close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 72. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlet yâ veyletâ eelidu veenâ ‘acûzun vehâżâ ba’lî şeyḣâ(an)(s) inne hâżâ leşey-un ‘acîb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O, eyvahlar olsun dedi, ben mi doğuracağım? Ben bir kocakarıyım, şu kocam da ihtiyar. Şüphe yok ki bu, pek şaşılacak bir şey.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. İbrahim’in hanımı Sare validemiz;) "Vay bana (ve başıma gelene!)" dedi. "Ben ihtiyarlamış bir kadın iken ve şu kocam da yaşlılığın sonuna dayanmış iken (hâlâ) doğuracak mıyım? Gerçekten bu şaşırtıcı bir şeydir!"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İbrahim'in hanımı: “Vay halime, ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken, çocuk mu doğuracağım? Doğrusu bu şaşılacak birşey” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İbrâhim'in karısı: “Vay başıma gelenlere! Ben bir kocakarı, kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım. Bu tuhaf bir şey.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Vay halime! Ben böyle kocamış bir kadın kocam da bir ihtiyar iken ben doğuracak mıyım? Bu gerçekten şaşırtıcı bir şey!" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Vay bana' dedi (kadın). 'Ben kocamış bir kadın iken ve şu kocam da bir ihtiyar iken doğuracak mıyım? Gerçekten bu şaşırtıcı bir şey!..'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(İbrâhim'in hanımı) şöyle dedi: “- Ay! Ben doğuracak mıyım? Ben ihtiyar bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken!... Doğrusu bu, çok şaşılacak bir şey!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İbrahim’in hanımı: “Vay halime! Ben ihtiyar bir kocakarı iken, bu beyim de yaşlı iken, ben nasıl doğururum?! Bu çok acayip bir şeydir” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hanımı, “Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu, gerçekten şaşılacak bir şey!” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Kadın dedi ki : «Vay başıma gelene, ben nice doğururum? Bir kurutka karıyım, erim de kocalmıştır» evet, işte budur şaşılacak bir nesne
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Karısı: “Vay başıma gelenler! Ben kocamış bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şeydir!” dedi.
Rivayet edilir ki o sırada Hz. İbrahim yüzlü yaşlarda, hanımı Sâre ise doksanlı yaşlardaydı.  
Cemil Said
swap_vert close
"Ben mi doğuracağım, ben ’acûze bir ihtiyâr kadınım kocam da ihtiyârdır. Bu pek ’acîb bir şey" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim? Doğrusu bu şaşılacak bir şey" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Karısı, “Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Aman yâ rabbi! Ben mi doğuracağım: Ben yaşlı bir kadın, şu da ihtiyar kocam! Doğrusu şaşılacak bir şey!” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(İbrahim'in karısı:)  Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi.  
 Müfessirlerin izahına göre o sırada İbrahim (a.s.) yüz yirmi yaşında, hanımı ise doksan yaşında idi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Vay başıma gelenler," dedi, "Ben bir yaşlı kadın ve kocam da ihtiyar bir adam iken çocuk mu doğuracağım? Bu çok garip bir şey!"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam. Bu gerçekten çok tuhaf bir şey!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vay, dedi, doğuracak mıyım? Ben bir acuz, kocam da bu bir pir iken, her halde bu çok acîb bir şey
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İbrâhîm’in hanımı Sâre, duyduklarının şaşkınlığı ile) “Vay başıma gelenler! Ben kocamış bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyarken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Vay başıma gelene! Ben bir koca karı, kocam da bir ihtiyar olduğumuz halde, doğuracak mıyım? Doğrusu bu çok hayret edilecek bir şey!” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«(Kadın) vay, dedi, kendim bir koca karı, şu zevcim de bir ihtiyar iken ben mi doğuracak mışım? Bu, cidden pek şaşılacak bir şey»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(İbrâhîm'in hanımı Sâre:) “Vay bana! Ben ihtiyar bir kadın, bu kocam da yaşlı bir kimse iken mi doğuracağım? Doğrusu bu gerçekten şaşılacak bir şey!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(İbrahim’in eşi:) Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken, çocuk mu doğuracağım? Doğrusu bu şaşılacak bir şey” dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İbrahim’in karısı “Vay başıma gelene, ben yaşlı, elden ayaktan düşmüş bir kadın, kocamda kocamış bir erkek hale gelmişken doğuracak mıyım? Gerçekten bu şaşılacak bir durum” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine İbrahim’in karısı dedi: "Başıma gelenler! Ben yaşlıyım. Kocam da yaşlı. Nasıl olurda doğururum? Doğrusu, şaşılacak şey!"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Karısı dedi ki: Acayip! Ben mi doğuracağım! Ben kocamış; şu erimde bir ihtiyar iken doğurabilir miyim? Bu, âdet itibariyle pek taaccüp olunacak bir şeydir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Karısı da: “Vay be! Ben bir kocakarı ve kocam da oldukça yaşlı bir ihtiyar iken ben çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey!” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim? Doğrusu bu şaşılacak bir şey” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine Sâre, hayretler içerisinde “Nasıl olur?Ben şu yaşlı hâlimle, üstelik de kocam bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu, gerçekten de şaşılacak bir şey!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Vay başıma gelenler! Ben acûz / yaşlanmış bir kadın, bu da suyu kalmamış bir ihtiyar iken doğururum ha? Bu, elbette şaşılacak bir şeydir” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hanım: " Eyvaah! Yani şimdi ben çocuk mu doğuracağım? Ben yaşlı, kocam moruk. Olamaz böyle bir şey. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
İbrahim’in karısı: "Vay! Ben bir koca karı, kocam da çok ihtiyarlamış biriyken doğuracak mıyım? Bu cidden şaşılacak bir şey!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Sâre) “Aa, vay başıma gelenler! Ben bir yaşlı, bu kocam da bir ihtiyarken çocuk mu doğuracağım? Şüphesiz ki bu şaşılacak bir şey!” demişti. [*]
Benzer mesaj: Zâriyât 51:29.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(İbrahim’in karısı): “Vay başıma gelene! Şimdi ben bir kocakarı, şu kocam da bir ihtiyarken doğuracağım öyle mi? Cidden bu çok acayip bir şey!” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
“Vah bana!” ¹⁰⁴ dedi, “Ben yaşlı bir kadın, kocam da yaşlı bir adam iken, hâlâ çocuk mu doğuracağım? Doğrusu, yadırganacak bir şey bu!”
104 Bu yazıklanma ya da yerinme ifadesi açıktır ki, kadının, hem kendini o güne kadar kısır olarak bilmesiyle, hem de bu şaşırtıcı haberin (ya da müjdenin) bir yanılgıyla sonuçlanmasından yana duyduğu korkuyla ilgilidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ardından şaşkınlık içerisinde “Vay başıma gelene, ben bu ihtiyar halimle çocuk mu doğuracağım? Üstelik kocam da iyice ihtiyarlamışken, bu gerçekten şaşılacak bir şey” dedi. 51/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Ah benim dertli başım! Ben yaşlı bir kadın şu kocam da bir pîri fânî olduğu hâlde, ben çocuk doğuracağım ha? Bu gerçekten de çok garip bir şey!” dedi.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Karısının şaşkınlığı bu kez daha fazla arttı ve) "Olacak şey değil, ben bir kocakarı, kocam da yaşlı bir adam iken ben mi çocuk doğuracak mışım?" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Karısı, "Vay bana!... Ben bir koca karı iken ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok acayip bir şey!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Vay halime! Ben çocuk doğurabilir miyim? Ben bir koca kadınım, kocam da bir ihtiyardır. Şüphe yok ki bu acaip bir şeydir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
İbrâhim'in hanımı: “Ay! dedi, ben bir kocakarı, kocam da bir pir iken ben mi doğuracağım! Doğrusu bu çok şaşılacak bir şey! ” {KM, Tekvin 18, 12}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Vay, dedi, ben bir kocakarı, bu kocam da bir pir iken doğuracak mıyım? Bu, cidden şaşılacak bir şey!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O: "Vay benim başıma! Ben ihtiyâr bir kadın, zevcim de ihtiyâr bir erkek iken çocuk doğurır mıyım? Tahkîk bu, çok 'acâyib bir şeydir" didi. [²]
[2] O zamân Sâre doksandokuz ve İbrâhîm Yüzyirmi yaşında idi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Vay başıma gelenler!” dedi. “Doğum mu yapacağım?” Ben gücünü kaybetmiş bir kadınım; bu da kocam, iyice yaşlanmış! Bu gerçekten tuhaf bir şey!”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Vay başıma gelenler, Ben ihtiyar bir kadınım, kocam da yaşlı olduğu halde nasıl doğurabilirim? Bu şaşılacak bir şey! dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Eyvahlar olsun!” dedi. “Bu kocamış halimle mi doğuracağım? Üstelik kocam da bir pir-i fani iken! Bu çok tuhaf birşey!”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Vay başıma, dedi. Doğuracak mıyım ben? Kendim bir kocakarı, kocam bir ihtiyar. Gerçekten şaşılacak şey bu."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti ya'nį śāra: vāveyli! ŧoġura mim ben ķarı 'avrat iken daħı uşbu erüm ķoca-y- iken bayıķ işbu nesenedür ŧañ.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İbrāhīm ‘avratı eyitdi: Vāveylā, ne ‘aceb ben doġurur mıyın ḳarı olduḳdanṣoñra ki yüz yigirmi yıl geçdi? Daḫı bu benüm erüm ḳocadur. Taḥḳīḳ bu ne‘aceb ḥāldür didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(İbrahimin arvadı) dedi: “Vay halıma! Mən qoca bir qarı, bu ərim də ixtiyar bir kişi olduğu halda, mən necə doğa bilərəm?! Bu çox təəccüblü bir şeydir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
She said: Oh, woe is me! Shall I bear a child when I am an old woman, and this my husband is an old man? Lo! this is a strange thing!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
She said: "Alas for me!(1568) shall I bear a child, seeing I am an old woman, and my husband here is an old man? That would indeed be a wonderful thing!"
1568 This is as much a sigh of past regrets as of future wistfulness!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَتْ
dedi
يَا وَيْلَتٰٓى
vay başıma gelene
ءَاَلِدُ
doğuracak mıyım
وَاَنَا۬
ben iken
عَجُوزٌ
bir kocakarı
وَهٰذَا
ve bu
بَعْل۪ي
kocam
شَيْخاًۜ
bir ihtiyar
اِنَّ
gerçek-ten
هٰذَا
bu
لَشَيْءٌ
elbette bir şey
عَج۪يبٌ
şaşılacak
(İbrâhîm'in hanımı) "Vay başıma gelene! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
وَلَدَ
Fiil-I
و ل د
Doğurdu, çocuk sahibi oldu
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
عَجُوز
İsim
ع ج ز
Kocakarı
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
بَعْل
İsim
ب ع ل
Koca
شَيْخ
İsim
ش ي خ
İhtiyar, yaşlı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
عَجِيب
Sıfat
ع ج ب
Şaşılacak, tuhaf