close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 37. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vasna’i-lfulke bi-a’yuninâ vevahyinâ velâ tuḣâtibnî fî-lleżîne zalemû(c) innehum muġrakûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nezaretimiz altında ve vahyimize uyarak bir gemi yap, zulmedenler için af dileme benden, şüphe yok ki sularda boğulacak onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Şimdi) Sana vahyettiğimiz (öğrettiğimiz) doğrultuda ve gözetimimiz altında; (emredilen) gemiyi (sanatlı ve sistemli şekilde) imal edip yapıver. (Ve artık) O zalimler hakkında Bana hitaben (talepte ve şefaatte) bulunma! Çünkü onlar (sapkınlık ve saldırganlıklarının karşılığı olarak) suya batacak ve boğulacaklardır (artık bunu hak etmişlerdir)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bizim gözetimimizde ve vahyettiğimiz biçimde, seni ve seninle beraber olanları, kurtaracak olan gemiyi inşa et. Yaratılış gayesi dışına çıkan kimseler hakkında, bana birşeyler söyleme, çünkü onlar suda boğulacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Gözlerimizin önünde, gözetimimiz altında, vahyimiz uyarınca gemileri inşa et. Zulmetmiş, haksızlık etmiş, hakkı tanımamış olanlar konusunda bana başvurma. Onlar kesinlikle boğulacaklar.”
“Fülk = gemi, gemiler, filo” kelimesi Kur-an-ı Kerim’de genellikle çoğul olarak kullanılmıştır. Yalnızca Hz. Nuh’la ilgili geçen yerlerde gelenek halinde tekil olarak kullanılması tercih edilmiştir. Zemahşerî, Ebüssuud Efendi, Nesefî, bu kelimenin çoğul olarak kullanılabileceğine işaret etmiştir. Hatta Mütercim Âsım Efendi, kamusunda “fülk” kelimesinin tekil olarak kullanıldığı yerlerde bu kelimeye müfred-müzekker zamir gönderildiğine, çoğul olarak kullanıldığı yerlerde müfred-müennes zamir gönderildiğine işaret etmiştir. Kur’an’da bunun sayısız örnekleri vardır. Bu mülâhazalarla “Nuh”un gemisi” şeklinde geçen ifadelerin, “Nuh’un gemileri” şeklinde anlaşılabileceğinin daha doğru olduğuna işaret etmek isteriz. Bk. Kur’an-ı Kerim; 11/38, 40, 41, 42, 44, 23/27, 28, 26/119, 36/41; 54/10; 71/26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana hitap (dua) etme. Onlar suda boğulacaklardır."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi imal et. Zulmedenler konusunda bana hitapta bulunma. Çünkü onlar sudaboğulacaklardır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nezaretimiz altında ve vahyimiz gereğince gemi yap. Hem o zulmedenler hakkında, azabın kendilerinden kaldırılması için, bana dua etme; çünkü onlar, suda boğulacaklardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kontrolümüz ve bilgimizle gemiyi yap. O zalimler hakkında Bizden bir şey isteme. Şüphesiz onlar batacaklardır.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Gözetimimiz altında ve sana öğretilen şekilde gemiyi yap ve zâlimler hakkında bana başvurma! Çünkü, onlar boğulacaklardır” diye vahyolundu.
Besim Atalay
swap_vert close
«Gözlerimiz önünde —vahyimiz gereğince— gemi yapasın, zulmedenler için bana söyleme, onlar suda boğulacak!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında (kurtulmaları için) benden bir istekte bulunma! Çünkü onlar (suda) boğulacaklardır.”
Ayetin ilk cümlesinden anlıyoruz ki; kim ve hangi şartlarda olursa olsun insan Allah’ın elçisi de olsa ve Hak din için yola çıkmış da bulunsa insan olarak dünyalık bütün şartları yerine getirmeli ve ondan sonra güvenini kaybetmeden olayların neticesini Allah’a havale etmelidir. Ali İmran 3/153’te buyrulduğu gibi “Bir işi yapmaya azmettiğin zaman Allah’a güven.” Buradaki “güven/tevekkül” işe niyet edip koyulduktan sonradır. Hz. Nuh Allah’ın gözetiminde gemiyi yapıyor ve ondan sonra yola koyuluyor. “Allah’ım bana bir gemi yap da onunla hayatta kalalım” demiyor.  
Cemil Said
swap_vert close
"Gözümüzün önünde ve sana vahy olındığı vechile bir sefîne inşâ it ve zâlimlerden artık bize bahs itme hepsi gark olacaklardır."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
36,37. Nuh'a, "Senin milletinden, inanmış olanlardan başkası inanmayacaktır; onların yapageldiklerine üzülme; nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır" diye Allah tarafından vahyolundu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bizim gözetimimiz altında ve öğrettiğimiz şekilde gemiyi yap, haktan sapanlar için bana başvuruda bulunma! Onlar boğulacaklar!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz)  uyarınca gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana (bir şey)  söyleme! Onlar mutlaka boğulacaklardır!
Edip Yüksel
swap_vert close
"Gözetimimiz altında vahyimizle gemiyi yap. Zalimler için bana baş vurma; onlar suda boğulacaklardır."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulüm yapanlar hakkında da bana bir şey söyleme. Çünkü onlar kesinlikle suda boğulacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bizim nezaretimiz altında ve vahyimiz dâiresinde gemi yap, hem o zulmedenler hakkında bana hıtab etme' çünkü onlar garkedilecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gözetimimiz (altında) ve vahyimizle (öğreteceğimiz şekilde) gemiyi yap! Zulmedenler hakkında da (kurtulmaları için) benden bir istekte bulunma! Şüphesiz onlar (suda) boğulacaklardır!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Zalimler hakkında benden bir istekte bulunma. Onlar boğulacaklardır.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Bizim nezâretimiz ve vahyimiz ile gemi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulmuşlardır (boğulacaklardır)».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Bizim nezâretimiz altında ve vahyimiz ile gemiyi yap ve zulmedenler(inbağışlanmaları) hakkında bana (bir şey) söyleme (onlar için yalvarma)! Çünki onlar (pek yakında) suda boğulmuş (olacak) kimselerdir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
“ Ve gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Ve o zulmetmiş olanlar hakkında (kurtulmaları için) benden bir istekte bulunma! Şüphesiz onlar (suda) boğulacaklardır.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bizim gözetimimiz altında ve sana vahy ettiğimiz şekilde gemiyi yap. Zulmedip haksızlık yapanlar hakkında benimle muhatap olma. Çünkü onların hepsi boğulacaklar” diye vahy olundu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bizim gözcülüğümüz altında senin gönlüne bildirdiğimiz gibi, bir gemi yap. Artık kıyıcılar için de bana baş vurma. Ne olursa olsun onlar suda boğulacaklardır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gözümüzün önünde vahyimiz ile gemi yap. Zalim olanlar hakkında bana müracaat etme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Nûh!) Gözetimimiz ve vahyimiz doğrultusunda gemiyi yap! Zulmedenler konusunda Bana hitap etme!⁹ Çünkü onlar mutlaka boğulacaklardır.¹⁰
9 “Bana hitap etme!” Arapçada bir deyimdir. Onlar hakkında “Benden bir şey isteme”, “Bana onlarla ilgili bir talepte bulunma” anlamındadır. 10 Krş. Kamer, 54/13; Müminûn, 23/27  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi inşa et ve zulme sapanlar konusunda da bana hitapta bulunma. Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Bizim kontrolümüz altında ve sana vahyettiğimiz bilgiler doğrultusunda, sizi büyük tufanda boğulmaktan kurtaracak gemiyi inşâ et ve bu zâlimler içinBana yalvarma, çünküonlar boğulacaklar!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Bizim belirlememize ve vahyimize uygun olarak Gemi’yi yap! Zulmetmiş olanlar hakkında bana hıtap etme / başvurma! Onlar, boğulacaklardır”. 
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sen bizim uzaktan kumandalı isteklerimize göre bir gemi yap. Haksızlık yapanlar için de, ikide bir bana yalvarıp durma! çünkü boğulacaklar " dedik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Gözlerimizin önünde emrimizle gemiyi yap! Zulmedenler için benden yardım isteme! Andolsun! İnkâr ederek Rabbine karşı olanların hepsi boğulacaklar. Sakın! İnkâr ederek kendilerine zulmedenlere azabımız gelince kurtuluşları için bana yalvarma!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz) uyarınca gemiyi yap! Haksızlık edenler hakkında bana (herhangi bir şey) söyleme! Şüphesiz ki onlar mutlaka boğulacaklardır.” [*]
Bu ayet aynı konu içeriği nedeniyle Mü’minûn 23:27 ile birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Nûh!): “...Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle¹ o gemiyi² yap. Zâlimler(e mühlet vermem) konusunda da Bana bir şey söyleme. Çünkü onlar boğularak helâk olacaklardır.” diye vahyedildi.
1 Bu ifâdeden; Peygamberlerin, Allah’tan aldıkları bilgi ile insanlara gemi yapımına kadar her türlü bilgi ve sanatı öğrettiği anlaşılmaktadır. Yani buna göre, bilginin kaynağı akıl değil, vahiydir. 2 Buradaki “gemi” kelimesinin belirli (ma’rife) olmasından, Hz. Nûh (a.s)’ın önceden o gemiden haberi olduğunu veya Hz. Nûh’a geminin yapısı veya yapılacağı hakkında önceden vahiyle bilgi verildiği anlaşılabilir. Bk. (Mü’minun: 27)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bizim gözetimimizde ⁵⁹ ve vahyettiğimiz biçimde [seni ve seninle beraber olanları kurtaracak olan] tekneyi ⁶⁰ inşa et ve haksızlığa sapanlar için bana başvurma, çünkü onlar boğulacaklar!”
59 Yani, “Bizim korumamız altında”.60 Fulk (lafzî karşılığı “gemi” olan ama kelimenin Avrupa dillerindeki tanıdık muhtevasından dolayı tarafımdan “tekne” olarak çevrilmiştir) sözcüğünün başındaki belirtme takısı, yukarıda yaptığımız parantez içi ilaveyi gerekli kılmıştır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Şimdi sen bizim gözetimimizde ve vahyettiğimiz şekilde gemiyi inşa etmeye başla, sakın ola ki kendine yazık eden zalimler için bana yalvarma! Onlar kesinlikle boğulacaklar. 11/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bizim rehberliğimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde[¹⁷²⁷] gemiyi inşa et[¹⁷²⁸] ve (bundan böyle) sakın (kendisine) zulmeden kimseler hakkında Bana başvurma! Şu kesin: onlar boğulacaklar.”
[1727] Lafzen: “vahyimizle” (Krş: 23:27). [1728] Nûh kıssasını kendimize çağdaş kılacak olursak, bu ilâhî ferman bize şunu söyler: Sen, Kur’an’ın rehberliği altında hayat gemini inşa et! Tufana gark olacak bir tuğyan ortamından, ancak Allah’ın rehberliği altında inşa edilmiş bir hayat gemisiyle kurtulabilirsin.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap ve o zalimler hakkında bana müracatta bulunma, (onlardan azabın kaldırılması için niyazda bulunma) Şüphe yok ki onlar (zamanı geldiğinde) mutlaka suda boğulacaklardır" dedik.
Osman Fırat
swap_vert close
Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. O zalimler hakkında da bana bir şey söyleme. Çünkü onlar boğulacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Gemiyi Bizim nezaretimiz ve vahyimiz ile yap ve zulmetmiş olanlar hakkında Bana müracaatta bulunma. Şüphe yok ki, onlar boğulmuşlardır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
36, 37. Nuh'a şöyle vahyolundu ki: “Artık halkından, daha önce iman etmiş olanlar dışında, hiç kimse iman etmeyecek. Öyleyse o kâfirlerin yaptıklarından dolayı kederlenme de, Bizim gözetimimiz altında ve vahyimiz doğrultusunda, gemiyi yap ve o zalimler lehinde Ben'den hiçbir ricada bulunma. Çünkü onlar suda boğulacaklardır. ” [23, 27; 71, 26; 54, 10]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gözlerimizin önünde ve vahyimiz gereğince gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana hitabetme (onların kurtuluşu için bana yalvarma); onlar mutlaka boğulacaklardır!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Bizim önümüzde ve vahyimiz dâiresinde sefîne yap. [²] Nefislerine zulüm idenler içün bana ricâda bulunma. Onlar gark olunacaklardır" diye vahy olundı. [³]
[2] Cebrâîl 'aleyhisselâm geminin inşâsı emrini getirdiği zamân Nûh'a nasıl yapacağını da ta'lîm itdi. [3] Nûh 'aleyhisselâm kavminin bu kadar ezâ ve cefâsına sabır ider, "Onları 'afv it, çünki bilmezler" diye du'â iderdi. Bu du'â men' ve nehiy buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Gözetimimizde ve vahyimize göre gemiyi yap. Yanlışlar içindeki o kimseler için de artık bana başvurma. Çünkü onlar boğulacaklardır.”
Şaban Piriş
swap_vert close
“Bizim gözetimimizde vahyettiğimiz şekilde gemi yap, zulmedenler için beni muhatap alma, onlar boğulacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Sen bizim gözetimimiz altında ve vahyimiz uyarınca gemiyi yapadur. Zulmedenler hakkında da artık Bana birşey söyleme. Çünkü onlar boğulmaya mahkûmdurlar.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap. Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma. Onlar, mutlaka boğulacaklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı eyle gemi gözlerümüz ķatında iken daħı vaḥyumuz-ıla daħı söyleme baña anlaruñ içinde kim [114a] žulm eylediler bayıķ anlar ġarķ olınmışlardur.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı gemi düzet bizüm ri‘āyetümüzle, vaḥyümüzle. Daḫı hīç du‘ā dilemebenden kāfirler‐çün ki anlar ġarḳ olaçaḳlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Nəzarətimiz altında və vəhyimiz üzrə (sənə öyrədəcəyimiz kimi) gəmini düzəlt, zülm edənlər barəsində mənə müraciət etmə (onların bağışlanmalarını Məndən xahiş etmə). Çünki onlar suda boğulacaqlar!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Build the ship under Our Eyes and by Our inspiration, and speak not unto Me on behalf of those who do wrong. Lo! they wilt be drowned.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"But construct an Ark under Our(1530) eyes and Our inspiration, and address Me no (further) on behalf of those who are in sin: for they are about to be overwhelmed (in the Flood)."
1530 It was to be built under the special instructions of Allah, to serve the special purpose it was intended to serve.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاصْنَعِ
ve yap
الْفُلْكَ
gemiyi
بِاَعْيُنِنَا
nezaretimiz ile
وَوَحْيِنَا
ve vahyimiz ile
وَلَا تُخَاطِبْن۪ي
ve bana söyleme
فِي الَّذ۪ينَ
o kimseler hakkında ki
ظَلَمُواۚ
zulmettiler
اِنَّهُمْ
mutlaka onlar
مُغْرَقُونَ
boğulmuş kimselerdir
"Bizim nezaretimiz altında vahyimizle gemiyi yap ve zulmedenler(in bağışlanmaları) hakkında bana (bir şey) söyleme! Çünkü onlar (yakında) mutlaka (suda) boğulacaklardır."
صَنَعَ
Fiil-I
ص ن ع
Yaptı, yetiştirdi
فُلْك
İsim
ف ل ك
Gemi, gemiler
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı
وَحْىٌ
İsim
و ح ي
Vahiy
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَاطَبَ
Fiil-III
خ ط ب
Söyledi, hitapta bulundu, laf attı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُغْرَقُون
Edilgen fiil-IV
غ ر ق
Boğulmuş kimseler, boğulanlar