close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 46. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle yâ nûhu innehu leyse min ehlik(e)(s) innehu ‘amelun ġayru sâlih(in)(s) felâ tes-elni mâ leyse leke bihi ‘ilm(un)(s) innî e’izuke en tekûne mine-lcâhilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ya Nuh, o, kesin olarak senin ailenden değil, çünkü o, kötü bir iş işledi. Artık bilmediğin şeyi isteme benden şüphe yok ki bilgisizlerden olmaman için öğüt vermedeyim sana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah) Buyurdu: "Ey Nuh, kesinlikle, o senin ailenden değildir... Çünkü o, salih olmayan bir iş (bâtıl ve bozuk amel sahibidir... Sadık ve salih olmayan bir kişidir… Tavrı ve tabiatı, amel-i gayr-ı salihtir). O nedenle, hakkında (kesin) bilgi sahibi olmadığın şeyi Benden isteme! Doğrusu, sen cahillerden olmayasın (evladın diye zalim ve kâfirlere sahip çıkmayasın) diye sana öğüt veriyorum!"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah “Ey Nuh!” dedi. “O senin ailenden sayılmazdı; çünkü iyi ve doğru olmayan bir şey olan inanmamayı tercih etti. Artık içyüzünü bilmediğin bir şeyi benden isteme! Bilgisizlerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah: “Ey Nuh, oğlun ailenden, iman edenlerden, kurtarılacaklardan değildi. İtirazın yerinde olmadığı gibi, doğru bir davranış da değil. O, sâlih amel işleyen biri de değil. O halde, hakkında bilgin olmayan bir konuda benden bir şey isteme. Ben sana, bilgiden muhakemeden uzak, tutarsız davranan cahillerden olmamanı tavsiye ediyorum, seni uyarıyorum.” dedi.
bk. et-Tefsîru’l-Kebir, 18/3.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah: “Ey Nuh, oğlun ailenden, iman edenlerden, kurtarılacaklardan değildir. O devamlı, salih olmayan, fasit ameller işleyen biri. O halde, hakkında bilgin olmayan bir konuda benden bir şey isteme. Ben sana, bilgiden muhakemeden uzak, tutarsız davranan cahillerden olmamanı tavsiye ediyorum, seni uyarıyorum.” dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dedi ki: 'Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildir. Çünkü o, salih olmayan bir iş (yapmıştır). Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Gerçekten cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah şöyle buyurdu: “-Ey Nûh! O, senin ailenden değildir. Çünkü o, sâlih olmıyan bir amel sahibidir (kâfirdir). O halde bilmediğin bir şeyi benden isteme. Seni, cahillerden olmaktan menederim.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah: “Ey Nuh! O senin ailenden değildir. O’nun yaptığı, uygun olmayan bir iştir. Kendisi hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi Benden isteme, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, “Ey Nûh! O senin ailenden değildir. Çünkü o, doğru olmayan bir iş yapmıştır. Öyleyse, hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Doğrusu, câhillerden olman konusunda seni uyarıyorum” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah buyurdu ki: «Ey Nuh! O senin ailenden değil, o yararsız bir iştir, bilmediğin şeyi benden isteme, seni öğütlerim ben, bilgisiz kimselerden olmayasın sen»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: “Ey Nuh! O (oğlun isyan ettiği için) senin ailenden değildir. Çünkü o kötü işler yaptı. İçyüzünü bilmediğin bir şeyi yapmamı benden isteme! Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.”
Burada aslında zımnen ırkçılığa da bir atıf vardır. Hangi ırktan ve soydan gelirse gelsin insan, tevhid çatısı altından iman birliği olmadıkça gerçek kardeşlik olamaz.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh te’âlâ didi ki: "Yâ Nûh o senin ehlinden değildir. Talebin doğrı olamaz. Bilmediğini bana sorma, sana ihtâr idiyorum tâ ki câhillerden olmayasın."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah: "Ey Nuh! O senin ailenden sayılmaz; çünkü kötü bir iş işlemiştir; öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme. İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah buyurdu ki: “Ey Nûh! O senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı iyi olmayan bir iştir. Sakın hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi benden isteme! Ben cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah buyurdu ki: Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı kötü bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.  
 Bu âyetten anlaşılıyor ki, insanlar arasındaki yakınlığın asıl sebebi din birliğidir. Allah’ın dinine inanmış ve peygamberlerini tasdik etmiş kimseler birbirlerinin manevi akrabası, yakını ve dostlarıdır. Bunların aralarında manevi bir birlik vardır. Müminlerle kâfirler ırk bakımından birbirlerinin akrabası olsalar bile, bu akrabalığın Allah katında hiçbir değeri yoktur. Nitekim Hz. Nuh’un oğlu babasına inanmadığı için, Allah Teâlâ onu Nuh peygamber’in ailesinden saymamıştır. Halbuki Hz. Peygamber, aralarında hiçbir neseb bağı bulunmayan Selman’ı kendi ailesinden saymıştır. Buna karşılık, özellikle Bedir harbinde birçok sahâbî, en yakınları olan babalarına ya da oğullarına karşı savaşmışlardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki: "Ey Nuh, o senin ailenden olamaz. Bilmediğin bir konuda benden istekte bulunman erdemli bir tavır değildir. Cahillerden olmamanı sana öğütlerim."
Şefaat, halkı putperestliğe saptırmak için Şeytanın etkili bir oltasıdır. Halbuki, ne İbrahim babasına, ne Nuh oğluna, ne de Muhammed amcalarına yardım edemedi (2:48, 123, 254; 6:70, 94; 7:53; 9:80; 10:3; 39:44; 43:86; 74:48; 82:17-19).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah: "Ey Nuh! O kesinlikle senin ehlin (âilen)'den değildir. Çünkü o salih olmayan bir amelin sahibidir. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben, seni, cahillerden olmaktan sakındırırım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya Nuh! buyurdu: o senin ehlinden değil, o gayri salih bir amel, binaenaleyh bilmediğin şey'in benden isteme ben seni câhillerden olmaktan tahzir ederim
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: “Ey Nûh! O (boğulup da helâk olan oğlunu, sen îmân ehli zannediyordun, ancak o îmân ehli gibi görünen bir munâfıktı. Onun uzaktan ve yakından, dinin açısından seninle hiçbir yakınlığı kalmamıştı, bundan dolayıdır ki o) senin ailenden değildir (ki ben onu vaadim üzere kurtarayım.) Zira o, sâlih olmayan (küfrü mucip) bir amelin sahibiydi. (Benim kurtarma vaadim ise sadece îmân ehli içindi.) Hakkında (kesin) bilgin olmayan (iç yüzünü bilmediğin) bir şeyi benden isteme! (Üzüntü hali ile zahiri bilgine dayanarak söylediklerinde, kötü bir niyetinin olmadığını biliyorum, işte bu sebeple, sana oğlun ile ilgili olarak gerçeği bildirmekle,) seni hakikati bilmeyenlerden olmaktan sakındırıyorum.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dedi ki: “Ey Nuh! O senin ehlinden değildir. Zira onun yaptığı doğru olmayan bir işti. Öyleyse hakkında bilgin olmayan¹ şeyi Benden isteme. Cahillerden² olmaktan seni sakındırıyorum.”
1- Kavrayamadığın. 2- Gerçeği kavramamış.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Allah da şöyle) buyurdu: «Ey Nuh, o kat'iyyen senin ailenden değildir. Çünkü o (nun işlediği) Saalih olmayan (kötü) bir işdir. O halde bilgin olmadığı bir şey'i benden isteme. Seni bilmezlerden olmakdan bihakkın men ederim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: “Ey Nûh! Şübhesiz o, senin âilenden değildir! Çünki o(nun yaptığı), sâlih olmayan bir ameldir. Öyleyse hakkında bilgi sâhibi olmadığın bir şeyi benden isteme! Muhakkak ki ben seni câhillerden olmaktan sakındırırım!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Rabbi) şöyle demişti: “Ey Nûh! “O, (isyan ederek, sana muhalif olduğundan) senin ailenden (dininden) sayılmazdı. Şüphesiz o, (yaptığı iş) kötü bir iş idi (dürüst iş yapan, temiz bir insan değildi, onun hayatı, yanlış inanç, yanlış tavır ve davranış üzerine kuruluydu). Artık kendisi hakkında bilgi sahibi olmadığın (içyüzünü bilmediğin) bir şeyi (yapmamı) benden isteme. Bilgisizlerden (duruma vakıf olmayandan) olmayasın diye sana öğüt veriyorum.” *
(*) Bu âyetten anlaşılıyor ki, insanlar arasındaki yakınlığın asıl sebebi din birliğidir. Allah’ın dinine inanmış ve peygamberlerini tasdik etmiş kimseler birbirlerinin manevi akrabası, yakını ve dostlarıdır. Bunların aralarında manevi bir birlik vardır. Müminlerle kâfirler ırk bakımından birbirlerinin akrabası olsalar bile, bu akrabalığın Allah katında hiçbir değeri yoktur. Nitekim Hz. Nuh’un oğlu babasına inanmadığı için, Allah Teâlâ onu Nuh peygamber’in ailesinden saymamıştır. Halbuki Hz. Peygamber, aralarında hiçbir neseb bağı bulunmayan Selman’ı Farisi’yi kendi ailesinden saymıştır… (Diy. Vakfı Meali 46. Ayet Açıklaması) Yani bu ayet değerlerle oluşan bağların biyolojik bağlardan çok daha önemli olduğunu göstermektedir. واعلم أنه لما ثبت بالدليل أنه كان ابنا له ، وجب حمل قوله : ( إنه ليس من أهلك ) على أحد وجهين : أحدهما : أن يكون المراد أنه ليس من أهل دينك عن قتادة قال ، كان عكرمة يقول : كان ابنه ، ولكن كان مخالفا له في النية والعمل ، فمن ثم قيل له إنه ليس من أهلك (تفسير الطبري»)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah Nuh’a “Ey Nuh! O senin ailenden değil. Zira O doğru olmayan işler yapmıştır. Bilgin olmayan konular hakkında benden bir şey isteme, muhakkak ki ben, cahillerden olmamanı sana öğüt ediyorum” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah buyurdu: "Ey Nuh! Senin oğlun hiç de senin soyundan değildir. Çünkü, onun yaptığı doğru değildi. Öyleyse bilmediğin şeylere karışma. İşte Benden sana öğüt olsun, sakın kendini bilmezlerden olma."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah dedi: Nuh! O senin ailenden [¹] değildir. Çünkü onun işi fenadır. Bilgin olmadığı şeyi bana sorma. Ben sana cahillerden olmayasın diye öğüt veriyorum.
[1] Kurtulacak ailenden veya dininden.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, “Ey Nûh! O senin ailenden değildir. Çünkü o, iyi ve yararlı [sâlih] olmayan bir iş yaptı.¹⁵ Hakkında bilgin olmayan şeyi Ben’den isteme! Muhakkak ki Ben sana cahillerden olmayasın diye öğüt veriyorum!” buyurdu.
15 Burada Hz. Nûh’a Cenab-ı Hak, oğlun her ne kadar maddi anlamda senin oğlun olsa da manevi anlamda o inkâr edenlerle birlikte olmayı tercih etmesinden dolayı iyi bir iş yapmamış ve böylece senin ailenden sayılmaz demektedir. Kur’an Peygamberlere nispet edilen bağları soy değil, inanç bağı anlamında alır. İsrailoğulları derken Hz. Yakup’a soy olarak değil, inanç bağı ile bağlı olanları kasteder. Keza Âdemoğulları derken de Hz. Âdem’e soy bakımından ziyade inanç ve karakter itibariyle nispet edilmiştir. Aynı şekilde bütün Müslümanlara “Babanız İbrâhim” derken de soy bakımından değil, “tevhid” inancı itibariyle nispet vardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, “Ey Nuh! O senin ailenden değildir; çünkü o (adeta) salih olmayan bir amel kesilmiştir; öyleyse bilmediğin şeyi benden isteme. Gerçekten ben, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, “Ey Nûh!” dedi, “O, kan bağı yönünden senin öz oğlun olsa da, inkârcılarla birlikte olmayı tercih ettiği için senin ailenden değildir. Çünkü o, Allah’a isyan etmekle çok çirkin bir davranış sergiledi. O hâlde, ilâhî prensiplere uygun olup olmadığını bilmediğin bir şeyi isteme benden. Bütün inkârcılara ne yapılacaksa, senin oğluna da o yapılacak. Çocuğuna duyduğun babalık şefkati, zâlimlere verilecek ceza konusunda seni adâletsizliğe sürüklemesin. Zira bu, senin gibi vahyin eğitiminden geçmiş birine hiç yakışmaz.Sana, câhilce davranmamanı tavsiye ederim.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey Nûh! O, senin ailenden değildi; o, salih dışı bir ameldir. Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme! Ben, seni ‘Câhiller’den olursun!’ diye uyarıyorum” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sert çıktı Tanrı. " o senin ailenden sayılmaz. Çünkü, uygunsuz işler yaptı. Hem iç yüzünü bilmediğin şeyleri isteme benden. ben, bir cahillik etmen ihtimaline karşı seni peşinen uyarıyorum. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nuh’a seslendik: "Ey Nuh! O senin ailenden değildi. O’nun yaptığı yaramaz iştir. Bilmediğin bir şeyi benden isteme! Senin ailen sana inananlardır. Sana cahillerden olmamanı öğütlerim!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) şöyle demişti: “Ey Nuh! O asla senin ailenden (destekçilerinden) değildir; şüphesiz ki o (yaptığı) kötü bir iştir. [*] Hakkında bilgin olmayanı benden isteme! Şüphesiz ki cahillerden olma(ma)n [*] konusunda sana öğüt veriyorum.”
Bu ayet değerlerle oluşan bağların biyolojik bağlardan çok daha önemli olduğunu göstermektedir. ,Ayette olumsuzluk edatı bulunmamasına rağmen Hz. Nuh yanlış bir istekte bulunduğu için mesaj onun uyarılmasıyla ilgilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah): “Ey Nûh! O (oğlun) kesinlikle senin ailenden değildir.¹ Çünkü o, (Allah’ın emrine) uygun olmayan iş (yapmış)tır.² Sakın hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Gerçekten Ben sana cahillerden olmayasın diye öğüt veriyorum.” diye buyurdu.
1 Bu âyete göre; kâfir olan çocuk, eş ve akrabalar bir Müslüman’ın ailesinden sayılmaz.2 Yani o kâfirlerdendir. Ayrıca âyetin bu bölümü: “Çünkü o (Allah’ın emrine) uygun olmayan (bir) iş yaptı...” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Allah:] “Ey Nûh!” dedi, “O senin ailenden sayılmazdı; çünkü iyi ve doğru olmayan bir şey yaptı o. ⁶⁸ Ayrıca hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şey isteme Benden: ⁶⁹ böylece, sana cahillerden olmamanı öğütlüyorum”. ⁷⁰
68 Bazı müfessirlere göre (örn. Taberî ve Râzî) innehû ‘amelun ğayru sâlihin cümlesi Hz. Nûh’un oğlu için yakarmasına ilişkindir ve dolayısıyla ilahî bir kınama ifade etmektedir: bu durumda cümlenin, “doğrusu, bu (yakarış senin hesabına) doğru olmayan bir davranıştır” şeklinde çevirilmesi ya da anlaşılması gerekir. Ama diğer müfessirler (Zemahşerî gibi) bu yorumu reddediyor ve yukarıdaki ibareyi bizim çevirdiğimiz tarzda, oğula bağlıyorlar. Kanaatimizce bu yorum “o senin ailenden değildi/sayılmazdı” (yani, kan-bağı yönünden öyle olsa bile, manevî bakımdan inkarcılarla birlikte olmayı tercih etti) ifadesiyle daha uyumlu gözüküyor.69 Yani, Allah’ın takdirinde yatan en içsel sebepler ve insanın ahiretteki nihaî durumu hakkındaki bilgi; çünkü bu konulardaki “niçin” ve “nasıl” sorularının cevapları insanın duyu ve algı alanının dışında (ğayb alanında) kalmaktadır.70 Yani, “Allah’tan, takdirini, kendi heva ve heveslerini tatmin edecek yönde değiştirmesini isteyen cahil kimselerden biri olmamayı” (Menâr XII, 85 vd.).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah buyurdu ki: - O aile fertlerinden değildi, senin bu isteğin doğru olmayan bir davranıştır. Aslını bilmediğin bir konuda benden istekte bulunma ve senin cahillerden olmamanı öğütlerim. 17/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Allah) “Ey Nûh! Kesinlikle o senin ailenden sayılamaz;[¹⁷⁴¹] dolayısıyla bu/o salih olmayan bir ameldir;[¹⁷⁴²] bundan böyle, iç yüzünü bilmediğin bir şeyi Benden isteme: İşte Ben, cahillerden olmaman konusunda seni ihtar ederim!” dedi.
[1741] Ehl teriminin kan bağını aşan kullanımıyla ilgili bir tahlil için bkz: 27:57, not 60. Tefsirlerimiz buradan yola çıkarak boğulan oğlun Hz. Nûh’un öz oğlu değil, karısının eski kocasına ait bir çocuk olduğunu dile getirirler. Nadir olarak, kadının zinadan peydahladığını söyleyenler de olmuştur. Fakat bu her açıdan yanlıştır. Zira böyle bir itham isbatı yoksa iftira olur ve iftira herkes için yasaktır. [1742] Bu ibare iki anlama da gelebilir: 1) Senin ortaya koyduğun bu kayırıcı davranış salih olmayan ve yerini bulmayan bir davranıştır. 2) O kafir (oğul) salih olmayan ve yerini bulmayan bir ameldir. Kur’an’ın genelinden, “insanın çocuğu onun amelidir” dediği çıkarılabilir. Fakat bu anlamın asli değil tâli bir anlam olduğu unutulmamalıdır. ‘Amelun, ‘amile olarak da okunmuştur. Bu durumda arkadan gelen kelimeyi de ğayra şeklinde mansup olarak okumak gerekecektir. Bu takdirde mâna şöyledir: “çünkü o (oğul) yanlış yaptı”. İbn Abbas, İkrime, Kisai ve Yakub gibi kıraat imamlarının tercih ettiği bu anlamda yanlış yapan boğulan oğul iken, bizim çevirimizde yanlış yapan Hz. Nûh’tur. Arkadan gelen Hz. Nûh’un tevbesi, yanlış yapanın Nuh olduğunun delilidir. Vahiy aynı hassasiyeti Hz. İbrahim’in babasına duası konusunda da sergilemiştir (9:113-114). Esas aldığımız okuyuşta mastar olarak amelun okunan sözcük alternatif okuyuşta fiil olarak amile okunmaktadır. Bunun kelamdaki “peygamberlerin masumiyeti” tartışmalarını önceleyen bir okuma biçimi olduğu açık. Bu ifadeden, Nuh’un oğlunun, iman etmeyen karısının işlediği zinanın mahsulü olduğu sonucunu çıkarmak, Nuh’un eşine yapılmış bir iftiradan başka bir şey değildir. Yalnız inanana değil, inanmayana iftira etmek de kınanmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah da: "Ey Nuh, o asla senin ailenden değildir, çünkü onun işlediği, sâlih olmayan kötü bir iştir. (Aile efradı aynı dine mâlik olmadıkça aralarında gerçek bir bağ kurulmuş olmaz) O halde hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi benden isteme, seni cahillerden olmaktan men ederim" buyurdu.
Osman Fırat
swap_vert close
(Allah:) "Ey Nuh! O senin ailenden sayılmaz; çünkü iyi ve doğru olmayan bir şey yaptı. Ayrıca hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi benden isteme. Sana cahillerden olmamanı öğütlüyorum" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Buyurdu ki: «Ey Nûh! O muhakkak senin ehlinden değildir. Şüphesiz ki o gayrı sâlih bir iştir. Artık kendisine senin için bilgi olmayan bir şeyi Benden sorma. Muhakkak ki, Ben sana cahillerden olmayasın diye öğüt veririm.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Ey Nuh! ” buyurdu Allah, “O senin ailenden değil. Çünkü o, dürüst iş yapan, temiz bir insan değildi. O halde, hakkında kesin bilgin olmayan bir şeyi Benden isteme. Cahilce bir davranışta bulunmayasın diye sana öğüt veriyorum. ”
Cenab-ı Allah’ın bu buyruğundan kasdı şudur: “Senin bu oğlun, kurtarmayı vaad ettiğim aile fertlerinden değildi. Çünkü kâfir idi. Kâfir senin ailenden sayılmaz. Zira müminle kâfir arasında velâyet yoktur.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Rabbi): "Ey Nuh, dedi, o senin ailenden değildir. O, yaramaz iş yaptı. Bilmediğin bir şeyi benden isteme. Sana cahillerden olmamanı öğütlerim!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ: "O senin ehlinden değildir. Çünki onun 'ameli sâlih değildi. Bilmediğin şeyi benden isteme. Ben sana, câhillerden olmamanı va'az iderim" buyurdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah dedi ki “Bak Nuh! O, senin ailenden değildir. O, uygunsuz bir iş ürünüdür. Bilmediğin şeyi bana sorma[1]. Kendini bilmezlerden[2] olmayasın diye sana öğüt veriyorum.”
[*] Taberi tefsirinde bunun zina mahsulü olduğu yazılı, Tahrîm 66/10 [*] Kendini bilmez, kendine hakim olamayan anlamları verdiğimiz bu kelime Arapça "cahil" kelimesidir. Arapçada cahil, bilgisiz değil, bildiği halde üzüntü, öfke, arzu, menfaat gibi nedenlerle kendine hakim olamayan, kendini tutamayana denir. Ayete göre Nuh (a.s.), o ana kadar kendi oğlu zannettiği kişiyi tufanda kaybetmiş olmanın acısıyla kendine engel olamayarak, Allah'a, bu emrinin gerekçelerini soruyor. Bu tavır Allah'ın nebi resulü açısından uygunsuz olduğundan ikaz ve öğüt alıyor. Kendisi de derhal Allah'a sığınıyor ve bağışlanma diliyor.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah:-Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildi, çünkü doğru olmayanı yaptı. Öyleyse, bilmediğin şeyi benden isteme. Cahillerden olma diye sana öğüt veriyorum, dedi
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah buyurdu ki: “Ey Nuh, o senin ailenden değildir. O kötü bir iş yaptı. Bilmediğin şeyi Benden isteme. Cahillik etmeyesin diye Ben sana öğüt veriyorum.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah buyurdu: "Ey Nûh! O, senin ailenden değildi. Yaptığı, iyi olmayan bir işti. Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Cahillerden olmaman hususunda seni uyarırım."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti: “iy nūħ! bayıķ ol degül 'ayāluñdan. bayıķ ol işdür eyü işden ayruķ pes dileme baña anı kim yoķdur senüñ aña bilmek. bayıķ ben ögütlerin seni kim olasın cāhillerden.”'
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi: Yā Nūḥ, ol senüñ ehlüñden degüldür, ol Müselmān degül‐dür. Pes du‘ā dileme benden, isteme senüñ ‘ilmüñ olmayan nesneyi. Ben sañaögüt virürin ḥattā ki cāhillerden olmayasın.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah) buyurdu: “Ey Nuh! O sənin ailəndən deyildir. Çünki o (küfr etməklə) pis bir iş görmüşdür. (Və ya sənin Məndən onu xilas etmək xahişin yaxşı iş deyildir). Elə isə bilmədiyin bir şeyi Məndən istəmə. Sənə cahillərdən olmamağı tövsiyə edirəm (məsləhət görürəm)”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: O Noah! Lo! he is not of thy household; lo! he is of evil conduct, so ask not of Me that whereof thou hast no knowledge. I admonish thee lest thou be among the ignorant.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He said: "O Noah! He is not of thy family:(1540) For his conduct is unrighteous. So ask not of Me that of which thou hast no knowledge! I give thee counsel, lest thou act like the ignorant!"
1540 See n. 5135 above. Like all Prophets of Allah, Noah was kind-hearted, but he is told that there can be no compromise with evil. And Noah acknowledges the reproof. There was a wife of Noah, who was also an unbelieving woman (66:10), and she suffered the fate of Unbelievers.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
buyur-du
يَا
ey
نُوحُ
Nûh
اِنَّهُ
şüphe- siz o
لَيْسَ
değildir
مِنْ اَهْلِكَۚ
senin ailenden
اِنَّهُ
muhak-kak o
عَمَلٌ
bir amel- dir
غَيْرُ
olma- yan
صَالِحٍۗۘ
sâlih
فَلَا تَسْـَٔلْنِ
o hâlde Ben-den isteme
مَا
o şe-yi ki
لَيْسَ
yoktur
لَكَ
senin için
بِه۪
hak- kında
عِلْمٌۜ
bir
bilgi
اِنّ۪ٓي
şüphe-siz Ben
اَعِظُكَ
sana tav-siye ederim
اَنْ تَكُونَ
olmamanı
مِنَ الْجَاهِل۪ينَ
cahillerden
(Allah) Buyurdu: "Ey Nûh! Şüphesiz o (sana iman etmediği için) senin ailenden değildir. Muhakkak ki bu (senin Benden istediğin) sâlih olmayan bir amel (ve dua)dır. O hâlde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَعَظَ
Fiil-I
و ع ظ
Nasihat etti, vaaz verdi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جَاهِل
Etken fiil
ج ه ل
Cahil