close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veûhiye ilâ nûhin ennehu len yu/mine min kavmike illâ men kad âmene felâ tebte-is bimâ kânû yef’alûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nuh'a, kavminden inananlardan başkaları kesin olarak inanmayacak, artık sen de onların yaptıkları işler yüzünden kederlenme diye vahyedildi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunların üzerine Hz.) Nuh’a vahyedildi ki: "(Artık) Senin kavminden (ciddiyet ve samimiyetle) iman edenlerin dışında, kesinlikle hiç kimse inanacak değildir. O halde, sakın onların davranışlarına üzülme!" (Onların başına gelecekleri göreceksin!)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Nuh'a “Senin kavminden şimdiye kadar inanmış olanların dışında kimse inanmayacak” diye vahyettik. Bu yüzden onların yapageldikleri şeylerden dolayı sakın tasalanma.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nuh'a: “Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık asla sana iman etmeyecek. Öyleyse onların sergilemeye devam ettikleri günahkâr, isyankâr davranışlarından dolayı üzülme.” diye vahyedildi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanların dışında artık kimse iman etmeyecek. Onların yaptıklarından dolayı üzülme!
Ali Bulaç
swap_vert close
Nuh'a vahyedildi: 'Gerçekten iman edenlerin dışında, kesin olarak kimse inanmayacak. Şu halde onların yaptıklarından dolayı üzülme.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nûh'a şöyle vahyolunmuştu: “- Haberin olsun, önceden iman edenlerden başka, kavminden hiç biri asla iman etmiyecek. O halde yaptıkları şeylerden (eziyet ve tekziplerden ) ötürü kederlenme.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Nuh’a vahyedildi ki: “Bu mevcut inananlardan başka daha kimse inanmayacaktır. Artık onların yaptıklarından dolayı sıkıntı çekme, üzülme!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nûh'a, “Senin toplumundan inanmış olanların dışında başka kimse inanmayacaktır. Onların yaptıklarına üzülme!”
Besim Atalay
swap_vert close
Nuh'a vahiy olundu ki: «Ulusundan sana inanmış olan kimselerden başkaları, hiç inanmazlar, onların yaptığına kaygılanma sen »
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nuh'a vahyolundu ki: “Kavminden (şimdiye kadar sana) iman etmiş kimselerden başkası, (artık asla sana) inanmayacak. O halde sen, onların yaptıklarından dolayı üzülme!”
Cemil Said
swap_vert close
Nûh’a vahy oldı ki: "Senin kavminden mü’min olanlar evvelce îmân idenlerdir. Îmân itmeyenlerin yapdıklarından dolayı teessüf itme."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
36,37. Nuh'a, "Senin milletinden, inanmış olanlardan başkası inanmayacaktır; onların yapageldiklerine üzülme; nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır" diye Allah tarafından vahyolundu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nûh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O hâlde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nûh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başkası artık inanmayacak. Sakın onların yaptıklarına üzülme!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nuh'a vahyolundu ki: Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık  (sana) asla inanmayacak. Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan)  dolayı üzülme.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nuh'a vahyedildi: "Şu ana kadar inanmış olanların dışında artık halkından hiç kimse inanmıyacaktır. Onların tavırları seni üzmesin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ayrıca Nuh'a şöyle vahyettik: "Bil ki kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanlardan başka artık kimse iman etmeyecektir. Onun için yaptıkları şeylerden dolayı kederlenme."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de Nuha vahyolunmuştu ki haberin olsun kavminden iyman etmiş olanlardan maada hiç biri iyman etmiyecek, onun için her ne yaparlarsa gam yeme de
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve Nûh’a şöyle vahyettik: “Kavminden (şimdiye kadar) îmân etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse îmân etmeyecek. Artık onların yapmakta olduklarından dolayı üzülme!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nuh'a vahyedildi: “Şu ana kadar inanmış olanların dışında, senin halkından kesinlikle kimse inanmayacak. Onların yaptıklarından dolayı tasalanma;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nuha şu hakıykat vahy olundu: «Kavminden gerçek îman etmiş olanlardan başkası asla îman etmeyecekdir. O halde (bîhûde üzülüb de) işleyegeldikleri şeylerden (tecâvüzlerden) dolayı tasalanma».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nûh'a da şübhesiz şöyle vahyolundu: “Kavminden, gerçekten îmân etmiş olanlardan başka kimse aslâ îmân etmeyecek; öyle ise onların yapmakta olduklarından dolayı üzülme!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nûh’a da (tarafımızdan) şöyle vahyedilmişti: ‘Kavminden, gerçekten (şu ana kadar) iman etmiş olanlardan başka kimse iman etmeyecek; öyle ise onların yapmakta olduklarından dolayı üzülme!’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh’a “Şu ana kadar inananlardan başka, kavminden hiçbir kimse sana inanmayacak. Onların yaptıklarına sakın ola ki üzülme,”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz Nuh’un gönlüne şunu bildirdik: "Senin ulusundan sana inanmış olanlardan başka hiç kimse inanmıyacaktır. Onun için onların işledikleri yüzünden sakın bezginlik getirme.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nuh/a vahiy olundu ki kavminden daha evvel iman edenlerden başka hiçbir kimse iman etmeyecektir [⁴]. Artık onların işledikleri şeyden dolayı gam çekme [⁵].
[4] Artık ümidini kes.[5] Veya şikâyet etme. Onlara azap vakti yaklaşmıştır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nûh’a vahyolundu ki, “İnanmış olanların dışında daha kimse inanmayacak, onların yaptıklarından dolayı üzülme.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Nuh'a, “Senin kavminden, gerçekten iman etmiş olanlardan başkası artık iman etmeyecektir; o halde yaptıkları şeylerden dolayı üzülme” diye vahyolundu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Uzun ve meşakkatli bir mücâdelenin ardından, Nûh’a şu talimatlar bildirildi: “Şu ana kadar sana inanmış olanların dışında, artık kavminden hiç kimse iman etmeyecek fakat sen, onların yapageldikleri çirkin davranışlardan dolayı üzülme sakın! Ve asla umutsuzluğa, karamsarlığa kapılma!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Nûh’a vahyedildi ki; “kesinlikle inanmış kimseler dışında senin kavminden hiç kimse asla inanmayacaktır. Yapıyor oldukları şeyler sebebiyle sıkıntıya düşme!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonunda Nuh'a: " sana halkından ilk başta inanmış olanlar dışında kimse inanmayacak yaptıklarına bakıp da canını sıkma.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunun üzerine Nuh’a vahyolundu ki: "İnanmış olanlardan başka sana kimse inanmayacak, onların yaptıklarından dolayı üzülme!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Tarafımızdan) Nuh’a şöyle vahyedilmişti: “Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık (sana) asla inanmayacak. [*] Onların işlemekte olduklarından dolayı üzülme!
Bu cümle Yüce Allah’ın kimlerin iman edip etmeyeceğini ezelî ilmiyle bildiğinin apaçık bir delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Nûh’a: “(Şimdiye kadar) îman edenlerin dışında artık (bundan sonra) sana kimse kesinlikle inanmayacak. Sakın onların yaptıkları şeylerden dolayı üzülme...”
Muhammed Esed
swap_vert close
VE NÛH’A: “Senin kavminden, şimdiye kadar inanmış olanların dışında kimse inanmayacak” diye vahyettik, “Bu yüzden, onların yapabilecekleri şeylerden ötürü sakın tasalanma,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nuh’a şöyle vahyedilmişti “Halkından şimdiye kadar iman edenlerin dışında kimse inanmayacak, o halde onların yaptıklarına sakın üzülme.” 18/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DERKEN Nûh’a şöyle vahyettik: “Şu kesin ki, daha önce inanmış olanlar dışında bundan böyle toplumundan kimse sana inanmayacak:[¹⁷²⁵] Artık, onların yapageldikleri şeylerden dolayı sakın üzüleyim deme![¹⁷²⁶]
[1725] Krş: “Karar kesin: onlar boğulacaklar!” (23:27) Şöyle bir soru gelebilir: Kâfir kavmin artık inanmayacağına dair bu kesin haber Hz. Nûh’un helâk duasından (71: 26-28) sonra mı yoksa önce mi gelmiştir? Nûh 25 ışığında Hz. Nûh’un bu duayı, kavmin helâkinden sonra olan biteni kendi vicdanında da tasdik sadedinde yaptığı düşünülebilir. Yine âyetin devamından, Hz. Nûh’un onlar için üzüldüğü anlaşılmaktadır. Bu hakikatin Allah Rasûlü’nü nasıl derin bir endişeye sevk ettiğini tahmin edebiliriz. [1726] Yani: Onlar üzülmeye değmez, zira onların kalemini Ben kırdım. Tufan, toprağa aldırılan gusül abdestidir. Bu âyet, ilâhî bir yasayı hatırlatmaktadır: Tuğyan olan yerde mutlaka tufan olur. Her zaman ve zeminin tuğyanı da tufanı da farklıdır. Tuğyanı ahlâk alanında olan bir toplumun tufanı da o alanda kopar. Tuğyanı güç ve servet alanı olan bir toplumun tufanı da o alanda kopar. Tuğyanı inanç alanında gerçekleşen bir toplumun tufanı da o alanda kopar. Böyle bir yerde tevhid ve adâlet ehline düşen tuğyan seline kapılmayıp, karada da olsa gemi yapmayı sürdürmektir. Eğer deniz lazım olursa, denizin Rabbi onu yerden olmazsa gökten indirmeyi bilir. Nasıl ki her tuğyanın bir tufanı varsa, her tufanın bir Nuh’u ve her Nuh’un bir gemisi vardır. Ezelî ve biricik hakikatin insanlığın son çevrimindeki tezahürü olan Kur’an, kendisinden sonraki tüm tufanlarda karada gemi yapacak olanların kılavuzu, rehberi, rotası ve yol haritasıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve Nuh'a "Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık sana asla inanmayacaktır, onların yaptıkları şeylerden (seni yalancı sayıp alay etmelerinden) dolayı üzülme! (Kak ettikleri azab zamanı yaklaştı)
Osman Fırat
swap_vert close
Nûh’a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O hâlde, onların yapmakta olduklarından dolayı ye’se kapılma. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Nûh'a vahyolundu ki, «Muhakkak kavminden imân etmeyecektir, ancak cidden imân etmiş olanlar müstesna. Artık yapar oldukları şey ile mahzun olma.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
36, 37. Nuh'a şöyle vahyolundu ki: “Artık halkından, daha önce iman etmiş olanlar dışında, hiç kimse iman etmeyecek. Öyleyse o kâfirlerin yaptıklarından dolayı kederlenme de, Bizim gözetimimiz altında ve vahyimiz doğrultusunda, gemiyi yap ve o zalimler lehinde Ben'den hiçbir ricada bulunma. Çünkü onlar suda boğulacaklardır. ” [23, 27; 71, 26; 54, 10]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden, inanmış olanlardan başka kimse inanmayacak, onların yaptıklarından dolayı üzülme!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nûh'a: "Kavminden, îmân idenlerden başka kimse îmân itmez. Onların işledikleri şeylerden me'yûs olma." [¹]
[1] Kavmi Nûh 'aleyhisselâmı o kadar döğerlerdi ki bayılırdı. Artık öldü diyerek terk iderlerdi. Müşârunileyh ayılınca yine da'vete başlardı. "İbn-i Abbas"  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nuh’a şu vahyedildi: “Şimdiye kadar inanmış olanlar bir yana, artık halkından kimse inanmayacaktır. Onların yaptıkları yüzünden sakın kendini harap etme.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Nuh'a: “Gerçekten iman edenlerin dışında, kesin olarak konumdan kimse inanmayacak. O halde, onların yaptıklarına üzülme.” diye vahyedildi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken Nuh'a “Şimdiye kadar iman edenlerden başka, kavminden sana iman eden olmayacak,” diye vahyolundu. “Artık onların yaptıkları için tasalanma.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nûh'a şöyle vahyolundu: "Toplumundan, daha önce inanmış olanlar dışında hiç kimse iman etmeyecektir. Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı vaḥy olındı nūḥ’a kim bayıķ hergiz inanmaya ķavumuñdan illā ol kim bayıķ įnāndı pes ķayġurma andan ötürü kim oldılar işlerler”.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı vaḥy oldı Nūḥa ki saña inanmaz ḳavmüñden illā īmāngetürenler. Pes ḳayġurma anlar işledükleri işlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Nuha belə vəhy olundu: “Əvvəlcə iman gətirənlədrən başqa, tayfandan daha heç kəs iman gətirməyəcək. Onların etdikləri əməllərə görə kədərlənmə! (Biz tezliklə onları məhv edər, səni kafirlərin zülmündən qurtararıq!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And it was inspired in Noah, (saying) : No one of the folk will believe save him who hath believed already. Be not distressed because of what they do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It was revealed to Noah: "None of thy people will believe(1529) except those who have believed already! So grieve no longer over their (evil) deeds.
1529 The story of Noah is resumed. A point was reached, when it was clear that there was no hope of saving the sinners, who were courting their own destruction. It was to be a great Flood. So Noah was ordered to construct a great Ark or Ship, not a sailing ship, but a heavy vessel to remain afloat in the Flood, so that the righteous could be saved in it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاُو۫حِيَ
ve vahyo- lundu
اِلٰى نُوحٍ
Nûh'a
اَنَّهُ
şu şüp-hesiz ki
لَنْ يُؤْمِنَ
iman etmeyecek
مِنْ قَوْمِكَ
kavminden
اِلَّا
an- cak
مَنْ
o kim-se ki
قَدْ
ger- çekten
اٰمَنَ
iman etti
فَلَا تَبْتَئِسْ
öyle ise
tasalanma
بِمَا
o şeylerden dolayı ki
كَانُوا
idiler
يَفْعَلُونَۚ
yapıyorlar
Derken Nûh'a vahyolundu: "Kavminden (şimdiye kadar sana) gerçekten iman etmiş olanlar başka artık kimse (sana), asla iman etmeyecek. Öyle ise onların yapmakta olduklarından dolayı tasalanma (ve üzülme)!"
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِبْتَئَسَ
Fiil-VIII
ب ا س
Tasalandı, üzüldü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti