close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle innemâ ye/tîkum bihi(A)llâhu in şâe vemâ entum bimu’cizîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nuh, dilerse dedi, Allah uğratır ancak o azaba sizi ve onu aciz bir hale getiremezsiniz siz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Nuh) Dedi ki: "(O benim elimde değil.) Eğer dilerse, onu size Allah getirecektir ve siz O’nu aciz bırakacak (bu azaba mâni olacak) da değilsiniz."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nuh: “Dilerse, onu size ancak Allah getirebilir ve siz de, O'ndan yakanızı kurtaramazsınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nûh: “Ancak o cezayı size, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa Allah getirir. Siz Allah'ı acze düşürüp, koyduğu kanunların dışına çıkarak yakayı kurtaramazsınız.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Nuh) şöyle dedi: "Onu ancak dilediği takdirde Allah getirir ve siz O'nu aciz bırakamazsınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dedi ki: 'Eğer dilerse, onu size Allah getirir ve siz (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nûh dedi ki: “- Dileyince, azabı, ancak Allah size getirir; ve siz onu, azap etmekten âciz bırakacak değilsiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nuh dedi ki: “O azabı (ben getirecek değilim. Onu) eğer dilerse ancak Allah getirir ve siz kurtulup kaçamazsınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nûh dedi ki: “Onu size ancak dilerse Allah getirir. Siz, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dedi: «Ancak Allah neyi dilerse, onu size getirir, sizler onu âciz kılamazsınız»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nuh: “(Bu benim elimde değil ki,) onu size, dilerse ancak Allah getirir ve siz de buna (asla) engel olamazsınız” dedi.
Yani Allah dilemedikçe ben size ne azap getirebilirim ne hidayetinizi sağlayabilirim ne de mucize gösterebilirim. Ben sadece, dünya ve âhirette kurtuluşunuzu sağlayacak hayat prensiplerini Allah’ın bana bildirdiği şekilde size tebliğ eden bir elçiyim.  
Cemil Said
swap_vert close
Didi ki: "Eğer Allâh ister ise elbet yapar ânı siz âciz bırakamazsınız."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
33,34. "Ancak Allah dilerse onu başınıza getirir, siz O'nu aciz bırakamazsınız. Allah sizi azdırmak isterse, ben size öğüt vermek istesem de faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir, O'na döndürüleceksiniz" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nûh dedi ki: “Onu size, dilerse ancak Allah getirir ve siz (Allah’ı) âciz bırakamazsınız.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nûh dedi ki: “Onu size ancak dilerse Allah getirir. Siz (O’nu) âciz bırakamazsınız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Nuh)  dedi ki: «Onu size ancak dilerse Allah getirir. Ve siz (Allah'ı)  âciz bırakacak değilsiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki: "Onu, dilerse, sizin başınıza ancak ALLAH getirebilir. Siz engel olamazsınız."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nuh dedi ki; "Onu ancak Allah dilerse getirir. Ve siz O'nu yıldıracak değilsiniz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onu, dedi: ancak Allah getirir: dilerse, ve siz onu âciz bırakacak değilsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Nûh) dedi ki: “(O azap benim tasarrufumda değil!) Eğer dilerse, onu size sadece Allah getirir ve siz (O’nu) âciz bırakacak değilsiniz!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dedi ki: “Onu size dilediği takdirde ancak Allah getirir. Ve siz, O'nu asla aciz bırakamazsınız.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Nuh da): «Dilerse onu size ancak Allah getirir. Siz (Onu) âciz bırakabilecekler değilsiniz» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Nûh) dedi ki: “Onu size, eğer dilerse ancak Allah getirir ve siz (Allah'ı) âciz bırakıcı kimseler değilsiniz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Nuh da onlara) dedi ki: “Dilerse, onu size ancak Allah getirebilir ve (o zaman) siz de, O’ndan yakanızı kurtaramazsınız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh “Allah size vaat ettiklerini dilerse, onu başınıza getirecek olan O dur ve sizde başınıza gelecekleri asla engelleyemezsiniz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nuh dedi: "Gerçekten Allah dileyince o azabı başınıza getirir. Siz de Onu bundan alıkoyamazsınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nuh dedi ki «— Ancak Allah dilerse size onu getirir, siz, Allah/ı âciz kılacak değilsiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Nûh) “Eğer dilerse size onu ancak Allah getirir. Siz O’nu âciz bırakamazsınız!”
Kadri Çelik
swap_vert close
(Nuh) “Ancak Allah dilerse onu size getirir, siz aciz bırakıcılar değilsinizdir” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nûh, “Bu benim elimde değil ki!” dedi, “Onu size —eğer dilerse— ancak Allah getirebilir ve siz de buna asla engel olamazsınız!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dedi ki: -“Dilediğinde, doğrusu Allah size onu getirir. Siz aciz bırakacak değilsiniz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nuh: " Bunu size, sadece Allah gösterebilir, isterse tabi, siz onunla uğraşamazsınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nuh, "İstediğiniz cezayı ancak Allah dilerse getirir; ceza geldiğinde siz engel olamazsınız."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Nuh ise) şöyle demişti: “Dilerse onu size ancak Allah getirir. Siz (Allah’ı) asla aciz bırakacak değilsiniz.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Nûh da onlara): “Eğer dilerse, size o (azabı), sadece Allah getirir¹ ve siz (O’nu) asla engelleyemezsiniz.”
1 Yani ben getiremem ve benim, Allah’ın izni olmadan size azap veya mûcize getirme gücüm, yoktur...  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Eğer dilerse” dedi, “onu size ancak Allah getirebilir ve siz de yakanızı kurtaramazsınız:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nuh da dedi ki: - Allah onu yeter ki dilesin onu sizin başınıza sardığında ondan asla kaçıp kurtulamazsınız. 11/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dedi ki: “Allah istesin yeter ki! Onu sizin başınıza öyle bir sarar ki, artık bir daha asla[¹⁷²⁰] atlatamazsınız!
[1720] Baştaki bağlaç çeviriye “dahi” ile yansırken, cümlenin öznesinin açık ve bağlantısız zamirle (entum) yapılandırılması, “asla” pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bunun üzerine Nuh, ey Kafirler o azabı getirmek benim elimde değildir) Onu size Allah, dilediği anda indirir, (azap indiğinde ise) siz Allah’ı elbette aciz bırakacak değilsiniz!
(Nereye kaçsanız O'nun azabından kendinizi kurtaramazsınız. Allah, -siz azabı istediğiniz anda indirmedi, size süre tanıdı diye- kendinizi güvencede hissediyorsunuz ve ahireti ve kıyameti inkar ederek şirk ve küfürde direniyorsunuz.. oysa Rabbinizin süre tanıması sizleri -hikmeti gereği- imtihan içindir)  
Osman Fırat
swap_vert close
(Nûh) dedi ki: "Onu size, dilerse Allah getirir ve siz (Allah’ı) âciz bırakamazsınız. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Onu size ancak Allah Teâlâ dilerse getirir ve siz aciz bırakıcılar değilsinizdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nuh cevap verip dedi ki: “Onu, dilerse ancak Allah getirir ve O'nun elinden siz asla kaçıp kurtulamazsınız. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dedi: "Onu, ancak Allah dilerse size getirir; siz engel olamazsınız!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nûh: "O 'azâbı Allâh istediği vakit getirir. Siz O'nı, bundan 'âciz ideceklerden değilsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nuh dedi ki “Şartlar olgunlaştığında o azabı başınıza sadece Allah getirir[*]. Siz de O’nu bundan alıkoyamazsınız.”
[*] Enfal 8/32-33 Her şey gibi bir kavmin helaki de Allah'ın koyduğu kanuna göre olur. Yunus aleyhisselamın kavmi inanmamışken azabın gelmesinden önce inandı ve helakten kurtuldu. Bunu şu âyet haber vermektedir: "Azap gelip çatmadan imana gelip de imanı kendine fayda vermiş bir tek kavim(halk,topluluk) olsaydı keşke; Yunus kavmi başka, onlar iman ettiler; biz de kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını uzaklaştırıp giderdik ve onları bir süre daha yaşattık." (Yunus 10/98)  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Eğer dilerse onu size getirecek olan ancak Allah'tır. Siz ondan kaçamayacaksınız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nuh dedi ki: “Onu dilerse Rabbim getirir. O zaman da siz Onun elinden kurtulamazsınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nûh dedi: "Onu size, dilediği takdirde ancak Allah getirir, siz de hiçbir engel çıkaramazsınız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti: “bayıķ getüre size anı Tañrı eger dileye daħı degülsiz 'āciz eyleyiciler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi: Getürmezin anı size illā Tañrı Ta‘ālā anı dilese. Daḫı siz ‘āciz eyle‐mezsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Nuh) belə cavab verdi: “Onu istəsə, ancaq Allah sizə gətirər və siz əsla Allahı aciz buraxa (Allahın əzabından qaçıb canınızı qurtara) bilməzsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: Only Allah will bring it Upon you if He will, and ye can by no means escape.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He said: "Truly, Allah will bring it on you if He wills,- and then, ye will not be able to frustrate it!(1526)
1526 To the blasphemous challenge addressed to Noah his only answer could be: "I never claimed that I could punish you. All punishment is in the hands of Allah, and He knows best when His punishment will descend. But this I can tell you! His punishment is sure if you do not repent, and when it comes, you will not be able to ward it off!"  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi ki
اِنَّمَا
ancak
يَاْت۪يكُمْ
size getirir
بِهِ
onu
اللّٰهُ
Allah
اِنْ
eğer
شَٓاءَ
dilerse
وَمَٓا اَنْتُمْ
ve siz değilsiniz
بِمُعْجِز۪ينَ
aciz bırakanlar
(Nûh) Dedi ki: "Onu size ancak dilerse Allah getirir ve siz (Allah'ı) âciz bırakacak değilsiniz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
مُعْجِز
Etken fiil-IV
ع ج ز
Âciz bırakan, âciz bırakıcı