Firavun ve onun seçkinler çevresine gönderdik. Ama berikiler, Firavun’un hükmüne boyun eğdiler oysa, Firavun’un hükmü hiçbir şekilde sağduyu ürünü değildi. ¹²⁹
129 Lafzen, “doğru yolda (raşîd) değildi”. Firavun ve onun yandaşları hakkındaki bu kısa bölüm (96-99. ayetler), “her inatçı zorbanın koyduğu yasaya boyun eğen” ‘Âd kavmiyle ilgili olarak (bu surenin 59. ayeti) işaret edilen gerçeklerle paralellik göstermekte ve onları pekiştirmektedir. Bu itibarla, bu bölümün ana teması, liderliğin bâtıl, tevhid dışı bir yol izlemesi sorunu ve böyle bir “yüksek otoriteye” baş eğmek konusunda insanın bireysel olarak ve ahlaken sorumlu olup olmayacağı sorusudur. Kur’an bu soruya üstüne basarak olumlu cevap veriyor ve diyor ki: bu durumda hem yöneten, hem de yönetilenler eşit derecede sorumludur; hiç kimse bütün suçunun, statü olarak kendisinden üstte bulunan kimselerin verdiği emirleri körü körüne yerine getirmek olduğu mazeretiyle bu sorumluluktan kendini kurtaramaz. İnsanın nisbî olarak serbest irade sahibi olduğuna -yani, doğru ile eğri arasında seçim yapma özgürlüğüne sahip olduğuna- ilişkin bu dolaylı atıf, bu surede sözü geçen peygamberlerin ve onların zalim ve inkarcı toplumlarının kıssalarından çıkarılacak en uygun ders durumundadır.