close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İbrâhîm Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yetecerra’uhu velâ yekâdu yusîġuhu veye/tîhi-lmevtu min kulli mekânin vemâ huve bimeyyit(in)(s) vemin verâ-ihi ‘ażâbun ġalîz(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yudumyudum içmeye çalışacak, fakat bir türlü boğazından geçmeyecek; her taraftan ölüm gelecek ona, fakat ölmeyecek de ve ilerde daha da ağır bir azap var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kâfirler ve zalimler bunu içerken) Yutkunmaya gayret edecek fakat boğazından geçiremeyecek, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. (Sürekli can çekişir vaziyette zahmet görecektir.) Ardından ise (tekrar) daha katı bir azap gelecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onu yudum yudum içer, fakat boğazında kalır, yutamaz. Her tarafından ölüm gibi felaketler sarar, fakat yine ölmez, ileride daha ağır biz azap var.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek. Zorbayı, diktatörü her taraftan ölüm sıkıntısına benzer felâketler kuşatacak. Ölmeyecek, peşinden de, daha ağır bir cezaya çarptırılacak.
bk. Kur’an-ı Kerim, 21/105; 22/21; 35/36; 37/64-68, 171-173; 50/24-26; 55/43-44; 58/21.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu yutkunmaya çalışır ama bir türlü boğazından geçiremez. Her yandan kendisine ölüm geldiği halde yine ölmez. Ardından da çok katı bir azap vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azab olacak.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onu yutmağa çalışacak, fakat boğazından geçiremiyecek ve her taraftan kendisine ölüm gelecek; halbuki ölmiyecektir. Arkasından da şiddetli ve ağır bir azab, cehennemde ebedî kalış vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yudumlamaya başlar, fakat yutamaz. Her taraftan ölüm ona hücum eder, fakat bir türlü ölemez. Bunun da ardından, çok kaba, sert bir azap onun için vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir. Bundan öte şiddetli bir azap da vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Yudum yudum içerler, bir türlü yutamazlar, her yandan ona ölüm de gelir; ölemezler de, ardınca da koyu azap var!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onu zorla yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecek ve her taraftan ona ölüm gelecek fakat yine de ölmeyecektir. Ve arkasından (her defasında daha da şiddetlenen) dehşet verici bir azap gelecek!
Cemil Said
swap_vert close
Bu suyı yudum yudum içerler ve güç yutarlar. Ölüm her tarafdan hücûm ider, fakat ölmezler, müdhîş ’azâb husûle gelir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecektir, ona her taraftan ölüm gelecek, ama ölmeyecektir; ardından da oldukça ağır bir azap vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek değildir (ki azaptan kurtulsun). Bundan ötede şiddetli bir azap da vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu yutmaya çalışır, ama boğazından geçiremez. Ölüm kendisine her yandan gelir, ama ölemiyecek. Ardından da çetin bir azap gelecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve her yandan ona ölüm gelecek, fakat o ölemez. Arkasından da çetin bir azab gelecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yutmağa çalışacak, boğazından geçiremiyecek, her taraftan ona ölüm gelecek, halbuki ölmiyecek, arkasından da galiz bir azâb
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onu yudumlayacak, fakat bir türlü yutamayacak ve ona her yandan ölüm geldiği halde (ölümün bütün şartları oluştuğu halde) yine de ölmeyecek. Ardından da (her defasında daha da şiddetlenen) çetin bir azap gelecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecekler. Her yanından kendilerine ölüm geldiği halde yine de ölemeyecekler. Ardından da daha ağır bir azap tadacaklar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Öyle ki o, bunu zoraaki içmiye çalışacak, bir türlü boğazından geçiremeyecek, her yandan kendisine ölüm gelecek, halbuki ölmeyecek de. Önünden de daha ağır (zorlu ve ebedî) bir azâb gelib çatacak.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onu yutmaya çalışır, fakat onu neredeyse boğazından geçiremez. Hem ölüm ona her taraftan gelir, hâlbuki o ölecek bir kimse değildir (ki kurtulsun)! Ardından da ağır bir azab vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Aşırı susuzluktan dolayı) onu yudumlamaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm (gibi felaketler) gelecek, oysa o ölecek değildir (ki o gün azaptan kurtulsun). Bundan ötede şiddetli bir azap da vardır.*
(*) Yüce Allah ateş azabının “ötesi”nde, “arkası”nda ağır bir azabın olduğunu ifade ederek azabın her bir aşamasının öncekinden çok daha ağır olacağı veya nefeslerin kesilip bedenlere hapsedilmesi manası da gelebilir. İşte azabın hafifletilmeyeceğinden söz eden ayetlerde de verilmek istenen mesaj budur. Bkz (الكشاف) وعن الفضيل: هو قطع الأنفاس وحبسها في الأجساد  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O suları yutkunacak ama bir türlü boğazdan geçmeyecek. Ölüm ona her taraftan gelecek, fakat onun için ölmek yok ve ardından müthiş bir azap gelecek.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onu yudum yudum içecek de yutamıyacak. Her yanını ölüm saracak da ölemiyecek. Onun ardından da çok ağır bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onu yudum yudum içer, kolaylıkla yutamaz. Ölüm kendisini her taraftan sarar [⁴], fakat o, yine ölmez. Onun önünde ağır bir azap [⁵] vardır.
[4] Ölüm derecesine gelir.[5] Veya bundan sonra bitmez, tükenmez azap vardır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onu yutmaya çalışır ama boğazından geçiremez. Ona her taraftan ölüm gelse bile o yine de ölmez. Bunun arkasından da adamakıllı/ağır [ğalîz] bir azap vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onu yudum yudum alacak ve boğazından rahatlıkla geçirmeyi başaramayacak ve ona her yandan ölüm geldiği halde o ölecek değildir (ki azaptan kurtulsun). Bundan öte şiddetli bir azap vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Susuzluktan kavrulduğu için, onu yudumlamaya çalışacak, fakat irin öylesine tiksinti vericidir ki, onu bir türlü yutup boğazından geçiremeyecek ve ölüm dört bir yandan üzerine gelecek, ne var ki, ölmek istese bile asla ölemeyecek. Ardından da, her defasında daha da şiddetlenen dehşet verici bir azap gelecek!Gerçi onlar, dünyadayken —gösteriş amacıyla bile olsa— ara sıra iyilikler yapmışlardı. Ne var ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu yudumlar; bir türlü yutamaz. O bir ölü değilken, ona her yerden Ölüm gelir; arkasından çetin bir azap!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yutmaya çalışır ama çok zor yutar, her taraftan ölümler sökün eder, ama ölemez, biri biter biri başlar acıların…
Mehmet Çoban
swap_vert close
İrinli suyu yudumlamaya çalışacaklar ama boğazlarından geçiremeyecekler. Onlara her yandan ölüm gelecek ama ölemeyecekler. Ölümleri onlar için kurtuluştur. Fakat cehennemde ölme yoktur. Bizim yasamız böyledir. Artık onlara ölerek kurtulamayacakları çok şiddetli azap vardır. Azapları bitmek tükenmek bilmez!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu yudumlamaya çalışacak fakat neredeyse boğazından geçiremeyecektir. [*] Ona her yandan ölüm gelecek, oysa o asla ölecek değildir. [*] Bundan ötede ağır bir azap daha vardır. [*]
Benzer mesajlar: Nisâ 4:56; Hacc 22:19-20; Mü’minûn 23:104; Muhammed 47:15; Müzzemmil 73:13; Ğâşiye 88:6.,Yüce Allah cehennemliklerin oradaki korkunç durumunu ifade bağlamında kendilerine her yönden ve vücutlarının her zerresine ölümün her sebebi yağmasına rağmen hiçbir şekilde ölemeyeceklerini, böylece azaptan kurtulamayacaklarını haber vermektedir. Furkân 25:13’te “kâfirlerin yok olma” isteklerini, “bir defa yok olma isteği”nin yeterli olmayacağı, bunun defalarca yapılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu tür ifadeler, ateş azabının ne kadar korkunç bir durum arz edeceğini, “oradan kurtulup nimete ulaştırılma arzusu” bir yana, yok olup gitmenin büyük bir özlem halini alacağı bildirilmektedir.,Yüce Allah ateş azabının “ötesi”nde, “arkası”nda ağır bir azabın olduğunu ifade ederek aslında azabın kesintisizliğini ve ebediliğini vurgulamış olabilir. Ayrıca azabın her bir aşamasının öncekinden çok daha ağır olacağı veya nefeslerin kesilip bedenlere hapsedilmesi manası da muhtemeldir. Azabın hafifletilmeyeceğinden söz eden ayetlerde de verilmek istenen mesaj budur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Her bir zorba o suyu) yutkunacak fakat kolay kolay yutamayacak ve ona ölümün bütün şartları oluşacak ama bir türlü ölemeyecek. Ardından daha da kuvvetli bir azap (gelecek).¹
1 Bu âyet: “Yutmaya çalışacak, ama kolay kolay yutamayacak, ona her taraftan ölüm gelecek, fakat ölemeyecek, arkasından da şiddetli bir azap (gelecek.)” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onu (içecek olan) yutkunacak, yutkunacak ama bir türlü yutamayacaktır. ²³ Ve orada insanı ölüm her yandan kuşatacak, ama insan, kendisini daha zorlu bir azap beklediğinden, bir türlü ölemeyecek.
23 Yani, bu acıyı yenemeyecektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onu yutmak için yutkunacak fakat bir türlü yutamayacak. Ölüm onu her yandan sardığı halde bir türlü ölemeyecek, fakat onunda ötesinde çok daha ağır bir azap onu bekleyecek! 20/74, 35/36, 87/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onu (yutmak için) yutkunacak, fakat bir türlü yutamayacak. Derken ölüm(den beter bir hâl) her yandan gelip onu kuşatacak, ne ki o ölme imkânına kavuşamayacak.[¹⁹⁹⁹] Ve onun arkasından, azap daha da ağırlaşacak.
[1999] Bkz: “Yoo, bugün tek bir yok oluşu çağırmayın, aksine bir çok yok oluşu çağırın!” (25:14) Çevirimizin gerekçesi, nefyin haberinin bâ ile gelmesidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Öyle ki o kafir o irinli suyu (susuzluğunu gidermek için) zoraki içmeye çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve ona her taraftan ölüm (azapları) gelecek, oysa o ölmeyecek (ölüp de kurtulmayacak) sonra da ağır bir azaba (sonsuza dek cehennemde kalmaya) mahkum olacaktır.
Osman Fırat
swap_vert close
Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek ve arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onu yudum yudum içer ve onu boğazından geçiremeyecektir ve ona her taraftan ölüm gelecek. Halbuki, o ölmüş olmayacaktır, ve onun arkasından da ağır bir azap vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
15, 16, 17. Resuller Allah'tan yardım ve zafer istediler. Neticede her inatçı, zorba zalim hüsrana uğradı. İş bununla bitmeyecek, ardından o zorba, cehenneme girecek. Orada kendisine kanlı irinli su içirilecek, yutmaya çalışacak ama boğazından geçiremeyecek. Ölüm her yandan ona geldiği halde yine de ölmeyecek. Bunun arkasından da pek şiddetli bir azap daha vardır. [37, 171-173; 58, 21; 21, 105; 50, 24-26; 22, 21; 35, 36; 55, 43-44; 37, 64-68]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O suyu yutmağa çalışır, fakat boğazından geçiremez ve her yandan ona ölüm geldiği halde yine ölemez. Bunun ardından da kaba bir azab!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O irinli suyı, yudamadıkları cihetle yudum yudum içerler, her tarafdan üzerlerine ölüm hücûm ider ise de ölmezler. Bundan sonra katı ve ağır 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Boğulacak gibi olur, kolay kolay yutamaz. Her yanını ölüm sarar ama o ne yapsa da ölemez. Bunun ardından da ağır bir azap gelir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu yudumlayacak fakat bir türlü yutamayacaktır. Ölüm ona her yerden geldiği halde, ölemeyecek, arkasından ise ağır bir azap gelecektir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onu yudumlar, fakat yutamaz. Her taraftan onu ölüm kuşatır; fakat ölü de değildir. Bunun arkasından da ağır bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onu yutmaya çalışacak ama boğazından geçiremeyecek. Ölüm her yandan üstüne gelecek de bir türlü ölmeyecek. Arkasından da dehşetli bir azap.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
öpe anı daħı yaķın olmaya kim boġazından indüre anı. daħı gele aña ölüm her yirden daħı degül ol ölici daħı ardında ya'nį śaru śūdan śoñra 'aźābdur iri ya'nį ebed ķalmaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Opa anı, daḫı yaḳın olmaya kim boġazından indüre anı. Daḫı gele añaölüm her yirde[n]. Degüldür ol ölici ya‘nī öle, diñlene. Daḫı ardındaya‘nī ṣarı ṣudan ṣoñra ‘aẕābdur iri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O, irinli-qanlı suyu qurtum-qurtum içər, onu zorla udar (boğazından aşağı keçirə bilməz). Ona hər tərəfdən (bədəninin hər yerindən) ölüm gələr, lakin ölməz (ki, birdəfəlik canı qurtarsın). Hələ bunun ardınca (daha) dəhşətli bir əzab gələcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Which he sippeth but can hardly swallow, and death cometh unto him from every side while yet he cannot die, and before him is a harsh doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
In gulps will he sip it, but never will he be near swallowing it down his throat: death will come to him from every quarter, yet will he not die: and in front of him will be a chastisement unrelenting.(1891)
1891 A graphic and deterrent picture, from the preaching of the earlier Prophets, of unrelieved horror of the torments of Hell. The door of escape by annihilation is also closed to them (Cf. 2:126 and 31:24).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَتَجَرَّعُهُ
onu yutma- ya çalışır
وَلَا يَكَادُ
ve neredeyse olmaz
يُس۪يغُهُ
onu boğazın- dan geçiriyor
وَيَاْت۪يهِ
ve ona gelir
الْمَوْتُ
ölüm
مِنْ كُلِّ
herbirinden
مَكَانٍ
mekanın
وَمَا
ve de- ğildir
هُوَ
o
بِمَيِّتٍۜ
ölen
وَمِنْ وَرَٓائِه۪
ve ardından vardır
عَذَابٌ
bir azap
غَل۪يظٌ
sağlam
Onu yudumlamaya çalışacak; fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek; fakat ölmeyecek, (bunun) ardından da (ona) sağlam (kurtuluşu imkânsız) bir azap gelecektir.
تَجَرَّعَ
Fiil-V
ج ر ع
Yutmaya çalıştı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَادَ
Fiil-I
ك و د
(Bir şey yapmak üzere olmak ama onu yapmamak) Nerede ise, neredeyse
اَسَاغَ
Fiil-IV
س و غ
Boğazdan geçti
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
مَكَان
İsim
ك و ن
Yer, mekân, makam
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
غَلِيظ
İsim
غ ل ظ
Sağlam, ağır, sert, katı