close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle rabbi innî e’ûżu bike en es-eleke mâ leyse lî bihi ‘ilm(un)(s) ve-illâ taġfir lî veterhamnî ekun mine-lḣâsirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nuh, Rabbim dedi, bilmediğim şeyi senden istemekten, gene sana sığınırım ve beni yarlıgamazsan, bana acımazsan ziyankarlardan olurum ben.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. Nuh) Dedi ki: "Ey Rabbim! Bilgim (ve yetkim) olmayan şeyi Senden istemekten (artık) Sana sığınırım... Ve (beşeri bir zaafiyet ve şefkatle yaptığım yanlışlıklardan dolayı) eğer beni bağışlamaz ve acıyıp merhamet buyurmazsan hüsrana uğrayanlardan olurum!"
[Not: Bu ayetlerden anlaşılıyor ki, Hz. Nuh’un oğlu açık inkârcılardan değil, Müslüman görünen ama iman kalbine tam yerleşmeyen münafık tipli bir insandı. Çünkü açıkça kâfir olsaydı, Hz. Nuh’un onu gemiye almaya çalışması ve kurtuluşuna duacı olması uygun bulunmazdı.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nuh dedi ki: “Ey Rabbim! Bilmediğim bir şeyi senden istemekten, yine sana sığınırım; eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen, herhalde kaybedenlerden olurum!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nuh: “Rabbim, hakkında bilgim olmayan bir konuda, senden bir şey istemekten sana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, sen bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
O da: "Ey Rabbim! Hakkında bilgim olmayan bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer sen beni bağışlamaz ve bana rahmet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum." dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dedi ki: 'Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nûh, dedi ki: “- Ey Rabbim, bilmediğim şeyi, senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, hüsrana düşenlerden olurum.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nuh: “Ya Rabbi! Hakkında bilgim olmayan bir şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlayıp bana rahmet etmezsen, zararlı çıkanlardan olurum.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nûh, “Rabbim! Doğrusu, hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni affetmezsen ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum.” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Nuh dedi ki: «Tanrım, ben sana sığınırım, bilmediğim şeyi istediğimden, beni bağışlamazsan, beni yarlıgamazsan zarar eden kimselerden olurum»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“(Nuh) Ey Rabbim! Senden, hakkında bilgi sahibi olmadığım herhangi bir şey istemekten sana sığınırım! Eğer beni bağışlamaz, bana acımazsan, şüphesiz kaybedenlerden olurum!” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Nûh: "Yâ rabbî sana ilticâ idiyorum. Bilmediğimi sana sormakdan beni vikâye it. Eğer beni ’afv itmez isen ben mahv olurum" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Rabbim! Bilmediğim şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nûh, “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nûh dedi ki: “Ey rabbim! Ben, senden hakkında bilgi sahibi olmadığım bir şeyi istemekten yine sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, kaybedenlerden olurum!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nuh dedi ki: Ey Rabbim! Ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uğrayanlardan olurum!
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki: "Rabbim, bilgim olmayan bir konuda sana yalvardığım için sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana acımazsan kaybedenlerden olurum."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nuh: "Ey Rabbim! Ben bilmediğim bir şeyi istemiş olmaktan dolayı sana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, bana merhamet etmezsen ben hüsrana uğrayanlardan olurum.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya rabb! Dedi: senden bilmediğim şey'i istemekten sana sığınırım, sen bana mağrifetini reva, rahmetini atâ kılmazsan ben husrâna düşenlerden olurum
Emrah Demiryent
swap_vert close
O da, “Ey Rabbim! Hakkında (kesin) bilgim olmayan bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. (Bana bildirmen üzere artık gerçeği/hakikati öğrendim. Rabbim biliyorsun ki kötü bir niyetim yoktu, zâhire göre hareket ettim, her daim senin affına, senin merhametine sığınırım.) Eğer sen beni (zellemden dolayı) bağışlamaz ve bana rahmet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi.
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Rabb'im! Bilmediğim bir şeyi Sen'den istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Nuh) «Ey Rabbim, dedi, ben bilgimin olmadığı şey'i Senden istemekden Sana sığınırım. Eğer beni yarlığamazsan, beni esirgemezsen husrâne düşmüşlerden olurum».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Nûh) dedi ki: “Rabbim! Doğrusu ben, hakkında bilgi sâhibi olmadığım bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer bana mağfiret etmez ve bana merhamet etmezsen, hüsrâna uğrayanlardan olurum.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunun üzerine Nûh da) şöyle demişti: ‘’Rabbim! Doğrusu ben, hakkında bilgi sâhibi olmadığım bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer bana mağfiret etmez ve bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum!’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh “Rabbim bilgim olmayan konularda bir şeyler istemekten, sana sığınıyorum. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, ben kendine yazık etmişlerden olurum” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nuh dedi: "Çalabım! Senin işine karıştığım için Sana sığınırım. Eğer Sen beni yarlıgamazsan, esirgemezsen bana yazık olur."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nuh dedi: Yâ Rab! Bilgim olmayan şeyi bir daha sana sormadan yine sana sığınırım. Eğer beni yarlıgamazsan, bağışlamazsan ben ziyankârlardan olurum.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Nûh) dedi ki: “Rabbim, hakkında bilgi sahibi olmadığım bir şeyi Sen’den istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen ben zarara uğrayanlardan/kaybedenlerden olurum.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Rabbim! Bilmediğim şeyi senden istemekten sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine Nûh, “Ey Rabb’im! İçyüzünü bilmediğin bir şeyi senden istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz, bana merhamet etmezsen, dünyada da âhirette de kaybedenlerden olurum!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Rabbim! Ben, hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana acımazsan, Hüsrana Düşenler’den olurum” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nuh mahcup oldu: " Ya Rab senden içyüzünü bilmediğim bir şeyi istediğim için affına sığınıyorum. eğer beni bağışlamazsan, eğer beni sevmez isen, mahvolurum ben. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nuh: "Rabbim! Bilmediğim bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz, bana acımazsan, ziyana uğrayanlardan olurum!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Nuh) şöyle demişti: “Rabbim! Senden hakkında bilgim olmayanı istemekten sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum!”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Nûh): “Ey Rabbim! Bilgim olmayan şey (hakkında) Senden bir şey istemekten Sana sığınırım. Eğer Sen beni bağışlamaz ve bana rahmet etmezsen, (işte ben o zaman) perişan olurum.”¹ dedi.
1 Böylece Hz. Nûh oğlunun affını istemekle, yaptığı hatadan dolayı tevbe etmiş oldu.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey Rabbim!” dedi [Nûh], “Senden, hakkında bilgi sahibi olmadığım herhangi bir şey istemekten Sana sığınırım! Çünkü, beni bağışlamaz, beni acıyıp esirgemezsen, şüphesiz, kaybedenlerden olurum!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve Nuh da: - Rabbim, aslını esasını bilmediğim şeyi senden talep etmekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen işte o zaman büsbütün kaybedenlerden olurum, dedi. 7/23, 17/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Nûh) “Rabbim! Hakkında bilgim olmayan bir şey istemekten sana sığınırım! Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, büsbütün kaybedenlerden olurum!” dedi.[¹⁷⁴³]
[1743] Hz. Nûh’un tevbe ederken yaptığı itiraf, kulun ilâhî takdirin sebepleri, insanın nihaî konumu, bunun niçin ve nedenleri hakkındaki bilgiyi tüketemeyeceğinin itirafıdır. Bir sonraki âyet bunun belgesidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Nuh da hatasını kabul ederek: "Ey Rabbim, bilgim olmayan bir şeyi senden istemekten, yine sana sığınırım, eğer beni bağışlamazsan, bana merhamet etmezsen hüsrana düşenlerden olurum" diye dua ve niyazda bulundu.
Osman Fırat
swap_vert close
(Nûh) dedi ki: "Rabbim, bilmediğim bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz, bana acımazsan hüsrana uğrayanlardan olurum!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Ey Rabbim! Kendisine benim için bilgi olmayan bir şeyi Senden sormaktan şüphe yok ki ben Sana sığınırım ve eğer benim için mağfiret etmez ve beni esirgemezsen ben hüsrâna düşenlerden olurum.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Ya Rabbî, dedi, hakkında kesin bilgim olmayan şeyi istemekten Sana sığınırım. Eğer beni affetmez, bana merhamet etmezsen, her şeyi kaybedenlerden olurum. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Nuh) dedi ki: "Rabbim, bilmediğim bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz, bana acımazsan ziyana uğrayanlardan olurum!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nûh: "Yâ Rabbî! Bilmediğim şeyleri suâlden sana sığınırım. Eğer beni mağfiret itmez ve bana rahmet iylemez isen ziyân idicilerden olurum" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nuh dedi ki “Rabbim! Bilmediğim şeyi sana sorduğum için sana sığınırım. Eğer ben (durumumu düzeltmez) bağışlamaz, bana acımazsan kaybedenlerden olurum.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Rabbim, bilmediğim şeyi senden dilemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan hüsrana uğrayanlardan olurum, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nuh “Rabbim,” dedi, “bilmediğim birşeyi istemekten Sana sığınırım. Eğer Sen beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, ben hüsrana düşenlerden olurum.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nûh dedi: "Rabbim! Hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni affetmez, bana acımazsan hüsrana uğrayanlardan olurum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti: “iy çalabum! bayıķ ben śıġınurın saña kim dileyeni saña anı kim yoķdur benüm bilmek. daħı eger yarlıġamayasıñ beni daħı raḥmet eylemeyesin baña olam ziyānlulardan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Nūḥ eyitdi: İy Rabb ben saña ṣıġınur‐men senden dilemege bilmedügümnesneyi. Eger sen günāhumı baġışlamasañ, daḫı baña raḥmet eylemeseñ,ziyānlulardan olur‐men, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Nuh) dedi: “Ey Rəbbim! Bilmədiyim bir şeyi Səndən istəməkdən (belə bir işə cür’ət etməkdən) Sənə sığınıram. Əgər məni bağışlamasan, rəhm etməsən, ziyana uğrayanlardan olaram!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: My Lord! Lo! in Thee do I seek refuge (from the sin) that I should ask off Thee that whereof I have no knowledge. Unless Thou forgive me and have mercy on me I shall he among the lost.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Noah said: "O my Lord! I do seek refuge with Thee, lest I ask Thee for that of which I have no knowledge. And unless thou forgive me and have Mercy on me, I should indeed be lost!"(1541)
1541 Noah, in his natural affection and respect for ties of relationship, was overcome with human weakness in wishing to reverse the law of spiritual Justice. It was not sin but ignorance. His ignorance was corrected by divine inspiration, and he immediately saw the full Truth, acknowledged his error, and asked for Allah's forgiveness and mercy. This is the standard set for us all.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
رَبِّ
Rabb- im
اِنّ۪ٓي
muhak-kak ben
اَعُوذُ
sığını- rım
بِكَ
Sana
اَنْ اَسْـَٔلَكَ
Senden istemekten
مَا
o şe-yi ki
لَيْسَ
yoktur
ل۪ي
benim için
بِه۪
hak- kında
عِلْمٌۜ
bir bilgi
وَاِلَّا تَغْفِرْ
ve eğer mağ- firet etmezsen
ل۪ي
bana
وَتَرْحَمْن۪ٓي
ve bana merha-met etmezsen
اَكُنْ
olurum
مِنَ الْخَاسِر۪ينَ
hüsrana uğrayanlardan
(Nûh) Dedi ki: "Rabbim! Muhakkak ki ben, hakkında bilgim olmayan bir şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Eğer beni mağfiret etmez ve bana merhamet etmezsen şüphesiz ben hüsrana uğrayanlardan olurum!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَاذَ
Fiil-I
ع و ذ
Sığındı
بِكَ
Zamir
بِكَ
Senin yüzünden, senden dolayı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَاسِر۪ين
Etken fiil
خ س ر
Hüsrana uğrayanlar