close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyasne’u-lfulke vekullemâ merra ‘aleyhi meleun min kavmihi seḣirû minh(u)(c) kâle in tesḣarû minnâ fe-innâ nesḣaru minkum kemâ tesḣarûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gemiyi yapmaya koyulmuştu ve kavminin ileri gelenleri, yanından geçerken alay ediyorlardı onunla, o da, alay ediyorsunuz bizimle ama diyordu, siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle öyle alay edeceğiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. Nuh üstün bir sanatla, bilgi ve beceri gerektiren ustalıkla) Gemiyi yaparken, kavminin (servet ve siyaset bakımından) ileri gelenleri, yanından (her) geçtiklerinde (kendisine her uğradıklarında) onunla alay ediyor (ve "hiçbir deniz, göl ve nehir bulunmayan bu bölgede gemi ne işine yarayacak, aklını mı kaçırdın?" diyor)lardı. O ise dedi ki: "Eğer bizimle dalga geçiyor (ve hor görüp gönül eğliyorsanız, devam edin. Çünkü yakında) sizin bizimle alay ettiğiniz gibi, (asıl) biz de sizinle alay edeceğiz!"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve böylece Nuh, gemiyi yapmaya başladı. O bu işle uğraşırken, kavminin ileri gelenleri, her ne zaman yanından geçseler onunla alay eder, eğlenirlerdi. O da onlara: “Siz bizimle alay ediyorsanız bilin ki, sizin alay ettiğiniz gibi biz de, yaklaşan azapla sizinle eğlenip alay edeceğiz” derdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nuh gemileri inşa ediyor; kavminden ileri gelen kodamanlar ise, yanına uğradıkça, her defasında, onunla alay ederek cehâletine hükmediyorlardı. Nuh: “Bizimle alay ederek cehaletimize hükmediyorsanız eğer, bir gün gelecek ki, kesinlikle biz de yaklaşan azaptan yana bilgisizliğinizden dolayı sizinle alay ederek cehâletinize hükmedeceğiz. Tıpkı sizin bizimle alay ederek cehâletimize hükmettiğiniz gibi.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
O gemiyi yapıyor ve ne zaman kavminin ileri gelenlerinden bir grup yanından geçse kendisiyle alay ediyorlardı. Nuh dedi ki: "Eğer siz bizimle alay ediyorsanız, biz de sizin alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gemiyi yapıyordu. Kavminin ileri gelenleri kendisine her uğradığında onunla alay ediyordu. O: 'Eğer bizimle alay ederseniz, alay ettiğiniz gibi biz de sizlerle alay edeceğiz' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nûh gemiyi yapıyordu. Kavminden her hangi bir topluluk yanından her geçtikçe, kendisiyle alay ediyordu. Nûh onlara: “- Eğer şimdi bizimle alay edip eğleniyorsanız, biz de (Allah'ın azabı size geldiği zaman), bizimle alay ettiğiniz gibi, sizinle alay edeceğiz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nuh gemiyi yapıyordu. Kavminin ileri gelenleri onun yanından geçince, onunla alay ediyorlardı. Nuh onlara: “Eğer bizi hor görüyorsanız, bizi hor gördüğünüz gibi, biz de sizi hor görüyoruz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nûh gemiyi yaparken, kavminin ileri gelenleri yanından her geçtiklerinde onunla alay ediyorlardı. O da, “Bizimle alay ediyorsunuz ama, biz de sizin alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz.” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Nuh gemiyi yaparken, ulusundan her geçen kodamanlar alay ederdi, o dedi ki: «Bizle alayda mısınız? Biz de, sizle alaydayız, sizin alayınız gibi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nuh gemiyi yapıyordu, kavminden birtakım ileri gelen (inkârcı)lar ise, yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. (Nuh onlara) dedi ki: “Siz bizimle alay ediyorsunuz (olsun bakalım. Şunu iyi bilin ki;) siz (şimdi bizimle) nasıl alay ediyorsanız, (vakti gelince) biz de sizinle (öyle) alay edeceğiz.”
Allah’ın gözetiminde Hz. Nuh’un gemi yapması da aslında bir mucizedir. Yanına gelen inkârcıların Hz. Nuh’un yaptıklarına ve söylediklerine bakarak onunla alay etmesi, onların daha önceden böyle bir şeye tanık olmadığını ortaya koyuyor. Bir sonraki ayette “yakında göreceksiniz” söylemi de inkârcıların Hz. Nuh’un anlattıklarının ve yaptıklarının boş ve manasız olduğu yönündeki menfi kanaatlerini ve inançsızlıklarını gösteriyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Bir sefîne inşâ itdi. Kavminin ruesâsı geçer iken istihzâ iderlerdi. "Siz benimle istihzâ mı idiyorsunuz sırası geldiği vakit ben de sizinle istihzâ ideceğim."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
38,39. Gemiyi yaparken, milletinin inkarcı ileri gelenleri yanına uğradıkça onunla alay ederlerdi. O da: "Bizimle alay ediyorsunuz ama, alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz; rezil edecek olan azabın kime geleceğini ve kime sürekli azabın ineceğini göreceksiniz" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Nûh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nûh gemiyi yaparken, kavminin ileri gelenleri yanına uğradıkça onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız edin bakalım! Ama bilin ki sizin alay ettiğiniz gibi (günü gelecek) biz de sizinle öyle alay edeceğiz!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler ise, yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: «Eğer bizimle alay ediyorsanız, iyi bilin ki siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle alay edeceğiz!
Edip Yüksel
swap_vert close
Gemiyi yapıyorken, halkının ileri gelenleri her yanından geçişte onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay ediyoruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gemiyi yapıyordu, kavminden bazı ileri gelen gruplar, onun yanından gelip geçtikçe, onunla alay ediyorlardı. Nuh dedi ki: "Bizimle eğleniyorsunuz, biz de sizinle tıpkı bizimle eğlendiğiniz gibi alay edip eğleneceğiz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gemiyi yapıyordu, kavminden her hangi bir güruh de yanından geçtikçe onunla eğleniyorlar, dedi: bizimle eğleniyorsanız, biz de sizi sizin eğlendiğiniz gibi eğleneceğiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Nûh) gemiyi yapıyordu, kavminden ileri gelen (kâfir) ler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. (Nûh) dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız edin (bakalım! Ancak şunu iyi bilin ki; Vakti gelince) müstahak olduğunuz karşılığı muhakkak alacaksınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gemiyi yapıyordu. Halkının meleleri¹, onun yanından ne zaman geçseler, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Alay edin bakalım! Görürsünüz, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.”
1- Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden her hangi bir güruh yanından geçdikçe onunla eğleniyorlardı. Dedi ki: «Eğer bizimle eğlenirseniz biz de sizinle, bu eğlendiğiniz gibi, eğleneceğiz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Nûh) gemiyi yapıyor; kavminden bir gürûh da yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı. (Nûh) dedi ki: “Eğer (siz) bizimle eğleniyorsanız, sonunda şübhesiz biz de(Allah'ın azâbı geldiği vakit) sizinle, bu alay etmekte olduğunuz gibi alay edeceğiz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve böylece Nuh, gemiyi yapmaya başladı. O bu işle uğraşırken, kavminden herhangi bir topluluk, her ne zaman yanından geçse onunla alay eder, eğlenirlerdi. O da onlara: “Siz şimdi bizimle nasıl alay ediyorsanız bilin ki, vakti gelince biz de sizinle alay edeceğiz!” dedi.*
(*) Hz. Nûh Allah tarafından kendisine öğretildiği biçimde gemiyi yapmaya başladı. Kavminin ileri gelenleri yanına uğradıklarında daha önce peygamber olduğunu söyleyen Nûh’un gemi yaptığını görünce, “peygamberlik görevinden vazgeçip marangozluğa başladı” diyerek onunla alay ediyorlardı. Nûh ise yakında alay etme sırasının kendilerine geleceğini söylüyor, yaklaşan felâketi haber veriyordu. (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gemi yapılır ve kavminin ileri gelenlerinin Nuh’a her uğrayıp geçtiklerinde, yaptığı gemiden dolayı onunla alay etmişlerdi. Nuh da onlara “Bizim yaptığımız (gemi) den dolayı alay ediyorsunuz ama bizimle alay ettiğiniz gibi, bizde sizinle alay edeceğiz,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nuh gemiyi yapıyordu. Ulusunun ileri gelenleri oradan geçerken Nuh ile eğlenirlerdi. O da şöyle derdi: "Bizimle eğlenip duruyorsunuz. Siz şimdi bizimle nasıl eğleniyorsanız işte biz de sizinle öyle eğleneceğiz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
38, 39. Nuh gemi yapmaya başladı. Kavminin ileri gelenleri yanından geçtikçe onunla eğlenirlerdi. O da: «Bizim ile eğleniyorsunuz. Sizin eğlendiğiniz gibi biz de sizinle eğleneceğiz, kendisini rüsvay edecek azabın kime geleceğini, kımıldatmayacak azabın kime vâki olacağını yakında bileceksiniz» derdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nûh gemiyi yaparken, kavminin ileri gelenleri ne zaman yanından geçseler onunla alay ederlerdi. (Nûh) onlara, “Eğer bizimle alay ederseniz, muhakkak sizin alay ettiğiniz gibi, biz de sizinle alay ederiz” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Gemiyi yaparken, kavminden küfre sapanların elebaşları yanına uğradıkça onunla alay ederlerdi. O da, “Bizimle alay ediyorsanız, şüphesiz alay ettiğiniz gibi, biz de sizinle alay edeceğiz” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece Nûh,kendisine emredildiği şekilde gemiyi yapmaya başladı;kavminin ileri gelenleri ne zaman yanından geçecek olsa, yaptığı işten dolayı onunla alay ediyorlardı. Nûh da onlara, “Madem bizimle alay ediyorsunuz,” diyordu, “o zaman şunu iyi bilin ki, siz şimdi bizimle nasıl alay ediyorsanız, vakti gelince biz de sizinlealay edeceğiz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gemi’yi özenerek yapıyordu; kavminden, mele’ / ileri gelen bir takım, ona her uğrayışlarında onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Eğer bizimle alay ediyorsanız, alay ettiğiniz gibi sizinle de biz alay ederiz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gemi inşaatı devam ederken, kodamanlar ara sıra uğrayıp onunla dalga geçerlerdi. Nuh da onlara: " biz inananlarla alay ederseniz, biz de sizin alayınıza ilerde aynen karşılık veririz der,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nuh vahyettiğimiz gibi gemiyi yapmaya başladı. Toplumundan ileri gelenler yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı. Onların alaylarına karşılık "Siz bizimle alay ederseniz, sizin alay ettiğiniz gibi sonunda biz de sizinle alay edeceğiz." dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Nuh) gemiyi yapıyor, kavminden yöneticiler ise yanına her uğradıklarında onunla alay ediyorlardı. (Nuh onlara) şöyle demişti: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin alay edişiniz gibi ileride biz de sizinle alay edeceğiz!”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Nûh) gemiyi yaparken, toplumunun ileri gelenleri kendisine her uğradıklarında, onunla alay ediyordu. O (da): “Eğer bizimle alay ederseniz, pek yakında sizin alay ettiğiniz gibi (aynen) biz de sizlerle alay edeceğiz...”
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve böylece [Nûh] gemiyi yapmaya başladı; (o bu işle uğraşırken) kavminin ileri gelenleri her ne zaman yanından geçseler onunla alay eder eğlenirlerdi; o da onlara: “Siz bizimle alay ediyorsanız, bilin ki, sizin alay ettiğiniz gibi biz de [yaklaşan azaptan yana bilgisizliğinizden ötürü] ⁶¹ sizinle alay ediyoruz” derdi.
61 Bir peygambere alaycılık gibi hafif meşrep bir tutum yakıştırılamayacağından (Beğavî), yukarıdaki ibarenin anlamı şöyle görünüyor: “Eğer bizi, inancımızdan ve bugün yaptığımız şeylerden ötürü bilgisiz olarak görüyorsanız, biz de sizi hakkı tanımaya yanaşmamanızdan ve böylece Allah’ın azabını kendi elinizle çağırmanızdan ötürü bilgisiz olarak görüyoruz” (Zemahşerî ve daha kısa bir ifade biçiminde Beğavî). Bizim parantez içinde yaptığımız ilave de ayetin bu yöndeki anlamını dile getirmek içindir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nuh gemiyi inşa etmeye başladığında toplumun ileri gelenleri oradan her gelip geçtiklerinde onunla alay ederlerdi. Nuh da: – Bizimle alay edin bakalım, zamanı geldiğinde sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz, derdi. 83/29...36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DERKEN o, gemiyi inşa etmeye koyuldu. Şimdi, toplumunun önde gelenleri ne zaman ona rastlasalar, onunla alay ederlerdi. O derdi ki: “Siz bizimle alay ediyorsanız, hiç kuşkunuz olmasın ki, (zaman gelecek) sizin bizimle alay ettiğiniz gibi,[¹⁷²⁹] biz de sizinle alay edeceğiz.
[1729] Lafzen: “tıpkı sizin alay ettiğiniz gibi”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nuh) gemiyi yapıyordu, kavminden herhangi bir gurup yanından geçtiğinde ise, onunla alay ediyorlardı. Nuh da onlara: "Şimdi siz bizimle alay ediyorsunuz, ama (sırası geldiğinde) sizin alay ettiğiniz gibi, biz de sizinle alay edeceğiz.
Osman Fırat
swap_vert close
(Nûh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman üzerinden geçseler, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Siz bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz. (yakında göreceksiniz)"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve gemiyi yapıyordu ve kavminden hangi bir gürûh yanından her geçip gidince de O'nunla alay ediyorlardı. Dedi ki: «Eğer bizim ile alay ederseniz artık şüphe yok ki, biz de sizin alay ettiğiniz gibi sizinle alay ederiz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nuh gemiyi yapıyor, halkından ileri gelenler her ne zaman yanından geçseler onunla alay ediyorlardı. Nuh da: “Siz, dedi; şimdi bizimle alay ediyorsanız, elbet bizim de sizinle alay edeceğimiz bir gün gelir. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı. "Siz bizimle alay ederseniz, sizin alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz?" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nûh gemiyi yapdığı sırada kavminden oradan geçenler onunla zevklenürlerdi. Nûh: "Şimdi siz benimle zevk idiniz. Biz de, sizin bizimle istihzânız gibi sizinle zevkleneceğiz"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nuh gemiyi yapıyordu. Halkının ileri gelenleri oradan her geçtiklerinde Nuh ile eğleniyorlardı. O da şöyle diyordu: “Siz bizimle eğleniyorsanız, biz de sizinle eğleneceğiz. Tıpkı sizin eğlendiğiniz gibi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nuh gemiyi yapar. Halkının önde gelenleri ona her uğrayışlarında, onunla alay ederler. O:-Bizimle alay edin bakalım, biz de, alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz, der.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nuh gemiyi yapıyor, kavminin ileri gelenleri de oradan her geçişlerinde onunla alay ediyorlardı. Nuh ise, “Siz bizimle eğleniyorsanız, birgün biz de sizinle eğleniriz,” diyordu. “Tıpkı sizin şimdi eğlendiğiniz gibi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gemiyi yapıyordu. Toplumundan herhangi bir grup yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı. Dedi ki Nûh "Bizimle alay ediyorsanız, biz de sizinle alay edeceğiz. Tıpkı sizin eğlendiğiniz gibi."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyler idi gemiyi daħı her niçe geçdi anuñ üzere bir bölük serverler ķavumından yanśuladılar anı eyitti “eger yañśulayasız bizi bayıķ biz yanśulayavuz sizi nite kim yañśularsız.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gemi işlerken nice ki geçse üstine bir bölük ḳavminden masḫaralıġa alur‐lardı anı. Eyitdi: Eger siz masḫaralıġa alsañuz bizi, biz daḫı sizi masḫara‐lıġa aluruz. Nite kim siz masḫara olursız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Nuh) gəmini düzəldir, ümmətinin ə’yan-əşrafı isə yanından ötüb-keçdikcə onu məsxərəyə qoyurdular. (Nuh) onlara deyirdi: “Əgər (indi) siz bizi məsxərəyə qoyursunuzsa, biz də (Allahın əzabı gəldikdə) sizi siz bizi məsxərəyə qoyduğunuz kimi məsxərəyə qoyacağıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he was building the ship, and every time that chieftains of his people passed him, they made mock of him. He said: Though ye make mock of us, yet we mock at you even as ye mock;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Forthwith he (starts) constructing the Ark: Every time that the chiefs of his people passed by him, they threw ridicule on him.(1531) He said: "If ye ridicule us now, we (in our turn) can look down on you with ridicule likewise!(1532)
1531 The ridicule of the sinners, from their own point of view, was natural. Here was a preacher turned carpenter! Here was a plain in the higher reaches of the Mesopotamian basin, drained by the majestic Tigris, over 800 to 900 miles from the sea (the Persian Gulf ) in a straight line! Yet he talks of a flood like the Sea! All material civilisations pride themselves on their Public Works and their drainage schemes. And here was a fellow relying on Allah! But did not their narrow pride seem ridiculous also to the Prophet of Allah! Here were men steeped in sin and insolence! And they pit themselves against the power and the promise of Allah! I Truly a contemptible race is man! 1532 The Arabic Aorist may be construed either by the present tense or the future tense, and both make good sense here. Following Zamakhshari, I construe in the present tense, because the future is so tragic for the sinners. For the time being the worldly ones looked down on the Believers as they always do; but the Believers relied on Allah, and pitied their critics for knowing no better!-for their arrogance was really ridiculous.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَصْنَعُ
ve yapıyor
الْفُلْكَ
gemiyi
وَكُلَّمَا
ve ne za- man ki
مَرَّ
geçti
عَلَيْهِ
yanından
مَلَاٌ
ileri gelenler
مِنْ قَوْمِه۪
kavminden
سَخِرُوا
alay ettiler
مِنْهُۜ
onunla
قَالَ
dedi ki
اِنْ
eğer
تَسْخَرُوا
alay ediyorsanız
مِنَّا
bizim ile
فَاِنَّا
iyi bilin biz de
نَسْخَرُ
alay ede- ceğiz
مِنْكُمْ
sizinle
كَمَا
o şey gibi ki
تَسْخَرُونَۜ
alay ediyorsunuz
(Nûh) Gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler ise yanından her geçtiklerinde onunla alay ediyorlardı. (Nûh) Dedi ki: "Eğer bizimle alay ediyorsanız iyi bilin ki sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."
صَنَعَ
Fiil-I
ص ن ع
Yaptı, yetiştirdi
فُلْك
İsim
ف ل ك
Gemi, gemiler
كُلَّمَا
Zaman zarfı
ك ل ل
Her ne zaman, ne zaman ki
مَرَّ
Fiil-I
م ر ر
Uğradı, dolaştı, devam etti, geçti, karşılaştı, geçip gitti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
سَخِرَ
Fiil-I
س خ ر
Alay etti, alaya aldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
سَخِرَ
Fiil-I
س خ ر
Alay etti, alaya aldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
سَخِرَ
Fiil-I
س خ ر
Alay etti, alaya aldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
سَخِرَ
Fiil-I
س خ ر
Alay etti, alaya aldı