Rablerini inkara şartlanmış olanların yapıp-ettikleri, ²⁴ fırtınalı bir günde rüzgarın hışımla saçıp savurduğu küle benzemektedir; böyleleri kazandıkları [iyi] şeylerden [de ahirette] hiçbir yarar sağlayamazlar: çünkü [Allah’a karşı sergiledikleri] bu [inkarcı tutum] sapıklıkların en kötüsüdür. ²⁵
24 Yani, iyi olanları bile (Râzî).25 Lafzen, “işte en uzak sapıklık budur”. Zâlike huve zamirlerinden sonra gelen ed-dalâlu’l-ba‘îd ifadesinin başındaki belirtme takısı (harf-i tarif) bu “uzak sapıklık”ın ya da “yoldan çıkma”nın son derece aşırı, son derece vahim olduğunu vurgulamak içindir: Ne var ki, bu yapı İngilizceye (ve tabii Türkçeye de -T.ç.n.), yukarıda olduğu gibi, çok defa ancak açıklayıcı bir ifadeyle aktarılabilmektedir. Fakat, belirtmek gerekir ki sözkonusu ibare Kur’an’da, bir kez yukarıdaki ayette, bir de 22:12’de olmak üzere yalnızca iki kere geçmektedir -ve her iki yerde de bununla, Allah’ın varlığına ve birliğine ilişkin, açık ya da üstü örtülü inkarcı tavır işaret edilmektedir.