Gecenin bir kısmında da ona secde et, gecenin uzun bir bölümünde de onu tesbih et (teheccüd namazı kıl)! *
(*) Bükra, erken demektir. Sabah ve sabahtan öğleye kadar olan süre için kullanılır. Asîl, ikindi ve akşam üzeri manalarına gelmekle beraber öğleden akşama kadar olan zamana denir. Bükraten ve asile, yan yana geldiği zaman, sabah kalkıp gün batana kadar olan zamanın tamamını anlatır. Secde Allah’a yakın olmak ve itaat etmenin sembolik bir ifâdesidir. Gecenin bir kısmında secde vakitler ile belirlenmiş yatsı namazına bir işaret olabilir. Tesbih, Allah’ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah’ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılması etkinliğidir. Allah’ı tesbih etmek; O’nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. Ayrıca tesbih, bir varlığın yaratılış gayesi istikametinde hareket etmesinin adıdır. Bir varlığı Allah ne için yaratmışsa, kendisine ne tür bir sorumluluk yüklemiş ne tür bir yörünge, bir hayat programı çizmişse, o varlığın bu program dâhilinde hareket etmesidir. Neden gecenin uzun kısmında tesbih? Zîrâ bu karanlık günler, ancak sabır ve teslimiyetle aşılabilir. Gündüze hazırlıklı olunmalıdır. Ayrıca eğer Kur’an, Hz. Peygamberin uydurması olsaydı, kendini zor duruma sokan, her gece uykusunu ve rahatını kaçıran bu tür ibadetleri kendine farz/ gerekli kılar mıydı? Demek ki, Kur’an onun sözü değil, ancak yüce Allah’ın kelamıdır.