close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İbrâhîm Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad erselnâ mûsâ bi-âyâtinâ en aḣric kavmeke mine-zzulumâti ilâ-nnûri veżekkirhum bi-eyyâmi(A)llâh(i)(c) inne fî żâlike leâyâtin likulli sabbârin şekûr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki Musa'yı, kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini an diye delillerimizle gönderdik. Şüphe yok ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için deliller var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun Musa’yı: "Kavmini karanlıklardan nura (inkâr zindanından, iman huzuruna) çıkar ve onlara Allah’ın günlerini (Ruhlar Âlemindeki dönemleri; kutsal vakitleri ve azap va’adlerini) hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ibretler, (ayetler) vardır (diye bildirmiştik).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve andolsun ki, Musa'yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın geçmiş kavimlerin başına getirdiği felaket günlerini hatırlat!” diye, ayetlerimizle birlikte göndermiştik. Çünkü bu hatırlatmada, her türlü sıkıntıya göğüs germesini ve Allah'a yürekten şükretmesini bilen herkes için, ibretler ve öğütler vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, Mûsâ'yı, âyetlerimizle mûcizelerimizle Rasûl olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdik. “Kavmini inkâr ve cehalet karanlıklarından iman ve ilim aydınlığına, nura çıkar. Onlara, Allah'ın geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket günlerini, Allah'ın hesaba çekeceği ve cezalandıracağı günleri tebliğ ile hatırlat. Bunda, çok sabrederek, mücadeleye devam eden, çok şükreden herkes için ibretler, uyarılar, Allah'ın birliğini ve sınırsız kudretini gösteren deliller vardır.” dedik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun Musa'yı da: "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ibretler vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun Musa'yı: 'Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat' diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
And olsun ki, biz Mûsa'ya “-Kavmini karanlıklardan nûra çıkar ve onlara, Allah'ın (kendilerinden önce gelen ümmetlerin başına indirdiği felâket ve nimet) günlerini hatırlat.” diye mûcizelerimizle gönderdik. Şüphe yok ki, bu hatırlatışta, belâlara çok sabreden ve nimetlere çok şükreden herkes için, çok ibretler var...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Musa’yı, “Kavmini karanlıklardan Nur’a çıkart, onları, başlarına gelen İlahî azap günleriyle uyar!” diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bu musibetlerde, sabredip şükreden herkes için çok ibretler vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki biz, Mûsâ'yı, “Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlatıp bellet!” diye âyetlerimizle gönderdik. Şu bir gerçek ki, bunda iyice sabreden, çokça şükreden herkes için nice deliller vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz Musa'yı âyetlerimizle göndererek dedik ki: «Ulusunu karanlıktan aydınlığa çıkarasın, andırtasın onlara günlerini Allahın»; her sabredip şükredene bunda nice belgeler var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, Musa'yı da: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (sıkıntılı ve huzurlu) günlerini hatırlat.” diye ayetlerimizle göndermiştik. Elbette bu (gibi hatırlatmaların yapılması)nda çok sabreden ve çok şükreden herkes için (alınacak) dersler vardır.
Eski Arap geleneğinde “günler” deyimi genelde önemli tarihi olayları işaret için kullanılırdı. Ayette geçen “Allah’ın günleri” ifadesi geçmişte kalan sıkıntılı ya da huzurlu günlere atıfta bulunarak onları hatırlatmak için kullanılmış olabilir. Mümkündür ki bu ifade, Allah’a isyan eden, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, zorbalığı ve hakka karşı direnmeyi alışkanlık haline getiren toplumların helakini anlatmış olacağı gibi, bir sonraki ayette de görüleceği gibi, zulmü adet haline getiren Firavun ve avanesinin elinden Musa Peygamberin gelmesiyle kurtulan ve böylece Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bolca nimete kavuşan İsrailoğullarının refah dolu günlerini de anımsatmış olabilir.  
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ’yı mu’cizeler ile gönderdik "Kavmini zulmetden nûra intikâl itdir. Âna eyyâm-ı güzeşte vekâyi’ini anlat" didik sabırlı ve şekûr olan her âdem bu âyâtı anlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki Musa'yı ayetlerimizle, "Milletini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat" diye göndermiştik. Bunlarda, çokça sabreden ve şükreden herkes için dersler vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat” diye âyetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah’ın onlara yaşattığı (güzel) günleri hatırlat!” diye mûcizelerimizle göndermiştik. Bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için alınacak ibretler vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki Musa'yı da: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat, diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara ALLAH'ın günlerini hatırlat," diye mucizelerimizle gönderdik. Sabreden ve şükreden herkes için elbette bunda dersler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
And olsun ki Musa'yı âyetlerimizle gönderdik. Ona şöyle dedik: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın (felaket) günlerini hatırlat. Şüphe yok ki bunda her sabredip şükreden için nice ibretler vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için âyetlerimizle Musâyı gönderdik ki: kavmini zulûmâttan nûra çıkar ve onlara Allah ğünlerile öğüt ver diye, şüphesiz ki bunda çok âyetler vardır: çok sabırlı, çok şükredici her kimse için
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve kasem olsun ki, biz, Mûsâ’yı, âyetlerimizle (kavmine) gönderdik ve ona şöyle buyurduk: “Kavmini, (küfrün) karanlıklar (ın) dan (îmân) nur (un) a çıkar ve onlara, Allah’ın (hakkı inkâr eden geçmiş kavimlerin başına getirdiği felaket) günlerini (ve kendilerine verdiğimiz nimetleri) hatırlat.” Şüphe yok ki, bunda (zorluklar karşısında güzelce) sabreden ve (nimetlere) şükreden herkes için alınacak nice ibretler vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki; Musa'yı, “Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini¹ hatırlat.” diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden² ve şükreden³ kimseler için nice âyetler⁴ vardır.
1- Nimet ve musibet günlerini. 2- Yılmadan, kararlılık gösteren. 3- Kadir kıymet bilen, nankörlük yapmayan. 4- Göstergeler, kanıtlar, alınacak dersler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, biz Musâyi — : «Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allahın günlerini hatırlat» diye — mucizelerimizle göndermişizdir ki şübhesiz bunda (belâlara) çok sabır ve (ni'metlere) çok şükür eden herkes için (ibret verici) alâmetler vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şânım hakkı için, Mûsâ'yı da, “Kavmini, zulümâttan (küfür karanlıklarından) nûra(îmâna) çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği musîbet) günlerini hatırlat!” diye mu'cizelerimizle gönderdik. Şübhesiz ki bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten, Mûsa’yı da: "Halkını karanlıklardan aydınlığa (inkâr ve sapıklıktan hidayete, esaret ve kölelikten özgürlüğe) çıkar ve kendilerine Allah’ın (zalim ve azgın kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Hiç kuşkusuz bu (gibi hatırlatmaların yapılması)nda (sıkıntılara karşı her zaman) sabreden (göğüs geren) ve (verilen nimetlere karşı) şükreden herkes için ayetler (ibret verici işaretler) vardır. *
(*) Eski Arap geleneğinde “günler” deyimi genelde önemli tarihi olayları işaret için kullanılırdı. Ayette geçen “Allah’ın günleri”, Allah’a isyan eden, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, zorbalığı ve hakka karşı direnmeyi alışkanlık haline getiren toplumların helâkini anlatmıştır. Çünkü Hz. Musa gönderildiği zaman onlar zulüm, esaret ve sıkıntılı günlerde yaşıyorlardı. Henüz onlar bu sıkıntılı günlerden kurtulmadan Hz. Musa’nın onlara huzurlu günlere atıfta bulunup hatırlatması mümkün değildir. Bu nedenle bize göre de ‘’Allah’ın günleri’’, geçmiş zalim ve azgın toplumların başına gelen felaket ve sıkıntı günleridir. Yani burada onlara eğer siz de o geçmiş toplumlar gibi yaparsanız o felaketler sizin de başınıza gelebilir diye bir mesaj verilmek istenmiştir. (الله اعلم) (أَنْ أَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ ) يعني أخرجهم من الضلالة إلى الهداية ومن الاستعباد إلى الحريّة (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل) {وَذَكِّرْهُمْ بِأَيَّٰمِ ٱللَّهِ } وأنذرهم بوقائعه التي وقعت على الأمم قبلهم: (تفسير الكشاف) وعن ٱبن عباس أومقاتل: بوقائع الله في الأمم السالفة؛ يقال: فلان عالم بأيام العرب، أي بوقائعها. (الجامع لاحكام القران )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz Musa’yı, kavmini karanlıklardan aydınlıklara çıkar ve onlara “Allah’ın günlerini hatırlat” diye ayetlerimizle birlikte gönderdik. Bu hatırlatmada, tüm sabredip şükredenler için alınacak ibretler var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
And olsun ki Biz Musa’yı belgelerimizle gönderdik. Ulusunu karanlıklardan aydınlığa çıkar, Allah’ın o yengi günlerini onlara andır diye. İşte bunda bütün katlanıcılar, şükrediciler için kesin belgeler vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz Musa/yı «— Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar. Onlara Allah/ın günlerini [⁵] hatırlat» diye mucizelerimizle gönderdik. İşte bunda hakkıyle sabırda, hakkıyle şükürde bulunan herkes için büyük ibretler vardır.
[5] Fir'avun elinde esir oldukları günleri, büyük vak'aları veya Allah'ın nimetlerini.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz Musa’yı, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat”² diye göndermiştik. Muhakkak ki bunda her sabır ve şükür sahibi için ibretler [âyât] vardır.
2 Krş. Câsiye, 45/14. “Allah’ın günleri” tabirinden ahirette hesap verilecek zamana atıf vardır. Hesap gününün uzun olacağını ifade için çoğul gelmiş olabilir kanaatindeyiz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz Musa'yı, “Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat” diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için kesin ayetler vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki, Biz bir zamanlar Mûsâ’yı, “Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket günlerini hatırlat!” diye mûcizelerimizle destekleyip Firavun ve ileri gelen adamlarına göndermiştik. Elbette bu gibi hatırlatmaların yapılmasında,zorluklar karşısında güzelce sabreden ve bahşettiği nîmetlere karşılık, söz ve davranışlarıyla Rab’lerine şükreden kimseler için alınacak nice dersler, nice ibretler vardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun “kavmini Karanlıklar’dan Aydınlığa çıkar; onlara Allah’ın günleri ile öğüt ver / hatırlat!” diye Musa’yı âyetlerimiz ile gönderdik! Şüphesiz ki bunda, çok şükreden sabırlı herkes için âyetler vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa'yı bir yandan mucizeler destekli olarak görevlendirirken bir yandan da: " halkın cehaletiyle mücadele et onları aydınlat. Onlara tarihî olayları anlat " dedik. Çünkü tarihî olaylarda sabır ve şükür sorunu olan toplumlar için çıkarılacak dersler vardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Musa’yı “Kavmini cehaletin karanlıklarından aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın gerçeklerini anlat! İnkâr eden kavimlerin başlarına gelenlerden haber ver!” diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz ki ayetlerimizle anlatılan bütün gerçeklerde, ders alacaklar ve Rabbini tanıyıp yasalarına uyacaklar için ibretler vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki Musa’yı da “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş toplumların başına getirdiği felaket) günlerini hatırlat!” [*] diye delillerimizle göndermiştik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:140; Câsiye 45:14.,Benzer mesajlar: Lokmân 31:31; Sebe’ 34:19; Şûrâ 42:33.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki Biz Mûsa’yı: “kavmini (küfür) karanlıklarından (îman) aydınlığına çıkar ve Allah’ın günlerini¹ onlara hatırlat.” diye mûcizelerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabredip şükreden² herkes için gerçekten mûcizeler vardır.
1 “Allah’ın günlerinden” kastolunan: Allah’ın İsrâil oğullarına ihsan ettiği; onları firavundan kurtarması, denizin yarılması, sofra indirilmesi gibi nîmetlerin ve Allah’ın onlara verdiği muhtelif cezâların yaşandığı günlerdir. 2 (صَبَّارٍ شَكُورٍ) “çokça sabredip şükreden” mü’min’den kinâyedir. Demek ki mü’min böyle olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve nitekim, Musa’ya ayetlerimizi gönderip kendisine: “Halkını kopkoyu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın Günleri’ni ⁵ hatırlat!” diye [emrettik]. Çünkü bu [hatırlatmada], darlığa sonuna kadar göğüs germesini ve [Allah’a] yürekten şükretmesini bilen herkes için mutlaka çıkarılacak dersler vardır.
5 Eski Arap geleneğinde “gün” ya da “günler” deyimi çoğu zaman önemli tarihî olayları işaret için kullanılırdı (örn. eyyâmu’l-‘arab, İslâm öncesi Araplar arasında cereyan eden kabile savaşlarını ifade eden bir deyimdir). Bununla birlikte Kur’an’ın “gün” sözcüğüne sıkça yüklediği ahirete ilişkin çağrışımlar (örn. “Son Gün”; “Kıyamet Günü”, “Hesap Günü” vb.) ve özellikle de, “Allah’ın Günleri” deyimiyle açıkça dünyevî zamanın sonunda gerçekleşecek olan Allah’ın yargısının ya da yargılamasının kasdedildiği (45:14) gözönünde bulundurulursa, yukarıdaki anlam örgüsü içinde de bu ifadenin aynı anlamı taşıdığını; yani, Kıyamet Günü’nde Allah’ın insana ilişkin nihaî yargılaması anlamına geldiğini söylemek tek mantıkî yoldur. Çoğul formun (“Allah’ın Günleri”) kullanılmış olması, muhtemelen, Kur’an’ın öylesine sıkça kullandığı “Gün” deyiminin aslında insanın zaman kavramıyla ya da zaman tanımlamasıyla pek ilgisi olmadığını; bunun daha çok bilinen “zaman” kavramının içinde bir yer tutmadığı gibi bir anlam da taşımadığı, öteler ötesi bir başka realiteyi (gerçeklik düzeyini) işaret ettiğini göstermektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Musa’yı ayetlerimizle, “Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar1 ve Allah’ın nimet ve imtihan günlerini onlara hatırlat!” diye göndermiştik.2 İşte bunda sonuna kadar sabreden ve nimetlerin hakkını verip şükreden herkes için dersler vardır.3, 12/257, 5/15-16, 57/7-8-9, 213/2, 40/15-44, 330/22, 45/4, 51/21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nitekim, Musa’yı da âyetlerimizle “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara (imtihan ve yardıma dair) Allah’ın Günleri’ni hatırlat” diye göndermiştik.[¹⁹⁸⁸] Çünkü bunda sonuna kadar sabreden ve şükretmek için var gücünü harcayan herkes için dersler vardır.[¹⁹⁸⁹]
[1988] Hatırlamak genellikle geçmişte kalıp unutulmuş şeyler için kullanılır. Âyetin son cümlesi de hatırlatma gerekçesi olarak “ders almayı” gösterdiğine göre, hatırlatılması istenen şeyler geçmişe ilişkin olmalıdır. Âyetin bağlamı da bunu desteklemektedir. Bunlar, hem İsrâiloğullarının özel tarihinde hem de onların bilgisi dahilinde olan bölge insanının genel tarihinde yer alan inişler ve çıkışlar, alçalışlar ve yükselişler, yenilgiler ve zaferler olmalıdır. Bununla birlikte âyetin kastettiği “Allah’ın günleri”nin, kıyamet ve sonrasındaki hesap günü olarak anlaşılması da mümkündür (Krş: 45:14). Son tahlilde âyet Allah’ın zamana müdahil oluşunu, Allah’tan bağımsız bir gelecek tasarımının mümkün olamayacağı ebedî gerçeğini haber vermektedir. [1989] Şekûr kalıbına verdiğimiz bu mananın gerekçesi ve referansı için bkz: 64:17, not 22.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki Musa’yı da; "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini (geçmiş ümmetlerin başından geçen olayları) hatırlat'' diye mucizelerimizle gönderdik, şüphe yok ki bunda sabreden (sıkıntılara katlanan ve nail oldukları nimetlere) şükreden herkes için ibretler vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Andolsun, Mûsâ’yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (hesap) günlerini hatırlat" diye âyetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda sabreden ve şükreden herkes için ibretler vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve andolsun ki, Biz Mûsa'yı âyetlerimizle gönderdik. Kavmini zulmetlerden nûra çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat diye. Şüphe yok ki, bunda çok sabreden, çok şükür eden her bir kimse için büyük ibretler vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu cümleden olarak, Mûsâ'yı da “halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın önemli günlerini hatırlat. ” diye âyetlerimizle gönderdik. Elbette bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz, Musa'yı da "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini (geçmiş milletlerin başlarına gelen olayları) hatırlat!" diye ayetlerimizle birlikte göndermiştik. Şüphesiz bunda sabreden, şükreden herkes için ayetler (ibret verici işaretler) vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Mûsâ'yı, kavmini zulumâtdan nûra çıkar ve onlara Allâh'ın ni'met günlerini yâd itdir diye mu'cizât ile gönderdik. Bunda çok sabır ve çok şükür idenler içün 'ibretler vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa’yı âyetlerimizle göndermiş, “Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onları Allah’ın günleri[*] konusunda uyar” demiştik. İşte bu uyarının içinde sabreden ve görevlerini yerine getiren herkes için deliller vardır.
[*] Bkz: Casiye 45/14  
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa'yı ayetlerimizle, -Toplumun karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat diye göndermiştik. Bunda, çok çok sabreden ve şükreden herkese belgeler vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz Musa'yı da “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini(1) hatırlat” diye, âyetlerimizle birlikte gönderdik. Çok sabreden ve çok şükreden herkes için bunda ibretler vardır.
(1) Eyyâm. yani, “günler” sözcüğü ile önemli tarihî olayların kastedilmesi bir Arap geleneği olduğuna göre, Allah’ın günleri, ister lütuf ve nimet, isterse azap ve ceza cinsinden olsun, Allah’tan gelen veya gelecek olan şeyleri ifade etmektedir. Eski kavimlerin başlarından geçen helâkler, bolluk ve nimet günleri, kıyamet günü gibi anlamlar bunun içinde dahildir ki, Kur’ân’da bu deyimin geçtiği ikinci yer olan 45:14’te bu son anlamın kastedildiği anlaşılmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, biz Mûsa'yı, "Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlatıp bellet!" diye ayetlerimizle gönderdik. Şu bir gerçek ki, bunda iyice sabreden, çokça şükreden herkes için sayısız ayetler vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ viribidük mūsā’yı nişānlarumuz ile kim “çıķar ķavmuñ ķarañulıķlardan aydınlıķ dapa daħı añdur anlara Tañrı günlerini” bayıķ şunuñ içinde nişānlardur her gey ķatlanıcıya şükr eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bayıḳ gönderdük Mūsīyi nişānlarumuzla kim çıḳar ḳavmüñiḳarañuluḳlardan aydınlıġa, daḫı añdur anlara Tañrı günlerini. Bayıḳ şunuñiçinde nişānlar var ḳatlanıcılara, şükr eyleyici[lere].
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Musaya: “Tayfanın (İsrail oğullarını) zülmətdən nura çıxart və Allahın (vaxtilə onlara ne’mət verdiyi) günlərini xatırlat. Bunda çox səbir və şükür edənlər üçün, sözsüz ki, neçə-neçə ibrətlər var!” (deyib) onu mö’cüzələrimizlə (peyğəmbər) göndərdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We verily sent Moses with Our revelations, saying: Bring thy people forth from darkness unto light. And remind them of the days of Allah. Lo! therein are revelations for each steadfast, thankful (heart).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We sent Moses with Our signs (and the command). "Bring out thy people from the depths of darkness into light, and teach them to remember the Days of Allah."(1876) Verily in this there are Signs for such as are firmly patient and constant,- grateful and appreciative.(1877)
1876 "The Days of Allah": the days when Allah's mercy was specially shown to them. Every day and every hour and minute, Allah's Grace flows to us abundantly, but there are special events in personal or national history which may be commemorated as Red-letter Days. Those to the Israelites were set out in great detail in 2:30-61 and in other places. 1877 Sabbaris the intensive form, and includes all the ideas implied in Sabr (2:45 and n. 61 and 2:153 n. 157) in an intensive degree. Shakur a nd Shakir have in them the idea of appreciation, recognition, gratitude as shown in deeds of goodness and righteousness. Both terms are applied to Allah as well as to men. A slight distinction in shades of meaning may be noted. Shakur implies that the appreciation is even for the smallest favours and response on the other side: it is mental attitude independent of specific facts. Shakir implies bigger and more specific things. (Cf. 35:30).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol- sun ki
اَرْسَلْنَا
gönderdik
مُوسٰى
Mûsâ'yı
بِاٰيَاتِنَٓا
âyetlerimizle
اَنْ
diye
اَخْرِجْ
çıkar
قَوْمَكَ
kavmini
مِنَ الظُّلُمَاتِ
karanlıklardan
اِلَى النُّورِ
nûra
وَذَكِّرْهُمْ
ve onlara hatırlat
بِاَيَّامِ
günlerini
اللّٰهِۜ
Allah'
ın
اِنَّ
muhak- kak ki
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَاٰيَاتٍ
elbette âyetler
لِكُلِّ
herkes için
صَبَّارٍ
sabreden
شَكُورٍ
şükreden
Andolsun ki Biz Mûsâ'yı da, "kavmini karanlıklardan nûra çıkar ve onlara Allah'ın (onları nimet veya musibet vererek imtihan ettiği) günlerini hatırlat" diye âyetlerimiz (ve mucizelerimiz)le gönderdik. Muhakkak ki bunda, sabreden (ve) şükreden herkes için âyetler (ibret ve deliller) vardır.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ظُلُمَات
İsim
ظ ل م
Karanlıklar
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
ذُكِّرَ
Fiil-II
ذ ك ر
Hatırlatıldı, nasihat edildi, uyarıldı, öğüt verildi
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
صَبَّار
Sıfat
ص ب ر
Çok sabreden
شَكُور
İsim
ش ك ر
Şekûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Şükrün karşılığını veren demektir)