close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû eta’cebîne min emri(A)llâh(i)(c) rahmetu(A)llâhi veberakâtuhu ‘aleykum ehle-lbeyt(i)(c) innehu hamîdun mecîd(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, Allah'ın işine mi şaşıyorsun dediler, ey Ehli Beyt, Allah'ın rahmeti ve bereketleri size; şüphe yok ki o, övülmeye layık, kullara müstahak olmadan ihsanda bulunan bir Tanrıdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Melekler) Dediler ki: "Allah’ın emrine (ve kudretine) mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey (İbrahim’in kutlu) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecîd’tir. (Şanı çok yücedir.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Melekler ona: “Allah'ın emrine mi şaşıyorsun” dediler. “Ey bu evin insanları! Allah'ın rahmet ve bereketi, sizin üzerinize olsun ve hatırlayın ki Allah her zaman, her türlü eksiksiz övgüye layık ve çok yüce olandır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Sen, Allah'ın kudretine, hikmetine, planına mı şaşıyorsun? Ey peygamber evinin halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun. Çünkü o hamde, övgüye ve şükre lâyıktır. İyiliği boldur.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Elçiler): "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı! Şüphesiz O, övgüye layık ve lütfu bol olandır" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecid'tir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Melekler ona) dediler ki: “- Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun, ehl-i beyt... Şüphe yok ki Allah nimet vermesiyle hamde lâyıktır, lütuf ve ihsanıyla yücedir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar dediler ki: “Allah’ın emri mi sana acayip geliyor. Bu, Allah’ın siz Ehl-i Beyt’e olan rahmet ve bereketidir. Şüphesiz Allah, bütün nimetlerin sahibi, övülmeye layık ve yüce şeref sahibidir. (Her şeyin sahibi o olduğu için, her zaman her şeyi verebilir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Melekler dediler ki: “Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır; iyiliği boldur.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Allahın işine şaşar mısın sen? Ey bu evin adamları ! Allahın rahmeti, mutlulukları üzerinizde, O öğülmüş, O uludur»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Elçiler,) “Sen Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Ey (peygamberin) ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir. Şüphe yok ki, övülmeye yegâne layık olan O'dur (her şeyi en güzel yapandır) ve lütuf ve ikram sahibidir” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
Didiler ki: Allâh’ın emrine ta’accüb mi idiyorsın rahmeti ve bereketi bu hânenin sâkini olan sizin ’âileniz içündir. Allâh hamîd ve mecîddir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey evin hanımı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olmuşken, nasıl Allah'ın işine şaşarsın? O, övülmeye layıktır, yücelerin yücesidir" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Melekler, “Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye lâyıktır, şanı yücedir.” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Elçiler de “Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinizdedir, ey hâne halkı! Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, şanı yücedir” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Melekler)  dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, iyiliği boldur.
Edip Yüksel
swap_vert close
"ALLAH'ın işine mi şaşıyorsun," dediler, "ALLAH'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir ey ev halkı. O Övgüye En Layıktır, Yücelerin Yücesidir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler: "Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, hamiddir (övülmeye lâyıktır), meciddir (cömertliği boldur)."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sen, dediler: Allahın emrinden taacüb mü ediyorsun? Allahın rahmeti ve berekâtı var üzerinizde ey ehli beyt! Şübhe yok ki o bir hamîddir mecîddir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Melekler ona) dediler ki: “Sen Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey peygamber ailesi! Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir. Şüphesiz ki O (Allah), hamd edilmeye, övülmeye, yegâne layık olan, lütuf ve ihsanı bol olandır.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Allah'ın takdirine hayret mi ediyorsun!” dediler. Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı. O, Övgüye Değer Yegâne Varlık'tır, İyiliği Bol Olan'dır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Elçi melekler): «Allahın emrine mi şaşıyorsun? Ey ehl-i beyt, Allahın rahmeti, bereketleri sizin üzerinizdedir. Şübhe yok ki, O, asıl hamde lâyık, hayr-u ihsanı çok olandır» dediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Melekler) dediler ki: “Allah'ın işine mi şaşıyorsun?(1) Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı! Şübhesiz ki O, Hamîd (hamd edilmeye yegâne lâyık olan)dır, Mecîd (ihsânı bol olan)dır.”
(1)“Kadîr-i Alîm ve Sâni‘-i Hakîm (Cenâb-ı Hakk), kānûniyet şeklindeki (kānûna dayalı) âdâtının(âdeti olan icrâatlarının) gösterdiği nizam ve intizamla, kudretini ve hikmetini ve hiçbir tesâdüf işine karışmadığını izhâr ettiği (gösterdiği) gibi, şüzûzât-ı kānûniye ile (kānun hâricindeki işleriyle) (...) meşîet(dileme) ve irâdetinde (irâdesinde), fâil-i muhtâr (dilediğini yapıcı) olduğunu ve ihtiyâr (dileme) sâhibi olduğunu ve hiçbir kayıd altında olmadığını izhâr edip yeknesak (hep aynı şekilde olma) perdesini yırtarak ve herşey, her anda, her şe’ninde (hâlinde), her şeyinde ona muhtaç ve rubûbiyetine münkād (terbiyesi ve irâdesi altında) olduğunu i‘lâm etmekle (bildirmekle) gafleti dağıtıp, ins ve cinnin (insanların ve cinlerin)nazarlarını esbâbdan (sebeblerden) Müsebbibü’l-Esbâb’a (sebebleri yaratan Zât’a) çevirir.” (Tılsımlar, 16. Söz, 31)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Elçi melekler) ona: «Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? (Hâlbuki) ey ev halkı, Allah’ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir. Şüphesiz O (Allah daima), övülmeye en lâyık olandır, şanı yücedir.” dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Melekler kadına “Allah’ın sizin üzerinize olan rahmeti ve bereketi ile, (size çocuklar vererek) tam bir aile (ehli beyt) olmanızı sağlayacak, Allah’ın rutin işlerinden (her an yaratma halinde) birisi olanın, bu emrine mi şaşıyorsun? Şüphesiz ki Allah her an yeni bir şey yaratmasıyla, övülmeye layık olandır” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Elçiler dediler: "allah’ın buyruğuna mı şaşıyorsun? Ey İbrahim’in çoluğu çocuğu! Allah’ın esirgeyiciliği, bol vergisi sizin üzerinize olsun. Çünkü O öğülecek ululanacak olandır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar Allah/ın işine taaccüp mü ediyorsun? Ey hane halkı! Allah/ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir, O, öğülmüştür, şanlıdır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Elçi melekler) “Allah’ın işine mi şaşırıyorsunuz? Ey ev halkı! Allah’ın bereketi ve rahmeti üzerine olsun. Muhakkak ki O, Hamîd’dir, Mecîd’dir.”²⁶
26 El-Mecîd: Çok şanlı, çok şerefli, şanı çok yüce.  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Melekler) Dediler: “Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Oysa Allah'ın rahmeti ve bereketleri siz ev halkının üzerinedir. Şüphesiz O, övülmeye layık ve azamet sahibi olandır”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Melekler, “Allah’ın verdiği hükme mi şaşıyorsun? Allah bunu elbette yapabilir ve yapacaktır da! Çünkü Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizinledir, ey Peygamberin ev halkı! Gerçekten Allah, her türlü övgüye lâyıktır, sonsuz lütuf ve ikram sahibidir!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Allah’ın emrine / işine şaşıyorsun, öyle mi? Allah’ın rahmeti ve bereketi, Ev’in halkı olarak sizin üzerinizdedir. O, mecîd hamîddir” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ziyaretçiler: " Allah'ın işine mi karışıyorsun. " Bu, Allah'ın size karşı bir sevgi ve iyilik çıkartmasıdır. Bu, hane halkının teşekkür etmesi gereken bir durumdur. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Elçilerimiz: "Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti bereketi sizin üzerinizde ey ev halkı! O Allah ki övülmeye layıktır. İyiliği boldur." dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Melekler şu) cevabı vermişlerdi: “Allah’ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! [*]Allah’ın merhameti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O övülmeye layıktır, yücedir.”
[Ehl-i beyt] tamlaması Ahzâb 33:33’te de Hz. Muhammed’in ailesi için “ev halkı” anlamına geçmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Melekler: “Ey kadın! Sen) Allah’ın emrinden dolayı hayret mi ediyorsun? (Hâlbuki) ey ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir.¹ Şüphesiz O (Allah) övülmeye en lâyık olandır, çok cömerttir.” dediler.
1 Bu bölüm, “Ey ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinize olsun.” diye tercüme edilebilir. Bu ayetteki (اَهْلَ الْبَيْتِ) ifadesi Hz. İbrahim (a.s.)’ın hane halkını yani karısını ifade ettiği halde, Şia’nın peygamberimizin hane halkına eşlerini dâhil etmeyip peygamberimizle akraba bile olmayanları ehl-i beyt’e dâhil etmeleri hayret vericidir. Hatta bunda kasıt olma ihtimali çok daha kuvvetlidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Allah’ın dilediğini gerçekleştirmesini mi yadırgıyorsun?” ¹⁰⁵ dediler, “Allah’ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun ey bu evin insanları, (hemen hatırlayın ki,) her zaman her övgüye layık olan O’dur; şanı çok yüce olan O!”
105 Lafzen, “Allah’ın buyruğu mu seni şaşırtıyor?” yahut: “Allah’ın buyruğunu mu tuhaf buluyorsun?” Bununla birlikte, bu vecîz soru, bizce ancak, Kur’an’da sıkça tekrarlanan, “Allah bir şeyin olmasını isteyince, ona sadece ‘Ol!’ der -ve (o şey) oluverir” ifadesinin bir yankısı olmak üzere bizim yapmaya çalıştığımız tarzda açıklayıcı bir ifadeyle aktarılabilir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Melekler: - Sen Allah’ın takdirine mi şaşırıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hane halkı, şüphesiz ki odur her türlü övgüye layık olan ve sonsuz cömert olan, dediler. 37/108-109
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar “Sen Allah’ın emrini mi garip karşılıyorsun?” dediler; “Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hâne halkı; kuşku yok ki O, her tür övgüye lâyıktır, şanı pek yücedir!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bunun üzerine melekler) "Sen Allah’ın emrine (takdirine) mi şaşıyorsun? (İkinizin de yaşı geçmiş olsa, O, bir işin olmasını dilediğinde sadece "Ol" der o da oluverir) Ey hane halkı, Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir, kuşkusuz O, hamd'e layık olan ve hayır ve ihsanı çok bol olandır" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
(Melekler) dediler ki: "Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamberin) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye lâyıktır, şanı yüce olandır. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Sen Allah'ın emrinden taaccüb eder misin? Ey ehl-i Beyt! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphe yok ki o hamîddir, mecîddir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Elçi melekler: “Sen, dediler, Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Ey ehl-i beyt! Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun. O gerçekten her türlü hamde lâyıktır, hayır ve ihsanı boldur. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı! O, övülmeğe layıktır, iyiliği boldur."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rasûllerimiz: "Allâh'ın emrinden ta'accüb mi idiyorsun? Ey Ehl-i Beyt! Allâh'ın rahmeti ve bereketi üzerinizedir. O, ni'am ve 'atâsıyla müstehak-ı hamd ve senâ ve keremiyle de büyükdür." didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey İbrahim ailesi! Allah’ın ikramı ve bereketi sizin üstünüzdedir. O, her şeyi güzel yapar, pek yücedir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Sen Allah'ın işine mi şaşırıyorsun? dediler, Ey evin halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizdedir. Şüphesiz, övgüye layık ve eşsiz cömert O'dur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar “Allah'ın işine mi şaşıyorsun?” dediler. “Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun, ey hane halkı. O hamd edilmeye lâyıktır ve şanı pek yücedir.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir ey ev halkı! O Hamîd'dir, Mecîd'dir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler: “'acab mı görürsin Tañrı buyruġından? Tañrı raḥmeti daħı bereketleri üzerüñüzedür iy ev ķavmı! bayıķ ol ögülmişdür ululıķ issidür.”.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Feriştehler eyitdiler: Allāhuñ işini ‘acebler misin? didiler. Tañrı raḥmeti,bereketleri daḫı sizüñ üstüñüze olsun. İy Allāh evinüñ ḫādimleri, ol Allāhmeşkūrdur ef‘ālinde, yücedür ‘aḳl idrākden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Mələklər ona) dedilər: “Allahın əmrinə (əmr etdiyi bir şeyə) təəccübmü edirsən? Ey ev əhli! Allahın bərəkəti və mərhəməti üstünüzdə olsun. Allah tə’riflənib şükür olunmağa, öyülüb mədh edilməyə layiqdir!” (Allahın bütün işləri bəyənilmişdir. O, tükənməz və əvəzsiz ne’mət, ehsan və kərəm sahibidir!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: Wonderest thou at the commandment of Allah? The mercy of Allah and His blessings be upon you, O people of the house! Lo! He is Owner of Praise, Owner of Glory!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "Dost thou wonder at Allah's decree? The grace of Allah and His blessings on you, o ye people of the house!(1569) for He is indeed worthy of all praise, full of all glory!"(1570)
1569 Ahl al bayt = people of the house, a polite form of addressing the wife and members of the family. Blessings are invoked on the whole family. 1570 This little episode of Abraham's life comes on fitly as one of the illustrations of Allah's wonderful providence in His dealings with man. Abraham had had a tussle with his father on behalf of Truth and Unity (6:74); he had travelled to far countries, and was now ready to receive his great mission as the fountainhead of prophets in his old age. Humanly speaking it seemed impossible that he should have a son at his age, and yet it came to pass and became a cornerstone of sacred history.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُٓوا
dediler
اَتَعْجَب۪ينَ
şaşıyor musun
مِنْ اَمْرِ
işine
اللّٰهِ
Allah'
ın
رَحْمَتُ
rahmeti
اللّٰهِ
Allah'
ın
وَبَرَكَاتُهُ
ve bereketleri
عَلَيْكُمْ
üzerinizdedir
اَهْلَ الْبَيْتِۜ
(ey) ev halkı
اِنَّهُ
muhak-kak O
حَم۪يدٌ
Hamîd'dir
مَج۪يدٌ
Mecîd'dir
(Melekler) Dediler ki: "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Muhakkak ki O, Hamîd'dir, Mecîd'dir (bütün hamdların, övgülerin kendisine ait olduğu ve şerefli olan, kullarını da şereflendirendir)."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَجِبَ
Fiil-I
ع ج ب
Şaşırdı, hayret etti, şaştı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَرَكَات
İsim
ب ر ك
Bereket, bolluk
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
حَمِيد
İsim
ح م د
Hamîd (Allah'ın esması, ismidir. Bütün hamdların ve övgülerin sadece kendisine ait olduğu tek zat demektir)
مَجِيد
Sıfat
م ج د
Mecîd (Allah'ın ismi, esmasıdır. Şerefli olan ve kullarını şereflendire demektir)