Oysa (batıl inanç ve ideolojileri ifade eden ve kimseye de faydası bulunmayan) kötü bir sözün durumu ise, kökü toprağın üstüne çıkarılmış, bütünüyle kararsız, dayanıksız çürük bir ağacın durumuna benzer.*
(*) Allah’ın verdiği nimetlerden alabildiğine faydalanan insanın O’na karşı inkâr ve isyan içerikli ifadelerde bulunması nihai etkisi bakımından insanı inkâra götürebilmektedir. Bu durumda olan insanlar ne kadar güzel ve faydalı işlerle uğraştıklarını zannetseler de Allah’la olan dikey ilişkilerini kesecek derecede isyan ve başkaldırı içerikli söylemlerde bulundukları için onları bu duruma düşüren çirkin sözleri ayakta duramayan dayanıksız ağaca benzetilmiştir ki, böyle bir ağaç ancak ateşe odun olur.(C. Külünkoğlu Meali İbrahim-26.Ayet Açıklaması) Ayetteki [kelime-i habîseh] (kötü kelime) yani çirkin sözler, [şecera-i habîseh] (kötü, verimsiz, kuru bir ağaca) benzetilmektedir. “Kötü kelime” insanı inkâra ve müşrikliğe sürükleyen, insanın hem kendisinin hem de başkalarının sapmasına neden olan olumsuz içerikteki her bir ifadedir. İşte Yüce Allah “kötü sözleri” kökü yerden sökülmüş, ekili olduğu toprağın üzerine çıkartılmış, bütünüyle kararsız, dayanaksız, çürük ve kuru bir ağaca benzetmektedir. Son üç ayette dile getirilen konulardan anlaşılıyor ki iyi, temiz ve yararlı kelimeler gücünü kaynağından ve gösterdiği hedeften alırlar. Kötü kelimelerin ise kökü olmadığı için onların insan inşa etmeye ve bir medeniyet oluşturmaya dair herhangi bir duruşu da gücü de yoktur. Kökü ve beslendiği değer vahiy olmayanların medeniyet adına söyleyebilecek fazla bir şeyleri olamaz. (M. Okuyan Meali 26. Ayet Açıklaması)