close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 65. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe’akarûhâ fekâle temette’û fî dârikum śelâśete eyyâm(in)(s) żâlike va’dun ġayru mekżûb(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ayaklarını kesip öldürdüler onu, Salih de yurdunuzda üç gün daha yaşayıp geçinin dedi, bu, yalan denmesine imkan bulunmayan bir vait.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Buna rağmen) Onu (deveyi) boğazlayıp öldürdüler. (Salih onlara) Dedi ki: "(Şimdilik) Yurdunuzda (ve hâkimiyet konumunuzda) üç gün (kadar, bir müddet) daha yararlanın (ama acı ve alçaltıcı sonunuz gelmiştir.) Bu asla yalanlanamayacak bir va’addir (ve intikam vakti yaklaşmıştır.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu uyarıya rağmen devenin ayaklarını biçerek öldürdüler. Bunun üzerine Salih: “Artık memleketinizde yaşayacak üç gününüz kaldı, bu söylediğim yalanlanamayacak bir tehdittir” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sâlih'in kavmi, deveyi, bacaklarından kılıçla biçerek öldürdüler. Sâlih: “Yurdunuzda üç gün daha zevk ü sefa sürün” dedi. Bu, yalanlanması mümkün olmayan bir tehditti.
bk. Kur’an-ı Kerim, 7/77.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar yine de o deveyi kestiler. Bunun üzerine (Salih): "Yurdunuzda üç gün yaşayadurun. Bu yalanlanmayacak bir vaaddir" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Fakat onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: 'Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet o devenin ayaklarını keserek onu öldürdüler. Bunun üzerine sâlih şöyle dedi: “- Memleketinizde üç gün daha yaşayadurun. İşte bu, yalan çıkarılamıyan bir vaaddir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun üzerine onlar, o devenin el ve ayaklarını kestiler. Salih de onlara: “Üç gün evinizde yaşayın (ondan sonra görürsünüz!) Bu, yalan olmayan bir vaattir” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın.” Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.
Besim Atalay
swap_vert close
Hemencik deveyi tepelediler, Salih dedi ki: «Üç gün evinizde oturursunuz, işte bu va'din yalanı yoktur»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken (Semûd halkının ileri gelenleri) onu kestiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: (İşte bu olay sonunuzu getirdi!) “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın bakalım! (Sonra helâk olacaksınız!) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir!”
Cemil Said
swap_vert close
O dişi deveyi öldürdüler. O vakit Sâlih "Üç gün evlerinizde bekleyiniz bu tehdîd boşa çıkmıyacakdır." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman Salih: "Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu, yalanlanmayacak bir sözdür" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helâk olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Buna rağmen o deveyi kestiler. Sâlih de, “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın!” dedi. Bu, asılsız çıkmayacak bir tehdit idi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)!»  Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Fakat, onu işkenceyle kestiler. "Yurdunuzda yaşamanız için üç gününüz var. Bu, yalan olmayan bir sözdür," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken, o deveyi kestiler. Bunun üzerine Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalan çıkmayacak olan kesin bir vaaddir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken onu tepelediler, bunun üzerine dedi ki: Evinizde üç gün yaşayın ve işte bu bir va'd ki yalan çıkarılmamıştır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Derken Semûd kavmi) o deveyi keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: “(İşte bu yaptığınız iş sonunuzu getirdi!) Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız). İşte bu yalanlanmayacak bir vaattir!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yine de onu kestiler.¹ “Yurdunuzda üç gün yaşayın.² Bu yalan olmayan bir uyarıdır.” dedi.
1-Kesme anlamına gelen (A-K-R) sözcüğü, kökünden kesmek, yok etmek, köksüz bırakmak, kısır anlamlarına gelmektedir. Dişi devenin kesilmesinin bu sözcükle ifade edilmesi halka ait bir imkânın yok edilmesini de çağrıştırmaktadır. 2-Kısacık bir zamanınız kaldı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken, onu, ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine (Saalih) dedi ki: «Memleketinizde üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanı çıkarılamayacak bir tehdîddir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat (Semûd kavmi bu îkazı dinlemeyerek) onu kestiler; bunun üzerine (Sâlih): “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın! Bu, yalan olmayan bir tehdiddir!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar yine de onu (deveyi) kestiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: ‘’Yurdunuzda üç gün daha yaşayın bakalım. (Sonra helâk olcaksınız.) Bu yalanlanmayacak (gerçekleştirilecek) bir vaaddir’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Daha sonra deveyi boğazlayarak (keserek) öldürdüler. Salih onlara “Üç gün daha yurtlarınızda yaşayın. Bu yalanlanamayacak (Allah’ın) bir vaadidir” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine dişi deveyi tepelediler. Salh dedi: "yurdunuzda üç gün daha gönenenceksiniz o kadar. Bu öyle bir sözdür ki yalan çıkmıyacaktır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunun üzerine onlar dişi deveyi sinirlediler. Salih dedi ki üç gün yurdunuzda yaşarsınız bu, öyle bir vaaddir ki yalanı çıkamaz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Buna rağmen) onu kestiler ve (Salih) dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha nimetlenin. İşte size yalanlanamayan bir vaat/tehdit!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Buna rağmen onu devirip boğazladılar. O zaman Salih, “Yurdunuzda üç gün daha faydalanın. Bu, (azap sözü) yalanlanmayacak bir sözdür” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat Semûd halkının azgın kâfirleri, Allah’a itaatin sembolü olarak ortalıkta dolaşan ve yaşadığı sürece Sâlih’in Peygamberliğinin apaçık bir ispatı olan bu deveyi kesip öldürdüler. Bunun üzerine Sâlih, “İşte şimdi sonunuz geldi, yakında hepiniz helâk edileceksiniz! Yurdunuzda şimdilik üç gün daha yaşayın bakalım! Dördüncü gün işiniz bitmiş olacak! Bu, asla yalan çıkmayacak bir uyarıdır!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Derken onu boğazladılar. “Üç gün evinizde-yurdunuzda yaşayın! Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onu kestiler. O zaman Salih: " Köşklerinizde ancak üç gün daha safa sürebilirsiniz. Artık ok yaydan çıkmıştır."
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yine de dişi deveyi kestiler. Böylece yaşam kaynaklarını kuruttular. Hâlbuki onlar yaşadıkları bölgelerde hayvancılık yapıyorlar. Geçimlerini hayvancılıktan sağlıyorlardı. Onların bu yaptıklarına karşılık elçimiz dedi ki: "Yurdunuzda üç gün yaşayın! Sonra mahvolacaksınız. Bu Allah’ın yaşam yasasıdır. Tehdit değildir. Yaratılış yasalarına uymayanlar yok olur. Allah yaratılış yasasına aykırı davrananlara bu azabı yazmıştır!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Fakat Semûd kavmi) onu (deveyi) hunharca katledince [*] (Salih onlara) şöyle demişti: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helak olacaksınız)!” Bu, yalanlanamayacak bir vaattir.
Benzer mesajlar: A‘râf 7:77; Hûd 11:65; Şu‘arâ 26:157; Kamer 54:29; Şems 91:14.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar o (deveyi) öldürünce, (Salih onlara): “Her biriniz yurdunuzda üç gün daha misafir olun¹ (bakalım). İşte bu asla yalan çıkmayacak bir tehdittir.” dedi.
1 Âyetin bu bölümü: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın…” şeklinde de tercüme edilebilir. Bazı âlimler “üç gün” ifâdesinden misafirlik anlamışlardır. Zîrâ misafirliğin hakkı üç gündür. Bu yüzden yukarıdaki tercüme tercih edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu (uyarıya) rağmen, hunharca boğazladılar onu. ⁹⁶ Bunun üzerine [Salih]: “Artık [sadece] üç gün(ünüz) kaldı, barınaklarınızda eyleşecek” dedi, “bu (söylediğim) yalanlanamayacak bir yargıdır!” ⁹⁷
96 Bkz 7. sure, 61. not.97 Lafzen, “sözdür/vaaddir”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Deveyi hunharca kestiler bunun üzerine Salih “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın bakalım, zira sizi uyardığım azap yalanlanamayacak bir vaattir.” dedi. 26/141...159, 54/23...31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Buna rağmen, onu vahşice katlettiler. Bunun üzerine (Sâlih) dedi ki: “Konaklarınızda keyif sürme süreniz sadece üç gündür; işte bu yalanlanması imkânsız, mutlaka gerçekleşecek bir tehdittir!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Fakat kavmi bu tehdidi umursamadı) Çok geçmeden o deveyi -ayaklarını keserek- öldürdüler. Bunun üzerine Salih: "yurdunuzda üç gün daha yaşayın! (Sonra helak olacaksınız) İşte bu, asla yalanlanmayacak bir tehdittir" dedi. (Rabbinden aldığı vahiy ile onların sonunu belirlemiş oldu)
Osman Fırat
swap_vert close
Derken onu kestiler. (Salih) dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helâk olacaksınız. ) İşte bu, yalanlanamayacak bir va’addir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra onu boğazladılar. Bunun üzerine dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayınız. İşte bu, yalanlanmamış olan bir vaaddir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat halk o deveyi tepeleyince Salih onlara: “Yurdunuzda üç günlük bir ömrünüz kaldı. Sonra helâk olacaksınız. İşte hilafı olmayan kesin söz! ” dedi. [7, 77]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat onu kesip devirdiler. (Salih) dedi ki: "Yurdunuzda üç gün yaşayın, (sonra mahvolacaksınız); bu, yalan olmayan bir uyarıdır!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar, deveyi katl itdiler. Bunun üzerine Sâlih: "Üç gün hânelerinizde oturunuz. Bundan sonra Cenâb-ı Hakk'ın tekzîb idilmez va'dinin zamânı gelecekdir." didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra ayaklarını keserek deveyi öldürdüler[*]. Salih dedi ki “Üç gün daha yurdunuzdan yararlanın. Bu, yalan çıkmayacak bir tehdittir.”
[*] Bkz. Kamer 54/29.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Deveyi kestiler. “Ancak üç gün daha yurdunuzda yaşarsınız, bu yalanlanmayacak bir sözdür.” dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar deveyi boğazladılar. Salih dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha barının. Bu, asla yalanlanmayacak bir vaaddir.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ama deveyi yere yıkıp kestiler. Sâlih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha nimetlenin. Bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes depelediler anı pes eyitti “gönenüñ sarāyuñuzda üç günler şol va'de eylemekdür yalan olınmamış.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes öldürdiler deveyi. Ṣāliḥ eyitdi anlara: Gönenüñüz menzillerüñüzde üç gün. Ol bir va‘dedür ki hergiz yalan olmaz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (dəvəni) tutub (ayaqlarından) kəsdilər. (Saleh də onlara) dedi: “Daha üç gün yurdunuzda yaşayıb kef çəkin. Bu elə bir və’ddir (sözdür) ki, yalan çıxmaz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But they hamstrung her, and then he said: Enjoy life in your dwelling place three days! This is a threat that will not be belied.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But they did ham-string her. So he said: "Enjoy yourselves in your homes for three days:(1561) (Then will be your ruin): (Behold) there a promise not to be belied!"
1561 Just three days' time for further thought and repentance! But they paid no heed. A terrible earthquake came by night, preceded by a mighty rumbling blast (probably volcanic), such as is well-known in earthquake-prone areas. It came by night and buried them in their own fortress homes, which they thought such places of security! The morning found them lying on their faces hidden from the light How the mighty were brought low!.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَعَقَرُوهَا
fakat onu kestiler
فَقَالَ
bunun üze- rine dedi
تَمَتَّعُوا
faydalanın
ف۪ي دَارِكُمْ
yurdunuzda
ثَلٰثَةَ
üç
اَيَّامٍۜ
gün
ذٰلِكَ
işte bu
وَعْدٌ
bir vaaddir
غَيْرُ
olma- yan
مَكْذُوبٍ
yalanlanacak
Fakat (Semûd kavmi bu uyarıyı dinlemeyerek) onu (vahşice biçip) kestiler. Bunun üzerine (Sâlih, onlara) dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)! İşte bu yalanlanmayacak bir vaaddir."
عَقَرَ
Fiil-I
ع ق ر
Kesti
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
تَمَتَّعَ
Fiil-V
م ت ع
Faydalandı, yaşadı, yararlandı, eğlenedurdu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
ثَلٰثَة
İsim
ث ل ث
Üç
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مَكْذُوب
Edilgen fiil
ك ذ ب
Yalanlanmış