden bu sûrenin indiği güne kadar inmiş ve kitap hâlinde yazıya dökülmüş olan Kur’an’n’a denir. Çünkü yazıya dökülmiüş olana da kitap denir. Bkz: ( التحرير والتنوير) Yüce Allah tarafından Hz. Peygamber’e indirilen Kur’an, nimetlerin en büyüğü olduğu için övgü ve saygıya başkasının değil, Kur’an’ı gönderen Allah Teâlâ’nın lâyık olduğu bildirilmiştir. Buradaki “kul”dan maksat Hz. Muhammed, “kitap”tan maksat da Kur’ân-ı Kerîm’dir. İnsanları zulmetten nura, dalâletten hidayete kavuşturan, iman ve İslâm’ı öğreten, dünya ve âhirette mutlu bir hayat sürdürebilmeleri için onlara Allah’ın emir ve yasaklarını, dinin hükümlerini, sevap ve cezayı bildiren; eğrisi büğrüsü, yanlışı ve çelişkisi bulunmayan dosdoğru bir kitabın indirilmesi, genelde bütün insanlık, özelde Hz. Muhammed için en büyük nimettir. Böyle bir nimete kavuşmak, o nimeti verene hamd ve şükretmeyi gerektirir. Yüce Allah, bu âyette Hz. Muhammed’in şahsında, lütfettiği bu nimete karşılık yalnız kendisine hamdedilmesi gerektiğini bildirmektedir. Tefsir (Kur’an