Allah, imana erişenlerin durumunu sapasağlam ve dosdoğru ³⁹ bir sözle, hem dünya hayatında ve hem de ahirette sağlamlaştırır; haksızlık yapanları ise, Allah sapıklık içinde bırakır; ⁴⁰ çünkü Allah dilediğini yapar.
39 Lafzen, “güçlü/sağlam” (sâbit). Kavl terimi de kelime terimi gibi (bkz. yukarıda 36. not), “söz”, “lafız” ya da “konuşma” gibi birinci anlamlarının ötesinde inanç ya da görüş bildiren ifade: yani, “anlayış”, “düstûr” ya da “dâvâ” vb. anlamlarına işaret etmektedir. Yukarıdaki anlam akışı içerisinde, bu terim “kelime-i tevhîd”le dile getirilen anlayışı: yani, Allah’tan başka ilah/tanrı olmadığı ve Muhammed (s)’in O’nun Elçisi olduğu telakkîsini îma etmektedir ki, bu tefsir, Buhârî’nin Sahîh’inin Kitâbu’t-Tefsîr bölümünde el-Berâ’ b. ‘Azib’den ve Müslim dahil diğer Hadisçilerin Şu‘be’den rivayet ettikleri, Hz. Peygamber’in bu ayet hakkındaki kendi açıklamasına dayanmaktadır. Sâbit sıfatı, nitelediği “söz”ün (ya da “anlayış”ın) “sağlamlığı”nı -yani, sarsılmaz biçimde doğru ve tutarlı olduğunu ifade etmekte ve böylece onu önceki “güzel/doğru söz” ve “güzel/diri ağaç” benzetmesiyle ilişkilendirmektedir.40 Bkz. Bu surenin 4. ayetine ilişkin 4. not.