close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 64. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyâ kavmi hâżihi nâkatu(A)llâhi lekum âyeten feżerûhâ te/kul fî ardi(A)llâhi velâ temessûhâ bisû-in feye/ḣużekum ‘ażâbun karîb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey kavmim, işte şu Allah'ın dişi devesi, size bir mucize. Bırakın onu da yeryüzünde yiyip gezsin ve ona kötülükle dokunmayın, sonra pek yakın bir azap gelip çatar size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ey kavmim, işte bu, size bir ayet (mucize) olarak Allah’ın (kayadan çıkarıverdiği) dişi devesidir; onu serbest bırakın, (ki) Allah’ın arazisinde yesin (içsin dolaşsın). Ona kötülük (vermek niyetiy)le sakın dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azap sarıp kuşatacaktır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Ey kavmim!” diye devam etti. “Bu Allah'a ait olan olan deve, sizin için bir işaret olacaktır. Bunun için onu bırakın, Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey kavmim, bu, benim hak peygamber olduğumu gösteren, sizin için bir mûcize olan Allah'ın dişi devesidir. Bırakın onu, Allah'ın arazisinde yesin, içsin. Kötü bir maksatla ona el sürmeyin. Ona zarar verirseniz eğer, ilâhî bir ceza, tez zamanda işinizi bitirir.”
bk. Kur’an-ı Kerim, 7/33.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey kavmim! Allah'ın şu dişi devesi sizin için bir mucizedir. Onu bırakın Allah'ın toprağında otlasın. Ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ey kavmim, size işte bir ayet olarak Allah'ın devesi; onu serbest bırakın, Allah'ın arzında yesin. Ona kötülük (vermek niyeti)yle dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azab sarıverir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey kavmim! İşte bu gördüğünüz, Allah'ın dişi devesi, size bir mûcizedir. Onu kendi haline bırakın, Allah'ın arzından yayılsın otlasın. Ona fena bir maksadla el sürmeyin, sonra sizi peşin bir azap yakalar.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey kavmim! Bu, Allah’ın devesidir. Sizin için bir mucizedir. Bırakın, Allah’ın arzında otlansın. Ona kötülükle dokunmayın, yakın bir azap sizi yakalar.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın mülkünde yesin. Ona kötülük etmeyiniz; sonra sizi yakın bir azap yakalar.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ey ulusum! Allahın yarattığı şu dişi deve, size bir belge, onu bırakınız da, yesin Allahın kırında, kötülükle dokunmayın, çok yakın bir azap sizi alır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın gönderdiği dişi bir deve! Bırakın onu da Allah'ın arzında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın! Yoksa çok geçmez sizi bir azap yakalayıverir.”
Bkz. 7/73 ve dipnotu, 17/59, 26/155, 54/27-82Hz. Salih’in kavmi kendisinden mucize olarak Allah’ın kendilerine dişi bir deve göndermesini istemişti. Bunun üzerine Allah mucize olarak onlara bir deve göndermişti. Buna rağmen kavminden çoğu yine iman etmemişti. Üstelik Salih Peygamber’in deveyi kesmeme konusundaki uyarılarına rağmen onu keserek isyanlarını ikiye katlamışlardı. Daha sonra da Allah kendilerini çok feci bir şekilde helak etmiştir. Bu konuda daha geniş malumat için A’râf 7/73 dipnotuna da bakabilirsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
"Ey kavmim! buradaki nâka [1] benim nübüvvetime ’alâmetdir. Bırakınız Allâh’ın arzında rahatca otlasun âna hiç bir fenâlık itmeyiniz. Çünki derhâl ’azâba dûçâr olursunuz."
[1] Dişi deve.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah'ın devesidir. Bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın; ona fenalık etmeyin, yoksa siz hemen azaba uğrarsınız"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah’ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey kavmim! İşte size mûcize olarak Allah’ın gönderdiği dişi deve. Onu bırakın Allah’ın mülkünde otlasın. Ona kötülük etmeyin; sonra sizi, yaklaşan bir azap yakalar.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin).  Ona kötülük dokundurmayın; sonra sizi yakın bir azap yakalar.  
 Rivayet edildiğine göre, Sâlih (a.s.)’ın kavmi, ondan, mucize olarak, kayadan deve çıkarmasını istemişler. Hz. Sâlih de onlardan iman edeceklerine dair söz aldıktan sonra namaz kılmış, Allah’a dua etmiş ve mucize olarak büyük bir kayadan bir deve çıkmıştır. Sonra bu deve kendisi gibi büyükçe bir yavru doğurmuştur. Fakat kavminin pek azı iman etmiş, diğerleri yine kâfirliklerinde devam etmişlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ey halkım, ALLAH'ın bu devesi sizin için bir ayettir. ALLAH'ın toprağında bırakın otlansın. Ona kötülük dokundurmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ey kavmim! İşte şu, Allah'ın dişi devesi, size bir mucizedir. Bırakın onu Allah'ın yer yüzünde (otlaklarında) otlasın. Ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azap yakalar."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem ey kavmim, işte şu: «Allahın nâkasi» size âyet, bırakın onu Allahın Arzında yayılsın, ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azâb yakalar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey kavmim! İşte Allah’ın (kayadan çıkardığı) şu dişi devesi, sizin için (benim peygamber olduğumu ispat eden apaçık) bir mu‘cizedir! Onu (serbest) bırakın Allah’ın arzında otlasın. Ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi¹, sizin için bir ayettir.² Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
1- “Halka ait, toplumun ortak malı olan beş yaşında, yavrulu dişi deve. 2- Gösterge, kanıt.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ey kavmim, işte size bir âyet (bir mu'cize) olmak üzere Allahın şu dişi devesi! Artık onu (serbest) bırakın. Allahın arzında yesin. Ona fenalık edib dokunmayın. Binnetîce sizi yakın bir azâb yakalar».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ey kavmim! İşte bu, size bir mu'cize olarak Allah'ın dişi devesidir;(1) artık onu(serbest) bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin)! Ona bir kötülükle dokunmayın! Yoksa sizi yakın bir azab yakalar.”
(1)Sâlih (as)’ın kavminin isteği üzerine Cenâb-ı Hakk, mu‘cize olarak, onlara büyük bir kayanın içinden bir deve çıkarmıştı. (Celâleyn Şerhi, c. 3, 450)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Ey kavmim! Bu, size (davetimin doğruluğuna dair benden beklediğiniz) bir işaret (mucize) olarak Allah’ın (belirlediği) dişi devedir! Bırakın onu da Allah’ın arzında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın! Yoksa çok geçmez sizi bir azap yakalayıverir.” *
(*) Fakat kavmi gittikçe sertleşerek Sâlih’i yalancılıkla suçlayıp onun büyülendiğini söyledi ve iddiasını kanıtlaması için mucize göstermesini istedi (bk. A‘râf 7/73-74; eş-Şuarâ 26/155-159). Bunun üzerine Sâlih özel bir deveyi gösterdi. Bu deveye herhangi bir kötülük yapmamaları hususunda kavmini uyarmasına rağmen, onlar bu uyarıya aldırış etmeyip 65. âyette ifade buyurulduğu üzere onu hunharca öldürdüler. Artık ceza kaçınılmaz hale gelmişti, Salih peygamber de bunu kendilerine bildirdi. (Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri) Not: Bazı tefsir ve meallerde Allah,’’O deveyi bir mucize olarak kayadan çıkarmıştır vs.’’şeklindeki yorumları dayanaksız olup gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü yüce Allah halkın/kamunun mevcut develerinden birini seçip Hz. Salih’e gösteriyor ve onu, kendileri için bir alamet yapıyor. Konuyla ilgili metinleri aşağıya alınan İmam Maturid’nin’’Te’vilâtü Ehlis-sünnneh ile, el- Vasıt fi tefsiri-l Kur’an’ıl kerim’’ adlı tefsirlere bakılabilir. وأما ما قاله بعض الناس: إنها خرجت من صخرة كذا، وأنها كانت تحلب كل يوم كذا وأشياء أخر ذكروها، فإنا لا نعرف ذلك ولا نقطع القول فيه أنه كان كذلك، سوى أنا نعرف أن لها كانت خصوصية ليست تلك الخصوصية لغيرها من النوق، ولو كانت لنا إلى تلك الخصوصية حاجة لبينتها لنا (تأويلات أهل السنة – للامام الماتريدي) وقد ذكر بعض المفسرين من صفات هذه الناقة وخصائصها. ما لا يؤيده نقل صحيح، لذا أضربنا عن كل ذلك صفحا، ونكتفى بأن نقول: بأنها كانت ناقة ذات صفات خاصة مميزة، تجعل قوم صالح يعلمون عن طريق هذا التمييز لها عن غيرها أنها معجزة دالة على صدق نبيهم - عليه السلام - فيما يدعوهم إليه.( الوسيط في تفسير القرآن الكريم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ey kavmim! Şu gördüğünüz Allah’ın devesi sizin için bir ibret. Onu bırakın, Allah’ın arzında yesin içsin, sakın ola ki ona bir zarar vermeyin, yoksa sizi hemen bir azap yakalayacak” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey ulusum! İşte Allah’ın şu dişi devesi! Bu sizin için bir belgedir. Bırakın onu da Allah’ın toprağında otlasın. Sakın ona kötülük etmek için el sürmeyin. Yoksa çok geçmez, azaba uğrarsınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Ey kavmim! İşte Allah/ın yarattığı dişi deve! O, sizin için bir mucizedir. Artık onu bırakıverin de Allah/ın yerinde otlasın dursun, ona kötü maksat ile dokunmayın, yoksa siz, yakında bir azaba giriftar olursunuz».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ey kavmim! İşte şu Allah’ın devesi,²⁰ sizin için bir delil/ mucizedir [âyet]. Bırakınız onu, Allah’ın arzında otlasın/ yesin-içsin! Ona bir kötülük dokundurmayınız/yapmayınız. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar!” (dedi).
20 Krş. A’râf, 7/73. “Nakatullah” (Allah’ın dişi devesi) demektir. Allah’a nispet edilen bir nesne kamuya ait demektir. Yani bir nevi kamu malıdır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ey kavmim! İşte şu sizin için bir mucize olmak üzere Allah'ın bir dişi devesidir. Bırakın onu da Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötülük etmeyin, yoksa sizi yakın bir azap tutuverir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey halkım! İşte Allah’ın sizi imtihân etmek üzere gönderdiği şu deve, sizin için gerçek Peygamberi tanımanızı sağlayacak apaçık bir mûcizedir! Bu deveye karşı tavrınız, sizin Allah’a itaatinizi ortaya koyan bir ölçü olacaktır. Böylece Allah’ın rab ve ilah olarak üzerinizdeki hakimiyetini kabul edin. Bütün toplumu sütüyle besleyen bu devede olduğu gibi baştan sona hayrınıza olan şeylere isyan etmeyin. Allah’ın nimetlerinin paylaşımında dengeli ve adil olun, zayıf ve çaresiz insanları ezmeyin. O hâlde bırakın onu, Allah’ın arzında serbestçe otlasın ve sakın ona kötü bir maksatla el sürmeyin, aksi hâlde, sizipek yakında korkunç bir azap yakalayacaktır!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey kavmim! Bu sizin için bir âyet olmak üzere Allah’ın devesidir. Onu salıverin; Allah’ın arz’ında / arazisinde yesin! Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi yakın bir azap yakalar”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili milletim! Şu deve size Allah tarafından gönderilmiş bir simgedir. Bırakın onu, Allah'ın otlağında keyfince otlasın. Ona kötü davranmayın, aksi halde cezanız ivedilik kazanır. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ey kavmim! İşte şu Allah’ın devesi! Size bir ayet olarak gelmiştir. Bırakın onu! Allah’ın arzından yesin içsin! Ona bir kötülük yapmayın! Yoksa sizi beklemediğiniz bir azap yakalar! Siz de başınıza gelen azaba karşılık bir şey yapamazsınız! Azap geldiği gün size yardım edemem!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey kavmim! İşte Allah’ın şu devesi sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah’ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.” [*]
Benzer mesaj: A‘râf 7:73.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“…Ey kavmim! İşte Allah’ın (yarattığı) şu deve, size bir mûcizedir. Onu Allah’ın arzında (dilediği gibi) yemesi için serbest bırakın ve (sakın) ona kötülük (vermek niyetiy)le dokunmayın. (Eğer onu öldürürseniz) derhal sizi bir azap, helâk ediverir.”¹ dedi.
1 Bk. (A’raf: 73, Şuara: 155, Şems: 13)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve “Ey kavmim!” diye, devam etti, “Bu, Allah’a ait olan dişi deve sizin için bir işaret olacaktır; bunun için, onu bırakın Allah’ın arzında otlasın; ona bir kötülük yapmayın, yoksa beklenmedik bir azaba dûçâr olursunuz!” ⁹⁵
95 Bu pasaja dair bir açıklama için bkz. 7. sure, 57. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey halkım, İşte bu Allah’ın devesi size açık bir delildir. Onu bırakın, Allah’ın arzında otlasın. Sakın ona bir kötülük yapmayın, sonra sizi ani bir azap yakalar. 91/11...15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“İmdi ey kavmim! Allah’a ait olan bu dişi deve[¹⁷⁶⁰] sizin için bir delil kılınmıştır. O hâlde bırakın da Allah’ın arzında otlasın! Sakın ona kötülük yapayım demeyin! Sonra ânî bir azaba çarptırılırsınız.”
[1760] Lafzen: “Allah’ın devesi”. Bu ifade tıpkı beytullah (Allah’ın evi) ve bu âyette geçen ‘ardullah (Allah’ın arzı) gibi anlaşılmalıdır. Bu son ikisi nasıl kamu malını ifade ediyorsa, hakkında bir yığın mesnetsiz yorum yapılan bu deve de kamu malını ifade eder. Etiyle canıyla bilinen bir devenin “bilinmeyen mucizevî bir belge” (âyeten) olması, o deve üzerinden yapılan sınavın azametine ve asla tahmin edilemeyecek olan sonucuna işaret etse gerektir. Muhtemelen bu deveyi ayrıcalıklı kılan, onların varlıktaki ilâhî hiyerarşiye müdâhale anlamına gelen sahte kutsallık icadı sayılabilecek uygulamalarıydı. Allah için hayvan kurban etmenin hikmeti de, ilâhî hiyerarşiye (merâtibü’l-vücûd) saygı taliminden başkası değildi (Krş: 22:36-37, notlar). Bu, Mâide 103’ten öğrendiğimiz Mekke ve çevresinde yaygın olan bir geleneği andırır. Bu geleneğe göre, özellik sahibi hayvanları önce adayarak sahte bir kutsallık kılıfı geçiriyorlar, bu süreç o hayvanlara eza-cefaya dönüşerek ölüme kadar varabiliyordu. Bu geleneğin köklerinin Semud’a kadar uzandığını düşünebiliriz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey kavmim (benden mucize isteyip duruyorsunuz) işte size mucize olarak (kayanın içinden çıkan şu) Allah’ın devesi! Onu serbest bırakın da, Allah’ın arzında (otlaklarında gezip) otlasın, sakın ona kötü maksatla dokunmayın, yoksa sizi derhal çetin bir azap yakalar" dedi. (Onları uyardı.)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey kavmim, işte şu, Allâh’ın devesi, size bir mu’cizedir. Bırakın onu, Allâh’ın arzından yesin, ona bir kötülükle dokunmayın, yoksa sizi yakın bir azâb yakalar!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve ey kavmim! İşte şu sizin için bir mucize olmak üzere Allah'ın bir dişi devesidir. Artık onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın ve ona bir kötülükle dokunmayınız, sonra sizi pek yakın bir azap yakalar.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
63, 64. Salih: “Ey benim halkım! ” dedi, “Şimdi söyleyin bakayım: Şayet ben Rabbimden gelen kesin delile dayanıyorsam ve O bana tarafından bir nübüvvet lütfetmişse? Peki bu durumda ben kalkıp Allah'a isyan edersem, O'nun cezasından kim beni kurtarabilir? Sizin bana hiçbir faydanız olamaz, olsa olsa ziyanımı artırırsınız. Hem Ey halkım! İşte size mûcize olarak Allah'ın devesi! Bırakın onu Allah'ın mülkünde yayılsın, yesin içsin. Sakın kötü bir maksatla ona el sürmeyin, yoksa çok geçmez sizi bir azap kıstırıverir. ” [7, 33]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey kavmim, işte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir. Bırakın onu, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azab yakalar!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ey Kavmim! İşte bu Allâh'ın devesidir. Onı Allâh'ın arzında serbest bırakınız otlasun ve fenâ maksadla dokunmayınız. Sizi yakın bir 'azâb helâk ider." didi. [¹]
[1] Kavm-i Semûd iri ve yalçın bir kayalık göstererek "Bundan bize bir deve çıkar ki sana îmân idelim" dimişler ve Sâlih 'aleyhisselâm dahî du'â ile o kayadan bir deve çıkarmışdı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey halkım! Bu, Allah’ın dişi devesidir; sizin için bir belge… Bırakın Allah’ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın yoksa fazla sürmez, azaba çarpılırsınız.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey halkım, Bu, size açık bir belge olarak Allah'ın devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yayılsın. Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi çok yakında bir azap çarpar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ey kavmim, işte şu Allah'ın devesi size bir âyettir. Onu bırakın, Allah'ın arzında otlasın. Sakın ona kötü bir niyetle el sürmeyin; yoksa yakın bir azap sizi çarpar.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ey toplumum! İşte şu size, Allah'ın bir mucize olan devesi. Rahat bırakın onu. Allah'ın toprağında karnını doyursun. Bir kötülük dokundurmayın ona. Yoksa sizi çok yakın bir azap yakalayıverir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı iy ķavmum! uşbu Tañrı’nuñ arvaña devesidür size nişān iken. pes ķoñ anı yisüñ Tañrı yirinde daħı yoķanmañ aña yavuzlıġ-ıla. duta sizi 'aźāb yaķın.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy ḳavmüm, didi. Bu Tañrı Ta‘ālānuñ devesidür. Size mu‘cize indürdi,ḳoyuñuz anı yisün otlarından Tañrı Ta‘ālā yirinüñ. Daḫı aña ziyān yitişdür‐meñüz. Pes alur sizi muḥkem ‘aẕāb yaḳın zamānda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey camaatım! Allahın bu dişi (maya) dəvəsi sizin üçün bir mö’cüzədir. Qoyun Allahın torpağında otlasın, ona bir pislik etməyin, yoxsa şiddətli bir əzaba düçar olarsınız!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O my people! This is the camel of Allah, a token unto you, so suffer her to feed in Allah's earth, and touch her not with harm lest a near torment seize you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And O my people! This she-camel of Allah is a symbol to you:(1560) leave her to feed on Allah's (free) earth, and inflict no harm on her, or a swift penalty will seize you!"
1560 Salih does not merely take up a negative attitude, he puts forward the shecamel as a Symbol: see n. 1044 to 8:73. "Give up your selfish monopoly. Make Allah's gifts on this free earth available to all. Give the poor their rights, including grazing rights on common lands. Show your penitence and your new attitude by leaving this she-camel to graze freely. She is a Symbol, and therefore sacred to you." But their only reply was to defy the appeal and hamstring the camel. And so they went the way of all sinners—to total perdition.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَا
ve ey
قَوْمِ
kav- mim
هٰذِه۪
işte bu
نَاقَةُ
dişi de- vesidir
اللّٰهِ
Allah'
ın
لَكُمْ
size
اٰيَةً
bir âyet olarak
فَذَرُوهَا
artık onu bırakın
تَاْكُلْ
yesin
ف۪ٓي اَرْضِ
arzında
اللّٰهِ
Allah'
ın
وَلَا تَمَسُّوهَا
ve ona dokunmayın
بِسُٓوءٍ
bir kötü- lükle
فَيَاْخُذَكُمْ
sonra sizi yakalar
عَذَابٌ
bir azap
قَر۪يبٌ
yakın
"Ey kavmim! İşte şu, Allah'ın devesi sizin için bir âyettir (mucizedir). Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin), ona kötülük (etmek niyetiy)le dokunmayın sonra sizi yakın bir azap yakalayıverir."
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
نَاقَة
İsim
ن و ق
Dişi deve
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın