close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehuve-lleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda fî sitteti eyyâmin vekâne ‘arşuhu ‘alâ-lmâ-i liyebluvekum eyyukum ahsenu ‘amelâ(en)(k) vele-in kulte innekum meb’ûśûne min ba’di-lmevti leyekûlenne-lleżîne keferû in hâżâ illâ sihrun mubîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir mabuttur ki hanginiz daha iyi hareket edecek, bunu size bildirmek ve sizi sınamak için gökleri ve yeryüzünü altı günde yarattı, daha önce emri ve saltanatı, yarattığı suya cariydi. Onlara, siz ölümden sonra tekrar dirileceksiniz dersen kafir olanlar derler ki: Bu, ancak apaçık bir aldatma.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O’nun (Allah’ın) Arş’ı (kudret sanatı ve saltanatı), su üzerinde (henüz bütün âlem enerji -nur- parçacıklarından oluşan gaz ve toz bulutu halinde ve içinde buhar taşıyan vaziyette) iken; amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günlerde (dönemde) yaratan O’dur. Andolsun Sen onlara; "Gerçekten siz ölümden sonra diriltileceksiniz" dediğinde inkârcılar; "Bu açıkça (aldatmaca bir) sihirden (ve bizi etki altına alma girişiminden) başka bir şey değildir" derler.
[Not: Ayetlerde gün=yevm yerine; eyyam=günler geçtiği için biz buna "dönem" manası verdik.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gökleri ve yeri altı birim ve zamanda yaratan O'dur. Bunları yaratırken, arşı su üzerinde idi, yani gök ve yerden önce su yaratılmıştı, kâinâtta sudan başka birşey yoktu. Bu kâinâtı Allah yarattı ki, hanginizin daha güzel iş yaptığını denesin. Böyle iken yine sen: “Öldükten sonra dirileceksiniz” desen, Allah'tan gelen gerçekleri inkâr edenler: “Mutlaka bu, apaçık bir büyüden başka birşey değildir” derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O, Arş'ı, sınırsız kudret ve iktidar makamı, su üzerinde iken gökleri ve yeri altı günde, altı devirde yaratandır. O, hanginizin daha güzel, daha değerli ameller işleyeceğini denemek için bunları yarattı. Onlara: “Ölümden sonra, kesinlikle tekrar diriltileceksiniz” dersen, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar: “Bu kesinlikle aklı etki altına alan bir sihir, bir aldatmaca” diyecekler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 18/7; 23/115-116; 38/27; 43/87; 75/9, 36.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hanginizin amelinin daha güzel olduğu hususunda sizi denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Bundan önce ise O'nun Arş'ı su üzerindeydi. Onlara: "Siz ölümden sonra diriltileceksiniz" desen inkar edenler mutlaka: "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" derler.
Ali Bulaç
swap_vert close
O'nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Andolsun onlara: 'Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz' dersen, inkâr edenler mutlaka: 'Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir' derler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Amel bakımından, en güzel kim olduğu hususunda, sizi imtihan etmek için, gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Bundan önce ARŞ'ı, su üstünde idi. (Yer ve gökler yaratılmadan önce hükümranlığı su üzerindeydi. Suyu daha evvel yaratmıştı). Böyle iken, eğer sen (Ey Rasûlüm) desen ki: “Öldükten sonra muhakkak siz dirileceksiniz” kâfir olanlar mutlaka şöyle derler; “- Bu söylediğin apaçık bir aldatma ve bâtıldan başka bir şey değil...”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Daha önce hâkimiyeti su üzere olan Allah, gökleri ve yeri altı gün(devre)de yarattı. Ki; hanginizin iş ve amelce daha iyi olduğunu görsün. Eğer onlara: “Ölümden sonra dirileceksiniz” dersen, o kâfirler: “Bu apaçık bir büyüden başka bir şey olamaz” diyecekler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gökleri ve yeri altı evrede yaratan Allah'tır. Onun kudret tahtı suyu kullanmasında idi. Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu tesbit etmek için sizi imtihan etmektedir. Eğer sen, “Ölümden sonra diriltileceksiniz” desen, kâfirler hemen, “Bu, apaçık sihirden başka bir şey değildir” diye karşılık verirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizin hanginiz daha güzel iş görecek diyerek, sizi sınamakçin, arşı su üstünde iken, altı günde göklerle yeri yaratan O'dur, eğer ki sen onlara: «Öldükten sonra, yine dirilirsiniz» diyecek olsan, kâfir olan kimseler, kesin olarak derler ki: «Bu açık bir büyüdür!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, hanginizin davranışlarının daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı henüz su üzerinde iken gökleri ve yeri altı evrede/aşamada yaratandır. Böyle iken sen onlara: “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, o inkârcılar: “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.
Bkz. 18/7, 21/35, 41/11-12, 67/2“Arşı henüz su üzerinde iken” deyimi: henüz varlık alemi yaratılmadan anlamındadır. Yaratılıştaki muhteşemliğe ve Rabbimizin sonsuz kudret ve gücüne vurgu yapmak maksadıyla kullanılan bir metafor olarak anlayabiliriz.  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtı ve arzı altı günde yaratan odur. ’Arş evvelâ su üzerinde idi Allâh içinizden kim hayâta müstehak oldığını tecrübe itdi. Sen ânlara öldükden sonra dirileceksiniz didiğin vakit kâfirler bu âşikâr bir sihirdir cevâbını viriyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Arş'ı su üzerinde iken, hanginizin daha güzel işi işleyeceğini ortaya koymak için, gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. And olsun ki, "Siz gerçekten, ölümden sonra dirileceksiniz" desen, inkar edenler: "Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı[272] su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.
“Arş” kavramıyla ilgili olarak ayrıca bakınız: A’râf sûresi, 54. âyet.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Arşı, su üzerinde iken hanginizin daha güzel davranacağını denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. Eğer sen, “Öldükten sonra mutlaka diriltileceksiniz” desen kâfirler derhal, “Bu büyü gibi bir düzmecedir” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki, (Resûlüm!):  «Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz» desen, kâfir olanlar derhal «Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir» derler.  
 Göklerin ve yerin altı günde yaratılması meselesi için A’râf Sûresi 54. âyetin izahına bakınız. Arş: Kâinattaki bütün cisimleri kuşatan ve mahiyetini bilemediğimiz bir şeydir. Müfessirlerin bu âyetle ilgili açıklamalarına göre, Allah Teâlâ, önce Arş’ı, sonra suyu, daha sonra da gökleri ve yeri yaratmıştır. Arş’ın su üzerinde olması ona bitişik olmasını gerektirmez. Nitekim göklerin de yerin üzerinde olduğu söylenir, fakat bununla göklerin yere bitişik olduğu kasdedilmez.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O, hanginizin daha iyi iş yaptığını test etmek için gökleri ve yeri altı günde yaratandır.* Egemenliği suyun üzerinde idi.** Buna rağmen, kafirlere, "Siz ölümden sonra diriltileceksiniz," desen, kafirler, "Bu, ancak açık bir büyüdür (kandırıcı bir sözdür)," diyeceklerdir.
* Altı gün ifadesi, karşılaştırma imkanı sağlayan bir birimdir. Örneğin, tüm galaksiler sisteminin iki günde yaratılmasına karşın yerkürenin dört günde yaratıldığını öğreniyoruz (41:10-12). Kuran'da zaman mutlak değil, görelidir (32:5 ve 70:4). ** Yeryüzü önceleri suyla kaplıydı; karalar daha sonra belirdi.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O, öyle bir Allah'dır ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Onlara "öldükten sonra tekrar dirileceksiniz" dersen, o kâfirler de kesinlikle sana: " Bu apaçık bir sihirden başka birşey değildir." diyecekler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem o odur ki Gökleri ve yeri altı günde yarattı, Arşı, su üstünde idi, hanginiz daha güzel amel yapacaksınız diye sizi imtihan meydanına çıkarmak için, böyle iken alimallah, «siz öldükten sonra ba'solunacaksınız» dersen küfredenler mutlak şöyle derler: «bu apaçık bir aldatmadan başka bir şey değil»
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (Allah ki) hanginizin daha güzel amel yapacağını (sizin için) ortaya çıkarmak (ve böylece dünyada iken işlemiş olduğunuz amellere, âhirette kendinizi şahit tutmak) için gökleri ve yeri (hikmetine binâen, bir anda yaratmak yerine, dünya günlerinden) altı gün (miktarına denk gelecek bir süre) de, (altı evrede) yaratandır. O’nun (zaman ve mekândan münezzeh olan Allah’ın, yaratmış olduğu en büyük cisim olan) arşı, (henüz âlemler yaratılmadan önce) su üzerinde idi. (Resûlüm!) Onlara, “Hiç şüphesiz, sizler ölümden sonra diriltileceksiniz!” desen, kâfir olanlar mutlaka, “Bu apaçık bir sihirden (aldatıcı bir sözden) başka bir şey değildir!” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gökleri ve yeri altı günde¹ yaratan O'dur. Daha önce arşı² su üzerindeydi. Sizi yaratması, hanginizin iyi şeyler yapacağını sınav yapmak içindir. Eğer gerçeği yalanlayan nankörlere: “Gerçekten siz, öldükten sonra diriltilecekseniz.” desen, “Bu ancak apaçık bir büyüdür.” diyecekler.
1- Altı evrede, altı aşamada. 2- Egemenliği.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, hanginizin ameli (haal-ü hareketi) daha güzel olduğu (hususunda) sizi imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yaratandır. (Bundan evvel ise) arşı su üstünde idi. And olsun ki «Ölümden sonra muhakkak yine diriltileceksiniz» desen kâfir olanlar mutlakaa «Bu, apaçık bir aldatmadan başka (bir şey) değildir» derler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve amelce hanginiz daha güzeldir diye sizi imtihân etmek için, gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur; arşı ise (daha önce) su üstünde idi.(2) (Ey Resûlüm!) Celâlim hakkı için, “Muhakkak siz öldükten sonra diriltilecek olan kimselersiniz!” desen, inkâr edenlermutlaka: “Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir!” der.
(2)“Manzûme-i şemsiye (güneş sistemi) ile arz (dünya) dest-i kudretin (Allah’ın kudretinin) madde-i esîriyeden (maddenin en küçük parçası olan esir maddesinden) yoğurmuş olduğu bir hamur şeklinde imiş. Madde-i esîriye, mevcûdâta nazaran (varlıklara nisbetle) akıcı bir su gibi mevcûdâtın aralarına nüfûz eden(işleyen) bir maddedir.*وَكاَنَ عَرْشُهُ عَلَي الْمَٓاءِ [Arşı ise (daha önce) su üstünde idi] âyeti şu madde-i esîriyeye işârettir ki, Cenâb-ı Hakk’ın arşı (Arş-ı A’zamı) su hükmünde olan şu esir maddesi üzerinde imiş. Esir maddesi yaratıldıktan sonra, Sâni‘in (herşeyi san‘atla yaratan Allah’ın) ilk îcadlarının tecellîsine(görünmesine) merkez olmuştur.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 238)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O (Allah) ki gökleri ve yerküreyi (bütün evreni) altı evrede (aşamada) yaratmıştır; (daha önce) Onun egemenliği ise, su (yani su gibi saydamlaşan evren ya da su oluşturan hidrojen) üzerinde idi. (İşte bütün bunları) hanginizin amel (eylem ve ahlakı) konusunda daha iyi olduğunu sınamak için yaptı. Şimdi sen (ey Resulüm,) kalkıp da "Muhakkak siz ölümden sonra yeniden diriltileceksiniz!" desen, inkâr etmiş olanlar, bu açıkça büyüden (aldatmadan) başka bir şey değildir, diyecekler. (*)
(*) Big Bang: (Büyük Patlama) olayına göre evren bundan yaklaşık 15 milyar yıl önce büyük bir patlamayla oluşmaya başladı. (Big Bang) adı verilen bu büyük patlama sonrasındaki süreçte gök adalar, yıldızlar, gezegenler ve diğer gök cisimleri meydana geldi… Büyük patlama denklemlerle ve gözlemlerle doğrulanıyor. EVRENİN GENİŞLİYOR OLUŞU kuramın en büyük kanıtı. Genişlemenin en büyük kanıtı ise gökadaların bizden uzaklaşıyor olması. Yani evren her geçen zamandan bir önceki vakite göre biraz daha geniş daha soğuk ve daha az yoğun hale geliyor. BU SÜRECİ TERSİNE DOĞRU İZLEDĞİMİZDE BÜYÜK PATLAMAYA ULAŞIYORUZ… Büyük Patlama kuramını destekleyen bir başka gözlem de “kozmik mikrodalga fon ışınımı”nın varlığı. İlkel evren saydam değildi. Atomlar oluşmadan önce ortam çok yoğun olduğundan ışınım yayılamıyordu. Evrenin soğumasıyla, Büyük Patlama’dan 380.000 yıl sonra elektronlar ve atom çekirdekleri birleşti ve atomları oluşturdu. Bu sırada evren saydamlaştı ve ışınım yayılmaya başladı… Yani Evren’i doğuran büyük patlamadan 380 bin yıl sonra uzay yeterince soğuyup saydamlaşmıştır. Kaynak: Evren Nasıl Oluştu? - studylibtr.com // https:// studylibtr.com/doc/2247236/ evren-nasıl-oluştu%3F) Ayrıca ayette altı yevm/dönem ve aşamada yaratılan maddenin ilk şekli, tek proton ve elektrondan oluşan hidrojendir. “Hidrojen” kelimesi Eski Yunancada “su oluşturan”manasına gelir. Hidrojen Evren’de en fazla ve en yaygın bulunan elementtir. Diğer bütün elementler başlangıçtaki hidrojenden veya daha sonra ondan türemiş diğer elementlerden meydana gelir. Bilim adamları, Evren’in meydana geldiği Büyük Patlama’dan sadece bir an sonra tüm maddelerin "kuark-gluon plazması" denilen sıvı bir halde olduğunu belirtiyor. (EVRENSEL BOYUTTAKİ YARATILIŞIN KURAN’DAKİ ZAMAN BİRİMİ > Arş ve Su (Mai) http://www. maksimum.com/teknoloji/haber/28/29647 .php ) İşte büyük patlamadan sonra henüz evren yaratılmamışken, yüce yaratıcının arşı (hüküm ve egemenliği) su gibi saydamlaşan evren ya da su oluşturan hidrojen üzerinde idi…(Ama yine en doğrusunu Allah bilir.) Bugün bilim dünyasının ortak kanısı haline gelmiş ve oldukça ciddî kanıtlarla desteklenen teoriler, kâinatın sıfır hacim ve sonsuz yoğunlukta, trilyonlarca derece sıcaklıkta bir kozmik çorbadan yaratılmış olduğu ve daha sonra da adım adım atom parçacıklarının inşa edildiği yönündedir. Buna göre, kâinatın ilk dönemlerinde, madde bütünüyle hidrojen çekirdeklerinden ibaretti ki, halen de kâinattaki maddenin dörtte üçünün hidrojenden ibaret olduğu hesaplanmaktadır. Hidrojen ise suyun hammaddesidir, sözcüğün kökü “su”dan gelmekte ve hidrojen adı da “suyu doğuran” anlamını taşımaktadır. (الله اعلم). Ayrıca hem ‘’sitte te eyyam’’ hem de Allah arşının (egemenliğinin) su (suyu oluşturan hidrojen) üzerinde olduğuna dair aşağıdaki açıklamalara da bkz: . والأيام الستة ليست هي أيامنا فلا يقال ابتدأ بالأحد وانتهى بالجمعة; لأن أيامنا نشأت بعد خلق السماوات والأرض، وارتباط الأرض بالشمس والقمر والنسبة بينهما وكل يدور في فلكه، والشمس والقمر بحسبان إنما يراد بالستة أيام الأدوار الكونية،. وكان عرشه على الماء يصح أن نقول - والله سبحانه أعلم بمراده - إن العرش كناية عن السلطان الكامل، وفي ذلك تصوير لتدبير ملكه وخلقه في أرزاقهم وأقواتهم وبقائهم والتماسك بين أجزاء السماء والأرض وكيف ينزل الغيث وينبت الأرض بعد موتها وكيف يمسك السماوات والأرض أن تزولا، وكيف يحفظ الوجود كله وهو الحي القيوم الذي لا تأخذه سنة ولا نوم. وهذا قد يكون معنى العرش فيما أحسب (زهرة التفاسير) في ستة أيام من أيام الله في الخلق والتكوين وما شاء من الأطوار، لا من أيامنا في هذه الدار التي وجدت بهذا الخلق لا قبله، فلا يصح أن تقدر أيام الله بأيامنا -- وقد أثبت علماء الفلك أن أيام غير الأرض من الكواكب التابعة لنظام شمسنا تختلف عن أيام هذه الأرض في طولها بحسب أجرامها وأبعادها وسرعتها في دورانها، وأن أيام التكوين بخلقه تعالى من الدخان الذي يعبرون عنه بالسديم شموسا مضيئة تتبعها كواكب منيرة - يقدر اليوم منها بألوف الألوف من سنينا هذه. ( تفسير المراغي) ويجوز أن يكون المراد من العرش ملك الله وحكمه تمثيلا بعرش السلطان ، أي كان ملك الله قبل خلق السماوات والأرض ملكا على الماء (التحرير والتنوير) ففي الانفجار الكوني الأول وقبل تشكل العناصر المادية المختلفة كان الكون كله مؤلفاً من عنصر واحد هو الهيدروجين ففي هذه المرحلة لم يكن ثمة مجرات ولا ولاكواكب ولا نجوم ولا حياة سوى الهيدروجين (مولد الماء). وفي هذه المرحلة كان أمر الله على مولد الماء، فقال: {وكان عرشه على الماء}  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O’nun arşı su üzerinde idi, hanginiz daha güzel ameller yapacağını bilmesi ve sizi imtihan etmesi için, gökleri ve yerleri altı günde yaratan O’dur. Eğer sen onlara “Ölümden sonra tekrar diriltileceksiniz” desen, getirdiğin haberi inkâr edenler aralarında “O zaman diriltilme olayı açıkça bir aldatmaca” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Odur yerleri, gökleri altı günde yaratan.ondan önce egeliği su üzerinde idi. Bu yaratma, hanginizin işlediğinin daha güzel olduğunu sınamak içindi. Eğer sen onlara : "Gerçekten sizler öldükten sonra dirileceksiniz "diyecek olursan, o tanımazlar yine de : "Bu olsa olsa, apaçık bir büyüdür" derler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hanginizin ameli daha güzel olduğunu denemek [³] için gökleri ve yeri altı günde yaratan O/dur. Bunlardan evvel arşı su üstünde idi. Eğer onlara öldükten sonra dirileceksiniz diyecek olursan kâfir olanlar «— bu da, mutlak büyücülükten başka bir şey değildir» diyeceklerdir.
[3] Denemek muamelesinde bulunmak, muti' ile âsiyi halka bildirmek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Arş’ı su üzerindeyken³, hanginizin daha iyi/güzel iş yaptığını sınamak için⁴, gökleri ve yeri altı günde/evrede yaratan O’dur. Şimdi sen onlara, “Ölümden sonra mutlaka dirileceksiniz” desen, inkâr edenler de elbette, “Bu, apaçık bir sihirden/sihirbaz sözünden başka bir şey değildir!” derler.
3 Arş, ilahî hükümranlığın ve kudretin sembolüdür. Arş’ın su üzerinde olması demek Allah’ın hayat verme gücünün, daha önce var ettiği suda tecellisi demektir. Nitekim Allah diğer ayetlerde her canlıyı sudan yarattığını söylüyor. Buna göre, hayat suda başlayıp evrimleşmiş gözüküyor. Daha hiçbir canlı yokken, bu aşamada bile ilahî irade, ileride akıl sahibi insanların yaratılacağını ve onların bir sınavdan geçirileceğini tasarlayıp irade etmiştir. Krş. A’râf, 7/54; Enbiyâ, 21/30 4 Krş. Mülk, 67/2  
Kadri Çelik
swap_vert close
Henüz su üzerinde egemen iken (âlemler yaratılmadan önce), hanginizin daha güzel amelde bulunacağını denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. “Siz Gerçekten ölümden sonra dirileceksiniz” desen, şüphesiz küfre sapanlar, “Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Allah ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Bütün kainat yaratılmadan önce O’nun Arş’ı, su üzerinde idi. Allah, bütün canlı varlıklara su ile hayat verdi. Böylece Allah, hanginizin daha güzel ve yararlı davranışlar göstereceği konusunda sizi imtihân etmek için evreni, hayatı ve ölümü yarattı. Çünkü O, hiçbir şeyi anlamsız ve boş yere yaratmamıştır.Hal böyleyken, ey Müslüman, eğer sen onlara, “Bakın, hepiniz öldükten sonra yeniden diriltilip hesaba çekileceksiniz!” desen, ilâhî adâleti inkâreden kâfirler, “Bu apaçık bir büyüdür. Böyle bir iddia, düpedüz adam aldatmaktan, göz boyamaktan ibarettir.” diyeceklerdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O’nun arşı Su üzerinde iken, hanginizin daha güzel iş yapacağını sınaması için Yer’i ve Gökler’i altı günde / dönemde yaratmış olan O’dur. And olsun sen: -“Ölüm’den sonra siz yeniden diriltilmiş (olacak)sınız” dediğinde, inkâr etmiş olanlar elbette: “Bu ancak açıkça bir sihir!” diyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, gökleri ve yeri altı zamanda yaratmıştır. Allah'ın evreni, daha önce sıvıdan ibaretti. Amacı ise sizi, en güzel iş yarışına sokmaktı. Resulüm! Sen onlara: " öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz " desen, İnkarcılar: " bu bir kandırmaca. " derler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gökyüzünü ve yeryüzünü altı günde yaratan odur. Bunları yaratırken yönetim merkezi olan Arş’ı su üzerinde idi. Gördüğünüz her şey; üzerinde düşünmeniz, nimetleri takdir etmeniz, Allah’ın yasalarına uyarak iyi bir insan olmanız, yaptığınız işlerle denenmeniz için yaratıldı. Böyle iken onlara; "Öldükten sonra dirileceksiniz!" desen, inkâr edenler mutlaka: "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." derler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O, hanginizin davranış olarak daha güzel olacağını denemek için [arş]ı su üzerindeyken [*] gökleri ve yeri altı günde (dönemde) yaratandır. [*] “Ölümden sonra şüphesiz ki diriltileceksiniz!” desen, kâfir olanlar elbette “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir!” derler.
Bu ifadenin hakikatte neyi karşıladığını bilemediğimizi itiraf etmeliyiz.,Benzer mesajlar: A‘râf 7:54; Yûnus 10:3; Hûd 11:7; Ra‘d 13:2; Furkân 25:59; Secde 32:4; Kâf 50:38; Hadîd 57:4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Arş’ı su üzerinde iken, hanginizin daha iyi işler yapacağını denemek için gökleri ve yeri altı zaman diliminde yaratan O (Allah)’tır.¹ Gerçekten o kâfirlere: “siz ölümden sonra mutlaka diriltileceksiniz” dersen, onlar da (sana): “Bu açıkça bir büyüden başka bir şey değildir.” diyecekler.
1 Âyetin bu bölümü: “Gücü sıvı (haldeki âlem) üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratan O (Allah’tır.)” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O’dur, gökleri ve yeri altı evrede yaratan; Ve [hayatı yarattığı sürece] O’nun kudret tahtı suyun üstündeydi. ¹⁰ [Allah size böylece O’na olan bağımlılığınızı hatırlatıyor] ki sizi sınayıp hanginizin eylem ve davranışca iyi olduğunu ortaya koysun. Şöyle ki: eğer (sen, ey Peygamber,) [insanlara:] “Unutmayın ki, ölümden sonra diriltileceksiniz!” ¹¹ desen, hakkı inkara şartlanmış olanlar hemen, “Açıkçası, bu büyüleyici bir vehimden başka bir şey değil!” ¹² diye karşılık verirler.
10 Eyyâm (lafzen, “günler”) sözcüğünü “evre/safha” ve ‘arş (taht) sözcüğünü de “kudret tahtı” olarak aktarmamız hakkında. bkz. 7. sure 43. not. “O’nun kudret tahtı suyun üstündeydi” ifadesiyle yapılan atıf, Allah’ın iradesine bağlı olarak hayatın bütünüyle suda başlayıp evrimleştiğini işaret eder gibi gözüküyor ki, bu husus Kur’an tarafından açıkça ortaya konduğu gibi (bkz. 21:30 ve ilgili 39. not) yakın zamanlarda biyoloji alanında yapılan araştırmalarla da doğrulanmıştır. Yine de kesin gözüyle bakılamayacak olan bu yorumun, önceki ayette geçen “yaşayan hiçbir canlı” ifadesiyle de desteklendiği söylenebilir. “Hayatı yarattığı sürece” ifadesiyle yaptığımız parantez içi ilave Reşid Rıza’nın bu ayet hakkındaki uzun yorumunda ileri sürdüğü görüşle bağdaşım içindedir (Menâr XII, 16 vd.).11 Bu ayette olduğu gibi sonraki üç ayetin de başında yer alan le-in (“nitekim, eğer”) ifadesi, atıfta bulunulan durumun tipik karakterini -yani, sık rastlanan bir durum olduğunu- belirtmek içindir. Kanaatimizce, yerine göre, “nitekim, eğer...”, “şöyle ki, eğer” ya da “yine, eğer” ifadeleriyle aktarılması yerinde olacaktır.12 Çoğu zaman “büyü” ya da “sihir” anlamında kullanılan sihr terimi öncelikle “bir şeyi asıl (yahut tabii) durumundan çıkarıp başka bir duruma sokmayı, mahiyetini değiştirmeyi” ifade eder (Tâcu’l-‘Arûs); dolayısıyla, sahte ya da gerçek dışı olan bir şeyi gerçekmiş gibi göstermek anlamına gelir. Bununla birlikte, “ölümden sonra tekrar diriltileceksiniz” şeklindeki Kur’ânî ifade, Râzî’nin de belirttiği gibi, sihr sözcüğüyle doğrudan nitelendirilebilecek “fiilî” bir durumu işaret etmediğine göre, bu ifadenin, bununla dile getirilen olguya inanmayanlar tarafından bile “büyücülük” ya da “sihirbazlık” olarak tanımlandığını ileri sürmek mantık dışı olacaktır. Öte yandan, inanmayanların ölümden sonra kalkış doktrinini, sırf, dünya hayatının tadını çıkarabilecek durumda olanları bundan alıkoymayı (Râzî), yoksul ve talihsiz insanları da bu dünyadaki kötü talihlerine uyuşuk bir biçimde boyun eğdirmeyi amaçlayan “büyüleyici ya da uyuşturucu bir vehim, bir kuruntu” olarak görüp küçümseme tavrı içinde reddettikleri ortadadır. Ayette geçen sihr sözcüğünün bu bağlam içindeki anlamı da budur zaten. (Karş. inanmayanların, Muhammed (s) için, “gözbağcı” anlamında, kullandıkları “sâhir” lakabının geçtiği 10:2.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gökleri ve yeri altı aşamada yaratan O’dur. O, hanginiz daha güzel amel yapacak diye sizi sınamak için hükümranlığının en büyük göstergesi olan hayatı su ile başlatmış idi. Eğer onlara “Öldükten sonra kesinlikle yeniden diriltileceksiniz” diye söylesen o gerçeği örtbas eden kâfirler: “Bu apaçık sihirden/aldatmacadan başka bir şey değildir” derler. 10/3, 32/4, 57,4, 21/30, 24/45, 25/54, 18/36, 34/3, 41/50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine O (bile) gökleri ve yeri altı aşamada yaratmıştır;[¹⁶⁹³] ve O’nun Kudret Makamı’nın (en büyük tecellisi olan hayat) su üzerinde kaimdir.[¹⁶⁹⁴] (Bütün bunları) hanginizin eylem ahlâkı konusunda daha iyi olduğunu sınamak için yapmıştır.[¹⁶⁹⁵] Şimdi sen kalkıp da, “Muhakkak siz ölümden sonra yeniden diriltileceksiniz!” desen, küfre saplananlar hemen “Hah, al sana bir numara daha!” derler.[¹⁶⁹⁶]
[1693] Parantez içindeki “bile”, cümlenin telmihine dayanır. Zımnen: Kudreti sonsuz Allah bile göğü-yeri aşamalı bir biçimde bir yasaya bağlı olarak yarattı. Siz ey mü’minler! Toplumsal dönüşümün bir çırpıda olmasını, başarının plansız programsız ve nizamsız intizamsız gelmesini mi bekliyorsunuz? [1694] “Biz her canlıyı sudan var ettik” ışığında (21:30). Eski Ahid’de de buna çok benzer simgesel bir ifade bulunmaktadır (Tekvin 1:2). Ebu Müslim, ilâhî kudretin mecazî bir tasviri olarak anlar (Râzî). Fakat bağlam, sonsuz kudretin canlıların elementer kökende birliği üzerinden kendini duyurduğunu îmâ ve ifşa etmektedir. [1695] Bu ibare, “yeryüzünde halife” olan insanın eşref-i mahlukat olma iddiasını destekler gibi görünmektedir. En azından ilâhî şaheser olan insanı kuşatan en küçükten en büyüğe bütün bir çevrenin, insanın varoluşu için var edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yeryüzü insan için, insan imtihan için yaratılmıştır (Krş: 67:3). [1696] Sihrin mânalarından biri de “hileli söz” ya da “el oyunlarıyla aldatma”, yani Türkçedeki çağrışımlarıyla “numara çekme”dir. Müşrikler ölümden sonra dirilişi sihir olarak nitelerken, hiç kuşkusuz bununla sihrin “kara büyü” anlamını kastetmiyorlardı (Konuyla ilgili notlar için bkz: 74:24; 7:116 ve 2:102).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar) Allah, -hanginizin daha güzel amel işleyeceğini denemek için- Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. (Ey Muhammed, buna rağmen) Eğer sen onlara: "Ölümden sonra muhakkak yine dirileceksiniz" desen, kafir olanlar mutlaka "Bu apaçık bir büyüden (bir aldatmadan) başka birşey değildir" diyeceklerdir. (Onlar Peygamber ile "azap ne zaman, başımıza indir de görelim"? diye de alay ederler.)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve O gökleri ve yeri altı günde yarattı. Ve onun Arş’ı su üzerinde idi. (Bu kâinâtı yarattı) Ki, hanginizin daha güzel iş yaptığınızı denesin. Ve eğer sen: "Öldükten sonra diriltileceksiniz" desen, inkâr edenler, mutlaka: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir. " derler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O, O'dur ki (o Hâlik-ı Azîm'dir ki) gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır ve O'nun Arş'ı su üzerinde idi. Hanginizin amelce daha güzel olduğunuzu imtihan için (yaratmıştır). Ve eğer sen desen ki: «Siz öldükten sonra şüphe yok ki, yine diriltileceksinizdir.» Elbette ki kâfir olanlar diyeceklerdir ki: «Bu bir apaçık büyüden başka değildir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem O'dur ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Bundan önce ise Arş'ı su üstünde idi. Bu kâinatı yaratması sizden hanginizin daha güzel iş yapacağını ortaya koymak içindir. Böyle iken sen onlara “öldükten sonra elbette dirileceksiniz. ” dersen, o kâfirler bunu haber veren Kur'ân'ı kasdederek “Bu, aldatıcı olma yönünden, besbelli bir büyüden başka bir şey değil! ” derler. [23, 115-116; 38, 27; 18, 7; 43, 87; 75, 6, 36]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gökleri ve yeri altı günde yaradan O'dur. O zaman Arş'ı su üzerinde idi. (Bu kainatı yarattı) Ki, hanginizin daha güzel iş yaptığınızı denesin. Böyle iken yine sen: "Öldükten sonra diriltileceksiniz" desen, inkar edenler, mutlaka: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." derler.
Gökler ve yer yaratılırken Allah'ın Arşının su üzerinde olması, belki de kâinâttaki hayâtın büyük ölçüde suya dayalı olduğuna işârettir. Nitekim Tevrât'ın, yaratılış sırasında "Allah'ın Ruhu suların yüzü üzerinde hareket ediyordu" (Tekvîn: 1/2) ifâdesinde de, suyun hayât kaynağı olduğuna işâret sezilmektedir. Gerçekten Allah, kâinâtın tahtı durumunda olan hayât ile kâinâtı yönetmektedir. Bu da suya bağlıdır. Gerçeği Allah bilir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O Allâh Te'âlâ'dır ki a'mâlde hanginizin daha iyi oldığını imtihân içün gökleri ve yeri altı günde yaratdı. 'Arş o zamân su üzerinde idi. Sonra (Yâ Muhammed) eğer onlara, "Siz öldükden sonra dirilüb mezarlarınızdan çıkarsınız" disek kafirler "Bu âşikâr bir sihirdir" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Allah’tır. Bunu, sizi zorlu bir imtihandan geçirmek ve hanginizin daha iyi davranacağını belirlemek için yapmıştır. O sırada yönetim merkezi (arşı) suyun üstündeydi. Onlara: “Öldükten sonra tekrar dirileceksiniz” desen ayetleri görmezlikten gelenler, hemen cevabı yapıştırır ve “Bu açıkça bizi büyüleme çabasından başka bir şey değil” derler.
Şaban Piriş
swap_vert close
O'nun arşı su üzerinde iken hanginiz daha güzel çalışacak diye denemek için gökleri ve yeri altı aşamada/ günde yaratan O'dur. Şayet sen:-Kesinlikle siz, öldükten sonra yine dirileceksiniz, demiş olsan, inkar edenler:-Bu apaçık büyüden /aldatmadan başka bir şey değildir, derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Arşı su üzerinde iken, hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye sizi sınamak için gökleri ve yeri altı günde yaratan Odur.(3) Şimdi sen “Ölümden sonra tekrar diriltileceksiniz” desen, o kâfirler diyecekler ki, “Bu apaçık bir büyüden başka birşey değil.”
(3) “Arşı su üzerinde iken” deyimi (1) zaman, (2) su, (3) Arş kavramları açısından incelendiğinde, bundan farklı yorumlar çıkarılabilmektedir. Eğer âyette kastedilen zaman kâinatın yaratılışından önce ise—ki zaman da kâinatla beraber var olduğu için, öyle bir “zamanı” ezel kavramı içinde düşünmek daha doğru olur—o takdirde “su” sözcüğünün burada bir istiareden ibaret olduğunu ve Arş gibi, onun da gerçek niteliğini bilemeyeceğimizi kabul etmemiz gerekir. Kâinatın ilk yaratılış aşamalarında ise, bizim dünyamızın “su” kavramına oldukça yaklaşmış oluruz. Çünkü, bugün bilim dünyasının ortak kanısı haline gelmiş ve oldukça ciddî kanıtlarla desteklenen teoriler, kâinatın sıfır hacim ve sonsuz yoğunlukta, trilyonlarca derece sıcaklıkta bir kozmik çorbadan yaratılmış olduğu ve daha sonra da adım adım atom parçacıklarının inşa edildiği yönündedir. Buna göre, kâinatın ilk dönemlerinde, madde bütünüyle hidrojen çekirdeklerinden ibaretti ki, halen de kâinattaki maddenin dörtte üçünün hidrojenden ibaret olduğu hesaplanmaktadır. Hidrojen ise suyun hammaddesidir, sözcüğün kökü “su”dan gelmekte ve hidrojen adı da “suyu doğuran” anlamını taşımaktadır. Bu açıdan yaklaşıldığında, kâinatın, uzun çağlar boyunca ağırlıklı olarak hidrojen üzerinde tecellî eden İlâhî irade ile şekillendiğini ve suyun hammaddesi ile göklerin ve yerin yaratılarak bugünkü halini aldığını söyleyebiliriz. Eğer âyetteki ibare “yerin yaratıldığı” zamana işaret ediyorsa, bu defa, bizim bildiğimiz suya iyice yaklaşmış oluruz. Her üç halde de, suyun yaratılış için taşıdığı önem aşikârdır. “Arş” sözcüğüne gelince: Allah’ın kudret ve egemenliğini ifade etmesi itibarıyla bu sözcüğün su ile olan ilişkisi de açıktır; çünkü Allah’ın ilim, irade, kudret ve rahmetinin eserleri, bütün ihtişamıyla, hayat üzerinde kendilerini göstermektedir ve hayat da suya bağlıdır ki, 21:30’da buna işaret edilmiştir. “Arş” ve “altı gün” kavramları ile ilgili olarak 7:54’te de bazı açıklamalar geçmiştir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O, odur ki, gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır. O'nun arşı da su üzerinde idi. Böyle yapması, iş ve davranış yönünden hanginizin daha güzel olduğunu belirlemek için sizi denemeye yöneliktir. Sen, "Kuşkusuz, sizler ölümden sonra diriltileceksiniz!" dediğinde, küfre batanlar hemen ve kesinlikle şöyle derler: "Bu apaçık bir büyüden başka şey değildir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol oldur kim yarattı gökleri daħı yiri altı günlerde daħı oldı-y-ıdı 'arşı śu üzere tā śınaya sizi ķanķıñuz görklürekdür 'ameldin yaña. daħı eger eyidesin [112a] “bayıķ siz dirildinilmişlersiz ölümden śoñra” eyideler anlar kim kāfir oldılar “degül uşbu illā cādūlıķ bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol Tañrı oldur kim yaratdı gökleri ve yirleri altı günde. Tañrı Ta‘ālānuñ‘arşı ṣu üstine‐y‐idi. Sizi ṣınamaġ‐ıçun ḳanḳıñuz yaḫşı ‘amel işler. Daḫı eger eyitseñ ki siz diri olacaḳsız ölümden ṣoñra. Eyideler kāfirler: Uşbu āşikāre,ulu siḥrdür, diyeler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ərşi su üzərində ikən hansınızın daha gözəl əməl (itaət) sahibi olacağını sınayıb bilmək üçün göyləri və yeri altı gündə yaradan Odur. (Ya Peyğəmbərim!) Əgər desən ki: “Siz öləndən sonra, həqiqətən, dirildiləcəksiniz!”, kafir olanlar: “Bu, açıq-aşkar sehrdən (yalandan) başqa bir şey deyildir!” – deyə cavab verərlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And He it is Who created the heavens and the earth in six Days and His Throne was upon the water that He might try you, which of you is best in conduct. Yet if thou (O Muhammad) sayest: Lo! ye will be raised again after death ! those who disbelieve will surely say : This is naught but mere magic.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He it is Who created the heavens and the earth in six Days(1501) - and His Throne was over the Waters - (1502) that He might try you,(1503) which of you is best in conduct. But if thou wert to say to them, "Ye shall indeed be raised up after death", the Unbelievers would be sure to say,(1504) "This is nothing but obvious sorcery!"
1501 Seen. 1031 to 7:54. 1502 It is scientifically correct to say that all life was evolved out of the waters, and this statement also occurs in the Qur'an, 21:30. Some such meaning, I think, also attaches to the Gen. 1:2. The past tense "was" refers to the time before life developed in solid farms, on land and in air. (R). 1503 The Creation we see around us is not idle sport or play (in Hindi, Lila) or whim on the part of Allah. It is the medium through which our spiritual life is to develop, with such free will as we have. This life is our testing time. 1504 The Unbelievers, who do not believe in a Future life, think all talk of it is like a sorcerer's talk, empty of reality. But in this they show their ignorance, and they are begging the question.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهُوَ
ve O
الَّذ۪ي
O zattır ki
خَلَقَ
yarattı
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
ف۪ي
içinde
سِتَّةِ
altı
اَيَّامٍ
gün
وَكَانَ
ve idi
عَرْشُهُ
Arş'ı
عَلَى
üstünde
الْمَٓاءِ
su
لِيَبْلُوَكُمْ
sizi imtihan etmek için
اَيُّكُمْ
hangi- nizin
اَحْسَنُ
daha gü- zeldir
عَمَلاًۜ
ameli
وَلَئِنْ
ve and- olsun eğer
قُلْتَ
dersen
اِنَّكُمْ
şüphe- siz siz
مَبْعُوثُونَ
diriltileceksiniz (diriltilmişler)
مِنْ بَعْدِ
sonra
الْمَوْتِ
öldükten
لَيَقُولَنَّ
hemen derler
الَّذ۪ينَ
o kimse-ler ki
كَفَرُٓوا
kâfir oldular
اِنْ
değil- dir
هٰذَٓا
bu
اِلَّا
an- cak
سِحْرٌ
bir sihir
مُب۪ينٌ
apaçık
O, hanginiz amelce daha güzel yapacak diye sizi imtihan etmek için Arş'ı (yaratılış) su(yu)* üstünde iken gökleri ve yeri altı günde (safhada) yaratandır. (Resulüm!) Eğer sen (onlara) "öldükten sonra şüphesiz diriltileceksiniz" desen, kâfir olanlar hemen, "bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" derler.
*Bu su, tüm canlıların yaratıldığı sudur.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سِتَّة
İsim
س ت ت
Altı
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَرْش
İsim
ع ر ش
Çatı, Arş, taht, çardak
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
بَلٰى
Fiil-I
ب ل و
İmtihan etti, denedi, test etti, bela verdi
اَىّ
Soru eki
اَىّ
Hangi, hangisi, nasıl
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَبْعُوثُون
Edilgen fiil
ب ع ث
Diriltilecek olanlar, diriltilmişler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
سِحْر
İsim
س ح ر
Sihir
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan