close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ yenfe’ukum nushî in eradtu en ensaha lekum in kâna(A)llâhu yurîdu en yuġviyekum(c) huve rabbukum ve-ileyhi turce’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Azgınlığınıza karşılık Allah sizi helak etmeyi murad etmişse öğüt vermek istesem de öğüdüm bir fayda vermez size. Odur Rabbiniz ve dönüp onun tapısına varacaksınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Eğer (inkâr ve isyanda inadınız ve bozuk fıtratınız yüzünden) Allah sizi azdırıp saptırmayı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de bu nasihatimin size yararı olmaz. Sizin Rabbiniz O’dur ve O’na döndürüleceksiniz."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer Allah, sizleri azgınlık içinde bocalatmak istemişse, ben de size öğüt vermek istesem, öğüdümün size hiçbir yararı olmaz. Rabbiniz O'dur, hepiniz er geç O'na döneceksiniz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Eğer Allah sizin hak yoldan, sapmanıza özgürlük tanımak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdüm size fayda vermez. O sizin Rabbinizdir. O'nun, sadece O'nun huzuruna götürülüp hesaba çekileceksiniz.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah sizi azgınlığa düşürmeyi dilerse öğüt vermek istesem de öğüdüm size yarar vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Eğer Allah sizi azdırmayı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdümün size yararı olmaz. O sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer Allah, sizi saptırmayı (helâkinizi) murad ediyorsa, ben size nasîhat etmek istesem de benim nasîhatım size fayda vermez. O, Rabbinizdir ve nihayet ona döndürüleceksiniz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer Allah sizi saptırmak istemişse, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdüm size fayda vermeyecektir. Rabbiniz ve sahibiniz o Allah’tır. (En sonunda) O’na döneceksiniz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Eğer Allah sizi azgınlık içinde bırakmak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size fayda vermez. Çünkü O sizin Rabbinizdir. O'na döndürüleceksiniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Allah sizi azdırmak istediğinde, öğütlesem dahi sizi, öğütlerim fayda vermez, O, sizin Tanrınızdır, dönüşünüz O'nadır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ben size nasihat etsem de eğer Allah (inadınız ve yaptıklarınız yüzünden) sizi sapıklıkta bırakacaksa, nasihatim de size fayda vermeyecektir. Zira O, sizin Rabbinizdir ve hepiniz (sonunda hesap vermek ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) O'nun huzurunda çıkarılacaksınız.
“De k; ‘Hak, Rabbinizdendir. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin’…” (Kehf 18/29) Yani “siz inkâr etmeyi dilemişseniz Rabbim size ne yapsın! Benim nasihatlerim sizi doğru yola nasıl getirsin? Siz önce kendinizi değiştirmeye karar vermelisiniz”. “Bir toplum, tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez!” (Ra’d 13/11)  
Cemil Said
swap_vert close
"Eğer Allâh sizi dalâlete sevk itmek ister ise benim nasîhatlerimin fâidesi yokdur. O sizin rabbinizdir, âna rücû’ ideceksiniz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
33,34. "Ancak Allah dilerse onu başınıza getirir, siz O'nu aciz bırakamazsınız. Allah sizi azdırmak isterse, ben size öğüt vermek istesem de faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir, O'na döndürüleceksiniz" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer Allah sizi azgınlığınızın içinde bırakmayı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size fayda vermez. O sizin rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdüm size fayda vermez. (Çünkü)  O sizin Rabbinizdir. Ve (nihayet)  O'na döndürüleceksiniz.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"ALLAH azmanızı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de size o öğüdümün bir yararı olmayacaktır. O' dur Rabbiniz ve siz O'na döndürüleceksiniz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ben size öğüt vermek istemiş olsam da, eğer Allah sizi helâk etmeyi murad ediyorsa, zaten öğüt vermemin size bir faydası olmaz. Rabbiniz O'dur ve nihayet O'na döndürüleceksiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ben size nasıhat etmek istemiş isem de Allah sizi helâk etmek murad ediyorsa benim nasıhatim size fâide de vermez, rabbınız o, ve siz nihayet ona irca' edileceksiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer Allah, (ısrarla hakkı inkâr etmenizden ve hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediğinizden dolayı) sizi (cüz’î irâdeniz ile tercih etmiş olduğunuz) sapıklıkta bırakmayı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size fayda vermez. O sizin Rabbinizdir ve (hesap vermek üzere) O’ (nun manevi huzuru) na döndürüleceksiniz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer Allah sizi azdırmayı dilerse¹, size öğüt versem de öğüdüm yarar sağlamaz. Rabb'iniz O'dur, O'na döndürüleceksiniz.
1- Azgınlaşmayı hak etmişseniz. Azgınlık yolunu tercih ettiyseniz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Eğer Allah sizi helak etmek dilemişse, ben sizin iyiliğinizi arzu etmiş olsam bile, bu hayırhahlığım size fâide vermez. O, sizin Rabbinizdir ve nihayet ancak Ona döndürüleceksiniz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Eğer Allah sizi dalâlete atmayı diliyorsa, (ben) size nasîhat etmek istesem de nasîhatim size fayda vermez. Rabbiniz O'dur ve ancak O'na döndürüleceksiniz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ben size nasihat etmek istemiş isem de Allah (zulüm ve azgınlığınıza karşılık) sizi azapla helâk etmek murad ediyorsa benim öğüdüm de size fayda vermez. Sizin Rabbiniz O’dur ve siz nihayet (ölüp) ona döndürüleceksiniz. *
(*) Meallerde (أَنْ يُغْوِيَكُم)’’en yuğviyeküm’’ Allah sizi azdırmak isterse’’ şeklindeki çeviriler hatalıdır, zira yüce Allah hiçbir kulunu azdırmak, doğru yoldan saptırmak istemez. Bu nedenle bu ifadenin gerçek anlamı aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiğ gibi ‘’Allah (zulüm ve azgınlığınıza karşılık) sizi azapla helâk etmek murad ediyorsa veya sizi rahmetinden mahrum bırakmak istiyorsa! ‘’şeklindedir. {إِنْ كَان اللَّهُ يُرِيدُ أَنْ يُغْوِيَكُم}، يقول: إن كان الله يريد أن يهلككم بعذابه. {هُوَ رَبُّكُمْ وَإلَـيْهِ تُرْجَعونَ} يقول: وإلـيه تردّون بعد الهلاك. حُكي عن طيّىء أنها تقول: أصبح فلان غاوياً: أي مريضاً. وحُكي عن غيرهم سماعاً منهم: أغويت فلاناً، بـمعنى أهلكته، وغَوِي الفصيـل: إذا فقد اللبن فمات. وذكر أن قول الله { فَسَوْفَ يَـلْقَوْنَ غَيًّا } اي هلاكا (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) قال الحسن معنى {يُغْوِيَكُمْ } أي يعذبكم، والمعنى: لا ينفعكم نصحي اليوم إذا نزل بكم العذاب فآمنتم في ذلك الوقت، لأن الإيمان عند نزول العذاب لا يقبل، وإنما ينفعكم نصحي إذا آمنتم قبل مشاهدة العذاب (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) .وقالت فرقة معنى قوله: {يغويكم}: يهلككم، والغوى المرض والهلاك؛ (تأويلات أهل السنة - الماتردي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ben size öğüt vermek istesem de, Allah sizi azgınlık içinde bırakacaksa, vereceğim öğüdün size hiçbir faydası olmayacak. Çünkü sizin Rabbiniz O dur ve O’na döndürüleceksiniz” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer Allah sizin yok olmanızı dilemişse, ben sizin iyiliğinizi dilesem bile, benim bu dileğim sizin hiç bir işinize yaramaz. O, sizin çalabınızdır. Sonra Ona döndürüleceksiniz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah sizi azdırmak [¹] isterse ben size nasihatte bulunmak istesem de yine benim nasihatim size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir, O/na döneceksiniz.»
[1] Veya helâk etmek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Eğer Allah sizi azdırmak isterse, ben size öğüt vermek istesem bile öğüdüm size fayda vermez. O Rabbinizdir ve siz O’na döndürüleceksiniz” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Eğer Allah sizi saptırmak isterse, ben sizin iyiliğinizi arzu etsem bile faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir, O'na döndürüleceksiniz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Zaten ben size ne kadar öğüt vermek istesem de, eğer Allah günahlarınızdan dolayı sizi cezalandırmaya karar vermiş, bu yüzden de sapıklık içinde kalmanızı dilemişse, öğütlerim size hiçbir yarar sağlamayacaktır. Zira ilâhî yasalara göre, bir toplum kendisini değiştirmediği sürece Allah onları değiştirmez. Unutmayın ki,kâinâtı yaratan, yöneten ve yönlendiren, sizin tüm hayatınızla ilgili kanunlar ve kurallar koyan gerçek Sahibiniz, Efendiniz,Rabb’iniz O’dur ve hepiniz eninde sonunda O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.”Şimdi, Nûh’un kıssasına kısa bir ara vererek, müşriklerin bu kıssalar karşısındaki tutumunu okuyalım:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Sizi Allah azdırmayı istiyorduysa, ben size öğüt vermeyi istesem de benim öğüdüm size yarar sağlamaz. O sizin rabbinizdir; O’na döndürülüyorsunuz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Anlaşılan ben size içtenlikle nasihat etsem de size yaranamayacağım. Allah, sizi şaşırtmak istemişse, Sahibi'nizdir, şaşırtır. Nasıl olsa eninde sonunda ona döneceksiniz... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Eğer Allah sizlerin azgınlık yapmanıza fırsat veriyor ve sizi engellemiyor ise; ben size nasihat etmek istesem de nasihatim size fayda vermez. Rabbiniz Allah’tır ve siz O’na döndürüleceksiniz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah sizi saptırmak (sapkınlık kararınızı onaylamak) istiyorsa, [*] ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size yarar sağlamaz. (Çünkü) O, sizin Rabbinizdir; yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”
Buradaki mesaj Yüce Allah’ın haksız yere birilerini saptırması değildir; aksine verilmek istenen mesaj Hz. Nuh’un azgın ve sapkın kavminin bu kararlılıklarını sürdürmelerine dikkat çekilmesidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Eğer Allah sizi helâk etmeyi¹ dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de benim öğüdümün size bir faydası olmaz. İşte Rabbiniz, O (Allah’tır) ve (sonunda) O’na döndürüleceksiniz.” dedi.
1 Âyetin bu bölümü: “Eğer Allah sizi azdırmayı dilemişse...” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizin azgınlık içinde kalmanızı ⁵⁶ dilemişse, benim öğüdümün size hiçbir yararı olmaz. Rabbiniz O’dur ve hepiniz er geç O’na döneceksiniz.”
56 Bazı müfessirlere göre, lafzî çevirisi “Allah’ın sizi yoldan çıkarması” şeklinde olan en yuğviyekum ifadesi, “günahlarınızdan ötürü sizi cezalandırması” (Râzî’nin kaydettiğine göre Hasan Basrî), yahut “sizi helak etmesi” (Taberî) ya da “sizi tüm iyiliklerden yoksun bırakması” olarak anlaşılmalıdır (Râzî’nin kaydettiğine göre Cubbâ‘î); bu son görüş bizim 7:16’daki ağveytenî (“beni Sen engellemiştin”) ifadesi için benimsediğimiz ve ilgili 11. notla açıklamaya çalıştığımız karşılıkla az çok çakışıyor. Bununla birlikte, bu ifade akışı içinde, hakkı inkarda inat gösterenlerle ilgili Allah’ın sünnetine ilişkin Kur’ânî öğretiyle daha bir bağdaştığını görerek bu ifadeyi burada “eğer Allah sizin azgınlık içinde kalmanızı dilemişse” sözleriyle aktarmayı daha uygun bulduk (bkz. 2. sure, 7. not). Üstelik bu yorum, ayet hakkındaki tefsiriyle Zemahşerî tarafından da desteklenmektedir: “Allah, hakikati inkar edeni (kâfir), bu günahında ısrar edeceğini bilerek olduğu gibi bu durum içinde bırakıp tevbe etmekten alıkoyduğu zaman, [Allah’ın] bu fiili [Kur’an’da] “insanı hataya meylettirmesi (iğvâ)” ve “saptırması” (idlâl) olarak tanımlanmaktadır; benzer biçimde, Allah, kişinin tevbe edeceğini bilerek onu koruyup ona lütfettiği zaman da, Allah’ın bu fiili “insana doğru yolu göstermesi” (irşâd) ya da “ona rehberlik etmesi/doğru yola yöneltmesi” (hidâyet) olarak tanımlanmaktadır.” (Ayrıca bkz. 14. sure, 4. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ben size ne kadar öğüt vermeye çalışırsam çalışayım eğer Allah sizin azgınlığınızı onaylamışsa benim size verdiğim öğütlerin hiçbir faydası olmaz, zira Rabbiniz O’dur, en sonunda Allah’a döndürüleceksiniz. 10/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hem ben size ne kadar samimiyetle öğüt vermeye çalışırsam çalışayım, eğer Allah sizin yoldan sapmanızı tercih etmiş olsaydı (-hele ki öyle değil-),[¹⁷²¹] o vakit benim verdiğim öğüt size hiçbir yarar sağlamazdı: O sizin Rabbinizdir, sonunda O’na döndürüleceksiniz.”
[1721] Veya: “helâkinizi dilemiş olsaydı” (Krş: Râzî). Parantez içi açıklama hem cümlenin şartlı yapısı gereği sözgelimine, hem de Kur’an’ın bütününe dayanmaktadır (Bkz: 2:256; 18:29; 79:3). Allah’ın saptırma ve doğru yolu göstermesinde insanın tercihinin belirleyiciliği için bkz: 2:27. Parantez içi açıklamanın gerekçesi, zalim kavmin 27 ve 32. âyetlerde dile gelen tavrıdır (Krş: 13:27, not 37).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer Allah, (size mühlet vermekle) sizi azdırmak (günah işlemeye devam ederek sonunda azabı tam manasıyle hak etmenizi) murâd ediyorsa, ben ne kadar size öğüt vermek istesem de, öğütlerim size yarar sağlayacak değildir. Çünkü Rabbiniz O’dur, (O'nun takdirini ise kimse değiştiremez) Sonunda O'na (huzuruna) döndürüleceksiniz!" (Yaptığınız herşeyin hesabını verecek ve hak ettiğiniz cezaya kavuşacaksınız diyerek onları son kez uyardı.)
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer Allâh, sizi azdırmak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size fayda vermez. O sizin rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve benim nasihatım size faide verecek değildir, size nasihatta bulunmak istesem de, eğer Allah Teâlâ sizi idlâl etmek irâde eder oldu ise. Rabbiniz O'dur ve O'na döndürüleceksinizdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah sizin helâkinizi dilemişse, ben sizin iyiliğinizi arzu etsem bile, size öğüt verip iyiliğinizi istemem size fayda etmez. Rabbiniz O'dur ve siz O'nun huzuruna götürüleceksiniz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer Allah, sizi azdırmak diliyorsa, ben size öğüt de etmek istesem, öğütüm size yarar sağlamaz. Rabbiniz O'dur ve siz O'na döndürüleceksiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer Allâh Tela sizi iğvâyı irâde iderse, ben nasîhat itmek murâd iylesem bile benim nasîhatlerim size fâide itmez. O, rabbinizdir. Nihâyet O'na rücû' idersiniz." didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Sizin iyiliğiniz için ne kadar gayret edersem edeyim, Allah yoldan çıkışınızı onaylamışsa[*] bu gayretlerimin size bir faydası olmaz. O sizin Rabbinizdir. O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.”
[*] Allah bir şeyi murad ederse ona ol der o da oluşmaya başlar.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer Allah sizin azmanızı dilemişse ben size öğüt vermek istesem de, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Allah sizi azdırmayı dilemişse, ben size nasihat etmek istesem de nasihatim fayda vermez. Çünkü Rabbiniz Odur; Onun huzuruna çıkarılacaksınız.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa, ben size öğüt vermeyi gaye edinsem de öğüdüm size hiçbir yarar sağlamaz. O'dur sizin Rabbiniz ve O'na döndürüleceksiniz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı aśśı eylemeye size eyü dilemegüm eger diler isem kim eyü dileyem size eger ola Tañrı diler kim azdura sizi. ol çalabuñuzdur daħı andın yaña döndürinilesiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı aṣṣı eylemez size ögüdüm, eger size ögüt virmek dilesem, eger TañrıTa‘ālā sizi helāk itmek dilese. Ol sizi yaradan Allāhdur, daḫı rücū‘ñuzañadur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Allah sizi (haqq yoldan) sapdırmaq (və ya məhv etmək) istəyirsə, mən sizə nəsihət vermək istəsəm də, heç bir faydası olmaz. O sizin Rəbbinizdir və siz Onun hüzuruna qaytarılacaqsınız!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
My counsel will not profit you if I were minded to advise you, if Allah's will is to keep you astray. He is your lord and unto Him ye will be brought hack.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Of no profit will be my counsel to you, much as I desire to give you (good) counsel, if it be that Allah willeth to leave you astray:(1527) He is your Lord! and to Him will ye return!"
1527 But Noah's heart bleeds for his people. They are preparing their own undoing! All his efforts are to be vain! Obstinate as they are, Allah's grace must be withdrawn, and then who can help them, and what use is any counsel? But again he will try to remind them of their Lord, and turn their face to Him. For their ultimate return to His Judgement Seat is certain, to answer for their conduct.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا يَنْفَعُكُمْ
ve size fayda vermez
نُصْح۪ٓي
nasihatim
اِنْ
eğer
اَرَدْتُ
istersem
اَنْ اَنْصَحَ
nasihat etmek
لَكُمْ
size
اِنْ
eğer
كَانَ
ise
اللّٰهُ
Allah
يُر۪يدُ
diliyor
اَنْ يُغْوِيَكُمْۜ
sizi azgınlık-ta bırakmayı
هُوَ
O'dur
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
وَاِلَيْهِ
ve O'na
تُرْجَعُونَۜ
döndürüle- ceksiniz
"Eğer Allah sizi azgınlıkta bırakmayı dilerse ben size nasihat etmek istesem de nasihatim size fayda vermez. (Çünkü) O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz."
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَفَعَ
Fiil-I
ن ف ع
Fayda verdi, fayda sağladı, faydası dokundu
نُصْح
İsim
ن ص ح
Nasihat
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
نَصَحَ
Fiil-I
ن ص ح
Nasihat etti
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَغْوَي
Fiil-IV
غ و ي
Azdırdı
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü