Şüphesiz biz ona yolu (akıl ve kitapla erdemli yaşama ve iman etme yolunu) gösterdik. İster (kendi özgür iradesiyle inanıp) şükreder, ister (nankörlük edip) inkâr eder (bu, kendi tercihidir). *
(*) Doğru yolu gösterme: Akıl ve fikir verme, ahlâk duygusu verme, zulüm ve kötülük yaptığında kendisini uyaran vicdan verme, iman etme duygusu verme, hayatını devam ettirecek vesile ve imkânları verme anlamındadır. İki ahlâkî kavram olan şükür ve nankörlüğün akidevi karşılıkları ise iman ve küfürdür. İnsana verilen özgür irade şükrün de dolayısıyla imanın da, küfrün de, yani inkâr ve nankörlüğün de şartı ve sebebidir. Yani iman ve inkâr iradenin bir sonucudur.